Reklamsız Sözcü

Kılıçdaroğlu’na fahri doktora ünvanı

Kılıçdaroğlu'na Sincan Uygur Özerk Bölgesi Sincan Üniversitesi'nden fahri doktora ünvanı verildi

09:3018 Ocak 2013
Kılıçdaroğlu’na fahri doktora ünvanı
Kılıçdaroğlu'na Sincan Uygur Özerk Bölgesi Sincan Üniversitesi'nden fahri doktora ünvanı verildi

İşadamları ve partilileriyle geldiği Çin’de 8 günlük gezinin Pekin ve Şangay’ın ardından son durağında Sincan Özerk Bölgesi başkenti Urumçi’ye gelen Kılıçdaroğlu’na Sincan Üniversitesi’nde Fahri Doktora ünvarı verilerek kep giydirildi.

Kılıçdaroğlu fahri doktora unvanının verildiği törende yaptığı konuşmada, seçkin ve köklü bir geleneğe sahip Sincan Üniversitesi’nin kendisine fahri doktora unvanına layık görmesinin hayatının hep en onurlu anları arasında olacağını belirterek, üniversite yönetimine teşekkür etti.

Kılıçdaroğlu, “Devrimimizin lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’nin Genel Başkanı olarak Çin Komünist Partisi’nin daveti üzerine yaptığım ziyaretin her bakımdan ilham verici ve geleceğe dönük umutlarla dolu olduğunu” ifade eden Kılıçdaroğlu, “Urumçi bizim için ayrıca dostluk ve kardeşliğin yurdu olarak özel bir anlam ifade etmektedir. Ev sahiplerimizden ziyaret boyunca gördüğümüz sıcak konukseverlik için şükranlarımı bir kez daha ifade etmek isterim” dedi.

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bin yıl evvel bu toprakları terk ederek Anadolu’ya, Türkiye’ye göç etmişiz. Sizler bu topraklarda kalarak, burada Çin’in etnik zenginliği içinde bu büyük ülkenin gelişmesine ve yükselmesine önemli katkılarda bulundunuz ve bunu bugün de sürdürüyorsunuz. Türkiye ile Sincan Uygur Özerk Bölgesi arasındaki mesafe 4 bin 300 kilometre. Ancak bölgeyle tarihi beraberliğe ve ortak kültüre dayanan birlikte paylaştığımız birçok değerlerimiz var. Şimdi bizler de bu dostluk ilişkilerine katkıda bulunmak için huzurunuza geldik. Türkiye’den sizlere yürekten selamlar getirdim. Türkiye’den size yürekten selamlar getirdim.”

Konuşmasında öğrencilere de seslenen Kılıçdaroğlu, 1971 yılında kurulan Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin, her alanda büyük ilerlemeler kaydettiğini söyledi. 5 bin yıllık köklü ve zengin bir geçmişe sahip iki ülke ilişkilerinin 2010 yılında, stratejik ortaklığa dönüştüğünü aktaran Kılıçdaroğlu, “İlişkilerimizin 40. yılı dolayısıyla her alanda işbirlikleri artmış, bu çerçevede Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin de kapıları Türkiye’ye açılmıştır. 2012 yılında Türkiye’de Çin Yılı etkinlikleri düzenlenmiştir. İçinde bulunduğumuz 2013 yılı ise Çin’de Türkiye Yılı olarak kutlanmaktadır” diye konuştu.

Köklü medeniyete sahip iki ülke arasında ilişkilerin artarak ilerlemesinin, karşılıklı siyasi güvenin de güçlenmesine neden olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, 2000 yılında 1 milyar dolar olan ticari hacim bugün 20 milyar dolara ulaştığını, Çin’in, Türkiye’nin üçüncü büyük ticari ortağı haline geldiğini, belirtti.

Kılıçdaroğlu, uzmanlar tarafından, 2016-2017 yılında dünyanın bir numaralı ekonomisi olacağı söylenen Çin Halk Cumhuriyeti gibi büyük ve dost bir ülke ile stratejik ortaklığın her alanda geliştirilmesinden memnun olduklarını vurguladı.

Çin’de öğrenim gören Türk öğrencilerin sayısının da hızla arttığına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, “Aynı şekilde Türkiye’de öğrenim gören Çinli, Uygur, Kazak öğrencilerin de sayısı artırılmalı, karşılıklı dil okulları, sanat kursları açılmalı, Türk–Çin ve Uygur edebiyatçıların romanları karşılıklı tercüme edilerek yayınlanmalıdır” dedi.

Türkiye ve Çin arasında, Türkiye aleyhine artan ticari açığın kapatılmasının ve Çin’den Türkiye’ye gelen az sayıdaki turist sayısının artırılmasının önemine değinen Kılıçdaroğlu, “Ortadoğu ve Afrika pazarlarında ortaklık ve özellikle teknoloji ağırlıklı Çin yatırımlarının Türkiye’ye transferi gibi konularda Pekin Hükümeti’nin yaklaşımı şüphesiz ki, her iki ülkenin menfaatlerini yakından ilgilendirmektedir. Çünkü Türk-Çin ilişkileri artık küresel bir boyut kazanmış olup, tüm dünyayı yakından ilgilendirmektedir” şeklinde konuştu.

İki ülke arasındaki kültürel, siyasi ve ticari ilişkilerin, henüz gerçek potansiyele ulaşmadığını düşündüklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: “Karşılıklı yatırımların ve ticari ortaklıkların artması için teşvikler artırılmalıdır. En önemlisi de Türkiye ile Çin arasındaki siyasi güven perçinlenmelidir. Uygurlar, iyi, çalışkan verimli Çin vatandaşları olarak, Çin’in yükselmesine katkıda bulunmaya devam edecekler ve bu bölgeli en müreffeh bir konuma getireceklerdir. Uygurlular, Türkiye ile Çin’i birleştiren kaynaştırıcı unsur olacaklardır.

Bu, hem bölgenin kalkınmasını sağlayacak, hem ülkelerimiz arasındaki bağların zenginleşmesi ve güçlenmesine yol açacaktır. Ortak çıkarlarımız doğrultusunda sizleri stratejik ortaklığımıza katkı sunmaya davet ediyorum. Sizler bu zengin topraklarda dostluk, kardeşlik tohumları ekerek, Türk-Çin dostluğunu, Türk-Uygur kardeşliğini geleceğe taşıyacaksınız. Sincan Uygur Özerk Bölgesi zengin insan ve doğal kaynakları ile iki ülke arasındaki ilişkilerde dostluk köprüsü olması barış, huzur ve güvenliğin inşasında rol oynaması hem iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine hem bölgesel istikrara katkıda bulunacaktır.”

Kılıçdaroğlu, 23 bin öğrencinin eğitim gördüğü Sincan Üniversitesi’nin kurulduğu 1924 yılından bu yana azınlık milliyetlere mensup çok sayıda yönetici yetiştirdiğini, reform ve dışa açılım konularında ciddi ilerlemeler kaydettiğini belirterek, Türk-Çin ilişkilerinin geliştirilmesi noktasında üniversiteye önemli görevler düştüğünü söyledi. Kılıçdaroğlu, “Halklar arasında, azınlık milletler arasında diyalog ve hoşgörü ortamının oluşması noktasında üniversite yönetimini ve siz değerli öğrencileri büyük görevler beklemektedir. Bizim devrimimizin lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ düsturu sizin de ilkeniz olmalıdır. Hoşgörüye, sevgiye dayalı, laik bir düşünce her zaman her yerde sağlıklı huzurlu ve istikrarlı bir ortamın oluşmasını sağlayacaktır” diye konuştu.

Bu bağlamda genç nesillere önemli sorumluluk düştüğüne işaret eden Kılıçdaroğlu, Çin’in daima uygarlık ve gelişme alanında insanlık tarihi boyunca gösterdiği üstün başarının sırrının eğitim, bilim ve bilgiye verilen öncelik, önem ve ağırlık olduğunu belirtti.

Problemlerin çözümünde diyaloğun önemine de değinen Kılıçdaroğlu, “İnsanlar birbirlerini tanıdıkça, ülkeler ilişkileri geliştirdikçe sorunlar daha da azalacak ve hoşgörü ortamı oluşacaktır. Hoşgörü içinde, barış içinde, kardeşçe, dostça yaşamanın hiç kimseye zararı olmaz. Sizleri hoşgörü içinde, dostça kucaklaşmaya ve Türk-Çin ilişkilerine her alanda katkılarınızı sürdürmenizi istiyorum. CHP olarak siz kardeş yoldaşlarımızla beraber ekonomiden kültüre, spordan siyasete her alanda ebedi dostluk ve kardeşlik ilişkilerini geleceğe taşımak istiyoruz” dedi.

Türkiye ve Çin arasındaki ilişkilerin gelişmesinde Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayanların ve Sincan Üniversitesi’nin şüphesiz önemli rolü olacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “İnanıyorum ki, Türk ve Çin halkları arasında kurulacak stratejik ortaklık, hem bölgesel hem de küresel istikrara katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’na fahri doktora diplomasını Sincan Üniversitesi Rektörü Taşpolat Tayyirbay taktim etti. Törende Çin Kominist Partisi Sincan Üniversitesi Sekteri Li Zhongyao, üniversite öğrencileri, Türkiye’den gelen işadamları, partilileri ve gazete ile televizyonların temsilcileri katıldı.

Kılıçdaroğlu, öğrencilerin sorularını da yanıtladı. Bir öğrencinin “İlerleyen yıllarda üniversitemizde, ders vermek ister misiniz?” diye sorması üzerine, “Siyaseti bıraktıktan sonra davet edilirsem bundan onur duyarım” yanıtı verdi. Urumçi Komitesi Lideri Zhang Chunxian’ı da otelde kabul eden Kılıçdaroğlu başbaşa görüştü.

Daha sonra Sincan Uygur Müzesi’ni de gezen Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler Uygur Bölgesi’nde yaşayan uygarlıkların tarihi kalıntı ve sembolik yapıtlarını inceledi. Kılıçdaroğlu’na 800 yıl öncesindeki insan mumyalarının bulunduğu bölümde gezdirildi.

Son güncelleme: 09:3218.01.2013
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp