Reklamsız Sözcü

Emin Çölaşan’a mektuplar

Sözcü Gazetesi Yazarı Emin Çölaşan'a gelen okur mektuplarını yayınlıyoruz

android-time 01:20 17 Şubat 2014
Emin Çölaşan’a mektuplar
Sözcü Gazetesi Yazarı Emin Çölaşan'a gelen okur mektuplarını yayınlıyoruz

Emin Çölaşan'ın notu:

Sevgili okuyucularım, sizlerden her gün çok sayıda mesaj alıyorum. Hepsine tek tek yanıt vermem ne yazık ki mümkün olmuyor. Bunlardan bazılarını yazılarımda kullanıyorum, bazılarını ise pazartesi günleri burada yayınlıyorum.

Burada kullandığım mesajlarda, gönderen okuyucularımın çoğunun isimlerini ne olur ne olmaz diye vermiyorum. Başlarına iş açılmasın.

Ayrıca bu mesajları, harf ve cümle hataları dahil, üzerlerinde hiçbir oynama yapmadan sizlere iletiyorum.

Her pazartesi günü burada, gazetemizin internet sitesinde buluşmak umuduyla.

__________________________________

Iyi gunler degerli yazarim. Nasilsiniz ? Sizi hayranlikla takip eden bir okurunuzum. Sizinle ilgi gostereceginizi ümit ettigim bir konuda bilgi paylasmak istiyorum… ben marmara universitesi isletme fakultesi 4.sinif ogrencisiyim . Universite akademik takvimine baktigimda vize sinavlari baslangici 29 mart gozukuyor 1 hafta surecek olan bu sinavlar bizim için buyuk onem arz eden 30 mart seçimlerine denk geliyor…bu haftaici arkadaslarimla dekanin yanina gidecegiz ancak bir sonuç alacagimizi zannetmiyorum. Sonuca gore haber veririm Emin Bey… bu tarihler bazi üniversitelerde de bu sekilde.. ogrencilerin büyük bir çoğunluğu ikametgah bakimindan ailelerinin bulundugu sehirlerde bulunuyor ve böyle bir sinav takviminde oy kullanmalari zor görünüyor.. ben ne olursa olsun oy kullanmak icin bir gunlugune istanbuldan burdura gidecegim ancak bu imkan çoğu ögrencide bulunmayacak.. bu konuyu hassasiyetinizle önemseyeceginizi düşünüyor saygilar sunuyorum…akademik takvim linki: http://takvim.marmara.edu.tr

__________________________________

Selamlar Emin abi ;
Uzun süredir yazılarınızı takip ediyorum ve elden giden ülkemizde hala olayların farkında olan 3-4 yazar olduğu görünce içim rahatlıyor.Ama nereye kadar Emin abi bizim insanlarımız gerçekleri ne zaman nasıl görecekler ? Apaçık ortada olan yolsuzluk akpnin oylarını hala etkilemiyor. Yolsuzluğa inanıyor musun diyorum evet diyorlar oyun kime diyorum akpye diyorlar.Böyle saçma bir şey olabilir mi ? Ama suç birazda chpde kendilerini hala muhalefet olarak görebiliyorlar oysa ki iktidarın en güçlü adayı onlar.Geçen gün gördüm kadıköy chp belediye başkan adaylığına koyu galatasaraylı birini koymuşlar.Fenerbahçeliliğiyle bilinen geçen chp belediye başkanı aday gösterilmemiş.Bu nasıl bir mantıktır akp ben hırsızım diye bağırdıkça iktidardan düştükçe chp iktidar olmak için uğraşması gerekirken neden böyle eliyle itiyor? Acaba diyorum deniz baykal chpde kalsaydı şu dönemde daha mı güçlü olurdu chp ve sırf bunu gördükleri için mi sahte kasetlerini ortaya çıkardılar ? Bir başka konu ise medya. Cidden o kadar çok etkili ki . Eskişehirde oturan dedem sırf tv izler ama belli kanallara bakar kanal7 samanyolu vs. Medyanın sandığa etkisi çok abi ben bunu anladım. Dede diyorum oyun kime ? Akpye diyor ee yolsuzluk diyorum ülkeyi sattılar diyorum. Yok yavrum o öyle değilmiş bak ne diyor tv ler diyor .60 yaş üstü insanlar çok ülkemizde ve medya sayesinde böyle oy topluyorlar Emin abi . Artık chpnin de silkelenip kendine gelme zamanı değil mi sizce de ?
Saygılar..

Not: İsmimi vermek istemedim malum öğrencide olsak fişleyebilirler. :)

__________________________________

SAYIN Emin ÇÖLAŞAN
Senelerdir Büyük bir tutku ve zevk ile yazılarınızı okuyorum. Sayın Çölaşan ben 66 yaşında kamudan Emekli bir vatandaşım. İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin keyfi uygulamasını Bir vatandaş olarak meydana çıkardım. RTE 2013 Şubat ayı ortalarında 65 yaş üstüne bir müjdeli beyanatı vardı. Bundan sonra ücretsiz seyahat edeceksiniz diye müjde veriyordu. RTE sözüne inanmadık çünkü bu güne kadar söylediğinin tersini yapar Bundan sonra büyük şehrin Belediyesini takip edip ne zaman uygulayacak diye bekledim. Bu güne kadar yaptığım her yazışmada her defasında kanun çıkmadı çıkınca resmi gazetede yayınlanacak diye bizi uyuttular. Meğer kanun çıkalı aylar olmuş. Kanun 02.ağutos.2013 tarihindeki resmi gazetede yayınlanmış KANUN NO:6495 madde no:88 Kabul tarihi ise 12.ağustos.2013 Bu güne kadar kanun çıkmadı diye bizi oyalayan Topbaşın saklayacak bir yolu kalmadı ama bunları gösterdiğimiz halde şimdide Yönetmelik çıkmadı diye ipe un seriyorlar.
Sayın Çölaşan Binlerce emeklinin umudu olan bu seyahat Kartlarının Topbaşın keyfi uygulaması ile nasıl sumen alt edildiğini yazarsanız Kitlelere sesimizi duyurunuz.30 MART da boylarının ölçüsüne bu halk verecek. SAYGILARIMLA.

İbrahim Halil ERKAN

__________________________________

Sayın Yetkililer;17 Aralık Operasyonundan Sonra İstifa eden Bakanlarımız,İç İşleri Bakanımız Muammer GÜLER,Ekonomi Bakanı Zafer ÇAĞLAYAN,Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan BAYRAKTAR'ın görevden ayrıldıktan sonra,Bu Bakanların Müşavirleri 2 yılı (24 Ayı ) doldurmadıkları halde, halen Ankara Merkez de ilgili bakanlıklarda görevlerine devam etmektedirler ,aldıkları maaş 6500 TL'dir.
İlgili bakanlar görevde bulunmadıkları halde yiğenleri,damatları,enişteleri,v.b. olan bu müşavirler neden 6500 TL alarak,dul'un,yetimin,garibanın hakkını yiyerek bu görevlerine devam etmektedirler.
Örnek olarak,Eski Çevre ve Şehircilik Bakanının yiğenin eşi (Mustafa KELER) Trabzon Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde sözde görevde iken ,Erdoğan BAYRAKTAR'ın İstifasından sonra,2 yıl (24 Ayı) doldurmadığı halde Ankara Merkez Bakanlıkta,Müşavir kadrosu ile aynen görevine devam etmektedir.
Bu adaletsizlik hakkın da,siz ne yapabilirsiniz.?

__________________________________

Sayın Çölaşan, dünkü köşe yazınızda AKP zengini bir işadamının “milletin a…. koyacağız” dediğini okudum. Hedef kitle çok geniş. Bu müstesna işadamının koyma işlemini yaparken hiç istisnası yok mu acaba? Örneğin 65 yaş üstü filan gibi.Yani ben de bu işleme dahil miyim, onu merak ettim! Gazeteniz aracılığı bir sorsanız, milletini aydınlatma nezaketini gösterir mi acaba?

__________________________________

değerli emin bey;
bir konuda hatırlatma yapmak istedim.şu kapalıçarşı halkbank şubedeki 900bin liranın sahibi cıktımı uzun zamandır yazmadınız.meraktan öldük.
şaka bir yana emin abim 20 yıldır okurum yazılarını her yazından sonra birilerine anlatmadan gecmem.
ama en önemlisi hep yüzümde tebessümle okurum allah seninde yüzünü güldürsün

Oğuz Ergene

__________________________________

Merhaba Emin Bey,

Geçtiğimiz gün bir üniversite öğrencisinin masum bir kediye işkence yaparak öldürmesi ve bunu internet üzerinden tüm Türkiye ile paylaşması artık savunmasız hayvanlara yapılan zulmün son noktası olmuştur. İnsanoğlu günden güne vicdanından uzaklaşıyor ve bu tip nefret dolu sorunlu insanlar gelecekte daha da zararlı hale geliyorlar. Önlerinin kesilmesi için savunmasız canlılara yapılan tüm saldırıların cezai yükümlülüğü olmalı! Özellikle bizim gibi Müslüman bir ülkede böyle bir kanunun çok önce çıkmış olması gerekirdi..

Meclisteki kavgadan dövüşten tüm halkımızın çok sıkıldığına eminim. Bir araya gelip ülkemizi daha medeni daha yaşanabilir hale getirmelerini bekliyoruz. Böyle bir yasa tasarısı oluşturulması ve en yakın zamanda yürürlüğe konulması adına sesimizi duyurabilmeniz için sizlerin de yardımlarını rica ediyorum.

Saygılarımla,

Seda Çolak

__________________________________

CHP BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINDAN DR. HASAN AKGÜN VE DR. GÜRBÜZ ÇAPANA HUKUKİ ÇENGEL HAREKATI

AKP nezman bir bölgede seçimi kaybedeceğinin farkına varınca, hemen o bölgedeki CHP GEN. BŞK. adayları için uydurma hukuki yasakları duzmecesini gündeme getirir. 2009 B.Çekmecede ki yerel seçimlerde CHP adayı Hasan AKGÜNün yurtdışına kaçtığı haberini, yanlı basında dile getirdi. Ne oldu? Hasan Akgün başkanlığı aldı. Şimdi aynı filmi tekrar oynatıyorlar.Farz edilmeli, bu iki Dr. kardeşimizin seçimlere girme hakkı ellerınden alındı. Peki CHP de yerine gelecek adayda inanın en sade CHP liyi aday gösterirse AKP ye fark atar. Ey AKP, sen önce, 4 bakanın fezlekelerinin neden top gibi meclis başkanı ve adalet bakanı arasında gidildiğini açıkla. Halk Bankası Genel Müdürünün evindeki ayakkabı kutularındaki trilyon doların hesabını ver. RTE: Benim oğlum hakkında elinizde ne belge varsa açıklayın diyor. Üniversite mezunu iki lisan bilen 25-30 yaşlarındaki gernçler işsiz kalırken oğlunuz ne şekilde ne nasıl gemi sahibi oluyor. Bu mal varlığınızın temelinde ne var? Anlayın anlayalaım, anlayalımda 17 Ocakta uyanmaya başlayan yalnız halkımızı tekrar uyutalım da meydan sizlere kalsın!

__________________________________

Sayın Emin Çölaşan merhaba,
Dün geceden beri internet baglantısı olmayan bir yerde oldugum için ancak yazabiliyorum. Dün oynanan kasımpaşa-beşiktaş macından sonra, Tayyip Radyo Televizyonu (TRT) , TRTSPOR kanalında bir program yayını yaptı ve program süresince alt yazısında devamlı olarak “Turkıye'de Beşiktaştan sonra armasında AY-YILDIZ bulunan kulüp hangisidir? A-Vefa B-Kasımpaşa” diye bır yarısma duzenledi ve dogru cevabı bilmem kaç numaraya mesaj atıp doğru cevap veren 4 kişiye forma hediye edeceklerini söyledi.
ARTIK YETER !!!!!
2 gün önce Ankara'da Türkiye kupasını alan KARŞIYAKA SPOR KULÜBÜ'nü, “Her Yer Rüşvet Her Yer Yolsuzluk” “ Mustafa Kemal'in Askerleriyiz” diye bağırıyor ve her basketbol + futbol maçından önce “Andımızı ve İstiklal Marşımızı” okuyor diye, TARİHİ VE GERÇEKLERİ çarpıtarak akıllarınca cezalandırıyorlar mı? Kupa galibiyetini spor programlarında 10snlik haber bile yapmayan (ki Tayyip Radyo Televizyonu'nda adımızı anmayarak bizi onurlandırdılar aslında) bu zihniyet, saçma sapan, anlamsız, gerçeklerle hiç bağdaşmayan evdeki o meşhur %50'nin seviyesinde ki “BİLGİ” yarışmalarıyla ne yapmaya çalışıyor? Üstelik de bunu; Gezi Parkı direnişi başladığından beri faal şekilde hükümet ve onun yalakaları karşıtı muhalif duruşu ile gündemde hep var olan Beşiktaş maçından sonra yapmaları,öküz altında ki buzağı'nı da aşan “acaba”lar teorilerine bir yenisini daha ekliyor kesinlikle.

ARTIK YETER !!!!
Bu ülkede, armasına MUSTAFA KEMAL ATATÜRK tarafından, İSTİKLAL SAVAŞI sırasında göstermiş olduğu vatanseverlik ve mücadelesi ile AY-YILDIZ takılan TEK / İLK / SADECE / ONLY / FIRST kulüp olan KARŞIYAKA, beyfendilerin aklına bile gelmediği gibi; bizden sonra farklı sebeplerle armasına AY-YILDIZ takılan sırf stadının adı R.T.E olan BAŞBAKANLIK DESTEKLİ bir kulübe bizim yerimizi aldırmaya çalışyorlar.
ARTIK YETER !!!
Paralel'i, dikey'i, cemaat'i, komplo'su, porno'su derken, zaten her fırsatta AY-YILDIZ üzerinden tarihi gerçekleri çarpıtan “NOLDUKLARI BELLİ OLMAYANLAR LOBİSİ” aklından çıkarmasın; armamızda ki AY-YILDIZ'ı , onlar insanlara unutturmaya çalıştıkça, MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ sloganımızı; her maç öncesi ANDIMIZ’ı; her basketbol maçı hava atışı öncesi İSTİKLAL MARŞIMIZ'ı bize nasıl unutturacaklar ?
ARTIK YETER “Tayyip Radyo Televizyonu”…

umarım bu mail'ı okur ve köşenizde biraz bahsedersiniz..

__________________________________

Saygılar,

Merhaba Emin Abi,

Osmanbey/Sisli’deki Ataturk Muzesi/Evi tadilat nedeniyle 2014 yili sonuna kadar kapali kalacakmis. Bu sure bana cok uzun geldi, istense daha erken acilabilir , ornegin 10 Kasim’a yetistirilebilir diye dusunuyorum. Bir de tadilat sirasinda talihsizlikler de yasanabilir diye endiseleniyorum, onumuzde Haydarpasa Gari ornegi var. Konu hakkinda bilginiz varsa, kosenizde bizi aydinlatir misiniz?

Not: Sizi kendime cok yakin hissetigim icin bu sekilde hitap ettim, affiniza siginarak
Not: Siz Hurriyet gazetesinden ayrildiginiz gunden beri o gazeteye elimi surmuyorum

Saygilarimla

Hakan Pekmen

Hem Hurriyet’ten hem de Sozcu’den okuyucunuz

__________________________________

Emin bey merhaba

Atatürk cumhuriyetini benimsiyenlere duydukları kinide bahane ederek (Zaten hırsız olan) her türlü yolsuzluğu ,haksızlğı,aşağılamayı ,adaletsizliği ,reva görerek ,rant uğruna kibrit kutusu kadar yeşil alana bile avm yapan ,betonlaştıran adeta sen ne anlarsın yeşil alandan önemli olan benim kazanacağım para dermişçesine halkın ihtiyaçlarını hiçe sayan ,ülkeyi yangın yerine çeviren bu yobaz takımından bu millet elbet birgün kurtulacaktır . Ancak o canım Atatürk cumhuriyeti ve …güzel ülkem ne halde olcaktır onu bilemiyorum.Kendisine ait hiçbir fabrikası ,işletmesi olmayan,yargısı ,milli eğitimi, TSK Sı , milli olabilecek her türlü kurumu yozlaştırılmış yada özelleştirilerek elden çıkarılmış fabrikaları, işsiz kalmış insanlarımız ,ve en önemlisi bölünmüş türkiye .Bütün bunların gerçekleşmesi için hükümet elinden geleni yapmaktadır.Hemde halkı ne güzel soyuyoruz deyip anasına küfrederek yapmaktadır bunları .Hatırlayınız kurtluş savaşında Yunan askerine karşı duran kaf.irdir diyen yobazları ,gene hatırlayınız kubilayın başını kesenleri ,hatırlayınız 37 aydınımızı yakanları hatırlayınız her cumaa günü camiden çıkarak şeriat isteriz diyen yobaz gürühunu ,ve geçmişte yaşanan katliamları .Adım adım Ortadoğu ülkesi olma yolunda büyük yol alındığını rahatlıkla söyleyebilirim umarım bu kadarla kalır ve önümüzdeki seçimleri iyi değerlendiririz

__________________________________

Saygıdeğer Emin Çölaşan! Bu gün vatandaşlık borcumu yerine getirerek vatandaşa küfür ettiği için Mehmet Cengizi savcılığa şikayet ettim. Size ekte yazımı ve savcılığa sunduğum dilekçeyi gönderiyorum.

Saygılarımla,

Şeyda KEMALOĞLU

__________________________________

Sayın Çölaşan,

Ben 62 yaşında emekli bir Avionik mühendisiyim, yıllardır sizin siyasi ve dünyevi görüşünüzü izler ve çok takdir ederim. Güzel ülkemin içinde düşürüldüğü durum beni her Atatürk’çü yurtsever gibi derinden rahatsız etmektedir.
Yaklaşan yerel seçimler için yapılan kamuoyu araştırmalarını bir süredir izliyor ve kaçınılmaz sonu büyük bir üzüntü ile görüyorum.
Örnek olarak daha bugün açıklanan bir araştırmayı size ek’te gönderiyorum. Ankara için görüşüm şudur: CHP Çankaya haricinde tüm ilçelerden MHP lehine çekilmeli buna karşılık MHP’de büyükşehir adayını CHP lehine geri çekmelidir ve bunu en üst seviyeden bir deklarasyon ile halka açıklamalıdırlar … Bu konuda ne yapılabilir açıkcası emin değilim ama konuyu size aktarmanın faydalı olabileceğini düşündüm.

Saygılarımla …
Oğuz AYSEN
__________________________________

Emin bey merhaba ,
sağolun ağzınıza kaleminize sağlık.Mecliste hisseli harikalar kumpanyası var bizde arkası yarın gibi izliyoruz.zaten bu ülkenin bu hale gelmesinde chp-mhp’de akp ve hükümet kadar suçludur.bugün yine güzel yazınızda KÖRLER_SAĞIRLAR birbirimni ağırlar hesabı ilişkileri anlatmışsınız.Yalnız ”HALK”denilen toplum var.müslüman,dini bütün ,mütedeyyin.Başbakanın güvendiği.Hukuk yerine olayları sandığa götürme sebebi.aklıma bununla ilgili bir hikaye geldi sizinle paylşamak istedim.Bu hikaye halk arasında biraz amiyane tabirle anlatılır ben nokta koyacağım.
Zamanında sakallı ve yaşlı bir adam küçük çocuğu tecavüz ederken yakalanmış.kadı’nın karşına çıkarmışlar.
Kadı demiş ki anlat çocuğum.-çocuk başlamış anlatmaya .Bu amca bana şöyle yaptı,böyle yaptı demiş.Kadı çocuktan sonrada sakallıya dönüp sen anlat demiş.–Sakallı kısaca kadı efendi demiş saçıma bak sakalıma bak,bende bu yaşta bu çocuğa böyle birşey yapacak hal var mı demiş.Kadı bundan sonra BERAAT kararı vermiş.Sakallı tam mahkemeden ayrılırken sakalını sıvazlayarak.–Yavrum sakal demiş ,,sen bende olduktan sonra daha çok G…t d..rim demiş.İşte bizim ülkemizin ve insanımızın geneline uyduğunu düşündüğüm hikaye. SAYGILARIMLA / SADIK MUT

__________________________________

Sayin Cölasan,

yazinizi icim burkularak okudum. CHP ile ilgili yazdiklariniz maalesef Türklerin genel davranis bicimi. Ama genellikle ‘aydin’ diye tanimladigimiz insanlarin partisi olarak baktigimiz bu gurupta ‘ben-merkezciligin’ nasil öne ciktigi, hele de söz konusunun ‘ülkeyi kurtarmak’ oldugu bir dönemde herkesin ‘ben-sen’ ayrimi yapmadan ‘biz’ diye ugras vermesi gerektigi bir zamanda bunun bilincinde olmayip partiden ayrilan insanlarin olmasi ürkütücü.
Simdi aday gösterilmedikleri icin partiden istifa edenlerin tümü bunu kavrayamamis, ne yazik!

Ülkeini Cok Seven Vatandas

__________________________________

Sayın Çölaşan, ben 75 yaşında banka emeklisi ve iki – üç şirket kurup ticaretten çekilen iyi bir aile terbiyesi ve yüksek eğitimli bir vatandaşım. Yazılarınızı gazeteciliğe başladığınızdanberi takip edenlerdenim. Yani iyi bir okuyucunuzum. 60 yıllarda “Hürriyet”ten pekçok tanıdık üstadlarım olmuştu. Bu CHP de olup bitenleri ibretle izliyorum. Ben Antalya’da yaşıyorum. Burda da bazı “başkan fanatikleri” var. Muratpaşa belediye başkanı eski bir DSP’li.
sonradan CHP’ye geçti.Ben de icraatını beğenmiyorum, ama protesto etmiyorum. Parti kimi aday gösterirse ona oy atacağız ailece. Hayatım boyunca sağ partilere oy vermedim. Ben Cumhuriyet ve Atatürk sevdalısı bir vatanadşım. Bir “Sosyal Demokratım”. Bu CHP’lileri kınıyorum…
Şimdi herşeye rağmen bu “tiran”dan kurtulma zamanı. Ayrıca oturduğu semti dahi bilmeyen bu toplum’dan ,Osmanlı’da ne olmuş bitmiş, nasıl bir tarihi geçmişimiz var? İşte bunlar bu “tiran”ı ayakta tutuyor üstadım. Bugün % 10-15 oy alması gereken bu adamlar ,hala % 40 larda dolaşiyorsa bu ülkenin
Yüksel Ulusoy

__________________________________

Merhaba Emin Bey,
Belçika’da yaşıyorum. Burada çocukların okula başlama yaşı 2,5. Çocuklarımızın okullarda Türkçe konuşması yasak. Teneffüste bile aralarında Türkçe konuşurlarsa ceza alıyorlar. O küçücük yaşlarında Türk oldukları için, ana dillerini konuştukları için itilip kakılıyorlar. Öğretmenlerle başa çıkamıyoruz. Okula bu uygulamanın pedagojik olarak yanlış olduğunu anlata anlata dilimde tüy bitti, maalesef işe yaramıyor. “Çocukların iyiliği için” deyip geçiyorlar, veya “ama diğer çocuklar onları anlamadığı için dışlanmış oluyor” gibi saçma bir sebep uyduruveriyorlar. Ertesi günü aynı işkenceye daha da abartarak devam. Eee benden alamadıkları hınçlarını 2,5 yaşımdaki çocuğumdan çıkarmak kolay. Bendeniz Bulgaristan’da doğdum. Bize de Türkçe yasaktı. Türk TIR şöförlerinin yollara attığı gazoz kutularını bulup sevinirdik -üstünde Türkçe yazıyor diye-. Okuldan hatta (onların başını derde sokmayalım diye) anne babamızdan gizli gizli, kendi kendimize Türkçe okuma yazma öğrenmeye çalışırdık. İstisna değilim. Bulgaristan’da 80’lerde çocuk olan kuşak benim gibidir. Bunun için ben çocuklarıma ne pahasına olursa olsun iyi Türkçe öğretmeye yeminliyim. Kimseye benim dilimi konuşuyor diye çocuğumu itip kakamaz! Maalesef bize burada destek çıkan ne bir kurum ne de devletimiz var. Kendi başımıza acı bir mücadele veriyoruz. Bizi yenmek kolay, çünkü örgütlü değiliz.
Türkiye’ye her gittiğimde maalesef hayal kırıklığına uyğruyorum: aileler çocuklara ingilizce öğretmek için yarışta. İngilizce ana okullarına inmiş. Bunun yanlışlığını anlatmak bir yana insanlar medya aracılığı ile teşvik ediliyor. İnsanlar güzel Türkçe konuşma/yazma derdinde değil, İngilizce öğrenme/öğretme derdinde. Onlara Türkçe için verdiğim mücadeleyi anlatıp Türkiye’de çocuk büyüttükleri için şanslı olduklarını söylediğimde ne diyorlar biliyor musunuz: “Yaaa Türkçe önemli değil, o nasılsa arada öğrenilir. İngilizce önemli, İngilizce öğrensin de adam olsun/iş bulsun. İngilizce dünya dili”. Eee diline sahip çıkmayan ülkesine cumhuriyetine değerlerine kültürüne nasıl sahip çıksın?
Sizi yıllardır takip ediyorum. Keşke dilimiz konusunda bir tane de olsa yazı yazsanız. Sizi okuyan çok, benim sesim çıkmıyor, anlatamıyorum insanlara “Bugün yurt dışında savunmasız yaşıyoruz, çocuklarımızı itip kakıyorlar. Sen diline sahip çıkmazsan yarın Türkiye’de bile Türkçe konuşamaz olacaksın. O gün birşey yapmak için geç olabilir. Bugün bana yarın sana!” Size yalvarıyorum sadece 1 yazı! Sizi 2 milyon kişi okuyor olsa bunların onda biri dil konusunda yazınızdan dolayı hassasiyet gösterse büyük bir adım olur, fark olur. Dilimiz konusunda AKP nin “icraatlarının” birkaç tanesini yazın ki millet iç yüzlerini daha iyi görsün(türevin integralin biyolojideki birçok konunun müfredattan kaldırılıp yerine yabancı dil dersleri konulması, cemaatin dili yozlaştırma çabası, mesela “meclis” kelimesini bırakıp “parlamento” demesi gibi binlerce küçük örnek var. Mesela Gülen cemaati Türkçe ile özellikle uğraşıyor. Burada Belçika devletinin finanse ettiği tek çift dilli eğitim projesi olan FOYER projesini cemaat kapattırdı. Onların Türkçe olimpiyatları göstermelik. Asla ve asla Türkçe yararına çalışmıyorlar. Belçikadaki cemaat okullarında Türkçe konuşmak yasak mesela. İnanmıyorsanız telefon açın bizzat müdürlerine sorun. İnanın Türkiye olarak Türkler olarak en önemli sorunumuz Türkçe. Hadi biz yetişkinler kendimizi kurtardık, ama çocuklarımız hem Türkiye’de hem yurt dışında çok zor durumda.
Saygılarımla
__________________________________

Sevgili Emin bey,
Ben partime kırgınım, gösterilen adaya oy vermiyorum” deme lüksüne sahip değildir. diye yazmışsınız ya çok sevindim. Diğer gazeteci abilerimiz de ara ara yazsa keşke. Eleştirme kafa karıştırma lüksüne de sahip değiliz artık. Şimdiye kadar başımıza gelenler hep ukalalığımız yüzünden gelmedi mi? Yok efendim doğru düzgün aday yok ben boş oy veririm. Yok efendim onun geçmişi sağ bunun geçmisi sol onun babası hırsız bunların hepsi aynı derken gördük hepimiz Hanyayı Konyayı. Umarım bundan böyle hiçbirimiz mağdur olmadan özgür ve kardeşçe yaşarız ve büyütürüz çocuklarımızı Ülkemizde.
saygılarımla,
İdil Ungan

__________________________________

Sayın Çölaşan, bu günkü yazınıza yürekten katılıyorum. Ülkenin Cumhuriyet Tarihimizin bu en ağır bunalımında CHP’ ye ya da bdiğer muhalefat partisi MHP’ye ağır bir sorumluluk düşüyor. Kimsenin küsme ve istifa etme ya da başka partiye geçme lüksü yok. Bu seçim çok ama çok önemlidir. Ancak özellikle CHP Genel Başkanının İzmir’de aday seçiminde biraz daha özenli olmasını isterdi. STK ların içinde olan birisi olarak duyduklarım pek de İzmir’in adaylar konusunda o kadar kolay ikna olmayacağı yönünde. Özellikle Hakan Tartan’ın yerine aday olan Sema Pektaş verdiği Atatürk ve Bayrak demeçleriyle İzmirliyi Atatürk ve Bayrak konusunda çok duyarlı olan kesimi çok kızdırmıştır,. Yine hiç şahsen tanımadığım Kamil Okyay Sındır tüm İzmirlilerden olumlu destekler almıştır. Genç, dinamik, sanata ve kültüre önemli katkıları olmuş bir kimsedir. Ben Karşıyakalıyım. Bu yazdığım kişilerin çalışmaları, benim ve benim gibi yapılan hizmetleri çağdaş bir çizgide değerlendirenlerin görüşleridir. CHP nin bu duyarlılıkları göz önüne alması gerekir. İzmir’in tek bir ilçesini bile AKP ye kaptırmak istemeyiz. Bir an önce bu iktidardan kurtulmak istiyoruz. %40-45 oyu alarak temizlenmek isteyen , temizlenecek diye düşünen bu iktidardan kurtulmak için muhalefetten sağduyu bekliyoruz.

Sevin Sezgin

__________________________________
Sayın Çölaşan,

sizden ricam milletvekili,bakan ve danışman çocuklarının ne iş ile meşgul olduklarını gazetenizde yazma imkanınız var mıdır? yani ülkemizde ne kadar süper zeki (!!!) insanlar olduğunu öğrenmek istiyoruz.

bu arada elinize sağlık ve yapmaya çalıştığınız her şey için teşekkürler.

Murat Sarıoğlu

__________________________________

Bence kadın fantezisini hayata geçirmeye çalışmış. Deri eldivenler, yarı çıplak seksen kişilik bir ekip. Sado mazo bir konu.

Kılıçdaroğlunun tapeleri dinletmesi süper oldu. İnternetten kimse izlyemesin diye takla atarlarken ulusal kanallarda yayınlandı. Bilgisayarı olmayanda televizyondan izlemiş oldu.

Bence birde şu yapılmalı: İktidarın ve bire bir tayyipin işten attırdığı ekmeğinle oynanan insanları bir salona toplayıp sadece mikrofon uzatarak konuyu anlatmaları istenebilir. Dizisi kalkan gazeteden kovulan patronu aranan tayini çıkan. Beyfendi sürekli mağdur ya….İnsanlar birde bu insanları dinlesin.

Biz yetmiş milyon bu adamı mı mutlu edeceğiz. Yoksa bu adam mı yetmiş milyonu mutlu edecek….

Saygılarımla

__________________________________

Sayın Emin Çölaşan ;
Bugün şapka düştü kel göründü. Gelin hanımın ifadesine ifade değil fantezi demek daha doğru olur diye düşünüyorum. Bu ülkede ne kadar kızgın olsalar da ne bu fantezideki olayın içine girebilecek değil yüzlerce on kişiyi bulabilirsiniz ne de böyle bir olaya kayıtsız kalacak bu kadar vurdumduymaz halkı… buna inananlar ya bu halkı tanımamışlar ya da niyetleri çok başkadır.
İyi ki varsınız.
Saygılarımla.
Sadettin Çiçek
Okurunuz.

__________________________________

Haydi şarkımızı söyleyelim
Buna şahittir Allah,kullar da
Nasıl durmuştu akan sular da
Senle kurduğumuz şu tuzaklarda
Şimdi kaybettiğim bütün oylarda
Bana her şey seni hatırlatıyor

Güzel ülkemde neler oluyor
Ben yürütüyorum
hukuk uyuyor
Biz ağlıyoruz ama
Dünya gülüyor
Recep,galiba devran dönüyor
çünkü yolun sonu gözüküyor.

Orton

__________________________________

Emin Bey merhaba;

Türkiye’nin hergün değişen gündeminde ben farklı bir detaya değinmek istiyorum.Seçim yaklaşıyor malum.Her fırsatta milli iradeden bahseden bu hükümet ve RTE geçen genel seçimler öncesinde bir oyun yapmıştı hatırlarsanız.Bakanlar kuruluna KHK(kanun hükmünde kararname)çıkarma yetkisi verildi bu meclis ve AKP’li vekiller sayesinde.Muhalefet partilerini zaten takan yok ama madem meclis milli iradenin yansıması,bu vekillerin hepsi halkın seçtiği vekiller,kendi vekillerini(AKP) bile by-pass edip bu kararı alan başbakan ve bakanlara bir tane aklı başında,onurunu ve şerefini kaybetmemiş bir tane AKP vekili de çıkıp:”Kardeşim madem sizler kabinedeki bakanlar bunları yapacaktınız,bizi niye seçtirdiniz.Biz meclise kukla olmak için mi veya elleri kaldır indir yapmak için mi geldik.Biz milli iradenin seçtiği insanlar değil miyiz”demedi,diyemedi.Şimdi bunlar ortada iken kimse kalkıp da(özellikle akp milletvekilleri)biz halkın seçtiği insanlarız,bu meclis milli iradenin tecellisidir safsatalarını söylemesin.

Bir konuya daha değinmek istiyorum izninizle Emin Bey.Bağlantılı olduğunu düşünüyorum:

Böyle önemli konuda bile ses çıkarmayan,boyun eğip biat eden iktidar milletvekilleri var.Sayın Çölaşan,bakın birkaç gün önce RTE’nin de değindiği gibi 40 yıldır bu devletin içine sızmak için çalışan bir yapı var.Aslında eksik ve yanlış söylüyor.Evet bu devleti ele geçirmeye çalışan bir yapı var ama taa 1923’den beri ve bugünkü iktidarın temellerini atanlar,onları yetiştirenler ve bugün paralel yapı dedikleri(cemaat mi dersiniz,hizmet hareketi mi dersiniz artık)insanlar.Hepsi birlikte bu Cumhuriyet’i kuruluşundan beri yıkmaya çalışıyorlar.Peki hiç aykırı ses duyuyor musunuz.Elbette hayır.Çünkü bu insanlar biat kültürü ile yetişmiş insanlar.Tepedeki ne derse alttaki herkes emredersiniz diyerek boyun eğiyor.
Peki sol kesim ne yapıyor,hep tartışıyor.Tamam sol kültürde tartışmak,fikirlerini özgürce sunup sorgulamak var.Aslında insan olmanın gereği ve erdemi de bu.Ancak şu anda çok kritik bir dönemden geçiyoruz.Sözkonusu olan bu vatanın geleceği,Cumhuriyet’imizin geleceği.Kim ne derse desin,şu anda ayakta kalıp direnen Cumhuriyet değerlerinden birisi CHP.Seversiniz,sevmezsiniz veya genel başkanın,parti organlarının kararlarını tartışabilirsiniz.Bu tartışmaları şu günlerde bırakmamız gerektiğini düşünüyor ve toplumun her kesimi ile CHP yönetimine,adaylara destek vermeliyiz diyorum.Bir kez de(özellikle şu kritik dönemde)biz solcular(İP,TGB ve tüm diğer oluşumlar) biat edelim,Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP çatısı altında birleşelim.Sorgusuz,sualsiz destek verelim.Yeter ki şu AKP belasından Türkiye’mizi kurtaralım.Sonra kendi kavgamızı verelim.Ama inanın ki solun kavgası rant kavgası,paylaşım kavgası olmayacaktır.Bu ülke daha iyi nereye giderin,hakça adalet ve paylaşımın kavgası olacaktır.

Emin Bey değindiğim konuya sizin de yazılarınızda değinmeniz ümidi ile dostça kalın demek istiyorum.Türkiye’nin mutlu günlere kavuşması için destek verdiğiniz yazılarınızda başarılar dileklerimle Size,Saygıdeğer eşiniz Hanımefendi Tansel Hanım’a,tüm SÖZCÜ ailesine saygılar sunuyorum.

MUSTAFA ÖZTÜRK

 

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more