Reklamsız Sözcü

‘TEMA’nın uyarısı dikkate alınmadı’

18 işçinin madende su baskınında mahsur kalması her facia sonrasında olduğu gibi ihmal konusunu gündeme getirdi.

13:4129 Ekim 2014
‘TEMA’nın uyarısı dikkate alınmadı’
18 işçinin madende su baskınında mahsur kalması her facia sonrasında olduğu gibi ihmal konusunu gündeme getirdi.

Henüz Soma'daki maden faciasının yaraları sarılmadan Karaman Ermenek'de 18 işçinin madende su baskınında mahsur kalması her facia sonrasında olduğu gibi ihmal konusunu gündeme getirdi. Yerin 400 metre altında maden ocağının yaklaşık 50 metresinin suyla dolduğu Ermenek'deki olay yerine ilk gidenlerden olan Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya çarpıcı bir tespitte bulundu.

TEMA Vakfı'nın bölgenin arazi yapısına yönelik bir araştırması olduğunu vurgulayan Akkaya, “Araştırmanın sonucunda bölgenin Türkiye'nin en zengin yeraltı su kaynaklarına sahip olduğu, bunun madencilik için büyük bir risk yarattığı tespit edilmiş. Bu çerçevede Hükümet de uyarılmış ancak anlaşılan bu uyarılar dikkate alınmamış” dedi. Akkaya, Güneyurt Beldesi'ndeki maden ocağına ilişkin gözlem ve tespitlerini şöyle anlattı:

EN BÜYÜK NEDEN TORBA YASA:Bu olaydaki birinci tespit şudur: Bu kazaların en büyük nedeni bir bakıma torba yasadır. Torba yasa çıktıktan sonra bu maden kapatılıyor. Uysa biz Meclis zemininde önergelerimizle önemli uyarılar yapmıştık, ancak yasa görüşmelerinde birçok konudaki farklı önergelerimiz AKP oylarıyla kabul edilmedi.

MADENLER DE CANLI ORGANİZMA GİBİDİR: Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekiyor. Madenler de canlı organizmalar gibidir. Elinizi hiçbir zaman çekmeyeceksiniz. Yetkililer de, ‘maden işletmesinde ara verildikten sonra kaza olduğunu' ifade ediyor. Torba kanundan sonra bu ocakta işletme maliyeti nedeniyle 45 gün süreyle üretime ara verilmiş. Daha sonra işçilere, ‘çalışmaya devam ederseniz servis ve yemek paranızı karşılayamayız' denilmiş. Bu şartı kabul edenlerle 15 gün önce maden tekrar açılıyor. Oysa bir madeni 45 gün sonra tekrar işletmeye açtığınızda yeterli güvenlik önlemini almak ve iyice bir elden geçirmek durumundasınız. Bu ocakta bunun yapılmadığı görülüyor.

TEMA YERALTI SU UYARISI YAPMIŞ:Madenlerde genellikle göçük, grizu gibi olaylar ve bunlar sonucunda kazalar oluyor. Oysa burada böyle bir olay yok. Sel baskını gibi bir yeraltı suyu var. Bu konuda edindiğim önemli bir husus da şudur: TEMA Vakfı'nın bölgeye ilişkin bir arazi araştırması var. Araştırmada bölgenin Türkiye'nin en zengin yeraltı su kaynaklarına sahip olduğu tespit edilmiş. Bu çerçevede maden işletmeciliği açısından taşıdığı riskler konusunda uyarı yapılmış. Suyun madeni basması önceden öngörmüş bir bakıma. Bu konuda Hükümeti de uyarmış, ancak şimdi anlaşılan bu uyarı dikkate alınmamış.

TAHLİYEYE RAĞMEN SU AKIŞI DA SÜRÜYOR: Yaklaşım 30 saatlik bir bekleyişimiz sürüyor. Ailelere yardımcı oluyoruz. Su baskını bilinen maden kazalarına benzemiyor. Enerji Bakanı ve Çalışma bakanıyla sohbet etme imkanı bulduk. Onlar da, ‘bu şekliyle ilk kez bir maden kazası' duyduk diyorlar. Burada gaz, göçük yok. Adeta sel çıkıyor ve galerinin içi su doluyor. Şu anda 50 metre su olduğu söyleniyor, halen su akışı da sürüyor anlaşılan. Tahliye çalışmalarına rağmen su seviyesinin 60-65 metrelerden ancak 50 metreye düştüğü belirtiliyor.

HER ZEMİNDE TAKİPÇİ OLACAĞIZ:Şu an biz siyaseti konuşmuyoruz, konuşmak istemiyoruz. İnsanların içeride canları var. Kurtarma ve yardım sürecindeki koşuşturmanın umutla sonucunu bekliyoruz. İnşallah sığınacak bir yer bulmuşlardır ve biz de buradan yüzümüz gülerek ayrılırız. Elbette söylenecek çok şey var. Ama yeri ve zamanında bunları dile getireceğiz.

ÇALIŞMA HAYATI HER GÜN İMTİHAN EDİYOR: Kurtarma süreci tamamlandıktan sonra hem Meclis hem de genel siyaset zemininde sonuna kadar takipçi olacağız ve gereken her şeyi yapacağız. Maden kazaları konusu özünde bizim gündemimizden hiç düşmüyor. Çalışma hayatı adeta bizi her gün yeni bir imtihana sokuyor. Hani tarihimizden gelen bir deyim vardır, ‘insanı yaşat ki, devlet yaşasın'. Şimdi tüm yetkililer işçilerimizin çocuklarının geleceğinden, ihtiyaçlarının karşılanmasından söz ediyor. Ancak önemli olan insanlara yaşarken de insani imkanlar sunmak ve onların bunlardan yararlanmasını sağlamaktır.

Son güncelleme: 13:4229.10.2014
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp