Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

Karadayı’ya yazılan mektup

9 Ocak 2013

28Şu­bat 1997 dö­ne­min­de, İs­ma­il Hak­kı Ka­ra­da­yı Ge­nel­kur­may Baş­kan­lı­ğı
gö­re­vin­de bu­lu­nur­ken, Yar­dım­cı­lı­ğı­nı Or­ge­ne­ral Çe­vik Bir, Ge­nel­kur­may Ge­nel Sek­re­ter­li­ği'ni ise Erol Öz­kas­nak yü­rü­tü­yor­du. Şim­di on­lar, 60 mu­vaz­zaf ve emek­li as­ker gi­bi ce­za­evin­de.
Ka­ra­da­yı'nın Cum­hu­ri­yet Sav­cı­lı­ğı'na ge­ti­ril­me­si­ni, tu­tuk­lu as­ker­ler ya­kın­dan iz­li­yor­du. Ken­di­le­ri na­sıl tu­tuk­lan­dıy­sa, Ka­ra­da­yı'nın da tu­tuk­la­na­ca­ğı­nı bek­li­yor­lar­dı. Onu ra­hat et­tir­mek için ne ya­pıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni bi­le ara­la­rın­da ko­nuş­muş­lar. Ka­ra­da­yı hak­kın­da ve­ri­len tu­tuk­suz yar­gı­lan­ma ka­ra­rı­na kuş­ku­suz se­vin­di­ler. An­cak on­la­rı üzen, Ka­ra­da­yı'nın ken­di­si­ne gös­te­ri­len her bel­ge için “ha­be­rim yo­k”, “ilk de­fa gö­rü­yo­ru­m” de­me­siy­di. Ka­ra­da­yı'nın bu tu­tu­mu on­la­rı ha­yal kı­rık­lı­ğı­na uğ­rat­tı.

73 soruya “bil­mi­yo­ru­m” de­di

Ka­ra­da­yı'ya, Cum­hu­ri­yet Sav­cı­sı ta­ra­fın­dan 83 so­ru yö­nel­til­di. Bu ka­dar so­ru ve ce­vap­la­rın hep­si 22 say­fa­ya sığ­dı. Cum­hu­ri­yet Sav­cı­sı Mus­ta­fa Bil­gi­li, Çe­vik Bir im­za­lı Ba­tı Ça­lış­ma Gru­bu (BÇG) ko­nu­lu bel­ge­yi gös­te­ri­yor. Ka­ra­da­yı, “A­ra­dan 15 yıl geç­ti. Be­nim bu bel­ge­den ha­be­rim yok, pa­ra­fım da yok­tur. Ge­nel­kur­may Baş­kan­lı­ğı ka­rar­ga­hı­mız­da ha­zır­la­nan bu bel­ge 28 Şu­bat Mil­li Gü­ven­lik Ku­ru­lu'n­da alı­nan ka­rar­la­ra pa­ra­lel ha­zır­lan­mış bir bel­ge gö­rü­nü­mün­de­dir. Bel­ge­den ha­be­rim ol­ma­dı­ğı, pa­ra­fım ve im­zam bu­lun­ma­dı­ğı için söy­le­ye­cek bir sö­züm yok­tu­r” di­yor.
Ka­ra­da­yı'nın bel­ki de bir so­ru­ya ver­di­ği en uzun ce­va­bı bu ol­du. Tam 73 so­ru­ya ver­di­ği ce­vap ise ay­nen şöy­le:
“Ben bu bel­ge­yi hiç gör­me­dim. Bu bel­ge ko­nu­sun­da ba­na hiç­bir bil­gi ve­ril­me­di. Bel­ge­de im­zam ve pa­ra­fım yok. Ay­rı­ca şu an oku­du­ğu­nuz bel­ge­nin içe­ri­ği­ne de iş­ti­rak et­mi­yo­rum.”
Ka­ra­da­yı, ken­di­si­ne gös­te­ri­len tüm bel­ge­ler için “gör­me­di­m”, “bil­gim yo­k”, “pa­ra­fım, im­zam yo­k” “i­çe­ri­ği­ne ka­tıl­mı­yo­ru­m” di­yor. Ge­nel­kur­may için­de ya­pı­lan ça­lış­ma­lar­dan Ka­ra­da­yı'nın bu ka­dar ha­ber­siz ol­ma­sı dü­şü­nü­le­mez.

Ce­za­evin­den mek­tup var

Ka­ra­da­yı'nın tu­tuk­suz yar­gı­lan­mak üze­re ser­best kal­ma­sı­nı 28 Şu­bat so­ruş­tur­ma­sı kap­sa­mın­da tu­tuk­la­nan­lar mem­nu­ni­yet­le kar­şı­la­dı. An­cak, ko­mu­ta­nın, hiç­bir şey­den ha­be­ri­nin ol­ma­dı­ğı­nı söy­le­me­si­ne de üzül­dü­ler. Sos­yo­log emek­li Al­bay Ali­can Türk, Ka­ra­da­yı'ya gön­der­di­ği mek­tu­bun bir ör­ne­ği­ni bi­ze de ulaş­tır­dı. Ba­ka­lım, emek­li Al­bay, Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı'na ne­ler yaz­mış:
“Sa­yın Ko­mu­ta­nım;
1997'de ka­rar­ga­hı­nız­da yüz­ba­şıy­dım. O yıl si­zin im­za­la­dı­ğı­nız be­rat­la TSK Ba­şa­rı Ma­dal­ya­sı'na la­yık gö­rül­düm. Yak­la­şık 10 yıl kal­dı­ğım Ge­nel­kur­may Ka­rar­ga­hı'n­da iç­ten say­gı du­ya­rak em­rin­de ça­lış­tı­ğım ko­mu­tan­la­rım­dan bi­ri ol­du­nuz. Si­ze sev­gim ve say­gım hep sür­dü. Ta ki 28 Şu­bat so­ruş­tur­ma­sı­na ka­dar.
Ön­ce TBMM Dar­be­le­ri Araş­tır­ma Ko­mis­yo­nu'n­da Ba­tı Ça­lış­ma Gru­bu'n­dan (BÇG) ha­ber­dar ol­ma­dı­ğı­nı­zı söy­le­di­niz. Ha­di ya­şı ica­bı, o an unut­muş­tur de­dik. An­cak ay­nı yak­la­şı­mı sav­cı­lık kar­şı­sın­da da ser­gi­le­me­niz, da­ha­sı alt rüt­be­de­ki­le­rin “ya­sa dı­şı olu­şum­lar için­de ola­bi­le­ce­ği­”ni ima et­me­niz si­ze olan sev­gi­mi de say­gı­mı da yer­le bir et­ti.

9 ay­dır içe­ri­de­yim ko­mu­ta­nım

28 Şu­bat tu­tuk­lu­su ola­rak ya­sa­dı­şı ku­rul­du­ğu ve fa­ali­yet yü­rüt­tü­ğü sav­cı­lık­ça id­di­a edi­len BÇG'­de gö­rev yap­tı­ğım suç­la­ma­sıy­la 9 ay­dır içe­ri­de­yim. Oy­sa bir tek gün BÇG'­ye git­me­dim, ora­da gö­rev yap­ma­dım. (Bu­nu söy­le­me­ye uta­nı­yo­rum. Çün­kü ba­zı­la­rı da­va­dan kor­kup kaç­tı­ğım için in­kar et­ti­ği­mi sa­na­cak­lar)
Yi­ne be­nim gi­bi BÇG'­ye hiç git­me­di­ği, ora­da hiç gö­rev yap­ma­dı­ğı hal­de sırf im­za­sız bir isim lis­te­sin­de adı geç­ti­ği için ay­lar­dır ha­pis ya­tan pek çok per­so­ne­li­niz var bu­ra­da… Bu­na kar­şı­lık BÇG'­de gö­rev ya­pan her­kes BÇG'­nin emir­le ku­ru­lan bir bi­rim ol­du­ğu­nu ve yap­tı­ğı iş­le­ri hiç sak­la­ma­dan ifa­de­le­rin­de be­lirt­ti­ler za­ten.
Şim­di di­ye­ce­ğim şu ki, evet BÇG'­de ça­lış­ma­dım ama o dö­nem BÇG di­ye bir ça­lış­ma gru­bu ol­du­ğu­nu yüz­ba­şı rüt­bem­le ben bi­li­yor­dum da, siz o ka­rar­ga­hın en üs­tün­de­ki ko­mu­tan ola­rak mı bu­nu bil­mi­yor­du­nuz? Söy­le­di­ği­niz si­ze de ko­mik gel­mi­yor mu?
“Ev­rak­lar­da im­zam yok!” ya da “Çe­vik Bir im­za­lı o ev­rak­la­rı ilk kez gö­rü­yo­ru­m” şek­lin­de­ki söz­le­ri­ni­ze ina­nı­yo­rum, doğ­ru­dur. Ta­bi­i o söz­le­ri­niz si­vil­ler üze­rin­de et­ki­li ola­bi­lir, fa­kat Ge­nel­kur­ma­y'­da­ki emir ko­mu­ta akı­şı­nı, bir em­rin oluş­tu­rul­ma, çı­ka­rıl­ma ve ya­yım­lan­ma­sı sü­re­ci­ni bi­len bir as­ker ola­rak o söz­ler be­nim için pek bir an­lam ifa­de et­mi­yor.
Ba­zı “bü­yük ko­mu­tan­la­r” TSK per­so­ne­li­ni bü­yük ha­yal kı­rık­lı­ğı­na uğ­rat­tı­lar. Şim­di her yer­de adı ge­çen ko­mu­tan­la­rın ör­ne­ğin or­du­ev­le­ri­ne gi­de­me­dik­le­ri, emir ko­mu­ta et­tik­le­ri ast­la­rı­nın ara­sı­na çı­ka­ma­dık­la­rı; zi­ra on­la­rı gö­ren­le­rin ya ar­ka­la­rı­nı dön­dük­le­ri ya da or­ta­mı terk edip dı­şa­rı çık­tık­la­rı bi­li­ni­yor. Bir ko­mu­tan için ne acı bir du­rum!.. Ta­ri­he böy­le anı­la­rak geç­mek ne kö­tü!..
Bun­la­rı yaz­mak­la si­zi üz­dü­ğü­mü bi­li­yo­rum. Ve bu yüz­den ben siz­den da­ha üz­gü­nüm ko­mu­ta­nım! Arz ede­rim.”
Son yıl­lar­da ba­zı ko­mu­tan­la­rın açık­la­ma­la­rı, tu­tum­la­rı ast­la­rı­nı öy­le et­ki­li­yor ki, bu tür mek­tup­lar, ko­nuş­ma­lar ar­tık sı­ra­dan ha­le gel­miş…

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp