Reklamsız Sözcü

TÜSİAD yeni başkanını seçti

Tek aday olan Muharrem Yılmaz TÜSİAD başkanlığına seçildi...

12:1517 Ocak 2013
TÜSİAD yeni başkanını seçti
Tek aday olan Muharrem Yılmaz TÜSİAD başkanlığına seçildi...

Tek aday olan Muharrem Yılmaz TÜSİAD başkanlığına seçildTürk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Muharrem Yılmaz seçildi.

Bugün gerçekleştirilen Genel Kurul’da tek aday olan Yılmaz Ümit Boyner’den görevi devraldı.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) 43. Genel Kurul Toplantısı Four Seasons Hotel’de gerçekleştirildi. TÜSİAD’ın yeni Yönetim Kurulu Başkanı olan Muharrem Yılmaz, seçim sonucu belli olduktan sonra katılımcılara seslenirken, “Bireyi merkeze alan, hak ve özgürlük alanlarını kısıtlamayan, erkler arası dengeyi gözeten, yargı tarafsızlığını ve bağımsızlığını sağlayan bir temel yasaya sahip olmak en büyük beklentimizdir”dedi. Yılmaz,” Gerek terörün bitirilmesi, gerekse Kürt meselesinin çözüme ulaştırılması yolundaki tüm çabalara destek veriyoruz” diye konuştu.

Yılmaz, TÜSİAD’ın hem kurum olarak, hem de üyelerinin çalışmaları sayesinde, Türkiye’nin gerçekleştirdiği atılımların ve dünya sahnesindeki itibarlı varlığının mimarlarından birisi olduğunu ifade ederek, “Bugüne kadar dışa açık, rekabetçi piyasa ekonomisini savunageldik. Böyle bir ekonomik sistemin de ancak bireysel özgürlükler, girişim özgürlüğü, hukukun üstünlüğü ve düzgün işleyen bir yargı sistemi ile gerçekleştirilebileceğini ve sürdürülebileceğini anlatmaya çalıştık” dedi.

TÜSİAD’ın kurulduğu yıllarda temel işlevinin özel teşebbüsün ülke kalkınmasındaki rolünün anlaşılmasını sağlamak olduğunu hatırlatan Yılmaz, “Türkiye’nin son 10 yıldaki ekonomik ve diplomatik performansı, dünya koşullarının da etkisiyle ülkemizi yeni uluslararası sistemin önde gelen aktörleri arasına kattı. Ekonomimiz büyüdü, faaliyet alanları genişledi, çeşitlendi. Özel teşebbüs yurt sathına yayıldı. Türkiye’nin müteşebbisleri yeni pazarlar yarattılar, buralarda büyüdüler. Tüm bu gelişmelerin sonucu olarak ilgilenilecek konu başlıklarımız, temsil alanlarımız arttı. Birçok konuda daha fazla derinleşme ve uzmanlaşma gereği ortaya çıktı. Yönetim Kurulu seviyesinde üstlenilmesi gereken yeni sorumluluklar gündeme geldi. Bu nedenle, az önce onayınızla Yönetim Kurulu’nun üye sayısını 12’ye çıkarttık” diye konuştu.

ÇÖZÜM ÇABALARINA DESTEK VERİYORUZ

Yılmaz, yaptıkları değerlendirmeler ışığında, Yönetim Kurulu’nun görev yapacağı dönemde öncelikli olarak ele almayı planladıkları konuları şöyle sıraladı:

“İlk olarak, bu yıl Meclis’teki Uzlaşma Komisyonu’nun yeni Anayasa çalışmasını tamamlamasını ümit ediyoruz. Bu çalışmaların sonucunda, bireyi merkeze alan, hak ve özgürlük alanlarını kısıtlamayan, erkler arası dengeyi gözeten, yargı tarafsızlığını ve bağımsızlığını sağlayan bir temel yasaya sahip olmak en büyük beklentimizdir. TÜSİAD olarak bu sürece, elimizden gelen bütün katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Yeni Anayasa, Türkiye’nin kronikleşmiş sorunlarının çözümü için de önemli bir adım atılmasını sağlayacaktır. Son bir ayın gelişmeleri kamuoyumuzun toplumsal barışa ulaşmak için meşru tüm yöntemlerin denenmesini desteklediğini göstermektedir. Bu bağlamda, gerek terörün bitirilmesi, gerekse Kürt meselesinin çözüme ulaştırılması yolundaki tüm çabalara destek veriyoruz. Bugüne kadar başarıyla uygulanmış olan para ve maliye politikalarını disiplinle devam ettirmek, ekonominin istikrar içinde gelişebilmesinin ön koşulu olmaya devam ediyor. Ancak, içinde bulunduğumuz düşük büyüme sürecinden süratle sıyrılmak için, sürdürülebilir büyümenin temel bileşeni olan mikro reform önlemlerinin hızla ele alınması gerekmektedir. Bu çerçevede, rekabet gücünü etkileyen tüm yatay kesen unsurları sanayi stratejisi bağlamında yakından takip ederken, diğer yandan da, sektör politikalarını dikkatle izleyecek ve sektör kuruluşlarıyla işbirliğine ve çalışmalarını desteklemeye devam edeceğiz.”

AB’NİN YAŞADIĞI KRİZ, ER YA DA GEÇ SONUÇLANACAKTIR

Bölgesel gelişmişlik farklarını da sürdürülebilir büyümenin önündeki diğer bir engel olarak gördüklerini söyleyen Yılmaz, “Bu bağlamda, geçtiğimiz dönemde başlayan bölgesel kalkınma ajanslarıyla işbirliği anlayışının geliştirilerek, sürdürülmesini sağlayacağız. Yerel iş dünyası örgütlerinin, bölgesel kalkınma ajansları paralelinde yapılandırılması ve bölgesel kalkınma planlarına etki edebilecek seviyeye getirilmeleri, öncelikli projelerimizden biridir” dedi.

Yılmaz, Avrupa Birliği (AB) konusuna da değinerek, “AB’nin yaşadığı kriz, er ya da geç sonuçlanacaktır. AB kendisini yeniden tanımlar ve yapılandırırken, Türkiye’nin bu sürecin içinde olup, katkıda bulunmasının çok önemli olduğu kanaatindeyim. Yeni AB mimarisinin nasıl şekilleneceği konusunda AB üyesi muhatap örgütlerimiz ile kapsamlı bir çalışma gerçekleştirmeyi planladığımızı da duyurmak isterim. Yanı başımızda bulunan 500 milyon nüfus ve ortalama 35 bin dolarlık kişi başına gelirle 17.5 trilyon dolarlık bir pazar oluşturan Avrupa Birliği’yle müzakere sürecini canlandırmak, en önemli önceliklerimizden biri olmalıdır” diye konuştu.

‘ARAP BAHARI’ SÜRECİ, UMUT VERİCİ AMA BELİRSİZ GELİŞMELERİN ÖNÜNÜ AÇTI

Yılmaz, dış politika açısından, dünyada yaşanan derin güç kaymasının, Türkiye’yi de etkilediğine işaret ederek, şöyle konuştu:

“Çin ve Hindistan baş döndürücü gelişme hızlarıyla geleceğin önde gelen ülkeleri olmaya adaydır. Rusya, petrol ve doğalgaz geliriyle elde ettiği gücünü, dünya siyasi arenasına yansıtma gayretine devam edecektir. İran nükleer enerji programıyla bölgemizdeki ağırlığını artırmayı hedeflerken, Irak’ta istikrarsızlık ihtimali artmaktadır. Suriye’de yaşanan trajik iç savaşın ne zaman biteceğini ise hala kestiremiyoruz. Kuzey Afrika’da, ‘Arap Baharı’ süreci, yepyeni, umut verici ama belirsiz gelişmelerin önünü açtı. Tüm bunlar, ülkemizin yaptığı her tercihte dikkate alınması gereken gelişmelerdir. ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ ilkesinin, dünyanın bu çalkantılı ortamında, özellikle bölgemizde barış içinde yaşamanın anahtarı olduğuna inanıyoruz.”

DHA

Son güncelleme: 16:5617.01.2013
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp