Reklamsız Sözcü

Türkiye vergi rekortmeni

OECD'ye üye 34 ülke arasında benzine en yüksek vergi Türkiye’de.

11:3229 Ocak 2013
Türkiye vergi rekortmeni
OECD'ye üye 34 ülke arasında benzine en yüksek vergi Türkiye’de.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), üye ülkeler arasında benzine en yüksek verginin Türkiye'de görüldüğünü bildirdi. Türkiye'nin “ihmal edilebilir” fosil-yakıt kaynakları bulunduğunu belirten OECD “Bununla birlikte ülke, büyük petrol ve gaz rezervlerine yakınlığı sayesinde büyük enerji transit rotaları üzerinde bulunuyor” denildi. Türkiye'de dizel yakıtından alınan verginin, kar marjı düşük çiftçiye yük oluşturduğu ve çok yüksek bulunduğunu belirten OECD, hükümetin tarımda kullanılan dizelde indirim programı başlatıldığını hatırlattı. OECD, fakir ailelere kömür yardımı konusunda ise “Enerji Bakanlığı'na göre 2003-2009 arasında ortalama 1.7 milyon aile kömür yardımı aldı. Ancak veri eksikliği bakanlık tarafından harcanan toplam miktarın ölçülmesini engelledi” saptaması yaptı.

ENERJİ KULANIMIN VERGİLENDİRİLMESİ RAPORU'NDA TÜRKİYE

Ülkelere “enerji, kamu finansmanı ve çevre koruma politikalarının daha uyumlu hale getirilmesi” çağrısı yapılan “Enerji Kullanımının Vergilendirilmesi” raporunda “Türkiye'de benzin OECD ülkeleri arasında en yüksek vergi oranına tabi, benzini, yüzde 16 ile daha elverişli vergi uygulanan LPG ve doğal gaz izliyor” denildi.
Rapora göre Türkiye'de 1 gigajul enerji elde etmek için benzine 26 Euro, Hollanda ve Norveç'te 23 Euro, İtalya ve İngiltere'de 22 Euro, Yunanistan ve Almanya'da 20 Euro vergi ödeniyor.

YAKITIN ÇEVRE ZARARI AÇISINDAN VERGİLER

Yol kullanımında bir ton karbondioksit emisyonu üreten benzinden; Türkiye'de 368 Euro, Hollanda'da 326 Euro, Norveç'te 325 Euro, İtalya'da 312 Euro, İngiltere'de 309 Euro, Yunanistan'da 297 Euro, Almanya'da 290 Euro, Finlandiya'da 288 Euro, İsveç'te 276 Euro, Belçika'da 272 Euro vergi alınıyor.
Yol kullanımında dizel yakıtta ise Türkiye'den daha yüksek vergi uygulanan OECD ülkeleri var. Bir ton karbondioksit emisyonu için yol kullanımında dizel yakıtta Türkiye'de 203 Euro, Hollanda'da 164 Euro, Norveç'te 212 Euro, İtalya'da 223 Euro, İngiltere'de 263 Euro, Çek Cumhuriyeti'nde 236 Euro vergi ödeniyor.

“FOSİL YAKITLAR İÇİN TAHMİNİ BÜTÇE ENVANTERİ 2013” RAPORUNDA TÜRKİYE

OECD'nin “Fosil Yakıtlar İçin Tahmini Vergi Harcamaları ve Bütçe Desteği Envanteri 2013” başlıklı raporunda ise Türkiye'nin ihmal edilebilir fosil-yakıt kaynakları bulunduğu belirtildi. Raporda, “Türkiye tüm petrol ve doğal gazı doğudaki ülkelerden ithal ediyor. Bununla birlikte ülke, büyük petrol ve gaz rezervlerine yakınlığı sayesinde büyük enerji transit rotaları üzerinde bulunuyor” denildi.
2000'den bu yana Türkiye'nin elektrik arzının yüzde 75 arttığını, 2010'da doğal gazın tüm enerji üretiminin yaklaşık yarısını beslediğini kaydeden OECD, enerji üretiminde kömürün yüzde 26, hidroelektrik santrallerin yüzde 25 ve akaryakıtın yüzde 1 yer tuttuğunu bildirdi. Raporda şu bilgiler yer aldı:
“-Türkiye ürettiği elektriğin yüzde yarımını ihraç ediyor.
-Türkiye taş kömürü ve linyit üretiyor. Ancak iç üretim 2010 yılında iç tüketimin sadece yüzde 47'sini karşıladı. Ülkede taş kömürü kaynakları kıt olsa da linyit çok. Türkiye ürettiği tüm linyiti tüketiyor fakat toplam taş kömürü ihtiyacının yüzde 90'ını ithal ediyor.
-2003'ten bu yana, hükümet devletin elindeki üretim tesislerinin önemli bir payını özelleştirmeye başlarken, elektriğe özel sektör yatırımı önemli miktarda arttı. 2005 yılında kamunun sahip olduğu dağıtım şirketi, özelleştirme başladığı için 20 farklı şirkete bölünmüştü.
-2001'de Türkiye rekabetçi doğal gaz piyasası oluşturma hedefiyle doğal gaz piyasası yasası kabul etti. Yasa hükümetin sahip olduğu BOTAŞ'ın ithalat, iletim, depolama ve ticaret faaliyetlerini ayrıştırmayı gerektiriyorsa da, BOTAŞ doğal gaz piyasasında büyük bir oyuncu olarak kaldı… 2006'da BOTAŞ dört şirkete 15 yıl boyunca dört şirkete toplam doğal gaz ithalatının yüzde 12'sini ithal etme hakkı verdi.
-Avrupa, Orta Doğu ve Hazar bölgesi arasında bulunmasından dolayı Türkiye uluslararası boru hattı bağlantıları için büyük bir merkez haline geldi. Rusya'dan gelen gaz Bulgaristan'a, Rusya-Türkiye Mavi Akım boru hattıyla ve Rusya-Türkiye Batı gaz boru hatlarıyla nakledilirken; Azerbaycan'dan Bakü-Tiflis-Erzurum boru hattı aracılığıyla naklediliyor. Tasarlanmakta olan ve Türkiye'nin uluslararası boru hattı bağlantılarını artıracak olan bir dizi proje daha var. Nabucco boru hattı böyle bir proje ve Orta Doğu ve Hazar bölgesinden yeni arzcıların Avrupa gaz piyasasına erişimlerini sağlayacak.
-Doğal gaz ve elektrik piyasası reformlarının parçası olarak Türkiye maliyetin tam yansıtıldığı bir tarife yapısına doğru gidiyor. Gaz ve elektrikte toptan piyasa fiyatları maliyet bazlı olsa da perakende fiyatları tek ulusal perakende tarifesine göre düzenleniyor. Bundan dolayı perakende tarifesi dağıtım bölgelerindeki farklılıkları yansıtmıyor.
-Elektrik perakende fiyatları 2002-2007 arasında, yüksek hammadde fiyatları üretim maliyetlerinde önemli artışlara yol açmasına rağmen sabit kaldı. 2008'den bu yana tarifeler üç ayda bir girdi fiyatları, enflasyon ve döviz kurları hesaba katılarak ayarlanıyor. Bu sisteme geçiş, ortalama perakende tarifesini yüzde 50 yükselten büyük tarife artışını kapsadı (Ocak, Temmuz ve Ekim 2008'de.)
-Türkiye tüm enerji ürünleri için yüzde 18 KDV uyguluyor. Benzin ve dizel fiyatı, petrol ürünlerine getirilen görece yüksek tüketim vergileri sayesinde OECD içindeki en yükseklerden.
-Tarımda Kullanılan Dizel'de İndirim: Türkiye'de dizel yakıtından alınan, kar marjları düşük çiftçilere yük oluşturan vergi çok yüksek. Tarımda kullanılan dizelde indirim programı Tarım Bakanlığı tarafından çiftçilere belli ürünleri yetiştirmelerinde yardımcı olmak için 2007'de başlatıldı. Bakanlık tarafından tanımlanan üç ayrı ürün var ve değişik yardım düzeylerini temsil ediyor. Yardım dekar başına ölçülüyor ve Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen bir takvime göre ödeme yapılıyor. Ne kadar para ödeneceğine ilişkin bir kısıtlama yok. Önlem aşamalı olarak uygulanıyor.
-Fakir Ailelere Kömür Yardımı: Program 2003 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından fakir aileleri desteklemek için başlatıldı. Türkiye'de önemli sayıdaki hane halkı hala ısınma amacıyla linyit yatıyor. Kömür TKİ tarafından sağlanıyor, belediyeler tarafından dağıtılıyor. Enerji Bakanlığı'na göre 2003-2009 arasında ortalama 1.7 milyon aile kömür yardımı aldı. Ancak veri eksikliği bakanlık tarafından harcanan toplam miktarın ölçülmesini engelledi.”

TÜRKİYE HAKKINDA DİĞER VERİLER

Türkiye'de havacılık, deniz ve demiryollarında kullanılan enerjinin düşük vergilendirildiği kaydedilen raporda şu bilgiler verildi:
-Enerji vergileri temelde ulaştırma sektöründen alınıyor. Açıkça çevre için uygulanmasa da benzin ve dizel vergi oranları dizeldeki sülfür içeriği ve benzindeki yakıt-oktan bileşimine göre farklılık gösteriyor. Birçok ülkede olduğu gibi litre başına benzine konulan vergi, dizele konulan vergiden yüksek ve biyodizel, dizele göre daha fazla vergi avantajına sahip.
-Benzinde tüketim vergisinin şimdiki düzeyi OECD ülkeleri arasında en yüksek. LPG ve doğal gazdan daha düşük vergi alınıyor. Sonuç olarak son yıllarda Türk arabalarında LPG tüketimi önemli ölçüde arttı. Yurtiçi havacılık şu anda enerjide vergiden muaf. Deniz ulaştırmada vergi var ama muafiyetler de yürürlükte.
-Isınma ve sanayide LPG ve doğal gaz kullanımında tüketim vergisi taşıtlardan alınanlardan düşük. Diğer gazlar ve kömür vergiden muaf. Isınma ve sanayide yüzde 30 doğal gaz kullanılıyor. Kömür de aynı paya sahip. Kömür, ısınma-sanayi kategorisi CO2 emisyonunun yüzde 40'ından, toplam enerji emisyonunun ise yüzde 20'sinden sorumlu. Türkiye'nin en önemli enerji kaynakları arasında bulunan Linyit evlerde ısınma amacıyla yaygın kullanılıyor. Dizel ve diğer petrol ürünleri yüksek vergilendiriliyor ve ısıtma-sanayi amaçlı enerji kullanımının yüzde 20'sini oluşturuyor.
-Elektrik üretiminde doğal gaz kullanımı için vergi var, bu amaçla dizel, kömür ya da fuel oil kullanımı vergiye tabi değil. Evde elektrik kullanımına sanayi ve ticari kullanımdan daha yüksek vergi uygulanıyor.
-Elektrik üretimi genelde kömüre ve doğal gaza dayanıyor, ikisi birden santrallerde enerji kullanımının yüzde 85'ini meydana getiriyor. Elektrik üretiminde enerjinin sadece yüzde 10'u su ve yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor. Karbon emisyonunda yüzde 36, elektrik üretiminde yüzde 46 pay sahibi olan doğal gaz vergilendiriliyor. Emisyonda yüzde 55, enerji üretiminde yüzde 38 payı olan kömürden vergi alınmıyor.

“AZ KİRLETEN YAKITA DÜŞÜK VERGİ ÇEVRE HEDEFLERİ İÇİN FIRSAT”

OECD Vergi Politikası ve Yönetimi Merkezi Direktörü Pascal Saint-Amans raporlarla ilgili açıklamasında “Enerjiye uygulanan vergide varyasyonlara gidilmesi ve çevresel yararı önemli yakıtların düşük vergilendirilmesi ülkelere; enerji vergi sistemlerinde reform yapmaları ve çevreyle ilgili hedeflerini daha düşük maliyetle erişmeleri için önemli fırsat sağlıyor. Çevre koruma bağlantılı vergilerden daha çok yararlanılması aynı zamanda, mali kriz dönemlerinde kamu finansmanını iyileştirecek gelirlerin artırılması anlamında ekonomik açıdan da verimli olabilir” dedi.

 

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp