Reklamsız Sözcü

‘İki transfer yapılır işler yoluna girer’

Rüştü, geçmiş futbol hayatından yakın gelecekteki planlarına kadar çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

11:0731 Aralık 2012
‘İki transfer yapılır işler yoluna girer’
Rüştü, geçmiş futbol hayatından yakın gelecekteki planlarına kadar çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Türk futboluna adını altın harflerle yazdıran efsane eldiven Rüştü Reçber, maraton.com.tr'den Recep Kıyatsıl'a özel açıklamalarda bulundu.

Süper Lig'de geride kalan 17 haftalık periyodu değerlendiren eski milli kaleci, futbol hayatına son noktayı koyduğunu ve yakın bir tarihte jübile yapmak istediğini söyledi. Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın karşı karşıya geleceği bir maçta son kez yeşil sahalara çıkmak istediğini belirten Rüştü, bundan sonraki hayatında yöneticilik yapmayı hedeflediğini belirtti.

İşte Rüştü Reçber’den çarpıcı açıklamalar;

Galatasaray'ın ilk yarıyı lider tamamladığı 17 haftalık periyodu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sezon başı başlamadan önce herkesin kafasında tek bir düşünce vardı. Birinci ve ikinci takım belliydi. Galatasaray ve Fenerbahçe. Diğer takımların hem tranfser açısı bakımından hem de mali durumları bakımından çok daha geride olması bekleniyordu ama ilerleyen 17 haftada bu böyle olmadı. Puanlar açısından birbirine çok yakın olan takımlar var. Beklendiği gibi Galatasaray önde Fenerbahçe her türlü şansızlığa rağmen hemen ikinci sırada yer aldı. Burada tabi en büyük sürprizi Beşiktaş yaptı. Beşiktaş'ın özellikle içinde bulunmuş olduğu mali krizden dolayı yeni gelen yönetim bazı tedbirler aldı. İşte gönderilen isimler oldu. Yapılan transferler maliyet açısından ucuz oldu. Kimse Beşiktaş'tan bu performansı beklemiyordu. Bana göre büyük bir başarı elde ettiler. Ama şunu da unutmamak gerek. Galatasaray'ın ve Fenerbahçe'nin kadro yapıları itibariyle şu anki bulundukları konum puan açısından çok kötü. Daha iyi olabilirlerdi. Tabi onlarda kötü olunca alttaki takımlara bir de tek bir şevk geldi. Bu takımlar da üst sıraları zorladılar. Ama bir spor sever olarak puan farkının fazla açılmaması ligde heyecanın artmasına neden oldu.

“PAHALI TRANSFERLERLE BİR YERE GELİNMİYOR”

Galatasaray ve Fenerbahçe transfere o kadar çok para harcadı ama Beşiktaş ile arasında puan farkı çok az. Bu puan farkını neye bağlıyorsunuz ?
Takımlar transfer yaparken öncelikle mali bütçelerine bakarlar. Sonra istenilen oyuncuların kim olduğuna bakarlar. Hocaları kimleri istemiş. Yönetim kurulu da bu listeye bakar ve bir transfer politikası belirler. Galatasaray ve Fenerbahçe transfer için çok para harcadı. Beşiktaş ise daha cüzzi rakamlarla hatta bonservisi elinde olan futbolcuları tercih etti. Harcama yapan takımların sayısı çok az. Kasımpaşa yeni bir takım ama ona rağmen kaliteli isimleri transfer etti. Sonuç itibariyle yapılan pahalı transferlerle bir yere gelinemeyeceğini herkes gördü. Galatasaray ve Fenerbahçe harcadığı paraların karşılığını almış değil. Şimdi buradaki sıkıntı aslında şu. Bu iki takım çok önemli futbolculara sahip ve Avupa'da yollarına devam ediyorlar. Galatasaray kupadan elendi ancak Fenerbahçe üç kulvarda da var. Beşiktaş şu an sadece lige konsantre olmuş durumda. Takımlarda oynayan futbolcuların mental olarak yani olaya bakış açısı çok önemli. Galatasaray ve Fenerbahçe çok iyi kadrodan oluşmuş. Beşiktaş rakiplerine göre çok iyi bir kadroya sahip değil ama çok önemli ayakları var. Fernandes çok iyi bir oyuncu. Almeida forvet hattında çok başarılı. Trabonspor'a bakıyoruz çok oyuncusunu kaybetmiş. Her yıl bir iki oyuncusu gide gide Trabzonspor şu an normal bir takıma dönüşmeye başladı. Lig bu şekilde devam ederse Beşiktaş'ın şansı çok yüksek. Galatasaray ve Fenerbahçe, Avrupa'ya daha çok yoğunlaşacağı için ligde puan kayıpları yapacağı bir gerçek. Ama Avrupa maceraları bittiği zaman tamamen lige yoğunlaşacaklardır ve o zaman farklı tablo izleyebiliriz.

“BEŞİKTAŞ DA ŞAMPİYON OLABİLİR”

Şampiyonluk için adayınız var mı ?
Ben her zaman Galatasaray-Fenerbahçe ya da Fenerbahçe-Galatasaray olarak düşündüm ama şu an ki gidişat her şeyin olabileceğini gösteriyor. Yani bir bakmışsınız Beşiktaş olabilir. Beşiktaş ve Antalyaspor bu sezon oynadığı oyunla keyif veriyor. Heyecan var, tempo var. Harcanılan paralara rağmen oynadıkları futbol izleyiciye keyif veriyor. Ama şunu unutmamak gerekir. Şu an istenilenleri yapamayan Galatasaray ve Fenerbahçe var karşılarında. Beşiktaş ve Antalyaspor bahsettiğimiz güzel oyununu ve istikrarlı futbolunu devam ettirse her şey farklı olur diye düşünüyorum.

“DERE GEÇİLİRKEN AT DEĞİŞTİRİLMEZ”

Aykut Kocaman'ın istifa kararından geri dönmesini nasıl değerlendiriyorsunuz ?
Aslında bu istifa sürecinin bir öncesi var. Bu istifa bir yenilgi sonrası alınan karar değildi. Bu kararın öncesi vardır elbet. Benim şahsi düşüncem şu an ki ortamda teknik direktör değiştirilmez. Hele ki büyük takımdaysanız. Değiştirdiğiniz zaman zaten tamamen şampiyonluk yarışından koparsınız. Bence Aykut Kocaman istifa kararından geri dönerek doğru bir hamle yapmıştır. Hoca istifa etti ama bir takım çabalar sonucu geri geldi. Zaten olması gereken de hocanın en kötü sezon sonuna kadar takımın başında kalmasıdır. Çünkü bir tabir vardır. Dere geçilirken at değiştirilmez misali. Eğer şampiyonluğa oynuyorsanız, bir takım hedefleriniz varsa bu kadar paralar harcayıp bir ekip oluşturuyorsanız yolun yarısında bir hoca değişikliği olamazdı. Nitekim öyle oldu. Atılan yanlış adımdan geri dönüldü. Dezavantajı ise şu oldu. Taraftarın eline koz verdi. Olası bir başarısızlıkta hem camia hem taraftar seslerini yükseltmeye başlayacak. Bu sefer de Aykut Kocaman'ın göğüs germesi lazım.

“FENERBAHÇE ALEX VARKEN DE DEPLASMANDA KAZANAMIYORDU”

Alex gitti ama sistem değişmedi. Fenerbahçe yine tek forvet oynuyor ve deplasmanlarda alınan kötü sonuçlar hakkında neler söylemek istersiniz ?
Şimdi Fenerbahçe'nin geçmişine bakıldığı zaman deplasman karnesi çok başarılı bir takım değildir. Ama iç saha karnesi müthiştir. Ve Saracoğlu'nda toplamış olduğu puanlarla Fenerbahçe genelde şampiyon olmuştur. Kamuoyunda Alex öncesi ve sonrası diye bir ayırım olabilir ama Fenerbahçe, Alex varken de deplasmanda maç kazanamıyordu. Alex yokken de maç kazanmakta zorlanıyor. Bu bir gerçek. Aykut Kocaman'ın kafasında muhakkak bir plan vardır. Yani Alex'in takımdan ayrılması da bir anda gelişen bir olay değildi. Alex olayının da bir öncesi vardı. Aykut Kocaman'ın kafasındaki düşünce Alex'siz bir takım yaratmaktı. Bir takım oluşturabilmekti. Ama şu ana kadar Aykut hoca bunu başarabilmiş değil. Fenerbahçe ara transfer döneminde bir kaç oyuncu alacaktır. Aykut Kocaman da kafasında planladığı oyunu ortaya koymaya çalışacaktır.

“FENERBAHÇE’DE VE GALATASARAY’DA 10 NUMARA EKSİKLİĞİ VAR”

Fenerbahçe ve Galatasaray'ın Avrupa'da daha ileriye gidebilmesi için transfere ihtiyacı var mı ?
Bu transfer politikaları hocaların sistem anlayışına bağlı. Mesela Fatih Terim'in oyun sistemi bir 10 numara aramayacak tarzda ama şu an Galatasaray'da bu tarz bir oyuncu sıkıntısı var. Bu bir gerçek. Fenerbahçe'de aynı şekilde. Oyunu yönlendirebilecek, asist yapabilecek bir oyuncu eksikliği var. Tabiri caizse biz 10 numara diyoruz. Bunun için girişimlerde bulunacaklardır. Fenerbahçe'nin bu mevki dışında 1-2 tane daha transfere ihtiyacı var. Kesinlikle stopere bir ihtiyaç var. Devre arasında yapılan transferler çok risklidir. Dikkat etmek lazım. Kaka'nın adı geçiyor ancak bu futbolcunun maliyetini düşündüğümüz zaman Türkiye'ye geleceğini sanmıyorum. Schalke ve Bate takımları Fenerbahçe ve Galatasaray için birer şanstır. Ve bu şansları değerlendirmek isteyeceklerdir. Ama şu da bir gerçektir. Artık Avrupa'da isim diye bir takım yok. Herkes sahada mücadele ediyor. Takım ve isim sahada verilen mücadeleden sonra ortaya çıkıyor. Takımlarımızın dikkatli olmaları lazım. İki takımımız da turu geçecek kapasiyete sahipler. Beşiktaş'ın da kesinlikle transfere ihtiyacı var. Özellikle bir sol bek şart. Forvet hattına oyuncu almaları lazım. Gerçi Mustafa Pektemek yavaş yavaş iyileşiyor. Takımla da çalışmalara başladı ama belli bir zamana ihtiyacı olacaktır. Bu süreç için bir golcü lazım. Batuhan beklentilere cevap veremedi. Bir kanat oyuncu da almaları gerekir.

“CENK GELECEĞİ OLAN BİR KALECİ”

Beşiktaş'ta kaleci sorunu var mı ? Yönetimden size takımda kalın kaleci antrenörlüğü yapın şeklinde bir teklif geldi mi ?
Ben yabancı kaleciye karşı değilim. Ama Türkiye'ye gelen yabancı kalecinin kaliteli olmasını isterim. Gelen oyuncu vasat bir kaleciyse ben bunu kabullenmem. Şimdi Cenk var orada. Ben her yerde ve her zaman söylüyorum. Cenk'te iyi bir potansiyel var. Eksik yönleri yok mu. Tabiki var. Bu eksik yönler kaleci futbolu bırakana kadar hep konuşulur. Önemli olan bu zaaflarını ve hatalarını minimuma indirmektir. Cenk de geleceği olan bir kaleci. Beşiktaş'a ve milli takıma uzun yıllar hizmet edecek bir kapasitede. Yeterki değerlendirmesini bilmek lazım. Ama şu aşamada Mc Gregor transfer edildi ve Cenk de onun yedeği. Ama her şey zamanla değişebilir.

“İKİ TRANSFER YAPILIR İŞLER YOLUNA GİRER”

Aziz Yıldırım ile taraftar arasında yaşanan gerginlik hakkında ne düşünüyorsunuz?
Hatırladığım kadarıyla en son basketbol maçında bir grup istifaya davet ederken salonun diğer bölümü Aziz Yıldırım'a sahip çıktı. Şimdi taraftar bazında uzun yıllardır böyle bir sesleniş yoktu. Tabi Alex'in gönderilme olayı ve 3 Temmuz'dan bu yana taraftar da bir hayli yıprandı. Bunun da etkisi vardır muhakkak. Fenerbahçe camiasının taraftarı yaşanılan süreçte muazzam bir destek verdi. Aykut Kocaman bu süreçte bir liderlik örneği gösterdi. Daha sonrasında Alex gitti ve kötü sonuçlar alınmaya başlandı. İnsanlarda farklı düşünceler oluşmaya başlamıştı. Ve taraftar bu fikirlerini dile getirmeye başladılar. Bu tarz durumlar her takımda olabilir. Ama yarın iki transfer yapılır işler yoluna girer ve istifa diye bağıranlar bir anda tersine de dönebilir. Tam tersi de olabilir. Toplu halde istifa sesleri de yükselebilir. Ama Aziz Yıldırım gereken önlemler alacaktır.

“TRABZONSPOR HATAYI KENDİNDE ARAMALI”

Burak Yılmaz'ın Trabzonspor maçında aldığı tepkiler ve sonrasında yaptığı açıklamaları nasıl değerlendirirsiniz ?
Burak'ın yuhalanması hiç hoş olmadı. Bu hareket yanlıştı. Burak, Trabzonspor'a çok büyük hizmet etmiştir. O takımda gol kralı olmuştur. Giderken de kulübüne para kazandırdı. Kulüp yöneticileri genelde futbolcularının takımdan ayrılırken para kazandırmadı diye yakınırlar. Ama Burak kazandırdı ve takımdan ayrıldı. Tepki göstermek yanlış oldu. Başka olaylara geldiği zaman profesyonel yaklaşılır ama Burak olayında farklı düşünüyorlar. Bu doğru değil. Futbolcu da profesyonel düşünebilir. Geleceğini, hayatını düşünmek zorunda. Maçın sonunda Burak'ın tepki vermesi normal ama veriş şekli doğru değildi. Üslubu biraz daha farklı olabilirdi. Yani kimseyi kırmadan, kimseyi incitmeden daha yumuşak konuşabilirdi. Bunu da zamanla öğrenecek. Futbolcuların maçlardan sonra hemen sıcağı sıcağına değil de aklı selim bir şekilde demeç vermesi daha doğru olur. Biz bunu yıllarca hep söyledik. Trabzonsporlu yönetici Nevzat Şakar'ın da “Bizim kümesimizden tavuk çalanlarla işimiz olmaz. Selamlaşmayız” şeklinde yapmış olduğu açıklamalar futbol terörünü körükler. Bu tip açıklamalar fanatizmi körüklemekten başka, insanları yönlendirmekten başka bir şey değil. Selamlaşmama olayları yanlış şeyler. Trabzonspor hatayı kendinde aramalı. Futbolcuyu zamanında vermişsin. Vermek istemiyorsan önlemini alırsın. Ben önce hatayı kendimde ararım. Benim futbolcum neden gitmek istiyor diye sebebini öğrenir ona göre çözüm ararım. Oturur futbolcuyla konuşurum. Bu kadar basit yani.

“TÜRKİYE’DEN AVRUPA’DA OYNAYACAK FUTBOLCU YOK”

Daha önce Barcelona forması giymiş bir olarak sizce Türkiye'den Avrupa'ya transfer olabilecek bir futbolcu var mı ?
Bana göre yok. Burak ve Gökhan , Türk futbolunda önemli ve kaliteli isimler ancak Avrupa'da ne yaparlar emin değilim. Mesela Burak ve Gökhan'ın adı sürekli Avrupa takımlarıyla anılıyor ancak bu isimler şu an Avrupa'ya gidip üst seviyedeki takımlarda oynayabilir mi. Benim için soru işareti bu futbolcular. Bu bir gerçek ama Türk futbolcusu mental olarak kendisini hazır hissetmiyorsa Avrupa'ya gitmemeli. Eğer hazır hissediyorsa başarılı olma ihtimali çok yüksek. Yurt dışındaki ortam Türkiye'deki gibi değil. Orada her şey bambaşka. Avrupa futboluyla bizim aramızdaki en büyük fark baskı olayıdır. Avrupa'da futbolcuların üzerinde hiç bir zaman baskı olmaz. Mesela ben Barcelona'dayken bu baskının olmayışı beni rahatsız etti. Çünkü ben yıllarca stres, baskı yaşamışım oraya gidiyorum hiçbir şey yok. Ben de bunu garipsedim haliyle. Avrupa insanı sporu bir seyir, bir sosyal aktivite olarak görüyor. Ama biz de böyle değil. Dolayısıyla bu baskı ortamının olmadığı bir ortamda Türk futbolcusu iyi işler yapar ama kendini hazırlamalı ve öyle gitmeli. Bu saydığımız isimler olabilir de olmayabilir de. Ama gidip de orada başarılı olur diyebileceğim kesin bir oyuncu yok.

“YAŞANAN GERGİNLİĞİN ARTIK SON BULMASI LAZIM”

Tahkim, Meiereles'in tükürmediğini doğruladı ve cezayı 4 maça indirdi. Bunun ardından kulüpler peş peşe açıklamalarda bulundu. Sadri Şener'in vermiş olduğu demeçler de var. Bu süreç içerisinde yaşananlar ve yapılan yorumları nasıl buluyorsunuz ?
Bizler karar verecek merciler değiliz. Tahkim Kurulu bu kararı alırken uzun uzadıya görüntüleri izledi ve ondan sonra cezayı indirdi. Kendilerine göre bir haklı sebepleri vardır. Alınan kararlara herkesin saygı göstermesi lazım. Doğru mu yanlış mı buna bir şey diyemem. Sadri Şener'in yorumunu doğru bulmuyorum. Hiç bir kulüp diğer kulübün iç meselesine karışmamalı. Çünkü bu olayın Trabzonspor'la hiç alakası yok. Bizden yaşça da büyük bir kişi saygı duyuyorum ama ben olsam yapmam. Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında yaşanan gerginliğin artık son bulması lazım. Bizim ülkemizde futbolu yöneten gereken birimler. Olmadı adalet sistemi var. Alınan kararlara önce biz inanmalıyız. Bu kararlara inanmayıp altında farklı sebepler ararsak şu anki süreci yaşamış oluruz. Yaşıyoruz zaten. Adli makamlar veya TFF'nin almış olduğu kararlara saygı duymak lazım. Bu kararların geri dönüşü yok. Adli kararın ardından itiraz edebilirsin o kadar. Bu süreç içerisinde TFF, Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu ilan etmiştir. Diğer taraftan yargıda devam eden bir süreç var. Burada bir ceza geldi. Ama unutulmamalıdır ki Federasyon özerktir. Adli makamların alacağı karar TFF'nin vermiş olduğu kararı etkilemeyeceğini düşünüyorum. Artık bu olayları geçmişte bırakmamız lazım. Geçmişle yaşamaya kalkarsak geleceğimizde boğuluruz. Ama geçmişi unutmadan gelecekle ilgili bir yol haritası çizebilirsin.

“JÜBİLEMİ ARENA’DA YAPMAK İSTİYORUM”

Bundan sonra futbol kariyerine devam edecek misiniz, gelecekle ilgili planlarınız nelerdir ?
Futbol hayatıma artık devam etmeyeceğim. Beşiktaş'tan ayrıldıktan sonra bazı anadolu kulüplerinden teklif geldi ama aldığım karar sonrası Türkiye'de başka bir takımda forma giymek istemediğimi söylemiştim. Olursa yurt dışına gitmeyi düşünmüştüm ama şartlar istediğim gibi oluşmadı. O yüzden futbolu bırakmaya karar verdim. Ama şu an futbolu bıraktığımı resmi olarak deklare etmedim. Kafamda bazı planlar var. Güzel bir jübile maçı planlıyoruz. Bunca yıl formasını terlettiğim iki büyük kulüp var. Biri Fenerbahçe diğeri Beşiktaş. Benim jübile hayalim Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın karşı karşıya geleceği bir maçta sahada yer almak ve her iki takımın da kalesini korumak. Tarafsız bir sahada TT Arena'da jübilemi yapmak istiyorum. Çünkü kimsenin gönlü kalsın istemiyorum. Ama belirlenmiş bir tarih yok şu an. Biz insanlarla futbolumuzla hizmet ettik. Futbolu bıraktıktan sonra da insanlarımıza farklı bir şekilde hizmet edelim diye düşünüyoruz. Benim amacım bundan sonra idari anlamda futbola hizmet etmek. Bu hangi birim olur bilemeyiz. Amacım zihniyetleri biraz daha değiştirebilmek. Kulüplerimizin başında bulunan yöneticilerin sporun içinden gelen insanların olması gerektiğini düşünüyorum. Bunu söylerken bütün yöneticileri baz almıyorum. İşini layıkıyla yapan yöneticilerimiz başkanlarımız da var. Çünkü Avrupa'ya gittikten sonra futbola olan bakış açım çok değişti. Bir diğer alan da UEFA. UEFA'da da görev almak istiyorum bunun için de Şenes Erzik ile görüşmelerimiz oldu. Ocak ayında bir kez daha görüşeceğiz. Hem vizyonumuz genişletmek hem de ülkeme katkıda bulunmak istiyorum.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp