Reklamsız Sözcü

‘Öcalan’a TV Edirne gibi olmasın!’

MHP lideri Bahçeli'den, Öcalan'ın odasına televizyon konulmasıyla ilgili ilginç gönderme...

15:5013 Ocak 2013
‘Öcalan’a TV Edirne gibi olmasın!’
MHP lideri Bahçeli'den, Öcalan'ın odasına televizyon konulmasıyla ilgili ilginç gönderme...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Paris'te 3 PKK'lı kadının öldürülmesine ilişkin, “Elbette su testisi su yolunda kırılacaktır ve öyle de olmuştur. İşi gücü öldürmek, katletmek olan bir terör şebekesinin böylesi bir neticeyle karşılaşması doğal ve kaçınılmazdır” dedi.

Bahçeli, Kızılcahamam Patalya Otel'de MYK Üyeleri ve milletvekillerinin katılımıyla gerçekleştirilen 3 günlük kampın ardından basın toplantısı düzenledi. Açıklamasında AK Parti iktidarını hedef alarak Başbakan Erdoğan'a terör sorunu üzerinden yüklenen Bahçeli, “Kendisi tam bölen olarak işbaşında, tam ayıran olarak vazifesini gönül huzuruyla yerine getirmektedir. Israrla terörle mücadele, siyasetle müzakere sözlerini sürdürmektedir. Burada aklımıza, Başbakan Erdoğan'ın zihni melekelerinin askıda olduğu, değilse bile ferasetinin tamamıyla tıkandığı hususu gelmektedir. Terörle mücadele, siyasetle müzakere sözleri ne anlama gelmektedir? Düne kadar ağzına ne geliyorsa söylediği, hakaretler yağdırdığı, terörün parçası olarak ilan ettiği ve nekrofiller diye suçladığı BDP midir gösterdiği adres? Başbakan siyasetle müzakere derken neyi anlatmakta ve neyi ima etmektedir?

Bölücü terörün yörüngesine çivilenmiş olan BDP ise şayet kast ettiği, o halde bugüne kadar yenilir yutulur türden olmayan sözlerini nereye koyacak, nasıl tevil edecektir? Başbakan Erdoğan İmralı'da müebbet hapis cezasıyla hükümlü olarak yatan terör suçlusuyla müzakere yaptığına göre, caniyi siyasetçi olarak mı görmekte, böyle mi kabullendirmeye çalışmaktadır? Bu nasıl bir bakış, bu nasıl bir başbakanlık yapmaktır” dedi. Başbakan'ın İmralı'nın, Kandil'in değil, Türkiye'nin siyasi sorumluluğunu taşıdığını belirten Bahçeli, Başbakan'a “aklını başına alması, teslimiyetçi kirlilikten, baş eğen kölelikten ve her topu kalesine alan yenilmişlikten arınması” tavsiyesinde bulundu.

“VARLIĞIMIZA NAMLU DOĞRULTANLAR BU ÜLKENİN ÇOCUĞU OLAMAZ”

İmralı ile görüşmeleri ise, “ahlaksızlık ve ihanet müzakereleri” olarak niteleyen Bahçeli, “Sözde barışın sağlanması, ateşkesin temin edilmesi, silahların bırakılması ve teröristlerin sınır dışına çıkarılması eksenli yürütüldüğü iddia edilen pazarlıklar kuşku ve güvensizlikleri alabildiğine tırmandırmıştır. Olan biten tüm bu karanlık mizansenler Türk milletine büyük bir saygısızlık ve hakarettir. AKP'nin PKK'yı aklama, temize çıkarma ve müşfik hale getirme gayretleri, İmralı canisiyle birlikte çetesini affetme hazırlıkları, milletimiz aleyhine eşi ve benzeri görülmemiş bir mağlubiyetin habercisi niteliğindedir” dedi.

AK Parti'yi terör saldırılarını örtbas etmekle suçlayan Bahçeli, “Canımızı alan, kanımızı döken, kurşunla, mayınla, pusuyla askerimizi, polisimizi, korucumuzu ve masum insanlarımızı katleden insanlık suçlularını; ‘onlarda bu ülkenin çocuğu, dağdaki terörist ölmesin istiyoruz' diyerek masumlaştıran AKP'liler bu milletin yüz karası olmaktan gocunmamaktadır. Bilinsin ki, her değerimize hainlik yapanlar, varlığımıza namlu doğrultanlar bu ülkenin çocuğu da, genci de, büyüğü de olamaz, olmayacaklardır. AKP yöneticilerinin bu sözleri BDP'nin tezleriyle birebir örtüşmektedir. Türkiye işte bu kadar sıkışmış, bu kadar sarılmış, bu kadar dara düşmüştür” diye konuştu. Bahçeli, PKK'nın bundan sonra da eylemlerinden vazgeçmeyeceğini, bilhassa havaların ısınmasıyla militanların can almak için bir kez daha silaha sarılacaklarını belirtti.

PARİS'TE ÜÇ PKK'LI KADININ ÖLDÜRÜLMESİ

Paris'te 3 PKK'lı kadının öldürülmesi olayını da değerlendiren Bahçeli, bölücü terör örgütünün bugünkü şartlarda, çok başlı ve çok merkezli olduğu yönünde şüphe olmadığını ifade ederek şunları dedi:

“Uluslararası bir çeteye dönüşen, parayı basanın tetiğini çeken bölücü örgütün, acımasızlığına ve vicdansızlığına değişik zamanlarda şahit olunmaktadır. Bu kapsamda PKK'nın Paris'teki bir bürosuna yapılan saldırıda üç militanın infaz edilmesi, her şeyden önce ölüm üzerinden kurulan kanlı bir denklemin sonucu, rüzgâr ekenin fırtına biçeceğinin açık bir göstergesidir. Elbette su testisi su yolunda kırılacaktır ve öyle de olmuştur. İşi gücü öldürmek, katletmek olan bir terör şebekesinin, iç hesaplaşma veya değişik ülkelerin istihbarat teşkilatlarıyla kurduğu gizli ilişki ve temaslar sonucunda böylesi bir neticeyle karşılaşması doğal ve kaçınılmazdır.”

Olayla ilgili Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın değerlendirmelerine de tepki gösteren Bahçeli, “Paris'teki militanların ölümüne çok üzülen AKP'li başbakan yardımcısı da, yine kendisinden bekleneni yapmış ve tahminlerimizde bizi yanıltmamıştır” dedi.

“ADAMA DEMEZLER Mİ…”

Bahçeli, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'dan öldürülen PKK'lı kadınla niçin görüştüğünü açıklamasını isteyen Başbakan Erdoğan'ın ise bu açıklamasıyla iki açıdan boşluğa düştüğünü ifade etti. İlk olarak, Avrupa ülkelerinin bölücü terör örgütüne bakışının belli olduğunu, PKK'nın parasal kaynaklarını yönetmesine, yönlendirmesine, militan devşirmesine yıllarca sessiz kaldıkları, hatta örgütü el altından teşvik edip beslediklerinin de tartışmasız olduğunu belirten Bahçeli, “Geçmişte cumhurbaşkanı eşlerinin ne dolaplar çevirdiği, sabıkalı bölücülere nasıl arka çıktığı ve PKK tutkularının hangi aşamalara vardığı halen canlılığını ve sıcaklığını korumaktadır. Türk milleti hafızasını hamd olsun kaybetmemiş, geçmişteki tuzakları ve düşmanca muameleleri aklından çıkarmamıştır. Başbakan'ın bu gerçekleri bilmemesi mümkün değildir. O halde davulun kasnağına vurmasının hiçbir inandırıcılığı ve geçerliliği yoktur” dedi.

Bahçeli şöyle devam etti: “İkinci olarak, adama demezler mi ki, sen teröristlerin başıyla görüşüyorsun, televizyon veriyorsun, siyaset çemberine sokuyorsun ve özel bakıma alıyorsun da, bizim mi görüşmemizi yadırgıyorsun? Böyle bir soruya Başbakan Erdoğan ne cevap verecektir? Ayrıca Paris'teki kanlı tezgâhın, İmralı müzakerelerini sabote etmek ve sulandırmak için icra edildiğini söylemek en başta aklın ve zekânın inkârıyla eşdeğer görülmelidir.”

Olayın Kandil-İmralı ihtilafı neticesinde gerçekleştiği yönündeki yorumların hiçbir inandırıcılığı olmadığını da belirten Bahçeli, “İmralı canisi sözde barış istiyor da, buna Kandil direniyor ve engel çıkarıyor izlenimi oluşturmak; siyaset işportacılığına göz diken, yalanı ve riyayı ruhunda bütünleştiren kimliksiz ve omurgasız zihniyetlerin hezeyanları olarak görülmelidir” dedi.

“AKP'NİN GİZLİ AJANDASI”

PKK'nın ülke içinde ve dışında sansasyonel eylemler aracılığıyla iyice gündemin başköşesine oturacağının anlaşıldığını ifade eden Bahçeli, “Bundan sonra, Allah korusun ama, Türkiye içinde ses getirecek örtülü operasyonların, saldırıların ve ölümle sonuçlanacak suikastların olabilirliği dikkat ve gündeme alınması gereken bir husustur” uyarısında bulundu. Bahçeli, “Zira AKP ve PKK artık son kartlarını açmışlardır. Son vuruşu yapmak için her yolu deneyecekler, her tahrik ve tertibattan kaçınmayacaklardır” dedi.

PKK'lı teröristlerin ve Abdullah Öcalan'ın affının arkasından da siyasete taşınmalarının AKP'nin gizli ajandasındakilerin bir kısmı olduğunu ileri süren Bahçeli, “Etnik odaklı siyaset yolunun açılması, sadece milli birliğimizi tahrip etmekle kalmayacak, aynı zamanda milli ve üniter devletin de sonunu getirecektir. Sözde Kürt sorununu ele alanlar, İmralı canisiyle müzakere yürütenler, en başta Türk milletinin özgüvenini, hukukunu ve varlık haklarını gasp etmektedir” dedi.

Bahçeli, “Türkiye Cumhuriyeti'nin devleti tektir, böyle kalacaktır. Ülkesi, milleti ve bayrağı birdir, böyle olmaya devam edecektir. Cumhuriyet'in temel ilkeleri yaşayacak, AKP'ye rağmen yaşatılacaktır. Şehitlerimizin aziz hatıraları, ecdadımızın muhteşem eserleri ne pahasına olursa olsun dimdik ayakta kalacaktır. Unutulmasın ki, Türk milleti el, etek öperek değil; muhasım güçlere, düşman unsurlara el ve etek öptürerek bu coğrafyayı vatanlaştırmıştır. Bundan dönüş yoktur” diye konuştu.

“HABUR MASKARALIĞINA ÇEVİRMESİNLER”

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Bahçeli, 3 PKK'lı kadının cenazesinin Türkiye'ye getirilmesi konusunda ise, “Böyle bir yanlışlığa düşüp Habur maskaralığına çevirmesinler” değerlendirmesinde bulundu. Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın Öcalan'ın hücresine televizyon kurulması yönünde talimat verdiği şeklindeki açıklamasının sorulması üzerine de, “Edirne Belediyesi gibi olmasın” yanıtını verdi. Bahçeli Edirne Belediye Başkanı’nın odasındaki televizyonun içine verici yerleştirildiği yönündeki haberlere göndermede bulundu.

ANKA

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp