Reklamsız Sözcü

Bana yumruk atan ilk kadın Beren Saat oldu!

Beyazcama reyting listelerini altüst ederek giren dizi İntikam'ın başarılı oyuncusu Engin Hepileri, SÖZCÜ'ye konuştu.

16:2222 Ocak 2013
Bana yumruk atan ilk kadın Beren Saat oldu!
Beyazcama reyting listelerini altüst ederek giren dizi İntikam'ın başarılı oyuncusu Engin Hepileri, SÖZCÜ'ye konuştu.

Moda’nın ıyot kokulu, lodos vuran burnunda buluşup, sohbet dolu cafelerinden birine girdik Engin Hepileri’yle… Onu gören ‘İntikam’ dizisi tiryakileri belli belirsiz yanında Beren Saat olup olmadığını kontrol ettiler, dahası masamıza gelip “Beren Hanım da gelecek mi?” diye soranlar bile oldu. Biz de sohbetimize ‘İntikam’la başladık zaten…

Herkesin gözü ve dikkati ‘İntikam’ dizisinde… Teklif nasıl geldi ve karakter seçimi yapma hakkın var mıydı?

Benim için şanslı bir süreçti o. Çünkü ‘İntikam’ dizisindeki karakterin bütün özelliklerini taşıyorum zaten. Dolayısıyla teklif gelince heyecanlandım. Amerika’da orijinali var bu dizinin biliyorsunuz, onu izledim hemen. Benim canlandıracağım karaktere bayıldım.

Amerika’da her bölümü 40 dakika, ‘İntikam’ın bölüm süresi daha uzun galiba…

Biz 90 dakika olarak yayına giriyoruz. Ancak Hakan Eren karakterinden büyük keyif aldığım için diziye dört elle sarılmış durumdayım. Ben yaşımdan genç göründüğüm ve temiz yüzlü olduğum için her zaman ‘Ailemizin damadı’ olarak kabul edildim. Bu nedenle de bugüne kadar gelen rol teklifleri hep öyle geldi. Ancak ‘İntikam’daki Hakan Eren karakteri öyle değil. Rolü bu nedenle çok sevdim.

Beren Saat’le aramızda aşk olmasını istemem ama gene de senaryoda beklenmeyen sürpriz ihtimalleri gözardı edemeyiz.

İki üç bölümdür izliyoruz ama Hakan Eren karakterini bize en iyi anlatacak olan kişi Engin Hepileri olacaktır…

Canlandırdığım Hakan, hayatı bütün tadları, renkleri, keyifleriyle yaşayan bir adam. Çocukluğu ve gençliğinde, hayatın zorluklarını da sırtlamak zorunda kalmış. Ardından aklına müthiş bir atılım fikri gelmiş. Kimse itibar etmese de Beren Saat’in, yani dizideki Yağmur’un babası, benim atılım fikrime maddi olarak destek vermiş. Genç yaşta bir anda zengin olmuş. Geçmişini, kendi değerlerini unutmamış.

Bu yüzden de Beren Saat’in, yani Yağmur’un alacağı intikamda ona destek oluyor.

Evet, Beren Saat’in dizideki koruyucu meleğiyim. Dizide her zaman yanında olacağım.

Dizide birbirinize çok yakınsınız. Aranızda duygusal bir yakınlaşma olacak mı?

Beren Saat’le aramızda aşk olmayacak. İleri derecede dostluk diyebiliriz.

Dizinin senaryosunu yazanlar ‘aşk’ sürprizi de yapabilirler. Bilirsiniz ateşle barut yanyana durmaz.

Beren Saat’le aramızda aşk olmasını istemem ama gene de senaryoda beklenmeyen sürpriz ihtimalleri de gözardı edemeyiz.

Dizinin adı ‘İntikam’ ve her şey intikam üzerine kurulu. Engin Hepileri intikam konusunda ne düşünüyor?

İntikam çok soğuk bir kelime, benden uzak olsun.

Hayatında alman gereken intikamlar oldu mu?

Yok, hayatımda almam gereken intikamlar olmadı. Benim hayata baktığım tarafta intikam yok. İnsanlar hata yapabilirler ama onları cezalandırmak benim görevim değildir. Hatalar, suçlar olur ama onların cezasını ben vermem. Dizideki Yağmur (Beren Saat) hayatındaki her şeyi silip, intikama odaklanıyor.

Bu dizide Engin Hepileri’nin rolü için ‘Gizli başrol’ deniliyor.

Rol, konuya çok uyum gösteren bir rol. Olayları, çözümleri, heyecanları hep bu rol tarafından izliyoruz. Her taşın altından çıkan bir rolü üstlendim.

Beren Saat, oynadığı Yağmur Özden rolü için dövüş dersleri bile almış. Senin yaptığın o tür hazırlıklar, aldığın dersler oldu mu?

Beren yakın dövüş dersleri aldı. Benim tiyatrocu yanımda da biriktirdiğim o tip çalışmalarım vardır zaten, kaslarım her zaman hazırdır. Dolayısıyla bir süre Beren’le kavga dersleri aldım. Dizi ilerledikçe aksiyon sahneleri artacak. Bu konuda Beren’e ve kendime çok güveniyorum.

Aksiyon sahneleri arttıkça riskler de artmaz mı?

Risk hayatın her döneminde, her an var elbette. Dizinin ilk bölümlerinde yaşadığım bir kazayı da ilk size anlatayım o zaman. Beren’le karşılaştığımız o ilk sahneden söz edeceğim. Beren bana bir diz atıp köşeye sıkıştıracak, bıçağı da boğazıma dayayacaktı. Yönetmen “Bunu biraz daha hareketlendirelim” dedi ve bir yumruk ekledi o sahneye. Dans ve dövüş iki kişiliktir. Ben büyük hata yaptım bu yumruk sahnesinde. Beren o sahnede bana doğru adım atarken, benim de geriye doğru adım atmam gerekiyordu ki yumruk gözüme isabet etmesin. Ben geriye doğru adım atmayınca Beren’in yumruğu gözümden patladı. Beren çok üzüldü ve gözüm de hafifçe morardı (gülüyor). Kısacası daha ilk bölümde Beren gözüme yumruk atıp morarttı.

Bana yumruk atan ilk kadın Beren Saat oldu!

Bir kadından ilk kez mi yumruk yemiş oldun?

Evet, (gülüyor) bana yumruk atan ilk kadın Beren Saat oldu!

Dizi oyuncularının sigortası var mı?

Sözleşmemiz içinde sigortamız var.

İntikam’ın orijinalinde Hakan Eren karakterinin karşılığı olan Nolan Ross, biseksüel birisi. Yerli versiyonda “Sen de biseksüel olacaksın” deselerdi, olur muydun?

Gerekli olup olmadığına bakardım. Ana hikayenin içinde gerçekten biseksüel olmalı mı, olmamalı mı? Buna bakardım. Gerekli olsaydı ve “Yerli versiyonda da olmalı” deselerdi biseksüel olurdum.

Orijinalinde benim karakterim Nolan Ross biseksüeli oynuyor. Gerekli olsaydı ben de biseksüel olurdum.

Oyuncuysan her rolü oynamalısın, öyle mi?

Ben daha önce gay rolünü oynamıştım zaten. 2004 yılında Zeki Ökten’in yönettiği ‘Gülüm’ adlı film vardı. Tarık Akan, Okan Bayülgen’in olduğu bu filmde mahallede kendi hayatını bulmaya çalışan genç bir gay rolündeydim. Benim için gay rolü hiç sorun değil, gerekirse oynarım.

Hele Amerika’da bu tür roller hiç sorun değildir mutlaka…

Bildiğiniz gibi Amerika’da pek çok lobiler vardır ve bir de ‘gay lobisi’ bulunur. Türkiye’de böyle bir lobi var mı? Yok… Türkiye’de böyle bir kültür var mı? Yok… O zaman bunu filme ya da diziye taşımanın da anlamı yoktur. Dolayısıyla yapım şirketi istemedi, bence de istememekle iyi etti.

Seninle ilgili “İçinde bulunduğu kültürü çok iyi tanıyor” diyorlar. Çok iyi tanıyorsan onların nerede ve ne zaman tepki vereceğini çok iyi biliyor olmalısın, öyle mi?

Aynen öyledir, doğrudur. İçinde bulunduğum kültürü çok iyi tanıyorum. Nerede durmam gerektiğini bilirim. Doz da çok önemlidir, dozu aşmamak gerekir.

‘İntikam’ın Hakan’ı hırslı ve yalnız bir karakter. Hem vicdanlı hem acımasız…

Gerektiği zaman çok vicdanlı, gerektiğinde çok vicdansız. Dişi bir rol bu. Duygularında uçlara giden roller hoşuma gider oyuncu olarak. Duyguları yoğun olan karakterleri oynamak daha keyiflidir.

Dizideki Hakan’ın bir özelliği de her zaman düzenin ve sistemin karşısında olması… Engin Hepileri’nin düzene ve sisteme başkaldırışı var mıdır, olur mu ya da oldu mu?

Düzene karşı her zaman eleştirim oldu, olur. Yanlış giden şeyleri haykırırım, tepki gösteririm. Türkiye’de yaşayan bir vatandaş olarak asla tepkisiz değilim, tepkimi mutlaka gösteririm.

Türkiye’de ne yazık ki yasal yollardan hakkını aramak anında sonuç vermiyor. Keşke Avrupa’da olduğu gibi vatandaş olarak itirazımızın hemen sonuç verdiğini görsek ve rahatlasak.

Üniversite yıllarında yürüyüşlere, protestolara katıldın mı?

Elbette, öğrenciyken pek çok protesto yürüyüşüne katıldım.

Polis copuna ya da biber gazına hedef oldun mu?

Yok, polis copuna ya da biber gazına hedef olmadım. Daha çok sosyal sorumluluklarla ilgili protestolara katıldım. Bu konuda en etkin yol, yasal yollardan hakkın aranmasıdır.

Bu yoldan sonuca çabuk ulaşılıyor mu?

Türkiye’de ne yazık ki yasal yollardan hakkını aramak anında sonuç vermiyor. Keşke Avrupa’da olduğu gibi vatandaş olarak itirazımızın hemen sonuç verdiğini görsek ve rahatlasak. Kimbilir belki bir gün bu da gerçekleşir.

Engin Hepileri için tiyatro çok önemli ve baş köşede galiba… ‘Oda ve Adam’ oyunu devam mı?

‘Oda ve Adam’ oyunu şubat ayı itibarıyla Moda’da Haluk Bilginer’in Oyun Atölyesi’nde sahneleyeceğiz. Geçen yıl başlamıştık oyuna.

Şubat ayı itibarıyla hem dizi hem oyun birarada zor olmayacak mı?

Oyun ve dizi zorlamayacak beni. Çünkü haftada bir gün oynayacağım ve provaya girmeyeceğim. Tiyatroda en önemli olay provadır. Provalar en az iki ay sürer, her gün çalışmanız gerekir.

Genç neslin en başarılı oyuncularından biri olarak gösterilen Engin Hepileri’nin, lise yıllarında dersten kaçmak için başladığı tiyatronun bir gün vazgeçilmezi olacağı aklına gelir miydi?

(Gülüyor) Oyunculuk aklımdan hiç çıkmıyorduki. Ben lise birinci sınıftayken üniversite değil konservatuar sınavına girmeye karar vermiştim. Tiyatro pek çok sanatı içinde barındırıyor. Şiiri, müziği, dansı, ışığı, tiyatro sayesinde tanıdım. 34 yaşındayım, 14 yaşımda sahneye çıkmaya başladığıma göre 20 yıl geride kalmış. 16 yaşında devlet tiyatrosunda sahneye çıkan kişi zaten oyuncu olurdu. Her hangi bir mesleği belki sevmeden yapabilirsiniz ama tiyatroyu sevmeden yapamazsınız, bu mümkün değildir. Çünkü tiyatro elinizdeki her şeyi alır, her şeyi ister. Tek taraflı bir aşktır o.

Kenter Tiyatrosu – Kent Oyuncuları’nda olmaktan, Yıldız Kenter’le tiyatroda kolkola yürümekten mutlu musun?

20 yaşımdan itibaren Kenter Tiyatrosu’nda oldum. 1998’de ‘Martı’ oyununda Müşfik ve Yıldız Kenter’in yanında sahnedeydim. Müthiş heyecanlardı bunlar. Yıldız Hanım, yalnız hocam değil, ikinci annemdir aynı zamanda.

Sağlığı nasıl Yıldız Kenter’in?

Şimdilik sağlığı iyidir. Çok acılar yaşadı. Eşi Şükran Güngör’ü, Amerika’daki ağabeysi Mahmut’u, kardeşi Müşfik Kenter’i, yeğeni Mahmut’u peşpeşe kaybetti. Çok yoruldu, çok üzüldü. Sanırım yakında yeni bir oyunda buluşacağız. Onun teşvikleriyle yönetmen olarak çalışmalarımı sürdüreceğim.

‘Beyza’nın Kadınları’, ‘Tek Ölüm Yetmez’, ‘Nefes’, ‘Av Mevsimi’, ‘Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi’ filmlerinde oynadın… Sinema senin için çok özel bir yerde duruyor mutlaka…

Sinemada çok önemli yönetmenler tanıdım. Pek çok filmde oynadım ama çoğu yardımcı roller oldu. Sinemaya ısındım, alışmaya çalıştım. Asıl filmimi henüz yapmadım. Hazırladığımız bir film var. Bu yılın yaz mevsiminde çekeceğiz. Her şeyi hazır. Bir gençlik filmi olacak.

Engin Hepileri oyunculuğunu nasıl ve nelerle besler?

Sanatın değişik alanlarından besleniyorum. Filmler, oyunlar, romanlar, sergiler benim için çok önemli.

‘İntikam’ı izleyen genç kızlar şimdi Engin Hepileri’nin özel hayatını merak ediyor. Bize neler söylemek istersin?

2010 yılının ağustos ayında evlendim. Mutluyum, karşılıklı güven ve saygıyla sürdürüyoruz beraberliğimizi. Eşim grafik tasarımcısı. Mesleklerimize saygı gösteriyoruz. Aynı evi ve aşkı paylaşmaya devam ediyoruz. Çocuk olayına da kısmet diyoruz.

Son güncelleme: 12:2525.01.2013
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp