Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

Askerlerin avukatlığını yapanların bürosunda neler aranıyor?

30 Ocak 2013

An­ka­ra Ba­ro­su Yö­ne­tim Ku­ru­lu Üye­si Avu­kat Erol Aras, Ge­nel­kur­may es­ki Baş­ka­nı emek­li Or­ge­ne­ral İs­ma­il Hak­kı Ka­ra­da­yı'nın avu­kat­lı­ğı­nı ya­pı­yor. Ka­ra­da­yı'nın C. Sav­cı­lı­ğı sor­gu­sun­da da, tu­tuk­lan­ma­sı is­te­miy­le sevk edil­di­ği mah­ke­me­de de bu­lun­du. Ken­di­si­ne ema­net edil­miş önem­li bil­gi ve bel­ge­le­ri de bü­ro­sun­da bu­lun­du­ru­yor­du.
An­ka­ra Ba­ro­su avu­kat­la­rın­dan Şu­le Naz­lı­oğ­lu, ara­la­rın­da Tü­ma­mi­ral­ler Cem Gür­de­niz, Se­mih Çe­tin, So­ner Po­lat, Cem Aziz Çak­mak, Kur­may Al­bay­lar Bar­ba­ros Bü­yük­sağ­nak, Bo­ra Ser­dar, Ut­ku As­la­n'­ın da bu­lun­du­ğu top­lam 17 as­ke­ri sa­vu­nu­yor. Şim­di de 28 Şu­bat sü­re­cin­de tu­tuk­la­nan ba­zı as­ker­le­rin avu­kat­lı­ğı­nı üst­len­di. Onun ba­şı­na da il­ginç olay­lar gel­di.

“Dar­be­ci ol­duk­la­rı­na inan­dı­m”

“Bal­yo­z” ola­rak bi­li­nen da­va­da ilk gö­zal­tı­lar ve ilk tutuklamalar 2010 yı­lı­nın Ocak ayın­da baş­la­mış­tı. Tu­tuk­la­ma­la­rın üze­rin­den kı­sa sü­re geç­tik­ten son­ra, Avu­kat Şu­le Naz­lı­oğ­lu'nun An­ka­ra'da­ki bü­ro­su­na 3 ki­şi gel­di. Bun­dan son­ra­sı­nı avu­kat Şu­le Naz­lı­oğ­lu an­la­tı­yor:
“Da­ha ko­nuş­ma­nın ba­şın­da ‘Bal­yoz Da­va­sı'na gir­me. Bu da­va­ya de­vam eder­sen ba­şı­na iş ge­lir. Hiç­bir şey ya­pıl­maz­sa, ya­nı­na genç bir adam ko­yar­lar, in­ter­net­te fark­lı gö­rün­tü­ler ya­yın­la­nır. Ofi­si­ne gi­rer­ler, bel­ge­ler üze­rin­de fark­lı bir iş­lem ya­par­lar. Da­va­dan çe­ki­l' de­di­ler. Bu ki­şi­ler, ka­rar­lı bir bi­çim­de ko­nuş­ma­la­rı­nı sür­dür­dü­ler. En son öne­ri­le­ri de şu ol­du: ‘Da­va­dan çe­kil­me ge­rek­çe­si ola­rak , ‘Ben bu ki­şi­le­rin avu­kat­lı­ğı­nı üst­len­dik­ten son­ra bel­ge­le­ri in­ce­le­dim. Bun­la­rın ger­çek­ten dar­be amaç­lı ça­lış­ma­lar yap­tı­ğı­nı an­la­dım. Dar­be­ci ol­duk­la­rı­na inan­dı­ğım için avu­kat­lık­la­rı­nı bı­ra­kı­yo­ru­m' der­sin. Bu­nun kar­şı­lı­ğın­da da sa­na yük­lü mik­tar­da pa­ra ve­ri­le­ce­k' de­di­ler. Be­nim za­yıf ta­ra­fı­mın ne ol­du­ğu­nu yok­la­ma­ya ça­lış­tı­lar.
On­la­rın söz­le­ri bit­tik­ten son­ra, ken­di­le­ri­ne ‘Bu oda­da ka­me­ra var. Bü­tün ko­nuş­ma­lar kay­da alın­dı' de­dim. Ger­çek­te, oda­da ki ko­nuş­ma­lar kay­da alın­ma­mış­tı. An­cak ben on­la­rın bir an ön­ce git­me­si­ni sağ­la­mak için böy­le söy­le­dim. An­ka­ra Cum­hu­ri­yet Sav­cı­lı­ğı'na baş­vur­dum. Ba­kın, tam 2,5 yıl son­ra C. Sav­cı­lı­ğı'n­dan ba­na ge­çen haf­ta bir ya­zı gel­di. Şi­ka­ye­ti­min za­man aşı­mı­na uğ­ra­ma­ma­sı için ‘sü­rek­li ara­ma­ya' bı­ra­kıl­ma­sı için çağ­rıl­dım.”

4 gün son­ra bü­ro­su­na gir­di­ler

Avu­kat Şu­le Naz­lı­oğ­lu'nun o gün­ler­de ba­şı­na il­ginç olay­lar gel­me­ye de­vam et­ti. Şi­ka­ye­tin­den 4 gün son­ra, bü­ro­su­na pen­ce­re­den gi­ri­li­yor. İl­ginç olan du­rum da şu: pen­ce­re­den gi­ren ki­şi, ma­sa­ya üç adım ka­la du­ru­yor. Ayak iz­le­ri bu­nu gös­te­ri­yor. Hiç­bir şe­ye do­ku­nul­ma­dan bü­ro­dan ay­rı­lı­yor. Bu du­ru­mu de­ne­yim­li Avu­kat Naz­lı­oğ­lu, “B­löf yap­ma­dık­la­rı­nı, is­te­di­ği­miz za­man is­te­di­ği­miz ye­re gi­re­bi­li­ri­z” me­sa­jı ola­rak yo­rum­lu­yor. Keş­ke bu­nun­la bit­se. Bu kez, adı Odatv dos­ya­la­rı­nın için­de Avu­kat Şu­le Naz­lı­oğ­lu'nun adı­na rast­lan­dı. Bu da in­ce­len­di. Ora­da­ki no­tun da, 25 ha­ne­li bir vi­rüs­le gön­de­ril­di­ği an­la­şıl­dı. Yi­ne bit­me­di, Si­liv­ri'de­ki du­ruş­ma­dan oto­mo­bil­le dö­ner­ken, iki kez ara­cı iki ay­rı araç ta­ra­fın­dan çap­ra­za alı­nıp sı­kış­tı­rıl­dı.
Bü­ro­su­na ge­lin­me­si, gi­ril­me­si olay­la­rın­dan son­ra avu­kat, bü­ro­su­nu ka­me­ra­lar­la do­nat­mak­la kal­ma­dı, bü­ro­su­na bir de ge­ce bek­çi­si tut­tu. 24 sa­at bü­ro ko­ru­ma al­tın­da tu­tu­lu­yor. İş­te, avu­kat­lık böy­le zor ko­şul­lar­da ya­pı­lı­yor.

“De­lil Üret­me Mer­ke­zi­”

Ce­za Avu­ka­tı Erol Ara­s'­ın, Cin­nah Cad­de­si'n­de bu­lu­nan bü­ro­su­na du­var­dan tır­ma­nı­la­rak ula­şıl­mış. Gi­ren­ler o ka­dar ra­hat ça­lış­mış ki, bil­gi­sa­yar­la­rı ka­sa­la­rıy­la alıp gö­tür­mek ye­ri­ne, bun­la­rı sö­küp için­den mad­di de­ğe­ri yük­sek de ol­ma­yan hard­disk­le­ri alı­yor, ma­sa­da bu­lu­nan flaş­bel­lek­le­ri gö­tü­rü­yor­lar. Da­va dos­ya­la­rı­nın bu­lun­du­ğu oda­da­ki ba­zı bel­ge­ler ka­rış­tı­rı­lı­yor. Ka­mu­da en üst nok­ta­ya gel­miş ba­zı ki­şi­le­rin Erol Ara­s'­a ema­net et­ti­ği bel­ge­ler ka­rış­tı­rıl­mış.
Avu­kat Aras, o bel­ge­le­rin “sah­te bel­ge üret­me­”de kul­la­nı­la­bi­le­ce­ği akıl­la­ra ge­li­yor. İşin il­ginç yö­nü, gi­ren­le­rin adi bir hır­sız­lık ola­yı sü­sü ver­me­ye, hard­disk­le­ri sök­mek ye­ri­ne, için­de­ki­le­ri­ni kop­ya­la­ma­ya ge­rek bi­le duy­ma­mış­lar.

Tür­ban açık­la­ma­sın­dan son­ra

Aras, Ba­ro adı­na ba­zı da­va­la­rı iz­li­yor, top­lan­tı­la­ra ka­tı­lı­yor, ba­ro­nun gö­rüş­le­ri­ni ak­ta­rı­yor. An­ka­ra Ba­ro­su Baş­ka­nı Prof. Dr. Me­tin Fey­zi­oğ­lu, ya­pı­la­nın “Çok açık bir me­sa­j” ola­rak ni­te­li­yor, “Bu­nun an­la­mı bü­ro­nu­za da gi­re­riz, bil­gi­sa­ya­rı­nı­zın bey­ni­ni de sö­ke­riz, is­te­di­ği­mi­zi de ya­pa­rız me­sa­jı­dı­r” di­yor. Fey­zi­oğ­lu söz­le­ri­ni şöy­le sür­dü­rü­yor: “E­rol Aras, çok önem­li da­va­lar­da be­nim­le bir­lik­te öne çı­kan ki­şi. Erol Bey üze­rin­den bi­ze me­saj ve­ri­li­yor. Erol Bey, son za­man­lar­da önem­li da­va­la­ra gir­di, ba­zı da­va­lar­da be­ni ve ba­ro­mu­zu tem­sil et­ti. Son ola­rak, avu­kat­la­ra ‘kı­ya­fet ser­bes­ti­si' di­ye tak­dim edi­len, so­nun baş­lan­gı­cı gi­bi gö­rü­nen ola­yın te­le­viz­yon­lar­da çok gü­zel tah­li­li­ni yap­tı. Açık­ça­sı, bu olay bi­ze ya­zı­lan bir mek­tup­tur.”
Erol Ara­s'­ın ba­şı­na ge­len olay­dan son­ra, fark­lı dü­şün­ce­de­ki avu­kat­la­rın hu­kuk­suz­lu­ğa kar­şı be­ra­ber ol­ma­la­rı, Ara­s'­a geç­miş ol­sun di­lek­le­ri­ni ilet­me­le­ri se­vin­di­ri­ciy­di.

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp