Türkiye'nin bağımsız haber sitesi!

Sözcü Hayat
Başbuğ tahliye oldu!

Başbuğ tahliye oldu!

Mart 7, 2014 |

Tahliyesine karar verilen eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tahliye oldu...

İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi’nin hak ve hürriyet ihlali olduğu yönündeki kararına uydu ve eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tahliyesine karar verdi.

6 Ocak 2012 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderilen ve yaklaşık 26 aydır Silivri Cezaevi’nde bulunan Başbuğ’un akşam saat 20.00 sıralarında tahliye oldu.

İŞTE BAŞBUĞ’UN AÇIKLAMALARI

BAŞBUĞ’UN AÇIKLAMASINDAN SATIR BAŞLARI

“Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. 6 Ocak 2012 günü hatırlarsınız şöyle demiştim; “26. Genelkurmay Başkanı terör örgütü kurmak ve yönetmekle suçlanarak tutuklandı. Takdir Yüce Türk milletine aittir. Aradan tam 2 sene, 26 ay geçti toplam. Bizi cezaevinde 26 ay nefret ve intikam duygularıyla hareket edenler burada tuttu. Benim 26 ay hayatımdan çaldılar. Beni 26 ay hürriyetimden yoksun bıraktılar.

Yüce Türk milletine en derin şükranlarımı sunuyorum. Bugün benim serbest bırakılmam bir başlangıçtı. Benim gibi suçsuz bulunan arkadaşlarım da en kısa zamanda hürriyetlerine kavuşacaktır. Bu gerçekleşmez ise bugün benim serbest kalmam hürriyetimi kazanmamın hiçbir önemi ve anlamı olmaz. Çünkü ben ne kadar suçsuz isem bugün geride bıraktığım Tuncer Kılınç Paşa, Hurşit Tolon Paşa, Hasan Iğsız Paşa, Tuncay Özkan, Doğu Perinçek de benim gibi suçsuzdur. Ayrıca, bugün benim serbest bırakılmamda kullanılan gerekçeler hepsi için geçerlidir. Onların da en yakın zamanda bu zindanlarda tutsak tutulan mutlaka ve mutlaka en kısa zamanda hürriyetlerine kavuşacaktır.

Cezaevi, 26 ay… Bu da tarihin garip cilvesi midir? 26. Genelkurmay Başkanı 26 ay… Enteresan. Cezaevi, acı, ızdırap, çile çekmektir. Ama bütün bunlara rağmen şu an içimde hiçbir şekilde nefret ve intikam duyguları taşımıyorum. Çünkü bunu duyanlar aslında kendilerini de bir felakete sürükler. Nefreti, sevgi alt eder. Biz öyle yetiştik. İçimiz sevgi dolu

Bizim tek bir isteğimiz var, adalet ve bu adaletin gerçekleşmesinin elbette takipçisi olacağız. Adalet deyince şunu demek istiyorum; Ümran,iye’de bulunan bir kaç el bombasından harekete ederek sanal bir örgüt yaratmak isteyenler… Kimler bunu planladı? Eğer Türkiye tekrar bir hukuk devleti olak istiyorsa bunu yapanlara mutlaka bulunmalıdır.

Danıştay cinayetine sanal Ergenekon terör örgütüyle birleştirmek projesi kime aittir? Teğmen Mehmet Ali’ye kumpas kuranlar belli, bunlar cezasız mı kalacak? Asla! Mutlaka cezalandırılacak. Eğer tekrar hukuk devleti olmak istiyorsak… Hanefi Avcı daha ne kadar içeride tutlacak? İnsafsızlıktır, ayıptır. Bunu kimler istiyor? Yeter artık. Hurşit Tolon Paşa bildiğiniz gibi bir gizli tanığın ifadesine dayandırılarak menfur Zirve Cinateiyle ilişkilendirmeyi planlayan uygulayan güçler kimdir? Ne garip tesadüftür ki bu gizli tanık aynı Tuncay Güney’e benzemektedir.Bu gizli tanık kimdir? TSK’dan atılmış bir uzman çavuş. Bu da Tuncay Güney gibi bir müddet sonra Hristiyan olur, papaz olur. Kimler oynuyor bu oyunu?

Balyoz davasında 51 numaralı harddisk’in TÜBİTAK dışında başka bir bilirkişi tarafında incelenmesi tarafında yırtındık adeta? Niçin bunun önü kesildi? Kimler bunlar? Mutlaka bunlar bulunmalı.

İşin en vahimi bugün çeşitli arkadaşlarımız, bunlar hastadır. Morale ihtiyaçları var, ama bu hakimlerde vicdan yok. Ben bunların vicdan taşıdığına inanmıyorum. Bu hasta insanların morale en çok ihtiyacı olduğu zamanda içeride tutulur mu? Vicdan yok, Allah korkunuz da mı yok.

Bugün elbette önemli bir olay yaşandı. Dün çıkarılan bir kanunla bu ÖYM’ler bir çukura gömüldü. Bu ÖYM’lerin çukura gömülmesi elbette Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasi yolunda bir adım ileri gitmesinde büyük bir katkısı oldu. Büyük bir adım oldu.

Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en kritik dönemlerinden birini yaşamaktadır. Özellikle, yargı alanında maalesef bütünüyle ayakta kalan bir tek kurum vardır. Anayasa Mahkemesi… Bu süreçte AYM’nin tarihi bir hükümlülük ve sorumluluk yüklendiğinin bilincindeyim. Umuyorum ve inanıyorum ki AYM bugüne kadar almış olduğu doğru kararlarla tarihe not düşen durumunu bu önümüzdeki zor dönemde de başarıyla sürdürerek Türkiye’nin bir an önce demokrasiye dönmesinde önemli bir rol oynayacak.

İki yanımda bir yerde hocam TBB Başkanı, solumda avukatım İlkay Sezer… Onların bu süreçte bizlere sağladığı katkı için burada bütün Türk milletinin huzurunda sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Biz tek bir şey istiyoruz, adalet istiyoruz. Bu adaletin gerçekleşmesi için görev başında nasıl mücadele ettiysem dışarıda da aynı şekilde mücadeleme devam edeceğim. Ta ki son arkadaşa buradan çıkıncaya kadar.”

BAŞBUĞ’UN TAHLİYE KARARININ GEREKÇESİ
Başbuğ’un tahliye kararının gerekçesinde ‘sabit ikamet sahibi oluşu, sosyal durumu, tutuklu kaldığı süre, delillerin toplanıp davanın karara bağlanmış bulunması, tedbir niteliğindeki tutuklamadan beklenen gayenin elde edilmiş olması’ deniyor.

 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Sözcü veya sozcu.com.tr sorumlu tutulamaz.