Reklamsız Sözcü

Atatürk’ün üniforması Silivri’ye konulamaz

Balyoz Davası’nın tutsak askerleri SÖZCÜ’ye konuştu:

android-time 07:06 17 Şubat 2014
Atatürk’ün üniforması Silivri’ye konulamaz
Balyoz Davası’nın tutsak askerleri SÖZCÜ’ye konuştu:

Edda SÖNMEZ / SÖZCÜ

Sanmasınlar çöktük bir başka bahar için sadece yaprak döktük….

Mahkemenin 16 yıla mahkum ettiği albaylar İsmet Çınkı, Erdinç Altıner, Fahri Yavuz Uras, Ender Kahya ve Cem Okyay, Maltepe Askeri Cezaevi'nden bu mesajı gönderdi

ÖNSÖZ Mal­te­pe As­ke­ri Ce­za­evi, Ge­ne­ral Nu­ret­tin Ba­ran­sel Kış­la­sı'ndayım. As­rın if­ti­ra­sı­na uğ­ra­yan ve esir tu­tu­lan al­bay­lar­la ko­nuş­mak için… Gü­ven­lik kon­tro­lün­den ge­çi­yo­rum ve gö­rüp gö­re­bi­le­ce­ği­niz en fan­tas­tik ka­pı­ya ge­li­yo­rum. Ür­kü­tü­cü, aşıl­ma­sı, ge­çil­me­si im­kan­sız gi­bi. Ce­za­evi psi­ko­lo­ji­si de­ni­len şey bu ol­sa ge­rek… Önüm­de bir oda ve kü­çük bö­lüm­ler var… Gö­rüş bu­ra­da olacak. İkin­ci­si­ne ge­çi­yo­rum. Ara­da cam var. Al­baylar, kar­şı ta­ra­fa ge­le­cek. Ma­sa­daki te­le­fon­la ko­nu­şa­ca­ğız. O cam­dan bir şey duy­ma­ya ola­nak yok. Ve baş­lı­yo­ruz ko­nuş­ma­ya…

SONSÖZ Tür­ki­ye­ gün­de­mi­ni ve ya­şa­dı­ğı hak­sız­lık­la­rı ko­nuş­tu­ğum ko­mu­tan­lar, be­ni he­di­ye­ler­le uğur­la­dı. Ata­ol Beh­ra­moğ­lu'nun cezaevinin bahçesine dik­ti­ği ay­va ağa­cın­dan üç ay­va (Biri Emin Çö­la­şa­n'­a, biri İs­met Çın­kı'nın kı­zı Ece'ye, biri de ba­na) ve “Önem­li olan ve mem­le­ke­ti te­me­lin­den yı­kan, hal­kı­nı esir eden, içe­ri­de­ki cep­he­nin sus­kun­lu­ğu­du­r” ya­zan ki­tap ay­ra­cı… Bir de ken­di­le­ri­ni me­rak eden her­ke­se se­lam­la­rı var…

Kurmay Albay İsmet Çınkı:

Tayyip Erdoğan üzerine düşen görevi yaptı ve hırsıza sahip çıktı
– Bu­ra­da 2,5 yıl­dır ya­tı­yo­ruz. Kim­se­ye kır­gın de­ği­liz. Biz der­di­mi­zi, hak­sız­lı­ğı­mı­zı, kim­se­ye an­la­ta­ma­dık ve bu­ra­da­ki 11 ki­şiy­le şöy­le bir ka­rar ver­dik: Hak­sız­lı­ğı­mı­zı Türk Mil­le­ti­ne an­la­ta­ca­ğız. 16 se­ne ha­pis ce­za­sı­na kar­şı­lık 16 da­ki­ka ri­ca et­tik Türk hal­kın­dan… Uğ­ra­dı­ğı­mız hak­sız­lı­ğı göz­le­ri­nin içi­ne ba­ka­rak an­lat­mak istedik…

Vicdanımız yaralı ama rahat

– Bir mek­tup kam­pan­ya­sı baş­lat­tık. Dün­ya­nın her ye­rin­den mek­tup­lar gel­di. Bi­zim yı­kı­lan ha­yel­le­ri­miz, sön­dü­rü­len geç­mi­şi­miz ve ge­le­ce­ği­miz bu mek­tup­lar­dan son­ra ay­dın­lan­ma­ya baş­la­dı. Bu mek­tup­la­rın hep­si bu da­va­lar­da yar­gı­la­nan su­bay­lar için şe­ref ma­dal­ya­sı ol­du. Biz de o mek­tup­la­rı ki­tap­laş­tır­dık. Bu ki­tap dün­ya­da bir ilk­tir.
– Vic­dan­la­rı­mız ya­ra­lı ol­sa da ra­hat­tır. Çün­kü mil­le­ti­miz bi­zi vic­dan­la­rın­da be­ra­at et­tir­di. Bi­zim ar­tık Si­liv­ri'ye, Sin­ca­n'­a, Bu­ca'ya gön­de­ril­me­mi­zin hiç öne­mi yok. Bi­zim ye­ri­miz Türk hal­kı­nın kal­bi­dir.


O ağacın altında beraberiz

– Ki­tap­ta bin ci­va­rın­da mek­tup var. Le­ven­t'­te bir si­mit­çi yaz­dı. ‘Si­ze si­mit ge­tir­mek is­ti­yo­rum' di­ye. Çar­şam­ba pa­za­rın­da li­mon sa­tan kar­de­şi­miz bi­zi zi­ya­re­te gel­di. Ya­nın­da li­mon ge­tir­di. Bu ki­tap hal­kın uya­nı­şı­dır. 76 mil­yon ki­şi, ‘O ay­va ağa­cı­nın al­tın­da siz­ler­le be­ra­be­riz' de­di­. O ay­va ağa­cı hem şe­hit­le­ri, hem Türk hal­kı­nı göl­ge­sin­de tut­ma­ya de­vam edi­yor. Biz de Türk su­bay­la­rı ola­rak o ay­va ağa­cı­nın göl­ge­sin­de, yü­ce Türk Mil­le­ti'­ni say­gıy­la se­lam­lı­yo­ruz.

Bu kitabı AKP'liler de okumalı

– Baş­ba­kan Tayyip Erdoğan şu anda kar­şım­da ol­sa ona ne de­mek is­te­rim?. O üze­ri­ne dü­şen gö­re­vi­ni yap­tı. Hır­sı­zı­na, şe­ref­si­zi­ne sa­hip çık­tı. He­lal ol­sun.
– Biz bu­ra­da çok şey ka­zan­dık. Be­den­le­ri­mi­zi bu­ra­ya tık­tı­lar ama ruh­la­rı­mız öz­gür. Bu ki­ta­bı bi­zi yar­gı­la­yan ha­kim, sav­cı iyi oku­sun. Hu­kuk­çu­lar, hü­kü­met, her­kes oku­sun. Çün­kü ib­ret ve­si­ka­sı bu ki­tap.

Deniz Kurmay Albay Erdinç Altıner:

Mustafa Kemal'in de giydiği bu üniformayı Silivri'ye koyamazlar
– 18 ay­dır tu­tuk­lu­yum. En çok oğ­lum Ata­han ile do­ya do­ya bir gün ge­çir­me­yi öz­le­dim. Oğ­lu­mun as­ker ol­ma­sı­nı as­la is­te­mem ve öy­le bir se­çim ya­par­sa en­gel olu­rum. Çün­kü be­nim ya­şa­dık­la­rım or­ta­da.

Tür­ki­ye çok de­ğiş­ti

– Her gün gün­de­mi ta­kip et­mek için 9-10 ga­ze­te alı­yo­ruz. Te­le­viz­yon iz­li­yo­ruz. Ki­tap oku­yup, spor ya­pa­rak be­den­sel ve zihinsel ola­rak sağ­lık­lı kal­ma­ya ça­lı­şı­yo­ruz. Eskisinden da­ha do­na­nım­lı çık­ma­ya ça­lı­şı­yo­ruz.
– Tür­ki­ye 18 ay­da çok de­ğiş­ti. Bir de­fa ya­lan­la­rıy­la kan­dı­ra­mı­yor­lar in­san­la­rı… Türk top­lu­mu olay­la­ra re­ak­si­yon ver­me­ye baş­la­dı. Ses­siz kal­mı­yor.
– Biz­ler ma­su­muz. Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti'n­de, dar­be ta­ri­hi­ne yüz­ba­şı rüt­be­siy­le gir­di­ği id­di­a edi­len genç su­bay­la­rız. Bu du­rum­da ol­ma­mız­da ki­min ne ka­dar pa­yı var­sa hak­kı­mı­zı he­lal et­me­ye­ce­ğiz.
– Bu sü­reç­te kay­bet­ti­ği­miz ar­ka­daş­la­rı­mız ol­du. Me­se­la Ali Ta­ta­r'­ın in­ti­har et­me­sin­de­ki en bü­yük se­bep­le­rin­den bir ta­ne­si ce­za­evin­de gör­müş ol­du­ğu­muz kö­tü mu­ame­le. TSK, yap­ma­sı ge­re­ke­ni yap­ma­dı.
– Adil yar­gı­la­ma il­ke­le­ri yok sa­yı­la­rak öz­gür­lük­le­ri­miz­den yok­sun bı­ra­kıl­dık. Bu de­lil­ler­le da­va bi­le açıl­ma­ya­cak­ken bi­ze 16 yıl ce­za ve­ren bir sis­tem­de da­va­nın ye­ni­len­me­si bir ay­rın­tı.

Ci­na­ye­te or­tak ol­du­lar

– En bü­yük ha­yal kı­rık­lı­ğı­mız Yar­gı­tay ol­du. “An­ka­ra'da ha­kim­ler va­r” di­yor­duk. Bu hu­kuk ci­na­ye­ti­ne or­tak ola­bi­le­cek­le­ri­ni tah­min et­mi­yor­duk.
– Bi­zi mes­lek­ten çı­kar­sın­lar, or­du­dan at­sın­lar son­ra gö­tü­rüp Si­liv­ri'ye koy­sun­lar. Mus­ta­fa Ke­mal Ata­tür­k'­ün giy­di­ği üni­for­ma­yı Si­liv­ri'ye ko­ya­maz­lar. Biz, o üni­for­ma­nın na­mu­su­nu ko­ru­yo­ruz. O üni­for­ma­nın üze­ri­ne le­ke sür­dürt­me­yiz.

Kurmay Albay Ender Kahya:

Bizler masumuz ve hâlâ burada olmamız akla mantığa aykırı
– Yaklaşık 2.5 yıldır cezaevindeyim. Ailemi ve 14 yaşındaki oğlumu çok özledim.
– Bu davalar kapsamında tutuklanırken, televizyonlarda bizler için ‘darbeci' ve ‘cuntacı' dediler. Kamuoyunda öyle bir algı yaratmak istediler. Televizyondaki yorumlara hâlâ şaşırıyorum…

Silahlı Kuvvetler'e kırgınım

– TSK'ya 31 yılımı verdim ve yaşadıklarımdan dolayı kırgınım. Bana bu cezayı Silahlı Kuvvetler kesseydi, yaşadıklarım bu kadar zoruma gitmezdi. TSK'ya kırgınım.
– Son dönemde yaşananlar ve hâlâ bizim burada suçsuz yere kalmamız benim canımı yakıyor. Bizim içeride kalıyor olmamız akla mantığa sığmıyor. Bizim bir hukuk devletine ihtiyaçımız var. Bizim burada yatmamızın Türk Cumhuriyeti'ne bir katkısı oluyorsa biz bin yıl da yatalım.
Deniz Kurmay Albay Cem Okyay: Bu kitap TSK'nın insanına nasıl baktığını gösteriyor. TSK da bu kitabı okurlarsa askerliğin çok güzel bir meslek olduğunu görecekler. Umarım da okurlar.

Ce­za­evi­ne ge­len mek­tup­lar ki­tap ol­du

Mal­te­pe Askeri Cezaevi'nde tu­tuk­lu olan as­ker­ler için mek­tup kam­pan­ya­sı baş­la­tıl­dı. Ce­za­evi­ne bin­ler­ce des­tek mek­tu­bu gel­di. Tu­tuk­lu as­ker­ler, ken­di­le­ri­ne ge­len mek­tup­la­rı “Er Mek­tu­bu Gö­rül­müş­tü­r” adıy­la ki­tap­laş­tır­dı. Bir haf­ta ön­ce ki­tap­çı­lar­da­ki ye­ri­ni alan “Er Mek­tu­bu Gö­rül­müş­tü­r” yok sa­tı­yor…

O ağa­cın al­tın­dan Fe­ner­bah­çe'ye se­lam

Şa­ir Ata­ol Beh­ra­moğ­lu'nun, Mal­te­pe Ce­za­evi'n­de tu­tuk­lu kal­dı­ğı dö­nem­de ce­za­evi bah­çe­si­ne dik­ti­ği ay­va fi­da­nı ağaç ol­du… Şimdi o ağa­cın al­tın­da otu­rup Türk hal­kı­nın gön­der­di­ği mek­tup­la­rı­ oku­yan tutsak Türk su­bay­ları, dün adalet için yürüyüş yapan Fe­ner­bah­çe­lilere de “Be­de­ni­miz burada esir an­cak kal­bi­miz Ka­dı­kö­y'­de onlarla birlikte” sözüyle destek verdi.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Son güncelleme: android-time 11:3017.02.2014
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more