Reklamsız Sözcü

Aşk için cinsiyet değiştiririm

Türkiye'nin İlk Androjen Mankenlerinden Paris Ece Elmas Magaxin sitesine konuştu.

13:4831 Ocak 2013
Aşk için cinsiyet değiştiririm
Türkiye'nin İlk Androjen Mankenlerinden Paris Ece Elmas Magaxin sitesine konuştu.

Sırp manken Andrej Pejic’le hayatımıza giren Androjen manken kavramı, moda dünyasında büyük yankı bulmuştu. Dünyaca ünlü moda dergilerine poz veren Pejic’in yarattığı akım o kadar popüler oldu ki benzerlerinin çıkması da kaçınılmazdı. Türkiye’nin ilk Androjen mankeni Paris Ece Elmas da onlardan biri. İşte bu moda aşığı isimle yapılmış ilginç bir röportaj.

Dış görünüşünüzle tam bir dişisiniz, böyle görünmeyi nasıl başarıyorsunuz?

P.E.E : Aslında bunun için özel bir şey yapmıyorum. Küçük yaşlardan itibaren görünümüm bu şekilde.Bu doğuştan gelen bir özellik kesinlikle.

Dışarı çıkmadan önce makyaj yapıyor musunuz?

P.E.E : Günlük hayatımda daha çok sadelikten yanayım.Doğal güzelliğin daha önemli olduğunu düşünüyorum. Makyaj sadece güzelliğinizi vurgulamak için bir araçtır. Ben de herkes gibi makyaj yapmaktan hoşlanıyorum ve gerektiği zamanlarda uyguluyorum. Özellikle ruj en sevdiğim makyaj materyalidir.

Erkek olmak mı zor, kadın olmak mı?

P.E.E : Kesinlikle erkek olmak. İnsanlar ne yaparsam yapayım yeterince erkeksi bir görünüme kavuşamadığımın altını çiziyorlar her zaman.

Sokakta yürürken size asılan oluyor mu?

P.E.E : Neredeyse her zaman. Bence bu durum oldukça rahatsız edici.

Kendinizi erkek defilelerine mi yoksa kadın defilelerine mi daha yakıştırıyorsunuz?

P.E.E : Aslında her ikisine de eşit derecede. Ama kadın defilelerinde yer almak tabii ki de görünümüm itibariyle daha uygun.

Androjen kimlik ve geleceği üzerine ne düşünüyorsunuz?

P.E.E : Şu an dünya genelinde Androjen modeller oldukça popüler. Fakat ülkemizde henüz bu konuda yapılmış çok kayda değer çalışmalar mevcut değil. Sanırım yenilikleri takip etme konusunda biraz geriden geliyoruz. Tamamen ön yargı ve tabularımızla ilgili bir mesele olduğunu düşünüyorum.

Herhangi bir menajeriniz ya da ajansınız var mı ?

P.E.E : Çalışma yapacağım projelerle ilgili fikir alışverişinde bulunduğum dostlarım var. Özellikle Ali Koç ve Hasan Koca bu konularda en çok fikirlerine güvendiğim kişilerdir. Bağlı olduğum bir ajans,yok şu an için freelance çalışıyorum. Yurt dışında ki ajanslardan aldığım teklifler var. Türkiye’de bir ajansa kayıtlı olsaydım eğer bu kesinlikle Uğurkan Erez yada By Busto olurdu. Gelebilecek iyi teklifler,olduğu takdirde değerlendirmeye açığım.

Modellik kariyerine nasıl başladınız ? Aklınızda model olma düşüncesi var mıydı ?

P.E.E : 16 yaşımın sonlarında yabancı bir moda fotoğrafçısı arkadaşımın,yurt dışındaki bir marka için fotoğraflarımı çekmesiyle başladı her şey. Çekimlerini İstanbul’da tamamladık ve gelen tepkiler,oldukça olumluydu. Aslında modellik aklımda olan bir düşünce değildi fakat her şey kendiliğinden gelişerek hayatımın bir parçası haline geldi.

Dünyanın En Ünlü Androjen Mankenlerinden Andrej Pejic , “Victoria's Secret'a model olmam teklif edilirse, cinsiyetimi değiştirebilirim” demişti. Size de bu teklif gelse bunu yapar mısınız?

P.E.E : Bunu yalnızca iki şey için yapabilirim zaten. Biri aşk diğeri ise moda.

Çocukluğunuz Nasıl Geçti? Zor Bir Çocukluk muydu?

P.E.E : Çocukluğumu tam anlamıyla yaşadım diyebilirim. En güzel anılarım ve en mutlu anlarım o dönemlere aittir. Canım sıkıldığı anlarda o günleri hatırlayarak kendimi mutlu hissetmeye çalışırım. Uslu görünümlü yaramaz bir çocuktum. Sürekli suç işleyip köşeye çekilme konusunda ustaydım. Ailemin maddi durumu çok iyi olduğu için her zaman istediğim şeyleri elde ettim ve bu yüzden ailem,tarafından fazlaca şımartılmış bir çocuk olarak büyüdüm. Özgüvenli ve kendiyle barışık bir birey olmamı aileme ve o günlere borçluyum.

Yolunuza çıkan herkesi öğretmen olarak görebilir misiniz?

P.E.E : Karşımıza çıkan her insanın bize bir şeyler öğretmek için gönderildiğine inanırım. Yaşamda hiç bir şey nedensiz değildir ve her şey sebep sonuç ilişkisine göre ilerler. Belki de karma felsefesini, benimsemiş olmamın en büyük nedenlerinden biri de budur. Hepimiz ektiğimizi biçeriz ve Tanrı karşımıza bunun karşılığında kişileri ve olayları kurgular.

Özgürlük ve sevdiğin erkek için nelerden vazgeçersiniz?

P.E.E : Özgürlük paha biçilemez bir olgudur ve özgür olmak insanın doğasında olan bir durum. Bunun için fedakarlıkta bulunmaksa zaten başlı başına özgürlüğü yitirmektir. Benim için özel olan kişiler, konusunda fedakar bir insan olduğumu düşünüyorum bu sadece ilişki anlamında değil dostluklar konusunda da. Dışarıdan göründüğüm gibi soğuk ve ulaşılmaz biri değilim.

Bugüne kadar oldu mu böyle birisi?

P.E.E : Evet. Şu ana kadar sadece bir kişi diyebilirim. Bunun dışında kimseye kapılarımı içtenlikle açmadım. Yanlış kişi olduğunun farkına varmam baya bi zaman aldı. Şu an için doğru kişinin, hayatıma girmesini bekliyorum. Hayal kırıklığı yaşamak benim için korkutucu birşey ve tekrar güvenmek benim için oldukça zaman alan bir durum.

Sizi profesyonel iş hayatında zirvede görmek dileğiyle.

P.E.E : Ben de çok teşekkür ederim, çok memnun oldum.

Emre Tetikel

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp