Reklamsız Sözcü

Uykusuz idmana çıktı ve…

Emerson, Trabzonspor'un dergisine çarpıcı açıklamalarda bulundu.

13:5416 Ocak 2013
Uykusuz idmana çıktı ve…
Emerson, Trabzonspor'un dergisine çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Trabzonspor’da sezon başladıktan sonra takıma katılan ancak gösterdiği performansla adeta bir istikrar abidesi olan Brezilyalı futbolcu Emerson Da Conceiçao, ilk kez Mersin maçında kadroya alınmadı.

Ligin ikinci yarısından umutlu olduğunu söyleyen başarılı futbolcu, “Akışkan ve esnek oyun yapısı oluşturduğumuz takdirde çok başarılı olacağımıza inanıyorum” dedi.

22 MAÇ SONRA DİNLENDİRİLDİ
Trabzonspor’a sezon başladıktan sonra dizindeki sakatlık eksenli tartışmalı bir süreç sonunda Benfica’dan transfer edilen Emerson, gösterdiği performansla takımın değişmezlerinden biri oldu.

İlk kez 4. haftadaki Sivasspor maçıyla bordo – mavili formayı sırtına geçiren Brezilyalı sol bek, ilk yarıda 14 lig maçıyla 4 Ziraat Türkiye Kupası karşılaşmasında oyundan çıkmadan mücadele etti. Trabzonspor’un Gürcistan’ın Kutaisi ve Kazakistan’ın Okhetpez takımlarıyla oynadığı hazırlık maçlarında da birer devre oynayan Emerson, Antalya’daki hazırlık kampına zamanında katıldı.

Werder Bremen maçında 72, Beşiktaş maçında 90 dakika sahada kaldı. Böylece takıma katıldıktan sonra bordo-mavililerin oynadığı resmi ve hazırlık olmak üzere 22 maçın tümünde forma giyen Emerson, Teknik direktör Şenol Güneş tarafından kupadaki Mersin İY maçında kadroya alınmayarak dinlendirildi.

Sessiz ve sakin yapısıyla dikkat çeken istikrar abidesi Brezilyalı oyuncu, Trabzonspor Dergisi’nde “Sessiz güç” başlığıyla yayınlanan röportajında da yaşamını ve hedeflerini anlattı.

“UYUMADAN ANTRENMANA ÇIKTI, PROFESYONEL OLDU”
Ailesinin futbol oynamasını istemediğini belirten Emerson, “Futbola 14 yaşında başladım, Brezilya’da pek çok yerde seçmelere katıldım. O dönem annem ve babam kesinlikle futbolcu olmamı istemiyorlardı. Onları bir arkadaşım ikna etti. Brezilya’nın pek çok yerinden menajer ve gözlemcilerin katıldığı bir turnuvaya katıldım. O turnuvada Coritiba için seçilen 10 oyuncudan biriydim. Bize kendimizi kanıtlamamız için bir haftamız olduğu söylendi.

Coritiba’ya vardığımız gün çok ilginç bir şey oldu. Görevli antrenör bize, ‘Yoldan geldiğiniz için yorgun olabilirsiniz. İçinizde antrenman yapmak isteyen var mı?’ diye sordu. Dokuz arkadaşım da antrenman yapmayacaklarını söylediler. Sadece ben antrenman yapmak istediğimi söyledim. İlk antrenmana çıkınca kulübün profesyonel takımının antrenörünün gözlemleyebildiği tek oyuncu da ben oldum. Diğer dokuz arkadaşım uyumaya gitmişti. O sayede, o antrenmandan bir hafta sonra henüz 17 yaşındayken profesyonel bir kulüple ilk sözleşmemi imzalamış oldum. Orada iki sene geçirdikten sonra Lille’e transfer oldum” dedi.

“TAKIMIN VERDİĞİ ÖZGÜVEN SAYESİNDE GOL ATTIM”
Brezilya, Fransa ve Portekiz’deki kariyeri boyunca sadece bir golü olmasına rağmen Trabzonspor’da 2 gol kaydeden Emerson, şunları söyledi:

“Bu tamamen özgüvenle alakalı. Tabi ki takımda size verilen görevler saha içindeki performansınıza etki eder. Ancak en az bunun kadar önemli olan antrenmanlardaki çalışmalarınız ve takım arkadaşlarınızla ortaya çıkardığınız özgüvendir. Bu özgüven ne kadar üst düzey olursa saha içerisindeki beceriniz de o kadar artar. Teknik ekibin bana büyük bir güven duyduğunu hissediyorum. Bu güvenle sahaya ekstra katkılar sağlamaya çalışıyorum. Takımdaşlık ruhu ne kadar sağlam olursa herkesin sahada ekstra işler yapma olanağı oluyor. Bu tüm takım için geçerli. Bu durum ne kadar yüksek olursa zirveye oynama becerisi de o kadar yüksek olur.”

“EN ÇOK MESSİ’NİN GOL SEVİNCİNİ BEĞENİYORUM”
Türkiye’deki gollerinden sonra takla atarak sevinmesini de değerlendiren Emerson, “Lille’de ilk golümü attığımda doğaçlama bir şekilde takla atmıştım. Akhisar karşısında gol attığımda da aklıma gelen ilk şey o sevincim olmuştu. Zor bir hareket ancak planlı bir şey değildi. Tamamen içimden gelerek yaptım. En çok Messi’nin gol sevinçlerini beğeniyorum. İşaret parmaklarıyla yukarıyı gösterip Tanrı’ya şükredişi hoşuma gidiyor. Bir çok Brezilyalı oyuncu da bunu yapıyor. Çok basit ama anlamlı bir gol sevinci” ifadesini kullandı.

“GÖSTERDİĞİM PERFORMANSLA SORU İŞARETLERİNİ SİLDİM”
Transfer sürecinde hakkında çıkarılan sakatlık spekülasyonlarını da değerlendiren Emerson şu ifadeleri kullandı:

“Bu söylentiler çıktığında hiçbir şekilde üzüntü yaşamadım çünkü kendimden emindim. Lille’de uzun dönem oynadım ardından Benfica’da forma giydim. Küçük sakatlıklar dışında hiçbir sıkıntı yaşamadım. Bu nedenle söylentilere de kulak asmadım. Sağlık kurulu detaylı bir kontrol yapmıştı zaten. Ben de kendimden emindim. Büyük bir üzüntü ve huzursuzluk yaşamadım. Çok şükür düzenli bir şekilde oynadım. Kamuoyunun kafasındaki soru işaretleri de gitmiştir herhalde.”

“BULUNDUĞUMUZ YERDEN YUKARIDA OLMALIYDIK”
Sezonun ilk yarısında takımın sergilediği inişli çıkışlı performansı da değerlendiren Emerson, “İyi ve yetenekli oyunculara sahibiz. Şunu çok iyi biliyoruz ki bulunduğumuz yerden yukarıda olmalıydık. Temsil ettiğimiz değerler bunu gerektiriyor. İlerisi için umutluyum çünkü ikinci devre çok daha iyi işler yapabiliriz. Hızlı bir şekilde yukarıya tırmanabiliriz. Bu konuda hem oyuncular hem de teknik ekip olarak fikirlerimizi paylaşıyoruz. Mayıs’a kadar devam edecek periyotta daha iyi sonuçlar almayı bekliyoruz” diye konuştu.

ANNESİNİN KUZUSU!
Trabzon’da annesi Mara ve ağabeyiyle yaşayan Emerson, kentteki yaşamlarıyla ilgili olarak da şunları söyledi:

“Annem sadece birkaç ay geçirmiş olmasına rağmen Trabzon’u çok sevdi ve çok çabuk alıştı. Burada benimle birlikte yaşamaktan çok memnun. Abim de bana çok yardımcı oluyor. Fransa ve Portekiz’de de böyleydi. Sürekli olarak benimleydiler. Aynı hayatı burada da devam ettiriyoruz. Hem ben memnunum hem de onlar. Halimizden şikayetçi olmak nankörlük olur. Annem çok dindar bir kadın. Bizim için sürekli dua eder ve bizi hala korunması gereken bebekler gibi görür. O evimizin direğidir. Çünkü babam ben Lille’de oynarken vefat etmişti. Hatta o zaman benim için çok zor bir dönemdi çünkü lig devam ediyordu ve Brezilya’ya cenazeye gitmeme de izin vermemişlerdi. Çok üzücü bir anıydı. Annem ben maça çıkmadan önce odasına kapanır ve dua eder. Maç kaybettiğimizde de yüreklendirmek ve morallendirmek için elinden geleni yapar.”

ANNE MARA: TRABZON BİR CENNET
Emerson’un annesi Mara, Trabzon’da sık sık balıkçı haline gittiğini, hemen her çeşit balıktan yemek hazırladığını belirterek, “Trabzon adeta bir cennet. Burada mutluyuz. Gerçekten güzel vakit geçiriyoruz. En çok da deniz kenarına gidiyoruz. Bol bol yürüyüş yapıp denizi izliyoruz. Emerson için burada güzel yemekler yapıyorum. Özellikle farklı balıklar pişiriyorum. O da halinden memnun görünüyor” dedi.

“PUANLARIN YAKIN OLMASI BİZİM İÇİN İYİ”
Türkiye’de geçirdiği devrenin sonunda Türk futbolu hakkındaki görüşlerini de açıklayan Emerson, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye liginin ilk yarısında ilginç bir deneyim yaşadım. Çünkü ortaya öyle bir puan sıralaması çıktı ki birçok takım dar bir puan aralığına sıkıştı. Zaten ben de tam da buna dayanarak ligin ikinci yarısının ilk haftalarında, kısa bir zaman içinde eğilimlerin değişebileceğini, beklenmedik sonuçlar çıkabileceğini düşünüyorum. Birbirine puan olarak yakın durumdaki takımların birbirlerine karşı alacakları sonuçlarla önde olan takımların geriye düşebileceği, geride olanlarınsa bir anda peşi sıra hamleler yapabileceği bir durum var. Buna göre de takımımız hakkında çok olumlu düşünüyorum. Birkaç hafta dinamizm ve ivme yakaladığımız takdirde ligin seyri içerisinde beklenmedik şekilde öne doğru sağlam hamleler yapabiliriz. Bu hamleleri yapabilmemiz için bu hazırlık dönemini verimli geçirebilmemiz gerekiyor.”

“NASIL DAHA İYİ OLURUZ?”
Emerson, başarılı olmak için gerekli olanları da anlatırken, “Sahip olduğumuz oyuncu grubuyla akışkan ve esnek oyun yapısı oluşturduğumuz takdirde çok başarılı olacağımıza inanıyorum. Akışkanlık ve esneklikten kastettiğim de her oyuncunun her pozisyonda takım arkadaşlarına yardımcı olabileceği, her oyuncunun her pozisyonda sorumluluk alabileceği bir oyun yapısı. Bunu oluşturabilmemiz için önemli fırsatlar var önümüzde. Ben de bu yapının hem ofansif hem de defansif tarafına önemli katkılar yapabileceğimi düşünüyorum” ifadesini kullandı.

“EMRE, SONER VE VİTTEK”
Brezilyalı oyuncu, “Takım içinde yetenekli olup kendini gösterme fırsatı bulamadığını düşündüğün oyuncular var mı?” sorusunu yanıtlarken de 3 oyuncuyu işaret ederek şunları söyledi:

“Sahaya çıkacak ve kenarda bekleyecek oyuncularla ilgili tercihleri yapacak kişi hocamız. Ligin ikinci yarısında başarılı olmamızın yolu şu; sahada olanların en verimli şekilde oynayabileceği, kenardan gelenlerin üst düzey katkıyı koyabileceği bir takım yapısı oluşturmamız gerekiyor. Bu yapıyı oluşturduğumuzda Emre gibi müthiş teknik kapasitesi olan ileriye dönük büyük vaatler veren bir forveti, Soner gibi takımı çekip çevirebilecek çok akıllı bir orta sahayı, Vittek gibi uluslararası deneyime sahip akıllı bir golcüyü daha iyi kullanma şansımız olur. Bu şekilde şu ana kadar hem az süre almış futbolcuların hem de ilk 11’dekilerin takıma katkısı artar. Bu yapıyı kurabileceğimiz konusunda iyimserim”

Son güncelleme: 13:5616.01.2013
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp