Reklamsız Sözcü

Ali İsmail Korkmaz davasında gerginlik!

Eskişehir'de Gezi Parkı protestoları sırasında dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın ölümüyle ilgili davada tansiyon yükseldi. Tutuksuz yargılanan sanığın tutuklanması için mütalaa verildi. Ancak bu talep mahkeme tarafından reddedildi. Duruşma 12 Mayıs 2014'e ertelendi.

android-time 21:55 3 Şubat 2014
Ali İsmail Korkmaz davasında gerginlik!
Eskişehir'de Gezi Parkı protestoları sırasında dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın ölümüyle ilgili davada tansiyon yükseldi. Tutuksuz yargılanan sanığın tutuklanması için mütalaa verildi. Ancak bu talep mahkeme tarafından reddedildi. Duruşma 12 Mayıs 2014'e ertelendi.

ESKİŞEHİR'de geçtiğimiz 2 Haziran’da Gezi Parkı protestoları sırasında saldırıya uğrayıp 38 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren Eskişehir Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü birinci sınıf öğrencisi 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüyle ilgili olarak 5’i tutuklu 8 sanık güvenlik gerekçesiyle Kayseri’de yargılanmaya başladı. Adliye’de silahlı bir sivilin olması tansiyonu yükseltirken, iddianamenin okunmasıyla birlikte duruşma salonundakiler şoke oldu. İddianamede tanıklar Ali İsmail’in ”Yapmayın etmeyin” diye yalvardığını belirtirken, Ali İsmail'i döven polisler ”İyi stres attık” dedi.

Davayla ilgili olarak Kayseri'ye çeşitli illerden 40'a yakın otobüs, midibüs, minibüs ve özel araçlarla 5 bine yakın kişi geldi. Eski adliye binasındaki duruşmaya girmek isteyen 300'e yakın avukatla güvenlik görevlileri arasında zaman zaman tartışma yaşandı. Duruşma öncesi avukatlar yaptıkları ortak açıklamada, “Ali'yi aramızdan aldılar. Adaleti hangi deliğe girerse girsin oradan çıkaracağız'' dedi. Bu arada tutuklu 5 sanık, jandarma tarafından adliye binasına mahkum girişinden alındı.

Kayseri'nin Ankara ve Adana girişindeki Pastırmacılar Parkı arama noktasında durdurulan, davayı izlemeye gelenler kimlik ve GBT sorguları yapıldıktan sonra kente alındı. Duruşmayı izlemek için gelen milletvekilleri, avukatlar ve sivil toplum örgütü yöneticileri duruşmaya gireceklerin onaylanmış listesine bakılarak tek tek eski adliye binasına alındı. Bu sırada listede ismi olmayan avukat ve sivil toplum örgütü yöneticileriyle, adliye kapısında görevli polisler arasında zaman zaman tartışmalar yaşandı. Ali İsmail Korkmaz'ın babası Şahap, annesi Emel, ağabeyi Gürkan Korkmaz ile kız kardeşleri Melika Çakırkaya ve Aylin Taktuk da adliye binasına kimliklerini göstererek girdi.


YÜZLERİNİ GİZLEDİLER

Kayseri Kapalı Cezaevi’ne önceki gün duruşmayla ilgili nakledilen tutuklu polis memuru Mevlüt Saldoğan, fırın sahibi İsmail Koyuncu ve akrabaları Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatanseven, Ebubekir Harlar cezaevi aracıyla eski adliye binasının mahkum girişine kadar getirildi. Jandarmanın adeta etten duvar ördüğü kapıdan 5 tutuklu, yüzlerini ellerindeki dosyalarla, atkılarla kapatarak duruşma salonuna götürüldü. Tutuksuz yargılanan polis memurları Şaban G. Hüseyin E., Yalçın A. da adliyeye, polis kontrolündeki yan kapıdan girdi.

Eskişehir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 20 Kasım 2013 tarihinde yapılacak ilk duruşma öncesinde Valiliğe ve Cumhuriyet Başsavcılığına birer yazı göndererek duruşmanın Eskişehir’de yapılmasının güvenlik açısından herhangi bir sakıncasının olup olmadığını sordu. Cumhuriyet Başsavcılığı ile Valilik duruşmanın güvenlik açısından başka ilde yapılması yönünde görüş bildirdi.Bunun üzerine Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verilen davanın ilk duruşması bu sabah Kayseri'de , yeni adliye binasındaki salonların küçük olması nedeniyle, Valiliğin hemen yanı başındaki eski adliye binasında başladı.

300 AVUKAT ADINA AÇIKLAMA

Etrafı demir barikatlarla çevrilen ve arama noktalarından girilen adliye binası önünde, Eskişehir Barosu başta olmak üzere 300 avukat adına bir basın açıklaması yapıldı. Avukat Ali Özgür tarafından okunan bildiride şöyle denildi:

“Eskişehir'de 2 Haziran Gezi parkı protestoları sırasında uradığı saldırı sonucunda ağır yaralanan ve 38 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren üniversite örgencisi Ali İsmail Korkmaz'ın davası, Eskişehir'den kaçırılarak, Kayseri'ye getirildi. Ali İsmail, dosyasının güvenlik nedeniyle Eskişehir'den Kayseri'ye taşıyan Yargıtay 5’inci Hukuk Dairesi, 1993 yılında da Lice'de katledilen Tuggeneral Bahtiyar Aydın dosyasını güvenlik gerekçesiyle Eskişehir'e nakletmişti. Ali İsmail Korkmaz davasının güvenli bir şehir olduğu yıllardır bu tür davalarda uygulanan nakil kararları ile tescil edilmiş olan Eskişehir'den güvenlik gerekçesiyle kaçırılmış olması ve doysa Kayseri'ye nakledilmişken, 24 tanığın Eskişehir'de yapılacak duruşmada dinlenmesine karar verilmiş olması, naklin aslında hukuki bir sebebe dayanmadığının en açık göstergesidir. Güvensiz denilen Eskişehir'de 6 Ocak tarihinde yapılan ve hiçbir güvenlik sorunu yaşamayan talimat duruşmasına 100'dan fazla avukatla katılan bizler, Kayseri duruşmasına bu kez 300 avukatla katılıyoruz. Yolları kesseniz de Ali İsmail'in ailesi, milletvekilleri, uluslararası heyetler, sendika, parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileriyle Kayseri'deyiz. Siz haksızlığı büyüttükçe, biz bu davanın daha kalabalık takipçisi olacağız. Ali'yi aramızdan aldılar ama adaleti hangi delikte saklanırsa saklansın çıkaracağız.''

Öte yandan, davayı izlemek üzere CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, İlhan Cihaner, Şevki Kulkuloğlu, Süheyl Batum, Nurettin Demir M. Ali Edipoğlu, Melda Onur, Mahmut Tanal, Musa Çam, M. Ali Edipoğlu, Refik Eryılmaz, HDP milletvekili Levent Tüzel, MHP milletvekili Mümin İnan, Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan da Kayseri eski adliye binasına geldi. Adliye binası çevresinde 2 TOMA, 1 polis helikopteri ve çeşitli illerden gelen bin 900 polis devriye görevi yaptı. Bu arada çevredeki gençler, “Ali İsmail ölümsüzdür. Katiller hesap verecek'' sloganları attı

DURUŞMADA SİLAHLI SİVİL

İzleyici bölümündeki sivil giyimli kişi, jandarma olduğunu söyledi. Ancak sivil giyimli kişinin silahı olduğu anlaşılınca yaka paça dışarı çıkarıldı. Avukatlar kimlik tespiti istedi, bu sırada arbede yaşandı. Silahlı sivil, mahkeme başkanının huzuruna alındı. İbrahim K. adlı bu kişi, “Kulaklarımda problem var. 58. Piyade Alayı’nda uzman çavuşum. Tutuklu polis Mevlüt Saldoğan’ın akrabasıyım. Onu görmeye geldim, silahım yok. Avukat hanım kimlik sordu, ısrar edince üzerinde silah var diyerek dışarı attılar” dedi.

Sanık polislerin avukatları, salonda silahla yakalanan uzman çavuşu da savundu. Üzerinde silah çıkan şahıs ile ilgili odada arama yapılıp tutanak tutulup evrakın savcılığa sevkine karar verildi.

 KAYSERİ VALİSİ TWEET ATTI: SİLAH YOK

Kayseri Valisi Orhan Düzgün,Twitter’daki sayfasından bir mesaj yayımladı ve “Duruşma salonunda bazı kişilerin üzerinde silah bulunduğuna ilişkin bilgiler doğru değildir. Duruşmayı izlemeye gelen avukatlardan birisi salondaki izleyicilerden birinin cebindeki sert cismi (cep telefonu) silah sanmıştır.” dedi.

FEYZİOĞLU DA SALONDA
Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, uçağını kaçırdığı duruşmaya gecikmeli olarak geldi. Korkmaz ailesinin avukatlığını üstlenen Feyzioğlu, saat 11.20 sıralarında duruşma salonuna girdi. Bir konuşma yapan Feyzioğlu, silahlı şahısla ilgili,  “Duruşma başında sanık yakını birinin silahlı olarak içeri girdiği avukatlar tarafından bildirildi. Silahlı olduğu söylenen bu şahıs, söylenene göre, Ali Ismailin avukatlarının ve ailenin oturduğu yere yakın, kaloriferin üzerine çıkmıştı. Kayseri valisi, açıklama yaptı; silah değil cep telefonu diye. Umarım öyledir.” dedi.

Metin Feyizoğlu aynı zamanda Eskişehir Valisi’ni eleştirdi ve davanın Eskişehir’den Kayseri’ye alınmasıyla birlikte delillerin kararabileceğini söyledi. Feyzioğlu, olay için “Arkadaşları öldürmüştür” diyen Eskişehir Valisi’ni eleştirdi, “Yargının kurucu unsuru olarak buradayız. Adil bir yargılama bekliyoruz” dedi.

Feyzioğlu, konuşmasında şunları kaydetti:

“Defalarca silinen kayıtlar, birtakım görüntüler, avukatlar tarafından tek tek toplandı. Bütün bu cümlelerin ardından avukatların provokasyon yapabileceği düşüncesiyle ‘davanın Eskişehir’de görülmesi uygun değildir’ denildi. Mahkemenize tarihi bir sorumluluk yüklendi. Kayseri’de Ali İsmail Korkmaz için adalet çıkması lazım. On binlerce polis teşkilatı mensubu için de adalet çıkması lazım. Aksi takdirde bütün polis teşkilatı zan altında kalacaktır. Buradan verilecek kararla hakim ve savcılar için de adalet çıkacak. Yargı devleti temsil edecek ama suçlular en ağır şekilde cezalandırılarak adalet tecelli etmelidir.”

İDDİANAME OKUNMAYA BAŞLANDI
İddianameye göre sanıklar ”Ali İsmail bize küfrediyordu” dedi. Tanıklara göre ise Ali İsmail ”Yapmayın etmeyin” diye yalvarıyordu. İddianame okunurken Ali İsmail’in babası da ”Nasıl yaptınız bunu oğluma” diye haykırdı. Tanıkların anlatımına göre Ali İsmail’i döven polisler ”İyi stres attık” dedi.

KILIÇDAROĞLU’NDAN ALİ İSMAİL TWEETİ

Davanın devam ettiği sırada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Twitter sayfasında bir mesaj yayımladı ve “Ali İsmail Korkmaz’a atılan her tekme adalete atılan tekmedir. Biz 19 yaşında hükümeti korkutan o cesur çocuğu unutmadık, unutturmayacağız!” dedi.

Sanıkların ayrı ayrı dinlenmesi talebi oybirliğiyle reddedildi. Sanıkların sorgusuna geçildi.

ALİ İSMAİL DENEN ŞAHIS

İlk sanık polis Şaban Gökpunar  ifadesine “Ali İsmail diye tabir edilen şahıs” diyerek başladı. Emel Korkmaz itiraz etti: “Tabir edilen şahıs değil, Ali İsmail Korkmaz”

Gökpunar “Olay günü mesaim bitmişti evdeydim. Olayların büyümesi üzerine telefonla Yunus Emre Caddesi AK Parti önünde görevlendirildik ancak yazılı bir görevlendirmemiz yoktu. Şahıslar ara sokaklara girerek polislerin arka tarafına sızıyorlardı. Bu nedenle ara sokaklara yöneltildik. Kesinlikle kimseyi darp etmedim. Olay basına çıktığında tanık olarak ifadem alınmıştı. Bizim işimiz çevik kuvvet müdahalede bulunursa, gözaltına alınan kişileri alıp karakola götürmek. Olay günü gözaltı oldu ama benim olduğum tarafta, ben olduğum müddetçe gözaltı olmadı.” dedi.

Gökpunar, yanında telsiz olmadığını ve olay sırasında amirleriyle telefonda görüştüğünü belirtti. Gökpunar, elinde sopalı olan kişilerin polis olup olmadığını bilmediğini söyledi.

Avukatın, “Doğukan Bilir’i sopayla döverken, fırından çıkarken elinizde sopa olduğuna dair görüntüler var.” demesi üzerine sanık, “Sopa yoktu bende, cop vardı.” diye yanıt verdi.

Sanık, “Orada kişinin Ali İsmail Korkmaz olup olmadığını bilmiyoruz. Ben olayı görmedim. Caddeye çıkarak görevime devam ettim.” dedi.

Sanık Hüseyin Engin’in sorgusuna başlandı. Engin hiç kimseyi dövmediğini söyledi. Tanıkların kendisini teşhis ettikleri söylenen Hüseyin Engin’e “Neden bıyığınızı kestiniz, gözlük taktınız” diye soruldu. Avukat, Engin’e “Ali İsmail’e ilk vuran şahıslardan birisiniz” dedi. Polis Engin “Ali İsmail denilen şahsı tanımıyorum, görmedim, kendisine müdahalede bulunmadım” dedi.

“ŞAHSI UZAKLAŞTIRMAK İÇİN KOVALADIM”
Sanık polis Yalçın Akbulut çapraz sorgu sırasında şöyle konuştu:
Yerde yatan şahıs küfür ediyordu. Talimatım da olmadı, müdahalem de. Ben geri döndüğümde, yerde yatan şahıs yoktu. Benim gördüğüm şahıs 1.75 boylarındaydı, Ali İsmail ile alakası yok. Koyu renk kapişonu vardı peşinden koştuğum şahsın. Ali İsmail 1.60 boyunda, kot pantolonlu, tişörtlüydü. Görüntüleri defalarca izledim. Sadece şahsı uzaklaştırmak için kovaladım. Kovalarken yalnızdım.

“AYAĞIMLA DÜRTTÜM”

Polis Mevlüt Saldoğan ifade vermeye başladı. Sanık Mevlüt Saldoğan “Ben yerdeki şahsı kalksın diye ayağımla dürttüm gidiyordum ki şahıs bana küfürler etti.” dedi. Ali İsmail öldüğü için üzgün olduğunu söyleyen Saldoğan’ın ifadesi şöyle: “72 saat bir fiil görevde bulundum. Akşam saatlerinde belirtilen yerde görev aldık. Çevik kuvvet arkasında gözaltı işlemlerini yapmamız istendi. Polis adeta yavarırcasına gruptan dağılmalarını istedi. Ancak göstericiler, demir, taş, sopa, bilyeyle cevap verdi.

Barikatı açmak için Çevik ile harekete geçtik. Saldırı olunca geri çekildik. Çevik Kuvvet'in önünden kaçanlar bize saldırdı. Daha sonra sıralı amirlerimizden biri, elinde telsizle o bölgedeki grubu oradan gözaltı yapılmadan uzaklaştırmamız istendi. Sokağa giriş nedenimiz oydu. Benim vurduğum şahıs kesinlikle Ali İsmail değildi. Çünkü şahıs benden uzun boyluydu. Şahıs önümden geçti, müdahalede bulunmadım. Yalçın bey koşuyordu, ileride üç dört şahsın önüne geçitiğini gördüm. Şahıslara ‘bırakın dokunmayın’ dedim, yere düşmüş vaziyetteydi, hafifçe ayağımla dürterek kalkmasını istedim. Şahıs arkamdan küfür etti. ‘Küfretme, ayıp, erkek insana küfür etmek yakışmaz’ dedim.”

Bu ifadeye tepki gösteren abi Gürkan Korkmaz yerinden kalkarak, “Erkek misin sen? Elinde kan var, tuttuğun oruç oruç değil, kıldığın namaz namaz değil” diye bağırdı.

“ALİ İSMAİL OLDUĞUNU KABUL ETMİYORUM”
Tutuklu sanık polis Mevlüt Saldoğan, “Benim müdahale ettiğim şahsın Ali İsmail olduğunu kesinlikle kabul etmiyorum. Olaydan sonra izne çıktım, sonra da tutuklandım” dedi.

SANIK POLİS SUÇLAMAYA SAYGI DUYDU
Sanık polis Mevlüt Saldoğan’ın çapraz sorgusuna geçildi. Mahkeme başkanının bu sorgudan sonra erteleme yapabileceği bilgisi üzerine müdahil avukatları duruşmanın büyük bölümünün bittiğini, bugün sonuçlandırılmasını istedi. Başkan değerlendireceklerini söyledi. Sanık polis, amacının saldırıyı önlemeye yönelik olduğunu savundu.

Avukat Erdoğan, sanıklardan birinin öldürücü darbeleri Mevlüt Saldoğan'ın attığını söylediğini hatırlatması üzerine polis Saldoğan, “Kendi düşüncesidir. Saygı duyarım” yanıtını verdi ancak suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Saldoğan, bu tartışma üzerine müdahil avukatlarının sorularına yanıt vermek istemediğini söyledi.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN POLİSİYİM
Sanık Mevlüt Saldoğan savunmasına devam ederken avukatı sorguyu bölüp “susma hakkımızı kullanacağız” dedi

Ali’nin avukatının, “savcılık ifadeniz ve diğer sanıklar ve tanıkların ifadeleri ile sabit ki siz elebaşısınız! Eli sopalı kimselere müdahale etmediniz devlet şiddetinden kaçan masum birine müdahale ettiniz. Size verilen emir bu yönde miydi?” sorusuna Sanık Mevlüt Saldoğan “kesinlikle öyle bir talimat almadım ben hiç bir partinin hiç bir siyasi görüşün polisi değilim, Türkiye Cumhuriyeti’nin polisiyim. ” dedi.

FIRINCI: EYLEMİCLERE POĞAÇA İKRAM ETTİM
17.45’de ara verilen duruşmaya 18.30’da devam edildi. Fırıncı İsmail Koyuncu savunmasına başladı.

Sanık İsmail Koyuncu, o gün yaşananları şöyle anlattı:

“Gazdan etkilenen eylemci gençler fırınıma girdi, onlara poğaça ikram ettim, evine gidemeyen eylemcilere yardımcı oldum.

“Merakla izliyordum,yabancı dilde konuşan biri eylemcilere talimat veriyordu.”

“Karşıda bulunan Beşir otelden bağırmalar duyduk.Baktık birkaç genç var, biri bize doğru koştu. Bizi görünce polisler tutun dediler.”

“Hangisinin bağırdığını ben bilmiyorum. O zaman polis demiştim ama hangisi olduğunu bilmiyorum. Karanlıktı çünkü polis Mevlüt birkaç defa ayağıyla vurdu, evine git, bizi de yorma dedi. Ama arkadaş olduğu yerden küfretti. Polis duydu.”

“3 Haziran’da sosyal medyada şerefsiz fırıncı falan diye yazılmış. Ben de polise gittim. Korkuyorum dedim. Kamera kayıtlarını verdim!”

“Ben teknolojiden anlamam, niyetim delil karartmak değil, öyle olsa 300 derece fırınım var, ona atardım. Masumum, mağdur oldum.”

“Fırınımı, işimi kaybettim. Asıl mağdur ben oldum çünkü onlar ‘kronik mağdur’ ”

“Kamera kayıtları nasıl silindi?” sorusuna sanık Koyuncu: “Sistemi aldığım şirket beni dolandırdı” şeklinde cevap verdi.

ÖNCEKİ İFADELERİNİ İNKAR ETTİ
Sanık fırıncı İsmail Koyuncu’nun önceden avukat huzurunda verdiği 3 ayrı ifade okundu. Sanık hepsini inkar etti.

“Dediğim gibi Konya’dan yorgun argın geldiğim icin çelme taktığımı söyledim. Ama haberlerde baktım kesinlikle herhangi bir temasım olmadı”

Sanık avukatlarından Selamet Şen’in “o akşam polis tarafından dövüldünüz mü” sorusuna Sanık Koyuncu, “evet” diye cevap verdi.

Sanık avukatların; “Sizi döven polislerden şikayetçi oldunuz mu?” sorusuna “Susma hakkımı kullanıyorum” diye cevap verdi.

VURMA DEDİM DİNLETEMEDİM

Ali İsmail’in babası Şahap Korkmaz bayıldı. Şahap Korkmaz salondan dışarı çıkartıldı. Mahkeme salonunda gergin dakikalar yaşanıyor. Ali’nin kuzeni “gün yüzü görmeyin” diye bağırdı.

Sanıklardan Ebubekir Harlar’ın savunmasıyla duruşma devam etti.

Harlar, polislerin kendilerine ‘yakalayın’ diye ikaz ettiklerini, kendisinin Ali İsmail’e çelme taktığını ancak düşüremediğini ardından polis Mevlüt Saldoğan’ın Ali İsmail’i yakaladığını söyledi.

“Çelme taktım ama düşmedi, polisin öldüreceğini bilmiyordum, bilsem yapmazdım” diye konuşan Harlar, Sanık Mevlüt Saldoğan’ın Ali İsmail’i tekmelerken ‘söyle bakalım şimdi kim o.çocuğu’ diye bağırdığını söyledi.

Harlar, Mevlüt Saldoğan’a ‘Vurma çocuğa, yazıktır' dediğini ama dinletemediğini iddia etti.

Harlar, Mevlüt Saldoğan ile birlikte Ramazan Koyuncu, İsmail Koyuncu ve Muhammed Vatansever'in de Ali İsmail'e vurduğunu dile getirdi.

Mevlüt Saldoğan, kendisini suçlayan Ebubekir Harlar'a soru sorduğu esnada Ali İsmail'i kovalarken önünde koşan iri yapılı kişinin Yalçın Akbulut olduğunu açıkladı.

ALİ İSMAİL KENDİNİ YERE ATTI
Diğer sanık Ramazan Koyuncu, ”Eylemciler polislere molotof atıyordu. Köyden geldim korktum” diye savunmasına başladı. “Ali ismail koşarken kendini yere attı. Zarar verme niyetimiz yoktu, ani panikle oldu. Vurmadık zaten. Polis iki tane vurdu” diye konuşan sanık Ramazan Koyuncu, savcının çağırması üzerine bekletmemek için Bodrum’dan geldiğini, 6 Ağustos’tan beri mağdur olduğunu söyledi.

“Yerdeki şahıs küfürler edince Mevlüt Saldoğan 3 tekme daha attı” diye konuşan Koyuncu, Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüne Mevlüt Saldoğan’ın sebep olabileceğini söyledi.

Korkmaz ailesinin avukatları, sanıkların özel avukat tuttuğu için CMK'den atanan avukatların çekilmesini talep etti. Avukatların talebi kabul edildi, sanıkların CMK avukatları davadan çekildi.

ALİ İSMAİL’İN AĞZINDAN BİR TANE KÜFÜR ÇIKMADI
Sanık savunmalarının sona ermesinin ardından Ali İsmail Korkmaz’ın babası konuştu.

Şahap Korkmaz, “Benim oğluma pusu kurdular, vahşet var orada. Hastaneye gittiğimizde gözlerinden ayaklarına kadar mosmordu Ali İsmail. Bunu yapan insan olamaz, vahşi yaratıktır. Ali İsmail yılanı sineği bile incitmezdi. Ağzından bir tane küfür çıkmadı, küfür etmez. Çocuklara bedava ders çalıştırırdı” dedi.

Anne Emel Korkmaz, “Ali İsmail’e bir tokat atmadım, nasıl canice öldürdüler. Bu savunma değil, bir ana yüreği nası dayansın buna” diye konuşurken ağabey Gürkan Korkmaz, “İnsan diye tabir edilen şu yaratıklar tasarlayarak, kasten kardeşimi öldürmüşlerdir…” dedi.

Korkmaz ailesinin avukatları tutuksuz sanıkların da tutuklanmasını talep etti.

Avukat Ayhan Erdoğan, sanık anlatımlarının polis Yalçın Akbulut’un da katılan olduğunu ortaya çıkardığını söyledi.

TUTUKSUZ YARGILANAN POLİS İÇİN TUTUKLAMA İSTEMİ

Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ifadelerin alınmasının ardından hayet savcıya mütala için söz verdi. Cumuriyet savcısı, duruşmada tutuksuz olarak yarğılanan polis memuru Yalçın Akbulut’un da tutuklanmasını, Eskişehir’deki çok sayıda şahitle ilgili ifadelerin alınmasını istedi. Savcı, bu arada silinip jandarma kriminal biriminde kurtarılan Harman Fırını’nın kamerası görüntülerinde dövülen kişinin Ali İsmail Korkmaz olup olmadığının belirlenmesi için TÜBİTAK’a gönderilen görüntülerle ilgili henüz mahkemeye iletilmeyen raporun gönderilmesini istedi.

Mahkeme heyeti yaklaşık 1 saatlik aranın ardından duruşma salonuna gelerek kararları açıkladı.

İşte o kararlar;

-Sanıkların tüm telefon numaraları ve olay günü tüm görüşmelerinin TİB’den istenmesine,

-Ali ismail Korkmaz’ın telefon kayıtlarının istenmesine,

-Sanıklar arasında menfaat çatışması olduğuna, bu nedenle her müdafiin sadece bir sanıgı savunmasına,

-Sanıkların avukatlarının belirlenmesi için ek süre verilmesine,

-Tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına, Yalçın Akbulut’un tutuklanması talebi ise reddedildi

Mahkeme ise 12 Mayıs 2014 tarihine ertelendi.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Son güncelleme: android-time 22:5903.02.2014
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more