Reklamsız Sözcü

Emin Çölaşan’a mektuplar

Sözcü Gazetesi Yazarı Emin Çölaşan'a gelen okur mektuplarını yayınlıyoruz

android-time 06:00 3 Şubat 2014
Emin Çölaşan’a mektuplar
Sözcü Gazetesi Yazarı Emin Çölaşan'a gelen okur mektuplarını yayınlıyoruz

Emin Çölaşan'ın notu:

Sevgili okuyucularım, sizlerden her gün çok sayıda mesaj alıyorum. Hepsine tek tek yanıt vermem ne yazık ki mümkün olmuyor. Bunlardan bazılarını yazılarımda kullanıyorum, bazılarını ise pazartesi günleri burada yayınlıyorum.

Burada kullandığım mesajlarda, gönderen okuyucularımın çoğunun isimlerini ne olur ne olmaz diye vermiyorum. Başlarına iş açılmasın.

Ayrıca bu mesajları, harf ve cümle hataları dahil, üzerlerinde hiçbir oynama yapmadan sizlere iletiyorum.

Her pazartesi günü burada, gazetemizin internet sitesinde buluşmak umuduyla.

_____________________________________

Taşeron işçileri için lütfen 1 dakikanızı ayırın
Bizler Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan ve kağıt üzerinde “taşeron işçisi” olarak gösterilen personelleriz. Bundan 4 sene önce, yaşadığımız haksızlıklara ve emeğimizin sömürülmesine dur demek için Türkiye Yol-İş Sendikasına üye olduk. Sendikamız, bizlerin işe ilk girdiğimiz tarihten itibaren Karayolları Genel Müdürlüğü işçisi olduğumuzu ispatlamak için davalar açtı. Davaların tamamı lehimize sonuçlandı ve kararlar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşti. Bunun üzerine Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım ile Sendikamız arasında görüşmeler yapıldı ve Devlete hiçbir mali yük getirmeyecek bir ücret üzerinden geçmişe dönük alacaklardan vazgeçme kaydıyla kadrolu personel olarak çalıştırılmamız konusunda mutabakata varıldı. Sayın Bakan, Maliye Bakanlığına biz yazı göndererek bizler için kadro talep etti, ancak Maliye Bakanlığı kadro vermedi. Kadro vermeme işlemine karşı Sendikamız dava açtı ve Ankara 9. İdare Mahkemesi kadro vermeme işlemini iptal etti. Sendikamız, Çalışma Bakanlığına başvurarak kadrolu işçilerle birlikte bizler için de toplu sözleşme yetkisi istedi, Bakanlık yargı kararları karşısında bu talebi uygun gördü ve Sendikamıza yetki verdi. Bu yetki tespit yazısına Karayolları itiraz etti ama Mahkeme Bakanlık işlemini doğru buldu. Bunun üzerine, Sendikamız ve Karayolları Genel Müdürlüğü arasında bizleri de kapsayacak şekilde toplu sözleşme bağıtlandı. Buna paralel olarak, Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım Maliye Bakanlığından ikinci kez kadro talep etti. Gördüğünüz gibi, elimizde yargı kararımız olmasına, Bakanımız Binali Yıldırım'la anlaşmaya varılmasına ve toplu sözleşme yapılmasına rağmen, yargı kararlarının gerekleri Maliye Bakanlığı tarafından keyfi olarak yerine getirilmemektedir. Hukuk Devletinde yaşamıyor muyuz? Yargı kararlarımız neden uygulanmıyor? Yoksa bizler zenci miyiz? Şimdi Çalışma Bakanı Faruk Çelik, taşeron işçilerine birtakım haklar getireceğini söylüyor. Yargı kararıyla kazanılan hakları uygulamayanlara bizler nasıl inanalım? Önümüzdeki günlerde hava kar yağışlı görünüyor. Haklarımız verilmediği sürece çalışmayacağız dersek, yollar kapanacak ulaşım alt üst olacak. O zaman da, herkes suçu ilgili Bakanlar yerine bizden bulacak. Oysa ki, hiç kimse sesimizi duymuyor ve yaşanan haksızlıklar gündeme gelmiyor. Lütfen uygulanmayan yargı kararlarımızın gündeme getirilmesinde bizlere yardımcı olun

_____________________________________
Sayın Emin Bey,

Bu mesajım yazdığınız belli bir yazı üzerine değil. Size daha sert eleştiri yapmanız veya tam tersi eleştirilerinizi yumuşatmanız gibisinden dilek istek veya imalarda bulunmaya ise zaten cüret edemem. Bugünkü yazınızı okurken, iktidarı eleştirmek gibi normal bir sistemde gayet doğal olacak işlevinizi hakkıyla yerine getirirken aslında kendinizi ne büyük tehlikeye soktuğunuz kafama dank etti. Makarnaya nohuta fit garibanları rahatsız edip uykudan uyandırmak için çaldığınız davulun sesi ne kadar uzaktan duyuluyor ne kadar adam uyandırıyor bilemem. Şöyle aradan elli yıl geçsin, unutulur veya birkaç kişinin anılarında mı kalırsınız, yoksa kahraman olarak mı anılırsınız onu da tahmin edemem. Ama tanımadan uğruna hayatınızı ortaya koyduğunuz tüm insanları yalnız bu an için bile olsa benliğimde toplayıp size teşekkür ederim.

Umarım herşeyin yoluna gireceği, sizin eleştirecek konu bulmak için kılı kırk yarıp kafa patlatacağınız günler de gelecek.

Saygılar,
Onur Menteş

_____________________________________

ALLAHIN dini ALLAHIN kurani nezaman hırsızlık oldu ALLAHTAN korkmuyormusun munafık emin.Sen birgun o musalla tasina yatmicakmisin hercanli olumu tadacaktir ayeti aklina gelmiyormu. Merak edip birgun kurani acip okudunmu ALLAHIN hukumleri nelerdir be insan

Cenk Terzioglu

_____________________________________

sevgili emin abi. sana danışmak istediğim bir konu var. Malum savcı Zekeriya Öz İmamın Ordusu kitabının taslağına el koyma kararı veren savcı, şimdi ne değişti de imamın ordusuna katılmış gibi birden 180 derece döndü. bundan bir kaç ay önce Türkiye nin gururu diye lanse edilirken birden nasıl ‘vatan haini’ oldu bunu bize anlat lütfen.
burak tunçay

_____________________________________
Merhaba,

Haftada 3-4 gün Başbakan Erdoğan'ı rüyasında gördüğünü söylemesiyle adından söz ettiren Rixos Otellerinin sahibi Fettah Tamince, Antalya'daki Phaselis Antik kentinde yeni bir otelin inşasına daha başlıyor. Beydağları Olimpos Milli Parkı sınırlarında inşa edilmesi planlanan “Dream Of Phaselis” adı verilen 5 yıldızlı otel arazisinin bir bölümü ise 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde bulunuyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca“ÇED Gerekli Değildir” kararı verilen projeye tepki yağıyor.
Kamuoyu oluşturmak ve sesimizi duyurmak için lütfen desteğinizi esirgemeyiniz.
Saygılarımla.
yunus emre demirel

_____________________________________

Sayın Emin Çölaşan,
Umarım iyisinizdir ülke koşullarında ne kadar iyi olmamız mümkünse artık!
Türkiye’de yaşanan kepazeliğe ben de örnek vermek istiyorum.
Babam emekli. Bursa’da yaşıyoruz.Memleketimizde Kastamonu’nun Abana ilçesinde. Babam ile annem yazları da 3-4 ay Abana da ikamet ediyorlar. Babam ile annemin birinci ikametgahları Abana, ikinci ikametgahları Bursa’da. Oylarını da Abana ilçesinde kullanacaklardı. Seçim listelerinde YSK’nın sitesinden isimlerimizi defalarca kontrol etmemize rağmen listede isimleri vardı (en son 24.01.2014 Cuma günü baktık),27.01.2014’te pazartesi akşamı mesai bitiminde babam ile annemin isimlerinin silinmiş olduğunu gördük !!! Küçük yerlerde bu tip işleri daha kolay yapıyorlar sanırım. Kısacası muhalif olduğumuz bilindiği için isimleri silinmiş!
Bu saate artık itiraz etme durumumuz da kalmadı maalesef. Ülkemizin haline gerçekten üzülüyorum. Oy haklarımız bile elimizden alınıyor. Yazıklar olsun.
Konuyu sizinle de paylaşmak istedim köşenizde bu konuyu işlersiniz belki. Sadece bizim değil farklı bölgelerde bugün bir çok muhalif vatandaşımızın da başına geldiğini düşünüyorum hatta eminim.
29 yaşındayım ben ileri demokrasi ile yönetilmek istemiyorum demokrasi ile yönetilmek istiyorum o günlerde böyle kepazelikler yaşamıyorduk çünkü.

Sevgi ve saygılarımla
Tuba EKMEKCİ

_____________________________________

Sayın Emin Çölaşan;
Yazılarınızı takip etmeye çalışan bir okurunuz olarak bir konuda yardımınıza ihtiyaç duyuyorum.Anadolu Ünversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi 1 kitabının (5. ünite) 131. sayfasının ilk paragrafında Yıldız Sarayında Atatürk ile Vahdettin arasında geçtiği iddia edilen görüşmede Vahdettin’in Atatürk’ü Anadolu’ya milli mücadeleyi başlatmak amacıyla gönderdiği bilgisi verilmektedir.Vahdettin’in Mustafa Kemal hakkında çıkarttırdığı idam fermanından bahsedilmemektedir.Bu bilgi daha önceden birçok kaynaktan edindiğim bilgilerle çelişmekte adeta Vahdettin aklanmakta,tarih “ders kitaplarında” saptırılmaktadır.Ünite yazarı Prof.Dr.Nuri Köstüklü’ye gönderdiğim durumu bildiren e-mail’ime karşılık gelen gerçekliği şaibeli,saldırgan bir tavır içeren yanıt da bunun apaçık göstergesidir.Kitabı okuyan binlerce gencin tarih algısı yanıltılmaktadır.Geniş kitlelere ulaşma imkanınız ile bu çok önemli konuyu kamuoyu önünde dile getirmenizi rica ediyorum.

Saygılarımla
Mustafa ALP

_____________________________________

Sayın Emin Çölaşan

Değerli yazarımız yıllardır sizleri takip etmekteyim ilhan Selçuk uğur mumcu mustafa Balbay ve siz çok değer verdiğim yazarlarsınız ilhan abimiz eceliyle öldü sevgili mumcuya yapılan şerefsizce tuzak ve balbayın durumu ortada çok şükür özgürlüğüne kavuştu ve sizi susturamadılar ve susturamayacaklar buna eminim papatyaların ne mal olduğunu diğer hükümetlerin ne olduğunu sizlerden öğrendi bu millet..lakin bir tek şu chp öğrenemedi sayın Çölaşan ülkemizin yıllardır bu kadar kötü yönetildiğini yazıyorsunuz ve bu ülke bu kadar kötü yönetilirken chp neden hala iktidara oynayamıyor bir chp li olarak ben buna güvenemezken halkı nasıl inandırcağız neden bu partinin kimyası bir türlü düzelmiyor inanın içim acıyor rezil bir şekilde yönetilirken hala ve hala biz chp şu akp yi bir türlü sallıyamıyoruz çok ama çok pasifiz..
bunlar nasıl harekete geçip iktidara aday olacaklar rte yüzyılın vurgununu bigüzel kapatırken bizim kılıçtaroğlu neden bu kadar sessiz kafayı yiyeceğim ..gençler gezi olayları ile bi miktar halkın üzerindeki ölü toprağını atmışken bu dinanizmi neden gene kendi haline bıraktılar..
birde içimi acıtan şu pkk lı adamları Kadıköy meydanında şov yapmalarına neden bu kadar sessiz kalındı bu hlk nasıl silkelenecek neler yapmalıyız ..bazı koyunlar okusun bilgilensin diye hergün işyerime gazetemiz sözcüyü bırakıyor sürekli rte yi anlatıyor ülkenin çıkmazda olduğunu anlatıyorum ve şikayet edildim uyarı aldım çokta umurumda değil açıkçası bizler işimizden olma pahasına bu bireysel mücadeleyi verirken muhalefet çok sessiz sizler kelle koltukta gezerken muhalefet çok sessiz muhalefet aziz yıldırım kadar direnemedi….
saygılarımla
_____________________________________

Sayın Başbakan çok adaletli ve akıllı adam vesselam. Geçen haftadan beri çığırıyor. ”Mustafa Sarıgül’ün dosyanı açıkla , ey Genel Müdür yoksa pazar günü ben açıklarım”.
Böylece sayın Başbakanın nasıl adalet peşinde koştuğunu görmüş oluyoruz. 9-10 yıllık gecikmişlik önemli değil zaten. Ayrıca ona ve sorumlu olan diğerlerine, Neden? varsa bir yolsuzluk dosyası gereğini bugüne kadar yapmadın diye soracak kimse de yok.
Gelelim sayın Başbakan’ın ne kadar akıllı olduğuna. Sayın Başbakan tüm olan bitenin farkında, onun oynadığı yer tribünler.
Tribünlerin aklına,zekasına ve hafızasına oynuyor.
O tanıyor halkını, Aziz Nesin’i,
O kimin neyi, nasıl yiyeceğini iyi biliyor.
O Demokrat birisi,
O Demokrasinin amaç değil, araç olduğunu bilen kişi,
O Diğerlerinin ne kadar azınlık olduğunu biliyor,
O Demokrasinin sadece sandık olduğunu biliyor!!!!
O her şeyi biliyor!!!
O
O
O
O sadece o.
Aman TANRIM, Öğrenin artık öğrenin onun ne olduğunu.
Adaletli Yargıç

_____________________________________

Merhabalar , her gün köşeni okuyan bir öğretmen olarak senden bir ricam olacak , sizin gazetenin köşe yazılarının görme engelli vatandaşlarımız için seslendirilmesi mümkün değil midir? Bazı seslendiren siteler var ama ne hikmetse sizin gazetenin yazarlarından hiç biri yok (!)
bahadır göküş

_____________________________________

Emin Bey Merhaba;

Bursada ikamet ediyorum. İşyerim Nilüfer ilçesinde. İşyerimize geçen gün üniversite
öğrencisi bir kız geldi sizinle anket yapabilirmiyiz diye. Bizde içeri davet ettik. Mahalle
ile ilgili bir şikayetiniz var mı diye sordu. Sohbet sırasında siz bu anketi niçin yapıyorsunuz
hangi parti diye sordum..Cevabını biliyordum aslında.Ak parti seçim öncesi mahalleleri dolaşıp
şikayetleri, talepleri bir forma kayıt ediyor. Elinde bir poşet beyaz karanfil vardı. Her gittiği
yere bırakıyormuş. Bunun haricinde başka şeylerde dağıtıyormusunuz diye sordum, hatta
erzak ve gıda yardımlarıda yapıyorsunuzdur herhalde dedim. Kusura bakmayın biz sizin
partinizi desteklemiyoruz diye ekledim. Kızda ben öğrenciyim bende desteklemiyorum
sadece işimi yapıyorum dedi. Evlere kahve vb başka malzemelerinde dağıltıldığını söyledi.
Nilüfer ilçesi CHP nin elinde henüz Ak partiye geçmedi. Yıllardır bunun için çabalıyorlar.
Ne yaparlarsa yapsınlar ben başarılı olabileceklerine inanmıyorum. Sizin yazılarınızı sürekli
takip ediyorum. Okuyabileceğimiz gazete ve köşe yazısı sayısı belli.Bugünlerde birgün geçecek.

_____________________________________

SIRA ORALARA GELDİ ……

SAYIN ÇÖLAŞAN,
BÖYLE BİR MEİL GELDİ,DOĞRULUĞUNU BİLEMİYORUM.. İLGİLENİRSENİZ,
GERÇEKSE BUNU HERKES ÖĞRENSİN………..
İYİ ÇALIŞMALAR DİLERİM.
HÜLYA BALTACI

Kıbrıs’ta “çıkartma plajı”nın 49 yıllığına verildiğini ve burada 5 yıldızlı otel yapılacağını esefle okuduk. Türklüğün kaldırılma çabalarına bir yenisi daha ilave oluyor. Orası tarihe altın harflerle geçen “Kıbrıs Barış Harekatının “olduğu yer. ULUSAL PARK olarak kalması zorunlu bir nokta. Karaoğlanoğlu şehitliği ve 500 şehidimizin ruhları orada. Düşünülmesi bile korkunç bir olayın bozulması yine bizlere düşüyor. Elinizden gelenleri yapacağınızı, tüm mail sahiplerini uyaracağınızı biliyor ve bekliyoruz.
Sevgi, saygı ve teşekkürlerimle.
Mehmet Topakoğlu, Kıbrıs gazisi ve Ortopedi uzman

_____________________________________

Sayın Çölaşan,köşe yazınızı okuduktan sonra aynı görüşü ben de paylaşıyorum.Manisa’da da aynı durum var.Geçen seçimlerde CHP seçmeni MHP’yi destekledi ve MHP kazandı.Ayrıca AKP adayı Bülent Kar’ın yolsuzlukları ayyuka çıkmıştı.Bu dönem CHP güçlü bir aday çıkardı.Birinci bölge milletvekili Özgür Özel.AKP’nin adayı ikinci bölge milletvekili Hüseyin Tanrıverdi.MHP adayı ise şimdiki başkan Cengiz Ergün.Kamuoyu yoklamalarına göre CHP ve MHP oy oranları eşit ve %27 civarında.AKP nin ise %32 civarında.Bu tablodan görüleceği gibi ikisi bir olup kendi elleri ile AKP’ye teslim edecekler.Cengiz Ergün icraatları ile biraz aşınmış durumda.Özgür Özel ise sevilen birisi.Bu nedenlerle MHP seçmeni mutlaka CHP’ye desteklemelidir.
Saygılarımla,
Necmettin Sarı
Emekli kimya mühendisi

_____________________________________

SAYIN DUNDAR
SAYIN COLASAN

2010 YILINDA KURULAN FATİH SULTAN MEHMET HAN VAKIF UNİVERSİTESİ İÇİN BİRCOK BELEDİYE TARAFINDA RESTORE EDİLMİŞ BİNALAR KAMPÜS OLARAK HİBE EDİLMİŞTİR.BUNUN DİŞİNDA İSTANBAUL ALTINSEHİR BOLGESİNDE 200 DONUM HAZINE ARAZISI TASİS EDİLMİŞ OLMASINA RAGMEN BU UNİVERSİTE İÇİN İSTANBUL MERKEZEFENDİ MAHALLESİNDE BULUNAN TURKİYENİN EN BUYUK MEVLEVİHANESİ YİNE BU UNİVERSİTEYE TAHSİS EDİLMİŞKEN MEVLEVIHANENIN ONUNDE BULUNAN KULTUR VADISI ADINDA Bİ PROJEYLE KENTSEL DONUSUM UYGULANMIŞ VE TAPU SAHIPLERİNE BELLİ İMARLAR VERİLMİŞTİ.FAKAT TAM İNŞAAT İÇİN RUHSAT ALINCAGI ZAMAN 2012/3507 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARIYLA GECICI OLARAK BOLGENIN IMARI DURDURULUYO SOZ KONUSU ALAN 147 DONUM OLUP E-5 YOLUNA CEPHELİDİR BELEDİYEYE GİTTİĞİMİZDE BURAYA UNİVERSİTE YAPILCAGINI BELIRTILER VE BELEDİYE OLARAK BUNA KARSI OLDUKLARINI VE BUNU MEKTUPLA BASBAKANA ILETTIKLERINI SOYLEDILER .BUNUN UZERINE BIZDE TOKI YE GITTIK ONLARDA VAKFIN SUANDA PARASI OLMADIGINI OLUNCA ISTIMLAK EDECEKLERINI SOYLEYIP INSANLARIN TAPULU MALLATRINI GASP ETTILER TOKI EMLAK DAIRE BASKANI BU İŞİ İSTEMEDIKLERINI FAKAT EMRIN DIREK BASBAKANDAN GELDIGINI BILDIRDILER.BU VAKFIN DEKAN YARDIMCISI BULENT ARINCIN AGBEYI MUTEVELI HEYETI UYELERINDEN BIRIDE ERDOGAN BAYRAKTARDIR VE TAGEV DEN COK DAHA BUYUK PARALAR BU VAKFA INDILIRILMEKTEDIR .SADECE EL KOYDUKLARI TOPKAPIDAKI BOLGENIN DEGERI MILYAR DOLARDIR KIM BILIR BUNUN GIBI DAHA NE KADAR YER VARDIR

SAYGILARIMLA

_____________________________________

Sayın Çölaşan,
Önerdiğiniz muhalefet birleşimi gerçekten önemli.
Yerel seçimlerde oy pusulasında başkan ve belediye meclisine ayrı ayrı oy verilebiliyor.

‘Başkan için CHP ve MHP birbirlerini karşılıklı desteklemelidir’,
‘Belediye meclisi’ için gene kendi partinize oy verebilirsiniz,
Mesajınıza bu nüans eklense daha ikna edici olacaktır kanaatindeyim.
Saygılarımla

Akan Or

_____________________________________

Merhaba;

Yıllardır; vekillerimize, genel başkan yardımcılarımıza dile getirdiğim önemli bir konu var.. Ana sektör olarak Antalya’yı ve Türkiye’yi ilgilendiren; turizm personeli ve bağlı diğer sektörlerin (lokanta, butik, kuaför, hediyelik eşya, deri, vd.) personelinin çoğunluğu oyunu kullanamıyor.. Bu oyların çoğunluğu bizim oyumuz..
Turizm STK’ları, meslek odaları, ticaret odaları ile acilen görüşülerek; sektör personellerinin oylarını kullanmaları için gerekli düzenlemeleri (izin, ulaşım gibi) yapmaları konusunda çalışma yapılmalıdır acilen…

Saygılarımla;

Ekonomist, İstatistikçi

Nurgül Çimen

_____________________________________

ŞİMDİ İLÇE SEÇİM KURULU TOPLANTISINDAN ÇIKTIK. AKP YENİ BİR OYUN PEŞİNDE.. SANDIK BAŞKANLARININ DEVLET MEMURU OLMA ŞARTI İSTİYOR AMA SİZİN DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ DEYİL. HER PARTİ 1200 DEVLET MEMURU ADI VERECEK BU KİŞİLER ARASINDA KURA ÇEKİLİP FALANCA SANDIK ŞU PARTİNİN ADAYI DİYEREK ATANACAK.. BURADA Kİ TEHLİKE ŞU… 1- DEVLET MEMURLARI RESMEN PARTİSİNE GÖRE FİŞLENECEK, SEÇİM SONRASI KENDİNE YER BEĞENSİN.. 2- AKP ŞU AN BİLE ADAYLARININ HAZIR OLDUĞUNU BELİRTİYOR. NE CHP NE MHP AYIN 18 İNE KADAR 1200 DEVLET MEMURU BULAMAZ ZATEN ÖRNEĞİN KARTALDA BU KADAR MEMUR BİLE BULAMAZSINIZ. BURADAKİ AMAÇ AKP’NİN TÜM SANDIKLARA RESMEN KENDİ ADAYINI KOYARAK ELE GEÇİRMESİ. DÜŞÜNÜN KARTAL’DA BIRAKIN 30 KÜSUR PARTİYİ DİŞE GELİR 8 PARTİ BU İŞE SOYUNSA SANDIKA 10 BİN MEMUR GEREKİR. AVUKAT ARKADAŞLARIMIZ VE İLÇE BAŞKANLIĞIMIZ KONUYU İNCELİYOR AMA BAŞKA BİR İLÇENİN KURA ÇEKİMİ YAPTIĞINA ŞAHİT OLDUM. HAKİMLER BİLE KONUYA SICAK BAKMASALARDA YASAYI UYGULAMAK ZORUNDA KALIYORLAR.

_____________________________________

Sayın Çölaşan,
yazılarınızı her gün takip ediyorum. Bu günkü yazınız tam CHP ve MHP tabanının ana fikri. ancak iki partinin önemli bir sorunu var. üst yönetimleri. bu yazdıklarınız onların engeli ile karşıkarşıya.
Siz önemli bir gazetecisiniz. arada bu yazdıklarınızı hem de örnekleri çoğaltarak tekrarlarsanız, taban size uyacaktır. belki beklenilen sonuç öylece alınabilir. Bu şekilde çok yararlı iş yapacağınıza eminim.
Ayrıca anketler. AKP istemediği anket sonuçlarını duyurmuyor. Bu açık. ama elektronik gazeteniz bir ara ORC sonuçlarını veriyordu. İstanbulda Sarıgül tırmanıyor, bakıyorsunuz ORC böylebir sonuç vermiyor. olmadık yerlerde CHP nin öne geçtiğini verirken İstanbul da yalana devam ediyor. Ben bu konuda Sayın Necati Doğru’ya da endişelerimi iki kez yazdım Kendileri bana dönüş yaparak gerekli kişilere duyurduğunu yazmıştı. Bence İstanbul iktidar için daha doğrusu iktidar sahibinin tek önemli para kaynağı. o kesilsin arkası çorap söküğü gibi gelecek.
Sayın Çölaşan. Lütfen bu günkü yazınızı sık sık ama belediye örneklerini çoğaltarak yazınız. Okunuyorsunuz. Meydana çıkıp gereğini gerektiği gibi yapmayan genel başkanlardan daha etkili olzacağınıza inanıyorum.
saygılar, sevgiler. Esen kalınız
Prof.Dr. Yalçın Şahin

_____________________________________

Sayın Çölaşan,
Sizi fazla meşgul etmemek adına kısaca birşey araştırmanızı isteyeceğim. Bu Erdoğan ailesinin vakıf senedinin ne olduğunu ve burada vakfın mallarının kullanımının kime ait olduğunu bulabilir misiniz acaba. Vakıf kurmak suretiyle geçmişte özellikle Osmanlı döneminde anadolu da birçok aile mallarını bazı elkoymalardan kurtarmıştır. Bence bu vakfın senedi incelendiğinde Erdoğan ailesinin bu vakıf mallarını ilelebed kullanma yetkisi almış olduğu görülecektir. Direkt resmen malların sahibi olmasalar bile o mallar onların olacaktır.
Kamuoyunda vakıftan hep bahsedildi ama bu vakfın yapısından ve senedinden hiç bahsedilmedi. bence bu senet prtaya çıkarsa gerçek amaçlar da aydınlanır.

_____________________________________

Emin Bey Merhaba,
Hani “KASAPTAKİ ETE SOĞAN DOĞRAMAM” diyen,bir eski
Genelkurmay Başkanı var idi.Tübitak raporu ve yeniden yargılama ile ilgi
faaliyetler konusunda hiç sesi soluğu çıkmıyor.Bir uyandırıverseniz.
Saygılarımla,

_____________________________________

Sevgili Emin Colasan Bey,

1 subat 2014 tarihli yazınızda ,AKP nin yolsuzluk ve hırsızlıklarına karşı nasıl gidilebilir ki diye bölümünü okuduğumda aklıma gelen ilk şey,

Muhtemel bir CHP iktidarı inşallah yakın görünüyor.Bu görev bilincinde olacak olan CHP , bütün yerlerinden sürülen polis , hakim ve savcıların özlük haklarının aynen kendilerine iade edileceğini bizzat onları koruma altına alacağını hissettirerek bu açıklamayı kamuoyuna yapmalı..Bu özgüvenle yeniden cesaretlenecek olan adliye ve polis teşkilatı bunların( yolsuzluk,hırsızlıkların) üzerine cesaretle gidebilir, yarın ( chp iktidarında ) eski koltuğuna kavuşacağını bilirse. BU ÇOK ÖNEMLİ , ONLAR CESARETLENDİRİLMELİ

İkinci çok önemli husus ; genel seçimler için çok geniş tabanlı bir sol ittifakın kurulması ve CHP nin bu sol ittifaka büyük abi olarak öncülük etmesidir.CHP muhtemel en büyük ana muhalafet partisi olarak ( baraja takılıp çöpe gidecek, TKP, ÖDP , İŞÇİ PARTİSİ VE DİĞER SOSYALİST PARTİLERİ kanatları altına alıp genel seçimlere öyle gitmeli,Bu küçük siyasal partilerin çöpe gidecek oyları bile belki CHP nin birkaç yüzde farkıyla seçimi kazanmasında etkin olabilecektir.Bu küçük partilerle siyaset yapmak zorunda değildir, sadece o partileri parlamento içine taşımalıdır ve Meclisin her tabanı temsil eden bir kimliğe bürünmesinde öncülük etmelidir.Bu küçük partiler yemin töreninden hemen sonra ,chp den istifa ederek ,teşekkür ederler.Ve meclis içinde oydaşlarının temsilcisi olmaya devam ederler.CHP onlara sadece meclise girebilmesi için vize verecektir pasaportlarına..Başka türlü FAŞİST AKP nin bunu yapma (barajı aşağı çekme veya sıfırlama ) ihtimali hiç yoktur, yine o çalınan oylar AKP ye yarayacaktır.( Hatta önümüzdeki seçimlerde fiziki olarak oyları AKP çalacaktır,çöplüklere atacaktır.Kaybetmemek için her türlü çirkinliği yapacaktır .BU KESİN !!!

Bu önerilerimi umuyorum ki siz de olumlu karşılıyorsunuzdur , ve bununla ilgili köşenizde kampanya yapacağınızı görmek umuduyla…

Saygılar sevgiler sunarım

Cihan YILDIZ

Son güncelleme: android-time 13:4503.02.2014
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more