Reklamsız Sözcü

Başbakan’dan bedelli askerlik açıklaması

"Bedelli askerlik ile ilgili değerlendirmemiz devam edecek."

android-time 11:57 14 Kasım 2014
Başbakan’dan bedelli askerlik açıklaması
"Bedelli askerlik ile ilgili değerlendirmemiz devam edecek."

Başbakan Ahmet Davutoğlu, ABD Başkanı Barack Obama’nın Esed rejimine yönelik politikalarında strateji değişikliğine gittiğine yönelik basında çıkan iddialara ilişkin, “Doğru bir yaklaşımı yansıtıyor. Biz en başından itibaren Suriye konusunda da Ortadoğu Bölgesi konusundaki gelişmelerle ilgili olarak de entegre bir strateji, bir bütünlük içinde strateji tavsiye ettik, hep onu öne çıkardık” dedi. Davutoğlu, Avustralya’nın Brisbane kentinde, Sofitel Otel’de düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Davutoğlu, ABD Başkanı Obama’nın Suriye’de Esed rejimine ilişkin politikalarında strateji değişikliğine gittiğine dair basında çıkan değerlendirmelerin hatırlatılması üzerine, ”Bu haberi ben de gördüm. Yarın Sayın Obama ile de görüştüğümde mutlaka o konuları ele alırız. Haberin muhtevasına bakıldığında doğru bir muhteva. Doğru bir yaklaşımı yansıtıyor. Biz en başından itibaren Suriye konusunda da Ortadoğu Bölgesi konusundaki gelişmelerle ilgili olarak da entegre bir strateji, bir bütünlük içinde strateji tavsiye ettik, hep onu öne çıkardık” diye konuştu.

Davutoğlu, ”Noktasal olarak bir problemi çözmek yerine problemin bütün boyutlarını kapsayacak bir çözüme gidilmesi gerektiğini belirten Davutoğlu, ”Suriye’deki problem sadece askeri bir problem değildir, sadece bir terör problemi değildir, sadece bir siyasal problem değildir. Hepsinin içinde olduğu ve maalesef bir rejimin kendi halkını acımasızca katletmesiyle insani bir trajediye dönmüş, savaş suçlarının işlendiği bir tabloyla karşı karşıyayız” değerlendirmesinde bulundu. Özellikle son aylarda IŞİD’in yol açtığı tehdit dolayısıyla belli bir odaklanma söz konusu olduğunu belirten Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Tabii biz o odaklanmaya hiçbir zaman karşı değiliz, uluslararası terör bütün ülkelere ve Türkiye’ye de tehdittir. Özellikle Türkiye’ye tehdittir. Türkiye kıyısında herhangi bir terör yapılanması istemez. Ama bu terör yapılanması geçen sene yoktu. 2013 Mart’ında dahi yoktu. 2013 Mart’ında IŞİD ilan edildi. Ondan önceki yıllarda yoktu. Nereden, hangi şartlarda bu terör yapılanması doğdu? Esed rejiminin işlediği insanlık suçları ve ortaya çıkardığı siyasal boşluk alanında. Dolayısıyla özellikle son aylarda çok yoğun bir şekilde ABD ile yaptığımız istişareler vardı. Hep bu istişarelerde, Kobani’ye noktasal bir müdahale, hatta sadece havadan müdahale yeterli olmaz. Bugün eğer Suriye’ye kapsamlı bir çözüm bulunmazsa bugün IŞİD gider, yarın başka isimler başka bir örgüt gelir. Önemli olan istikrarı Suriye’de tekrar temin edecek, Suriye’deki bütün etnik ve mezhebi grupları bünyesine alabilecek yeni bir siyasal yapının doğması.”

“Kobani’ye bakalım, sadece şuraya bakalım çözüm bulalım dediğinizde karşı tarafta o kadar artık çeşitlenmiş riskler var ki Esed rejiminin riskleri, IŞİD terörü riski vesaire, mukabelede bulunmak çok zor” diyen Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Irak’ta, Suriye’de temel problem, bir grup toplumsal bir kesimin sistem dışına itilmesi. O sistem dışına itilen toplumsal kesimler, kendilerini nerede ifade edebileceklerse nerede örgütlenirlerse orada bir yapıya yöneldi. İşte IŞİD benzeri şeyler buradan doğdu. Önemli olan herkesi içine alan siyasal bir çözümü ortaya koyabilmek. Bütün bu şartların sorumlusu Esed rejiminin baskıcı tutumudur. Eğer Esed rejimi halkına bu baskıları yapmamış olsa orada bu belirsizlik, bu güç boşluğu ve her türlü yapının ortaya çıkabileceği bir tablo gelişmezdi. O bakımdan bu son değerlendirmeleri doğru buluyoruz. Kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç vardır. Bu kapsamlı stratejinin esası da Suriye’de de Ortadoğu’da da meşruiyetini halktan alan ve herkesin katılarak kendini güvende hissettiği siyasal dönüşümün gerçekleşmesidir. Suriye için bu acil önem taşımaktadır.”

Davutoğlu, “Türkiye’nin tezlerine yaklaşılıyor diyebilir miyiz?” şeklindeki soruya, “Kesinlikle, kesinlikle” karşılığını verdi.

-Bedelli askerlik meselesi-

Davutoğlu, bir başka gazetecinin bedelli askerlik konusuyla ilgili bir gelişme olup olmadığını sorması üzerine de şunları söyledi:

“Şunu ifade etmek lazım; ben de Milli Savunma Bakanımızın açıklamasını gördüm. Başbakanlık görevini devraldıktan sonra bu konuda kapsamlı bir bilgi almaya gayret ettim. Tekrar değerlendireceğimizi de ifade ettik. Prensipte Türkiye’de Genelkurmay Başkanlığımızla yaptığımız brifingde bunun üzerinde durduk, mümkün olduğu kadar daha profesyonel bir yapılanmaya, silahlı kuvvetlerimizde gitme ihtiyacı var. Bir taraftan mecburi askeri hizmetinin getirdiği tabii zorunluklar var, diğer taraftan da Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılması etrafından ortaya çıkan ihtilaçlar var. Bu bakımdan tüm bunların etkilerini değerlendiriyoruz. Tabii etrafımızda bir ateş çemberi var. Çok ciddi bir güvenlik riski ortamında bulunuyoruz. Bunları da göz önüne alacağız ama öbür taraftan askerlik yapılması anlamında belli bir yaş sınırını geçmiş ve gittikçe sayısı artan birikim de var ancak bunun sık sık gündeme gelmesinin ortaya çıkardığı psikolojinin herkesin askerlik yapmak yerine askerliğini tehir etmeyi tercih etmesi. Bunun doğurduğu bir başka psikoloji var. Tüm bunları göz önüne almak zorundayız. Dolayısıyla hem bu vatani görevin ifasında bir sıkıntı doğmaması hem güvenlik şartlarının göz önüne alınması; aynı zamanda bu birikmiş sayıları artık yüz binleri bulan verimli askerlik yapma çağını geçmiş vatandaşlarımıza çözüm bulunması noktasında değerlendirmelerimiz sürecek. Yeni gelişme olduğunda bizzat bunu arkadaşlarımla değerlendirdikten sonra açıklarım.”

-“Bakanlarımızın performansını muhalefet değerlendiremez”

“Meclis çalışması sırasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız’ın bir açıklaması oldu, muhalefetten gelen istifa çağrıları üzerine. Sayın Bakan, geçmişte bunu düşündüğüne yönelik ifadeler kullandı. Soma’dan sonra Sayın Erdoğan ile bunu paylaştığını belirtti. Ermenek’ten sonra yoğunlaşan çağrılar için sizinle paylaşacağını ifade etti. Muhalefetten gelen Sayın Taner Yıldız’a yönelik istifa çağrılarındaki yaklaşımınız ve tavrınız ne olur?” şeklindeki soruyu da yanıtlayan Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Mecliste görüşmeler esnasında, komisyonda, Enerji Bakanımıza yönelik olarak muhalefetin ısrarlı bazı eleştirileri ve talepleri üzerine Enerji Bakanımız da son derece sorumluluk duyusu içinde siyasi etik bakımından örnek olması gereken bir cevap vermiştir. Ama bakanlarımızın performansları ve istifa edip etmeyeceği muhalefetin işi değildir. Bakanlarımızın performansını muhalefet değerlendiremez. Sayın Taner Yıldız’ın Enerji Bakanlığı döneminde neler yapılmış olduğunu şimdi Başbakan olarak ama daha önce kabine arkadaşı olarak, yan yana oturan kabine arkadaşı olarak en iyi takdir edecek olan benim. Onun için muhalefetin görüşüne de ihtiyacımız yok. Onlar önce seçimlerde yenilgi ardına yenilgi yaşaması sonrasında niye kendilerinin böyle bir etik davranış sergilemediklerini sorgulamaları lazım.”

-“Kimin ihmali olduğunu benden daha iyi takdir edecek kimse yok”

Türkiye’nin enerji politikaları konusunda son yıllarda TANAP başta olmak üzere ne kadar büyük bir hamle yaptığını, birçok uluslararası forumda artık enerjinin kilit oyuncusu olarak görülmekte olduğunun herkes tarafından bilindiğine dikkati çeken Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bakanlarımızın performansı noktasal olaylarla değerlendirilemez. Tabii önemli bir şeydir, kayıplarımız ama orada ihmali kimin vardır, kimin yoktur. Bütün bunları biz zaten hem ben bizzat Ermenek’e giderek alanda takip ettim hem Ankara’da çok yoğun brifingler aldım hem de bunlar üzerinde iş güvenliği konusunda Türkiye’nin belki de Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı reform paketini açıkladık. Dolayısıyla kimin ihmali olduğu, eksiği olduğunu benden daha iyi takdir edecek kimse yok. Muhalefetin böyle bir takdir gücü de yok. Enerji Bakanımızın verdiği cevap, dediğim gibi siyasi etik içinde verilen cevaptır ama atılacak adımlar konusunda takdir yetkisi sadece bize aittir. Kimsenin bu konuda spekülasyon yapma hakkı yoktur. Önce kendi performanslarına baksınlar ondan sonra değerlendirsinler, başkalarının başarı performansını.”

-Irak’taki petrol anlaşması-

“Irak Merkezi Yönetimi ile Bölgesel Kürt Yönetimi’nin petrol ihracatı konusunda anlaşmaya vardı. Bu anlaşmanın Türkiye’ye etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki soru üzerine de Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Bu güzel, önemli ve olumlu bir gelişmedir bizim için. Biz zaten ısrarla yıllardır bir an önce enerji konusunda genel olarak güç ve gelir paylaşımı konusunda Irak’ta bir düzenleme yapılmadan Irak’ı bir arada tutmanın zorluğunu hep gündeme getirmiştik. Bu çerçevede hep Irak Merkezi hükümeti ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile ilişkilerimizi onların birbirleriyle bu enerji meselelerini çözmeye irtibatlandırmıştık ancak Türkiye’nin artan enerji ihtiyacı ve Irak’ta maalesef bölgesel yönetimi dışlayan tutumlar, Türkiye’nin de Erbil ile yakın ilişkiler içinde hem kendi enerji ihtiyacını karşılamak hem de oradaki merkezi hükümetin bütçeden pay vermemesi dolayısıyla zor durumda olan bölgesel yönetime katkıda bulunmak şeklinde son derece rasyonel tavır almıştık. Şimdi bu gelişme olumlu gelişmedir. Detayları tabii öğreneceğiz. Zaten ben Türkiye’ye döner dönmez biliyorsunuz Irak’a gideceğim ve hem Bağdat’a gideceğim hem Erbil’e gideceğim. O zaman da bu konuları, enerji konusu başta olmak üzere bütün bu Irak ile ilişkileri gözden geçireceğiz.”

“Irak bizim için ekonomik ilişkilerimiz bağlamında en stratejik ülkelerin başında geliyor” diyen Davutoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Yıllık 12 milyarlık dış ticaret fazlası veriyoruz. Diğer ülkelerle olan kayıplarımızı Irak’tan telafi ediyoruz. Ayrıca enerji büyük bir imkan Irak’ta. Bu anlaşmayla inşallah siyasal sorunlar aşılır ve Irak üzerinde oturduğu hazineyi hak ettiği gibi kullanabilir. Büyük bir enerji hazinesi üzerinde oturuyor. Irak’ta petrol doğalgaz konusunda bir ortak tavır olursa eminim bu siyasi sorunların çözümüne de katkı sağlar. Çünkü oradan gelecek refah, siyasal sorunları aşmada kolaylık sağlar. Döner dönmez Irak’a gittiğimizde inşallah bu konuları detaylı olarak ele alacağız.”

Başbakan Davutoğlu’nun basın toplantısına Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de katıldı.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Son güncelleme: android-time 23:4714.11.2014
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more