Reklamsız Sözcü

Kılıçdaroğlu’ndan İmralı açıklaması

Kılıçdaroğlu, İmralı görüşmeleriyle ilgili açıklama yaptı.

11:395 Ocak 2013
Kılıçdaroğlu’ndan İmralı açıklaması
Kılıçdaroğlu, İmralı görüşmeleriyle ilgili açıklama yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, terör konusunda “Biz Adalet ve Kalkınma Partisi’ne yeni bir kredi açıyoruz, çözün sorunu” dedi. Kılıçdaroğlu, barışa umutla baktıklarını belirten Kılıçdaroğlu, “AKP’nin geçmişteki kötü siciline rağmen umudumuzu koruyoruz. Bunun için çıkar hesapları yapmadan, Türkiye’nin çıkarları bağlamında, insanımızın çıkarları bağlamında ele alınıp çözülmesi gerekiyor” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP Parti Meclisi, toplantısı öncesinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında terör konusuna değinerek, çözüme vurgu yaptı. “Türkiye yeni hayal kırıklıklarını hak etmiyor. Bu toplum barış istiyor, bu toplum huzur istiyor. Anneler çocuklarını rahatlıkla askere göndermek istiyor” diyen Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunun için biz barışa umutla bakıyoruz. AKP’nin geçmişteki kötü siciline rağmen umudumuzu koruyoruz. Bunun için çıkar hesapları yapmadan, Türkiye’nin çıkarları bağlamında, insanımızın çıkarları bağlamında ele alınıp çözülmesi gerekiyor. Buradaki tek önemli kıstas samimiyet. Sorunu çözmede samimi olacaksınız, ‘ben bu sorunu çözmek istiyorum’ diyeceksiniz. Demokrasisi sağlıklı çalışan bir ülkede, demokrasinin vazgeçilmezi ana muhalefet partisine bilgi verilmesi. Demokrasinin çok önemli bir kuralıdır. Samimi olarak bu sorunu çözmek istiyorsanız çözüm araçlarını paylaşmaktan çekinmeyeceksiniz, korkmayacaksınız.”

“MISIR’DA Kİ SAĞAR SULTAN BİLE DUYDU”
Hükümetin terör politikasını eleştiren Kılıçdaroğlu konuyla ilgili şunları kaydetti:

“10 yılda bu hükümetin terör konusunda karalı ve tutarlı bir politika izlemediğini herkes biliyor. Mısır’da ki sağar sultan bile duydu. Biz çok iyi niyetlerle söylemler geliştirdik. ‘Bu sorunun çözüm adresi TBMM’dir’ dedik. Orada oturacağız, konuşacağız. Ortak aklı kullanacağız. En sağlıklı görüşün bu olduğunu da her yerde söylüyoruz. Sayın Başbakan’a bazı önerilerim var. Haberleri büyük bir dikkatle izliyoruz. Önerim şu

‘Açık ve dürüst bir politika gütmek gerekiyor bu sorunu çözmek için. Türkiye’nin en hassa, en can yakıcı konusu günlük kaygılara, seçim kazanmaya hesaplarına alet edilmemelidir. Bu çok tehlikeli bir süreç olur. Geçmişte yaşananların faturası daha sonra çok daha ağır olur.”

“4 TEMEL İLKE VAR”
Terör sonunun çözümünün, seçim araçlarının bir parçası olarak görülmememsi gerektiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu nedenle dikkat edilmesi gereken 4 temel ilke var. 1 samimi olacaksınız, 2 gizli kişisel bir ajandanız olmayacak, 3 millete izah edemeyeceğiniz, açıklamayacağınız angajmanlara girmeyeceksiniz, 4 ana muhalefet partisine veya millet bilgi vereceksiniz. Bunları yapmazsanız bu sorunu çözemezsiniz. Biz en temel sorun konusunda, en samimi yaklaşan parti biziz. Bu ülkede kan dökülmesini istemiyoruz. Akılla mantıkla, tarihsel birikimle bu sorunu çözebilir. Biz Adalet ve Kalkınma Partisi’ne yeni bir kredi açıyoruz, çözün sorunu. Biz üzerimize düşen her şeyi büyük bir sorumlukla yapıyoruz. Toplumun her kesimi ile kaynaşıyoruz. Her kesimine ellimizi uzatıyoruz. Onların kafalarında ki ön yargılarını silmek istiyoruz. Çünkü bir bu ülkenin temellerinde harcı olan bir partiyiz. Bütün siyasi partiler kayboldu ama biz hala varız.”

‘YERSEN BUNU VERİYORUM’
Konuşmasında asgari ücret zammına da yer veren Kılıçdaroğlu, “Asgari ücrete yapılan zam yılın ilk yarısında sadece 33 TL. Sadece bir simit parası” dedi. Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Hani Türkiye çok hızlı büyüyordu? 49 milyarlık özelleştirme yapıldı. Neden ve nasıl oluyor da 10 milyon vatandaşımıza gelir artışı sadece simit parası. Bunun üzerine asgari ücretle geçinen yurttaşımın düşünmesini istiyorum, ‘sana verilen paya bak, birde dön kendine bak’. Hükümet asgari ücrete zammı 2 taksitle yapıyor. Ama vergiye gelince peşin. Yeni yılda iğneden ipliğe her şeye zam geldi.

Burada ki garip tablo 733 lira biçiyorsunuz, ‘bununla geçineceksin’ diyorlar. Neymiş ‘en az 3 çocuğun olacak’ diyorlar. Asgari ücretle bile çalışmak için milyonlar kapıda bekliyor. Ekonominin özü kaynak paylaşımıdır. Politikayı da buna göre belirlersiniz. Vatandaştan topladığınız paraları nereye harcadığınızın hesabını verirsiniz. Türkiye’de demokrasi sürekli ivme kaybediyor. Bundan önce parlamentoda Sayıştay raporu gelmeden bütçe görüşülseydi kıyamet kopardı. Demokrasi tepki verme rejimidir. Bunun için mücadele edilecek tek bir kale vardır, oda CHP kalesidir. Asgari ücretliye simit parası, ‘yersen bunu veriyorum’. Neden asgari ücretliye bir simit parası, öbürüne villa parası? Ekonominin gücü üretmekten geçer. Üretirseniz, saygınlığınız olur, işsizliğiniz azalır, bilimden yana tavrınız olur.

“BEN SÖYLERKEN UTANIYORUM”
Konuşmasında sanayi üretimine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Sanayide müthiş kan kaybetmişiz. Başkaları bizi geçmiş. Siz en büyük 10 ekonomi arasına girmek istiyorsanız katma değeri yüksek üretim yapmak zorundasınız. Eğitim politikanızı değiştirmelisiniz. Bir bakan çıkmış, ‘üniversitelerin fizik bölümüne ne gerek var, pastacı yetiştirsinler” diyor. Elin oğlu uzaya gidiyor. Nasıl bir siyaset adamıdır bu kişi. Hiç mi bilim okumadı bu kişi? Ben söylerken utanıyorum. Elin parasıyla büyüyen bir ekonomi sağlıklı değildir. Bir masa bir sandalye atıyorsunuz. Bir masa bir sandalyeyle paradan para kazanıyorsunuz. Bu dönem bitmek zorunda. Sanayiden para kazanmak zorundayız. Yeni bir ekonomi programına, teşvik politikasına ihtiyacımız var. Dünya ilerledi biz geriledik. Eğer işsizlikle mücadele edeceksek yeni bir ekonomi politikasına ihtiyacımız var. Geliri hakça paylaşan bir ekonomiye ihtiyacımız var.

“YANLIŞLARIN FATURASI KUŞAKTAN KUŞAĞA AKTARILIR”
Kılıçdaroğlu, konuşmasında Suriye konusunda da açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, “Barışı sağlamaya çalışan bütün çabaların arkasında olacağız. Çünkü barış herkesin bir başkası ile konuşmasa da aynı ortamda saygı içinde oturması demektir” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“O yüzde barışı sadece kendi ülkemizde değil bütün dünyada istemek zorundayız. Eğer siz komşunuzun evi kundaklarsanız, orayı yakmaya kalkarsanız, o yangının bir süre sonra sizin evinizi de saracağını unutmamalısınız. Türkiye bugüne kadar dış politikasında hiçbir zaman komşularının iç işine doğrudan müdahale etmedi. Tam tersine bir yerde yangın varsa o yangını sağduyuyla hoşgörü ile durmaya çalıştı ve saygınlık kazandı. İlk kez bu topraklar komşusunu kundaklayan bir siyasal iktidara tanık oldu. Bunun faturası ağır. İç politikada kavga ederiz ama barışırız. Dış politikadaki yanlışların faturası kuşaktan kuşağa aktarılır.”

“SANA ÇİZİLEN PEMBE TABLOYA BAK, ONDAN SONRA DÖN BİR DE KENDİNE BAK”
Türkiye'nin son 10 yılda değişmeyen 3 temel gündemi olduğunu belirten CHP Genel Başkanı, “Terör, yoksulluk ve işsizlik bunlar değişmedi” diyerek şöyle devam etti:

“Asgari ücret 733 lira oldu. Yılın ilk yarısı için yapılan zam 33 lira.

Geleceğe umutla bakalım diyoruz, 10 yıldır işsizlikten söz ediyoruz. Asgari ücrete yapılan zam yılın ilk yarısı için sadece 33 lira, günde bir simit parası demek. Sayın Maliye Bakanı'nın yaptığı bir açıklama var, Sayın Bakan diyor ki, ülkede çalışanların yüzde 47'si yani 10 milyonu aşkın yurttaş asgari ücretle geçiniyor. 10 milyon yurttaşa biçilen değer bir simit parası. Hani Türkiye çok hızlı büyüyordu. Hani büyük başarılara imza atmıştı, 49 milyar dolarlık özelleştirme yapıldı, milyarlarca dolarlık borçlanma yapıldı, neden ve nasıl oluyor da 10 milyon yurttaşımıza yapacağınız gelir artışı sadece bir simit parasıyla sınırlı kalıyor. Bunun üzerinde 10 milyon yurttaşımın düşünmesini istiyorum. Sana çizilen pembe tabloya bak, ondan sonra dön bir de kendine bak.”

“YENİ YIL AYNI ZAMANDA İĞNEDEN İPLİĞE HER ŞEYİN ZAM GÖRDÜĞÜ BİR YIL DEMEK”
Hükümetin asgari ücrete zammı iki taksitle yaptığını kaydeden CHP Genel Başkanı, “Ama vergiye gelince taksit yok, peşin tamamını yılın başında zammı yaparak vatandaştan alıyor. Yeni yıl aynı zamanda iğneden ipliğe her şeyin zam gördüğü bir yıl demektir. Her şeye zam gelecek” diye konuştu.

BAŞBAKAN'A 3 ÇOCUK YANITI
“Gündemimizde değişmeyen 10 yıldır yoksulluk var” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Devletin resmi rakamlarına baktım. 2010 yılında yoksulluk sınırı, 5 kişilik bir ailede bin 25 lira. Bu rakamı aldık enflasyon oranında bugüne getirdik, 2013'ün başında bin 202 lira ediyor. Yoksulluk sınırı bu. Biz asgari ücretliye 733 lira veriyoruz, yoksulluk sınırının altında bir gelir. Buradaki garip tablo şu; 733 lira biçiyorsunuz, sen bu gelirle geçineceksin diyoruz. Ama senden bir görev daha istiyorum diyorlar. Neymiş, en az 3 çocuğun olacak. İşsizlik kol geziyor, asgari ücretle bile çalışmak için milyonlar sırada bekliyor ve siz bu tabloyu bir tarafa bırakıyorsunuz herkesin durumunu kendi durumunuz gibi görüp 3 çocuk yapın diyorsunuz, bu resmen bütün asgari ücretlilerle dalga geçmek demektir. Bir siyasal iktidarın böyle bir tabloyu çizmesi ancak ve ancak Başbakan'ın o kişilerle alay etmesiyle örtüşür” dedi.

“NEDEN ASGARİ ÜCRETLİYE BİR SİMİT PARASI, NEDEN ÖBÜRÜNE VİLLA PARASI”
Ekonominin özünün kaynak paylaşımı olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Vatandaştan topladığınız vergilerin nereye harcandığının hesabını verirsiniz. Kaynakların paylaşımı çok önemlidir. Kaynak bölüşümü hakça değil, neden asgari ücretliye bir simit parası, neden öbürüne villa parası” diye konuştu. CHP Genel Başkanı şöyle devam etti:

“Bir Sayın Bakan çıkmış, üniversitelerin fizik bölümüne ne gerek var diyor, pastacı yetiştir. Elin oğlu uzaya gidiyor, biz pastacı yetiştireceğiz. Elbette ki pastacı çok önemli bir meslektir, itirazımız yok ama fiziği öngörmeyen bir düzenin geleceği umutla bakma hakkı yoktur.”

-“YENİ BİR EKONOMİ PROGRAMINA İHTİYACIMIZ VAR”-
Sıcak parayla büyüyen bir ekonominin sağlıklı büyüyemeyeceğinin altını çizen CHP Genel Başkanı, “Elin parasıyla büyüyen bir ekonomi sağlıklı büyüyemez. Yeni bir ekonomi programına ihtiyacımız var. Yeni bir teşvik politikasına ihtiyacımız var. Yeni bir ekonomi politikası oluşturmak zorundayız” dedi.

“İLK KEZ BU TOPRAKLAR KOMŞUYU KUNDAKLAYAN BİR SİYASAL İKTİDARA TANIK OLDU”
Barış sağlamaya yönelik bütün çabaların arkasında olacaklarına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Barışı sadece ülkemizde değil, bütün dünyada istemek zorundayız. Eğer siz komşunuzun evini kundaklarsanız orayı yakmaya kalkarsanız bu yangının bir süre sonra sizin evinizi de saracağını unutmamanız gerekir. Eğer siz komşudaki kavgada koşup hemen silahı alıp ya karıya ya kocaya verip şunu öldür derseniz o huzursuzluk bir süre sonra sizi de kapsayacaktır.

Türkiye bugüne kadar dış politikasında hiçbir zaman komşularının iç işine doğrudan müdahale etmedi, taraf olmadı, tam tersine bir yerde yangın varsa, o yangını sağduyuyla, hoşgörüyle dindirmeye çalıştı ve saygınlık kazandı. İlk kez bu topraklar komşuyu kundaklayan bir siyasal iktidara tanık oldu. Ve bunun faturası ağır. İç politikada zaman zaman kavga edebiliriz ama bir süre sonra barışabiliriz. Dış politikada yanlışların faturası kuşaktan kuşağa nakledilir.

Komşunun iç işine müdahale etmemek sadece ahlaki bir kural değil aynı zamanda aklın da öngördüğü kuraldır. Barışı sağlamak emek işidir, akıl işidir, samimiyet işidir.”

“TÜRKİYE'NİN EN HASSAS EN CAN YAKICI KONUSU GÜNLÜK KAYGILARA, SEÇİM KAZANMA HESAPLARINA ALET EDİLMEMELİDİR”
Terör konusuna da değinen CHP Genel Başkanı, “Son 10 yılda gündemimizde değişmeyen bir konuda terör. Kış geldi yeni şehit haberleri gelmiyor, kimse sanmasın ki terör bitti. Her kış karşılaştığımız tablo bu. 10 yılda bu hükümetin terör konusunda kararlı ve tutarlı bir politika izlemediğini herkes biliyor. Mısır'daki sağır sultan da biliyor” diyerek şöyle devam etti:

“Biz çok iyi niyetlerle yola çıktık. Teröre karşı ortak tavır ortak tutum belirlenmesi gerektiğinin altını hep özenle çizdik. Ve şunu da söyledik bu sorunun çözüm adresi TBMM'dir dedik, orada oturacağız, konuşacağız, sorunu aşmak için ortak aklı kullanacağız dedik. Bu görüşümüzü hala koruyoruz.

Sayın Başbakan'a bazı önerilerim var, son günlerde gazetelerde ve televizyonlarda haberler okuyoruz. Haberleri büyük bir dikkatle izliyoruz. Önerim şu; açık ve dürüst bir politika gütmek gerekiyor, bu sorunu çözmek için. Türkiye'nin en hassas en can yakıcı konusu günlük kaygılara, seçim kazanma hesaplarına alet edilmemelidir. Bu çok tehlikeli bir süreç olur. Geçmişte yaşananların faturası daha sonra dağa ağır çıktı. Türkiye yeni hayal kırıklıklarını hak etmiyor. Bu toplum barış istiyor, huzur istiyor, bu toplumda anneler çocuklarını rahatlıkla askere göndermek istiyor. Onun için biz barışa umutla bakıyoruz, huzura da umutla bakıyoruz. AKP'nin geçmişteki kötü siciline rağmen umudumuzu koruyoruz. Onun için çıkar hesapları yapmadan bu sorunu ülkenin çıkarları bağlamında insanımızın çıkarları bağlamında ele alınıp çözülmesi gerekiyor, buradaki tek önemli kıstas samimiyet. Sorunu çözmede gerçekten samimi olacağız. Ben bu sorunu çözmek istiyorum diyeceğiz.

Bunun için bir başka önemli koşul daha var. Demokrasisi sağlıklı çalışan bir ülkede ana muhalefete bilgi verilmesi, bu çok önemli bir kuraldır. Parlamentoya da bilgi vereceksiniz. Samimi olarak bu sorunu çözmek istiyorsanız çözüm araçlarını paylaşmaktan çekinmeyeceksiniz, korkmayacaksınız. Eğer görüşmelere bu çerçevede bakmazsa kendi kişisel çıkarlarınızın ve seçim hesaplarınızın bir gereği olarak bakarsanız yeni bir hayal kırıklığı ile toplum karşı karşıya kalabilir. Ve bunun faturası çok daha ağır olur. O nedenle dikkat edilmesi gereken 4 temel ilke var; bir samimi ve dürüst olacaksınız, iki gizli, kişisel bir ajandanız olmayacak, üç millete izah edemeyeceğiniz angajmanlara girmeyeceksiniz, dört ana muhalefet partisine veya millete bilgi vereceksiniz. Bunların yapmazsanız bu sorunu çözemezsiniz.”

“ADALET VE KALKINMA PARTİSİ'NE YENİ BİR KREDİ AÇIYORUZ”
Başbakan'a seslenen CHP Genel Başkanı, “CHP olarak biz en temel sorun konusunda en duyarlı en samimi yaklaşan partiyiz. Bu ülke de kan dökülmesini istemiyoruz. Hiçbir yurttaşımızın saçının teline zarar gelmesini istemiyoruz. Akılla, mantıkla, sağduyuyla tarihsel birikimimizle bu sorunu aşabiliriz. Biz geçmişteki bütün hatalara karşın olarak Adalet ve Kalkınma Partisi'ne yeni bir kredi açıyoruz, çözün sorunu” dedi.

2013'ün umut yılı olmasını istediklerine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “2013'ten beklediğimiz çok şey var, huzur bekliyoruz, adalet bekliyoruz, özgürlük bekliyoruz, barış, herkese iş ve aş bekliyoruz. CHP olarak üzerimize düşen her şeyi büyük bir sorumlulukla yapıyoruz. Toplumun hiçbir kesimini ötekileştirmedik. Çünkü biz bu ülkenin kuruluşunda harcı olan bir partiyiz. Bütün siyasal partiler tek tek kayboldu, ayakta kalan parti CHP'dir” diye konuştu.

Son güncelleme: 22:3405.01.2013
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp