Reklamsız Sözcü

‘Özal’ zehirlenmedi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından incelenmesi tamamlanan Özal'ın otopsi raporu açıklandı.

00:3114 Aralık 2012
‘Özal’ zehirlenmedi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından incelenmesi tamamlanan Özal'ın otopsi raporu açıklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 8.Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan rapora ilişkin açıklama yaptı.

Asuman ARANCA/ANKARA

Açıklamada, Adli tıp raporunda, “Özal'ın zehirlenerek öldürüldüğü iddiasına ilişkin tıbbi delil bulunamadığının” belirtildiği kaydedildi. Özal'ın cenazesi ve mezarından alınan numunelerde tespit edilen 2 zehirli maddenin, ölümün bunlardan kaynaklandığını gösterir düzeyde olmadığı belirtilen açıklamada, “Özal'ın mezarından alınan numunelerde tespit edilen DDT ve Kadmiyum adlı maddelerin düzeylerinin, Türkiye ve çeşitli ülkelerdeki normal popülasyonda saptanan doku düzeyleri sonuçları ile ölüm sonrası doku düzeyleri ile uyumlu olması nedeniyle, ölümün bu maddelerden kaynaklandığına dair tıbbi delil bulunmadığının bildirildiği” ifade edildi. Raporun sonuç bölümüne göre yapılan açıklamada, “Özal'ın ölümünden sonra otopsi yapılmamış olduğundan mevcut bilgi ve bulgular ile kesin ölüm sebebinin tespit edilemediğinin oy birliği ile mütalaa edildiğinin bildirildiğine” dikkat çekildi.
Ölümünden önceki muayene sonuçlarına da bakıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 7 madde şeklinde özetlenen açıklamada şöyle denildi:
“Türkiye Cumhuriyeti 8.Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın; Travmatik bir tesir ile öldüğünü tıbbi delillerinin bulunmadığı, 17 Nisan 1993 öncesine ait tıbbi belgelerde akut veya kronik toksik madde maruziyetine bağlı klinik ve laboratuvar bulgusunun tanımlanmadığı, Hacettepe Hastanesinde yapılan muayene ve yeniden canlandırma işlemleri sonucunda düzenlenen tıbbi belgelerinde zehirlenme lehine değerlendirilebilecek patogonomik (zehirlenmeye spesifik) klinik ve laboratuvar bulgusu tespit edilemediği, Radyoaktif madde maruziyeti ile öldüğünün tıbbi delillerinin bulunamadığı,”

Normal sonuçlarla uyumlu

“Anıt mezarda yapılan fethi kabir işlemi sırasında mezar ve mezar çevresinden, otopsiden elde edilen örneklerin yapılan analiz ve bulgularının incelenmesinde:
Otopsi örneklerinde saptanan DDE düzeylerinin, Türkiye'de normal popülasyonda 1976-96 yıllarında saptanan adipoz (Yağ) doku düzeyleri ve çeşitli ülkelerdeki normal popülasyon sonuçları ile literatürde yer alan postmortem (ölüm sonrası) doku düzeyleri ile uyum gösterdiği, DDE (DDT'nin metoboliti olan) maruziyeti ile öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı,

Otopsi örneklerinde saptanan ağır metal (kadmiyum dahil) düzeylerinin Türkiye'de normal popülasyonda saptanan doku düzeyleri ve çeşitli ülkelerdeki normal popülasyon sonuçları ile literatürde yer alan postmortem (ölüm sonrası) doku düzeyleri ile uyum gösterdiği, bu nedenle ağır metal (kadmiyum dahil) maruziyeti ile öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı,”
Kardiyolojik risk düşüktü

“Tüm tıbbi belgeler ve incelemeler ışığında, Türkiye Cumhuriyeti 8.Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın 5 Şubat 1992 tarihinde The Methodist hastanesinde yapılan muayene ve tetkiklerin değerlendirmesinde kardiyolojik risk profilinin düşük olduğu ancak ani kardiyak ölümün hiçbir zaman dışlanamayacağı, tıbbi antesedani ve ölüm olayının meydana gelişi ile ilgili anlatımlar öncelikle ani kardiyak bir ölümü düşündürmekte ise de;
Ölüm sonrası otopsi işlemi uygulanmamış ve iç organlarda vucüt sıvılarında gerekli makroskobik, mikroskobik, mikrobiyolojik, serolojik, toksikolojik incelemeler yapılmamış olduğundan, mevcut bilgi ve bulgular ile kesin ölüm sebebinin tespit edilemediğinin oy birliği ile mütalaa edildiğinin bildirildiği,

Otopsi yapılmayınca ölüm sebebi bulunamadı

Yukarıda açıklandığı üzere, Adli Tıp Kurumu raporunda ölümün hemen sonrasında gerekli otopsi işleminin ve ölü üzerinden derhal alınması gereken kan, idrar ve doku örnekleri gibi materyallerin alınarak incelemelerinin yapılmamış olması nedeniyle kesin ölüm sebebinin saptanamadığının bildirilmiş olması nedeniyle, Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu raporu, diğer bulgu ve deliller ışında soruşturmaya devam edilerek gereği yapılacaktır.
Öte yandan, soruşturmayı yürüten savcı Kemal Çetin, Adli Tıp raporuna bağlı kalmak zorunda değil. Çetin, gerek görmesi durumda yurt dışından veya başka kurumlardan da rapor isteyebilecek. Ancak adli tıp raporundaki “zehirlenme yok” tespitini yeterli görmesi durumunda Çetin'in, takipsizlik kararı vermesi bekleniyor.

Son güncelleme: 10:1814.12.2012
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp