Reklamsız Sözcü

Cömert davasında şoke eden iddia!

Abdullah Cömert'in ölümüyle ilgili dava, güvenlik gerekçesiyle alındığı Balıkesir'de, polisin sıkı güvenlik önlemleri altında başlandı.

android-time 20:59 4 Kasım 2014
Cömert davasında şoke eden iddia!
Abdullah Cömert'in ölümüyle ilgili dava, güvenlik gerekçesiyle alındığı Balıkesir'de, polisin sıkı güvenlik önlemleri altında başlandı.

Duruşma sırasında ise Cumhuriyet Savcısı Baki Çalışkan’ın uyukladığı iddia edildi.

Hatay’da, Gezi Parkı protestoları sırasında başına biber gazı kapsülü isabet etmesiyle yaşamını yitiren Abdullah Cömert’in ölümüyle ilgili davaya, güvenlik gerekçesiyle alındığı Balıkesir’de, polisin sıkı güvenlik önlemleri altında başlandı. Polisin etrafında kuş uçurtmadığı adliye binasına gelen Cömert’in annesi Hatice Cömert, “Hasta bir kadınım ama adalet için, hesap sormak için Balıkeksir’e geldim” dedi. Acılı anneye, Eskişehir’de Gezi olayları sırasında ölen Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz da destek verdi.

 

Hatay’da 2013 yılının 2 Haziran gecesi Gezi Parkı protestoları sırasında polis panzerinden atılan biber gazı kapsülü başına isabet eden Abdullah Cömert, hayatını kaybetti. Adli Tıp raporunda da Cömert’in başına gaz fişeğinin isabet etmesiyle öldüğü belirtildi. Bunun üzerine savcılığın başlattığı soruşturma, 14 Nisan 2014’te tamamlandı. Hatay 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianameyle, sanık polis memuru A.K. hakkında, ‘olası kastla insan öldürmek’ suçundan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

 

GÜVENLİK GEREKÇESİYLE DAVA BALIKESİR’E NAKLEDİLDİ

Ancak ilk duruşma günü olan 4 Temmuz 2014 tarihinden önce, sanık polis memuru A.K.’nin avukatı, güvenlik gerekçesiyle davanın başka bir ile nakli için savcılığa başvurdu. Hatay Valiliği ile İl Emniyet Müdürlüğü’nün de aynı yönde görüş bildirmesi üzerine Savcılık, geçen 27 Mayıs’ta, 2’nci Ağır Mahkemesi’ne başvurarak dosyayı istedi. Dosya, nakil için karar verilmek üzere Adalet Bakanlığı’na gönderildi. Bakanlık da dosyayı Yargıtay’a gönderdi. Yargıtay 5’inci Ceza Dairesi, davayı, Hatay’a, 1200 kilometre uzaktaki Balıkesir’e nakletti.

 

KENTTE KUŞ UÇURTULMADI

Balıkesir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde, olaydan yaklaşık 17 ay sonra görülen dava öncesinde, polis ekipleri, hem kent girişlerinde, hem de adliyenin etrafında adeta kuş uçurtmadı. Otobüslerle giriş yapanların kimlikleri kontrol edildi. Adliyeye de yine işleri olanlar, sıkı güvenlik önlemleri altında alındı.

 

İLK ÖNCE ANNE CÖMERT ADLİYEYE GELDİ

Duruşmadan yaklaşık 1.5 saat önce İzmir yolu üzerindeki adliye binasına ilk olarak Abdullah Cömert’in annesi Hatice Cömert, Eskişehir’de Gezi Parkı eylemleri sırasında öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz’la birlikte geldi. Burada adliye binası önünde toplanan grupların destek verdiği anne Hatice Cömert, “Ben yaşlı, hasta bir kadınım. Ancak Abdullah’ın, sizin hatırınız için, adalet için, hesap sormak için Balıkesir’e geldim. Bu katillere kim cesaret veriyor, kim emir verdiyle Allah onu kahretsin, belasını versin. Bizim evlatlarımızı da hükümet evladı değil mi? Ben askere yetiştirdim” dedi.

Acılı anneye destek veren Emel Korkmaz ise, “Ali İsmail’imin davası Eskişehir’de görülecekti, Kayseri’ye aldılar. Ancak milyonlar yanımızda. Bizi destekleyen herkes, her yerde. Destek veren insanlara teşekkür ediyorum” diye konuştu.

 

CHP MİLLETVEKİLLERİNDEN DESTEK GELDİ

Bu arada, Abdullah Cömert’in annesi Hatice Cömert, babası Edip Cömert, kardeşi Zafer Cömert, ağabeyi Adnan Cömert, kız kardeşi Fatma Kartal ile Abdullah Cömert hayatını kaybettikten sonra dünyaya gelen ve onun adını taşıyan yeğeni 10 aylık Abdullah Can Kartal’a destek vermek için, Ali İsmail Korkmaz’ın ağabeyi Gürkan Korkmaz; İstanbul’da Gezi protestolarında yaralan ve 269 gün komada kaldıktan sonra ölen Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, babası Sami Elvan; Hatay’da ODTÜ protestolarına destek eylemi sırasında geçen yıl düşerek ölen Ahmet Atakan’ın babası Ali Atakan; Ankara’da geçen yıl Gezi protestoları sırasında ölen Ethem Sarısülük’ün annesi Sayfi Sarısülük, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, CHP milletvekilleri Hüseyin Aygün, Gökhan Günaydın, Mahmut Tanal, Melda Onur, Namık Havutça ile Nedret Akova da adliye binasına geldi.

 

Gezi aileleri ile milletvekillerinin yanında çok sayıda ilin baro başkanı, avukatlar ile çeşitli siyasi parti ile sivil toplum örgütlerine bağlı gruplar da adliye binası önünde toplandı. Topluluk, tepkilerini sloganlarla dile getirdi.

Adliye bahçesinin kapısından içeri girerken Abdullah Cömert’in ağabeyi Adnan Cömert ile polisler arasında kısa süreli tartışma yaşandı. Adnan Cömert bağırarak, “Benim kardeşimi sokak ortasında katlettiler. Biz ne yapacağız, sizin bizden nedir bu korkunuz?” dedi. Sonra Cömert ailesi ve avukatlar adliyeye girdi.

KURAN-I KERİM GETİRDİ

Duruşma başlamadan önce basın mensuplarına konuşan ağabey Adnan Cömert, “Ben mahkeme başkanına Müslüman olup olmadığını sorduktan sonra, ondan Kuran-ı Kerim’e el basmasını isteyeceğim. Böylece hem çeşitli yerlerden gelebilecek baskılara direneceğine, hem de adil yargılama yapacaklarına inanıyorum. Çünkü biz ailele olarak adalet istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz” dedi.

HAKİM İKİ KEZ TOPLANTI YAPTI

Hatay’da, Gezi Parkı protestoları sırasında başına isabet eden biber gazı kapsülü nedeniyle hayatını kaybeden Abdullah Cömert’in ölümüyle ilgili davanın görülmesine, güvenlik gerekçesiyle alındığı Balıkesir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde, başladı. Duruşmaya, Abdullah Cömert’in aile üyeleriyle, Avukat Hatice Can’ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 100 avukat, müdahil olarak katıldı. Yine sanık polis memuru A.K.’nin avukatları, İbrahim Uzun ile Ceylan Yitmez de duruşmada hazır bulundu. CHP milletvekillerinin yanı sıra, yabancı gözlemciler ile İnsan Hakları Hatay Şube yöneticileri de duruşmayı izledi.

Duruşma başladıktan sonra Mahkeme Başkanı Kemal Yılmaz, yer darlığını nedeniyle ilk olarak avukatların ve Abdullah Cömert’in yakınlarının salona girmesini istedi. Ancak buna itiraz gelmesi üzerine Mahkeme Başkanı Kemal Yılmaz, üye hakimler, Murat Çırakoğlu ve Nalan Doğan ile duruşma salonunun yanındaki odada toplantı yaptı. Ardından duruşma salonuna gelen Hakim Yılmaz, bu kez de avukatlar haricindeki dinleyicilerin duruşma salonunun güvenliğini sağlamak adına dışarıya çıkmalarını ve isim isim içeriye alınmalarını istedi. Buna da itiraz gelmesi üzerine mahkeme başkanı ve üye hakimler, bir kez daha aynı odaya girdi. Bu sırada salonda bulunan avukatlar ile izleyicilere ise, durumu hem alkışlayarak, hem de ‘yuh’ sesleriyle protesto etti. Heyet kısa süre sonra salona dönüp, bu şekilde duruşmaya devam etmeye karar verdi.

ETHEM SARISÜLÜK’ÜN ANNESİNDEN CUMHURBAŞKANI’NA TEPKİ

Araların ardından Mahkeme Başkanı Kemal Yılmaz, duruşmaya başladıklarını ancak yer darlığı nedeniyle bu sıkıntıların yaşandığını dile getirdi. Bu sırada oturduğu yerden Ethem Sarısülük’ün annesi Sayfi Sarısülük, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı kastederek “… bu salonu genişletmeyi bilmiyor mu?” diye bağırdı. Sayfi Sarısülük’ün bu tepkisi, salonda bulunanlar arasında da gülüşmelere neden oldu.

SANIK POLİSİN SALONUNDA DİNLENMESİ İSTENDİ

Duruşma başladıktan sonra ilk olarak Abdullah Cömert’in ailesinin avukatı Hatice Can söz aldı. Kamu görevlerini yapan kişilerin, karıştıkları hukuksuzlukların sürekli ertelendiği görüşünü savunan Hatice Can, şunları söyledi:

“Abdullah Cömert’i katlettiler. Yakınları ailesi, adalet arayışını sürdürüyor. 17 ay sonra İlk kez yakınmalarını dile getirecekler. Ancak zorluklar çıkartılıyor. Bizler bu güne kadar kaçırılan dosyanın peşinden itirazlarımızı yapabiliyoruz. Biz yargılamanın Hatay’da yapılmasında ısrarcıyız. Çünkü bu tür Sesli Görüntülü Kayıt ve Video Konferans Sistemi (SEGBİS), ancak naklinde sorun olan kişiler ile ağır hastaların durumlarında Kenan Evren’de olduğu gibi kullanılabilir. Ancak burada öyle bir durum söz konusu değildir. Polis 30 yaşında, gepegenç, çevik kuvvette görevli bir polistir. Mahkeme başkanı burada sanığı sorgulamak zorundadır. Biz sanıktan mağdur yaratılan böyle nakil kararlarına da, böyle görüntülü sorgulamaya da itiraz ediyoruz. Polis neden huzurda değildir? Nakilin engeli nedir? Bizim burada adil yargılama için ikna olmamız lazım. Bu tür ifade almanın hukuka aykırı olduğuna inanıyoruz. Sanığın burada sorgulanmasını talep ediyoruz.”

Duruşmadaki diğer avukatlar da yine, sanığın duruşma salonunda sorgulanmasını ve görüntülü sorgu sistemine olan itirazlarını anlattı. Saat 14.30’da başlayan ve tartışmalardan dolayı geç başlayan duruşmaya mahkeme başkanı Kemal Yılmaz, ara verdi.

CHP’Lİ VEKİLLERDEN CÖMERT DAVASI DEĞERLENDİRMESİ

Balıkesir’deki Abdullah Cömert davasını izleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve CHP milletvekilleri saat 16.30’da duruşma salonundan çıkarak adliye önünde açıklamalarda bulundu. Aynı zamanda avukat olduğunu hatırlatan Sezgin Tanrıkulu davanın tam bir karmaşa içinde başladığını belirterek şunları söyledi:

“Yargısız infaz, orantısız güç kullanımı sonrası infaz, işkence sonucu infaz ve faili meçhul cinayetlerde failleri korumak amacıyla maalesef davalar Türkiye’nin başka yerlerine gönderiliyor. Her zaman şunu ifade ettik; adalet ihlal edildiği yerde gerçekleşirse ancak adalet olur. Bu dava Hatay’dan buraya 1300 kilometre öteye gönderildi. Muğla’da öldürülen Şerzan Kurt’un davası Muğla’dan Eskişehir’e nakledilmiştir. Yine Ali İsmail Korkmaz’ın davası Eskişehir güvensiz diye Kayseri’ye nakledilmiştir. Böylece sanıklar, özellikle güvenlik mensubu olan sanıklar bir şekilde davaların nakliyle korunmaktalar. Bugün olan da budur. Aylar sonra açılan bir dava var. Sanık olmadığı yerde, sanığın çapraz sorguya tutulmadığı yerde adalet gerçekleşmez. Bugün iyine sanık burada yok. Bu davayı takip etmeye devam edeceğiz.”

CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça ise, “Bu dava neden Balıkesir’e alındığını anlamış değiliz” derken, duruşmada Ergenekon davasında olduğu gibi yargı terörü estirildiğini iddia etti. Havutça, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu davanın asıl kendisi Hatay’da, dava Balıkesir’de, sanık Mersin’de, tanıklar Hatay’da. Burası güvenli bir yer. Eğer güvenli değilse sanık neden burada değil? Bakın devlet terörü ile gencecik kardeşlerimizin hayatını kaybettiği, devlet şiddetiyle demokrasiye kurban verdiğimiz bu insanlar artık devlet terörü yaşamamalı. Ama önce adalet terörünü yaşamamalı. Burada biz adil bir yargılama olmasını beklerken, avukat arkadaşlarımız, milletvekilleri duruşma salonuna giremiyor. Ergenekon davalarının bir benzeri, bir yargı terörü, bir polis terörü hala burada işletiliyor. Salonun içerisinde savunma haklarını kullanacak olan arkadaşlarımız polis tarafından kameraya alınıyor. Adalet sarayı içerisinde cübbesiyle gezen avukatlar nasıl bir şüphedir ki kamera ile izleniyor” diye konuştu.

CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gezi olayları başladığı zaman müdahale eden ‘bu talimatı ben verdim’ dediğini aktarırken, Gezi davalarında siyasi baskı yapıldığını iddia etti.

DURUŞMADA ‘UYUYAN SAVCI’ TARTIŞMASI

Hatay’da, Gezi Parkı protestoları sırasında başına biber gazı kapsülü isabet eden Abdullah Cömert’in ölümüyle ilgili davaya, Balıkesir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde, verilen aranın ardından devam edildi. Duruşmanın bu bölümünde de ilk sözü alan Abdullah Cömert’in ailesinin avukatı Hatice Can oldu. Avukat Can, var olan sanıkların zaten kaçırıldığını ve olayın tek bir sanığa indirildiğini, adaletin adalet gibi olması için SEGBİS gibi uygulamaya son verilmesi talebini yineledi.

Duruşma sırasında ise Cumhuriyet Savcısı Baki Çalışkan’ın uyukladığı iddia edildi. Abdullah Cömert’in ailesi ve avukatı buna tepki gösterirken, tartışmalar oldu. Bir izleyicinin savcının uyuklamasını görüntülediği anlaşıldı. Bunu fark eden Baki Çalışkan’ın, mahkeme başkanına bildirmesi üzerine, o izleyici polislerce duruşma salonundan çıkartıldı. Buna tepki gösteren avukatlar da savcının uyumaması için mahkeme heyetinden ‘uyarılmasını’ istedi.

ALİ İSMAİL KORKMAZ’IN AVUKAT AĞABEYİ SÖZ ADI

Duruşmada gezi olayları sırasında Eskişehir’de, dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın avukat ağabeyi Gürkan Korkmaz da katılıp müdahil olarak söz aldı. Kardeşinin davasının güvenlik gerekçesiyle Kayseri’ye alındığını ama Muğla’da öldürülen Şerzan Kurt’un davasının ise güvenli diye Eskişehir’e alındığını, bu durumun bile çelişkiyi ortaya koyduğunu söyledi.

Bunun yanı sıra avukat Gürkan Korkmaz, yine kardeşi Ali İsmail Korkmaz’ın ölümü olayına karışanların hepsinin Kayseri’de ifade verdiğini, hukuk tek ise bu olayda da aynısının olması gerektiğini dile getirdi.
OĞLUNUN FOTOĞRAFINI HAKİME GÖSTERDİ

Hatay’da, Gezi Parkı protestoları sırasında başına isabet eden biber gazı kapsülü nedeniyle hayatını kaybeden Abdullah Cömert’in ölümüyle ilgili davanın görüldüğü, Balıkesir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde, heyet ara karar verdi. Mahkeme heyeti, avukatların, sanık polisin ve tanıkların, Sesli Görüntülü Kayıt ve Video Konferans Sistemi’yle (SEGBİS), ifadelerinin alınmaması talebini reddetti.

Bu taleplerinin reddedilmesine tepki gösteren avukatlar, SEGBİS kullanılmaması talebini reddettiği için, mahkeme başkanının sanığının yüzünü görmeden, iddianame okunmadan duruşmayı açmaya çalışmasından, tanıkların bir kısmını evrak üzerinden reddetmesinden, duruşma sırasındaki usule ilişkin taleplerinin hiç birisinin tutanağa tam yazdırılmamasından, zabıt katibinin duyduğunu tam olarak yazmasına engel olmasından dolayı, mahkemenin üye hakimlerinin de, beden dilleriyle bu davaya hakim olamadıklarını gösterdiği için tek tek hakimler için reddi hakim talebinde bulundu.

Bu duruma tepki gösterip yerinden kalkan Zafer Cömert, “Ben buraya gelirken ölebilirdim. Kardeşim polis terörüne kurban gitti. Ben de trafik terörüne kurban gidebilirdim. Bizler davanın kapatılmasına izin vermeyeceğiz. Siz bu davayı Antakya’ya geri göndereceksiniz. Eğer Antakya, Türkiye’nin bir parçasıyla dava orada görülecek” dedi.

AİLE DE REDDİ HAKİM İSTEDİ

Avukatların ardından bu kez aile üyeleri tek tek söz aldı. İlk olarak söz alan Abdullah Cömert’in annesi Hatice Cömert, oğlunun fotoğrafını kürsüye doğru kaldırarak ‘İyi bak’ diye bağırdı. Hatice Cömert ardından, “Ben 1300 kilometre sürüklenip buraya geldim. Hatay’da mahkeme yok mu, niye buraya taşındım onun için reddediyorum sizi. Bak oğlumun yüzü. İyi bak sizin arkanızda adalet terazisi yok” dedi.

Abdullah Cömert’in ağabeyi Zafer Cömert de reddi hakim talebiyle ilgili şunları söyledi: “Bizim bir sloganımız var. ‘Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız, ya siz’ diye, bu sloganı atıyoruz. Peki siz ne bırakacaksınız çocuklarınıza, polisi savunarak? Siz Antakya’da katledilen kardeşim yerine polisi savunuyorsunuz. Aslında bu bizi yanıltmadı. Biz bunu Ethem Sarısülük gibi diğer davalarda da gördük. Çünkü siz onu savunacaksınız. İkiniz de devlet memurusunuz. Kendi kendinizi yargılayamıyorsunuz. Biz Cömert ailesi olarak hasta annem, hasta babamla 14 saat belki vicdan vardır sizlerde çok derinlerde vardır diye, 1300 kilometre yol geldik. Buraya gelmeden şunu düşündük; Biz gene hatalı olabiliriz. ‘Bu hakimler hakkımızı savunabilir belki’ diye düşünüp geldik. Ailemin hakkını savunmak yerine katil polisin arkasında duruyorsunuz ve durmaya da devam ediyorsunuz. Burada adalet bulmaya geldik, ama bulamadık. Mücadeleye devam edeceğiz. Ve sizi reddediyoruz.”

Ağabey Adnan Cömert ise, “Buraya gelirken yanımda Kuranı Kerim de getirdim, Sizden de Kuranı Kerim’e el basmanızı isteyecektim. Böylelikle taraf tutmayacağınızı umut etmiştim. Yemin ettiğiniz zaman tarafsız kalacaktınız. Ama gördüm ki tarafsız değilsiniz. Bize nasıl haksızlık yaptıysanız, ben de sizi Allah’a havale ediyorum. Sizi reddediyorum” diye konuştu.

Kız kardeşi Fatma Kartal da, 10 aylık bebeğiyle geldiğini, ama adaleti bulamadığını, mahkeme heyetini reddettiğini dile getirdi.

DAVA 3 ŞUBAT 2015 TARİHİNE ERTELENDİ

Talepleri duruşma tutanağına geçirten Mahkeme Başkanı Kemal Yılmaz, ardından kararını açıkladı. Reddi hakim taleplerinin yazılı olarak mahkemeye ulaştırılması için 20 gün süre veren mahkeme, davanın niteliği, duruşma öncesinde güvenliğin alınması için emniyet müdürlüğüne yazı yazılması kaydıyla duruşmayı da 3 Şubat 2015 Salı günü saat 09.00’a tarihine ertelendi.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Son güncelleme: android-time 22:2304.11.2014
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more