Reklamsız Sözcü

‘Her sabah, yarın Sincan’dan çıkacağım diye düşünüyorum’

CHP Milletvekili Mustafa Balbay’dan selam var...

07:0014 Kasım 2013
‘Her sabah, yarın Sincan’dan çıkacağım diye düşünüyorum’
CHP Milletvekili Mustafa Balbay’dan selam var...

Saygı ÖZTÜRK / SÖZCÜ

“Cezaevinde yatmanın ne demek olduğunu bilirim” dedi. Çünkü o da, Şili'de, darbecilere karşı direnmiş, cezaevinde yatmıştı. Ankara-Sincan cezaevinde bulunan CHP Milletvekili Mustafa Balbay'ı ziyaret edecekti. Ancak, programı öyle bir sıkıştı ki, Balbay'ı ziyarete gitmesi neredeyse imkansız hale geldi. Ancak, cezaevinde olan birisinin halini çok iyi bildiği için programını değiştirdi ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran ile birlikte Balbay'ı ziyaret etti.

Cezaevi önünde Umut Oran'ı görenler, “genel af” diyordu. İki kolu da kesik bir genç, kendisinin üç ay bu haliyle cezaevinde yatırıldığına isyan ediyordu. Ziyaretçilerde bir telaş, yakınlarını bir an önce görebilmenin heyecanı vardı.

Bakmayın böyle göründüğüne
Sosyalist Enternasyonel (SE) Genel Sekreteri Şilili Luis Ayala, cezaevinde ilk kez yüz yüze geldiği Mustafa Balbay'la hararetle kucaklaştı. Cezaevinde çay, su verilmediği için Balbay çayını, suyunu almakla yetinmeyip konuğuna kuru pasta, gofret bile bile getirmişti. Biz, Balbay'a “iyi görünüyorsun?” dediğimizde, “Bakmayın böyle göründüğümüze. Önemli olan içimiz” dedi… Ne söyleyeçceğinizi bilemiyorsunuz. Çocukların oyun alanında yapılan Tom Jerry'nin konuşmalarını okuduk.

Birisi “Ispanak getirdiniz mi çocuklar?”, diğeri “selam çocuklar” diyor. Bir çocuk kendi kendine “şu açık görüş günleri insanlar nasıl mutlu” diyor. Balbay'ın 5 yaşındaki oğlu da, “Baba eve gel” dediğinde, babasının cevabı “sen biraz daha büyü ondan sonra geleceğim” oluyor. Oğlu ağlıyor, “Anne beni çabuk büyüt, babam çabuk eve gelsin…”

Balbay, konuşuyor, konuşuyor
Balbay, Şili'de geçirdiği günleri anlatıyor Luis Ayala'ya. Ardından içinde bulunduğu koşulları. Aslında, Ayala, uzun yıllar cezaevinde yattığı için cezaevi ortamına alışık. Tutuklu milletvekillerinin durumunu her fırsatta dile getirdiklerini, kararlar aldıklarını belirtiyor, Türkiye'deki gibi “özel yetkili mahkemelerin” demokratik ülkelerde bulunmadığını belirtiyor.

Balbay, “Ergenekon” olarak bilinen davada 3 bin saat mahkeme karşısında kaldıklarını, gizli tanıklarla suçlandıklarını, mafya mensuplarının ‘sizin yüzünüzden bizi de tutuyorlar' diye çıkıştıklarını anlatıyor. Akıcı bir İngilizceyle, şunları ekliyor:

“O mahkemelerde hukuk yok. Mahkeme bizi de, dışarıdan getirilen tanıkları da dinlemedi. Balyoz davasında askerler, KCK'da Kürtler yargılandı. Ancak, Ergeneko Davasında ise herkes kesim yer aldı. Böyle bir dava olamaz. Bundan önceki mahkeme başkanı bile baskı altında tutuldu. Yazdığım kitaplardaki belgelerden dolayı 16 yıl, gizli belgelerden 9 yıl, kişilerle ilgili bilgilerden 7 yıl hapis cezası verildi. Tüm bunlara rağmen yaşananlardan dolayı karamsar değilim. Gelecekten umutluyum.”

Hazırlanan paketlerde “özgürlük ve demokrasi”nin bulunmadığı gibi ülkeyi demokrasiden daha da uzaklaştırdığına dikkat çekiyor. Şilili Ayala da bu yüzden Türkiye'yi yakından takip ettiklerini, “Gezi ruhu”nu daha iyi anlamak için toplantıyı Türkiye'de yaptıklarını belirtiyor ve şöyle devam ediyor:

“Hükümetle ilgili algı giderek değişiyor. Hükümet ile halk arasında diyalog eksikliği olduğu ortada. Ülkede, demokrasi ve özgürlüklerin net olmadığını da çok iyi görüyoruz. Normal demokrasilerde size uygulandığı gibi yargılama, yargı olmaz. Milletvekili seçilmişsin, halka hizmet etmen engelleniyor.”

“Darbe döneminden de kötü”
Balbay, bugün yaşananları askeri darbe dönemleriyle karşılaştırıyor. “Askeri darbe geçici. Şu an, her şeye demokrasi,. Özgürlük deniliyor ama bizler içerdeyiz. Bugün yaşananlar, darbe dönemlerinden daha kötü” diyor.

Her sabah, “yarın buradan çıkacağım” ya da “önümüzdeki yıl ben cezaevinde olmayacağım” diye düşünüyor. Ancak o yarın hiç gelmiyor ve Balbay cezaevinde tam 4 yıl 252 gündür cezaevinde tutuluyor. Bunun 2 yıl 258 gününü hücrede geçirdi. Bugün de cezaevinde yalnız kalıyor. Gerekçe ise L-2 cezaevinde, Balbay gibi terör suçlusu olmaması gösteriliyor.

Keyfiliğin, hukuksuzluğun AKP'yi de etkileyeceğini anlatıyor. Balbay, cezaevindeki açık görüşümüzde dört gazeteciye şunları söylüyor:

“Yerel seçim öncesinde atılacak adım iç barışa büyük katkı sağlayacaktır.  İç barış AKP'nin de hayrınadır. Yargı paketleri ‘paketlenmiş hukuk' olarak çıkarıldı. Bunun böyle devam edemeyeceğini AKP'de biliyor. Hiçbir intikam duygum yok. Ziyaretime gelenlere moral veriyorum.   Gezi  olaylarını cezaevinde izlemek farklı bir şey. Türkiye korkuyu yendi.

İç barışın yolu ayırmadan, insanların da hükümetin de affedeceği bir yöntem bulunması. Karşılıklı kutuplaşmak iki tarafı da birbirinden uzaklaştırıyor. En iyi tepki Anıtkabirde veriliyor.”

Balbay, Umut Oran'la, Luis Ayala'yla kucaklaşılıyor. Demir parmaklıkların arkasından selamlar gönderiyor…

Son güncelleme: 12:4514.11.2013
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp