Reklamsız Sözcü

Bursa’daki sarayın kapısı Rusya’da

Tarihçi yazar Mustafa Armağan, Bey Sarayı'nın orijinal kapısına Rusya'da rastladı

14:4229 Ocak 2013
Bursa’daki sarayın kapısı Rusya’da
Tarihçi yazar Mustafa Armağan, Bey Sarayı'nın orijinal kapısına Rusya'da rastladı

Bursa’da konuşan tarihçi yazar Mustafa Armağan, günümüzde Garnizon Komutanlığı ile Orduevi’nin bulunduğu yerde olduğu bildirilen ve arkeolojik kazı yapılması için Milli Savunma Bakanlığı’ndan izin istenen Bey Sarayı’nın orijinal kapısına müzede rastladığını söyledi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi, BURFAŞ ve Türkiye Yazarlar Birliği Bursa Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen toplantıya konuk olan tarihçi yazar Mustafa Armağan, Osmanlı’yı kuran şehir Bursa’yı anlattı. Katılımın yoğun olduğu söyleşide ilk ve orta eğitimini Bursa’da aldığını o yıllarda yeşil, Emirsultan gibi semtlerin ruhaniyetinden çok etkilendiğini dile getiren Mustafa Armağan, Osmanlı’yı kuran şehir Bursa’nın aynı zamanda kendisi için de önemli bir öğretmen olduğunu söyledi.

Kendisinin Osmanlı tarihine yönelik yolculuğunun başlamasında Bursa’nın önemli bir etkisi olduğunu dile getiren Armağan, Aşık Çelebi’nin &lsquo Bursa yeryüzünün kalbidir’ sözleriyle kentin önemine vurgu yaptı. Bursa’nın sahip olduğu güç ve karizmatik etkinin birçok dünya şehrinden ileride olduğunu ve bu etkinliğini hala sürdürdüğünü ifade eden Armağan, Bursa’nın bir anlamda her şeyini Osmanlı’ya borçlu olduğunu vurguladı.

BURSA BAŞKENT OLACAK KONUMDA DEĞİLDİ

Bursa’nın 1326’da başkent yapılacak bir konumda olmadığını, arkası geçit vermeyen dağlarla kaplı, sur içinde küçük bir kasaba görüntüsünde olduğunu ifade eden Armağan, “Oysa İznik önemi bir potansiyele sahipti. Hıristiyanlık için büyük önemi var, İncil’in seçildiği yer. Aynı zamanda 1204-1261 arasında Bizans’a başkentlik yapmış ve imparatorluk İznik’ten yönetilmiş. İznik yine Anadolu Selçuklu Devleti’ne 11 yıl başkentlik yapmış. Bütün bunlara rağmen Osmanlı, İznik’i tercih etmedi. Bursa’yı daha çok sevdi. Belki Bursa daha korunaklı geldi. Orhan Gazi 1337’de sur dışına ilk camiyi yaptı, Osmanlı mimarisi de bu şehirde hayat buldu” diye konuştu.

BEY SARAYININ KAPISI ST. PETERSBURG’DA

İstanbul’un da Bursa’nın devamı şeklinde olduğunu ve yaptığı çeşitli yurtdışı gezilerinde de Bursa’ya ait izlere rastladığını dile getiren Armağan, halen Orduevi’nin altında bulunan Bey Sarayı’nın orijinal kapısına da St. Petersburg’daki bir müzede rastladığını kaydetti. St. Petersburg’daki Hermitage Müzesi’nde düzenlenen bir İslam ve Osmanlı eserleri sergisinde, Yeşil Türbe’de olduğu gibi iki kanatlı, üzeri dantela gibi işlenmiş ahşap bir kapı gördüğünü ifade eden Armağan, “Kapının altındaki notta &lsquo Timurlenk’in Semerkant’taki sarayının kapısı’ yazıyordu. Daha sonra İspanyol Seyyah Clavijo’nun bir kitabında bu kapının sırrını buldum. İspanyol Seyyah, Timur’un kendisini büyük bir çadırda karşıladığını, bütün çadırların kapısı bez iken bu çadırın kapısının neden ahşap olduğunu Timur’a sorduğunu, Timur’un ise kapının Bursa Sarayı’nın kapısı olduğunu söylediğini yazıyor. Osmanlı saraylarının çekirdeğini Bursa Sarayı oluşturuyor. Bu nedenle öncelikle Orduevi’nin altında kalan saray ortaya çıkarılmalı ve ardından o kapı orijinal yerine getirilmeli. Bu konuda yetkililerin gerekeni yapacağına inanıyorum” diye konuştu.

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI VE GENELKURMAY’DAN İZİN İSTENMİŞTİ

Bursa Kent Konseyi Başkanı Semih Pala, iki ay önce Bey Sarayı’nın ortaya çıkarılması için Milli Savunma Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı ve Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne kazıların başlatılabilmesi için gerekli olan kararların alınması ile başvuruda bulunmuştu.

Pala, Bursa Bey Sarayı’nın Hisar semtinde, günümüzde Garnizon Komutanlığı ile Orduevi’nin bulunduğu yerde olduğu birçok tarihi kaynak, harita, belge, yerli ve yabancı seyyahların seyahatnamelerinde yer aldığını belirterek, Bursa’nın fethi sırasında bu bölgede Tekfur Sarayı’nın mevcut olduğu, Sultan Orhan tarafından bazı eklemeler yaptırılarak daha görkemli hale getirildiği, ardından I. Murad (Hüdavendigar) ve Yıldırım Bayezid tarafından eklenen köşk tipi yapılar ile daha da zenginleştiği, birçok tarihi karar ve toplantılara ev sahipliği yaptığını kaydetmişti.

Pala, 1861 yılında Bursa haritasının hazırlanması sırasında bir kısım duvarları ve bölümlerinin ayakta olduğu kaynaklarca belirtilen sarayın o zaman planının çıkarıldığı ve ebatlarının 150m x 110m olduğu tespit edildiğini ve 17 kuleyle korunan yüksek duvarlarının bulunduğunu ifade etmişti.

Pala, orduevi ve garnizon komutanlığının altında bulunan birinci derece arkeolojik SİT alanında kazıların yapılmasını istemişti.

DHA

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp