Reklamsız Sözcü

Zeytin direnişi!

Çevre ve halk sağlığına zararlı termik santral kurulmak istenirken, 6 bin 500 zeytin ağacı kesilecek. Egelilerin direnişiyse sürüyor.

12:0231 Ekim 2014
Zeytin direnişi!
Çevre ve halk sağlığına zararlı termik santral kurulmak istenirken, 6 bin 500 zeytin ağacı kesilecek. Egelilerin direnişiyse sürüyor.

Gökmen Ulu – sozcu.com.tr

AKP Soma’nın Yırca Köyü’nde yeni bir termik santral kurdurmak istiyor. Santrali yapacak şirket yabancı değil, iktidara yakınlığı ile bilinen Kolin İnşaat. Çevre ve halk sağlığına zararlı termik santral kurulmak istenirken, 6 bin 500 zeytin ağacı kesilecek. Yüzlercesi dozerlerle köklendi. Ancak yöre halkı direnişe geçti, daha fazlasına izin vermedi. Acele kamulaştırma ile zeytin tarlalarının ellerinden alındığını, yargı sürecinin devam ettiğini söyleyen köylüler ortada büyük bir hukuksuzluk olduğunu belirtiyor. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda çok sayıda çevre örgütü Yırca’ya giderek eyleme destek verdi.

6 BİN AĞACI KESİP SANTRAL YAPACAKLAR

İktidara yakınlığı ile bilinen Kolin Şirketler Grubu, Manisa’nın Soma İlçesi’ne bağlı Yırca Köyü’nde Termik Santral kurmak için harekete geçmişti. Köylülere ait zeytinlik arazilerin Bakanlar Kurulu’nun acele kamulaştırma kararı ile ellerinden alınmasının ardından yöre halkı yargıya başvurmuştu. Ancak şirket yargı sürecinin tamamlanmasını beklemeden iş makineleri ile bölgeye giderek santrale alan açmak için yüzlerce zeytin ağacını kökünden söktü. Bunun üzerine köy halkı ayağa kalktı. Şirketin bununla kalmayıp 6 bin 500 zeytin ağacını yok edeceğini belirten köylüler buna izin vermeyeceklerini vurgulayarak direnişe geçti.

ŞİRKET GÜVENLİĞİNDEN KÖYLÜYE KELEPÇE, DAYAK

Yırca’daki olay, şirketin güvenlik görevlilerinin, ağaçların kesilmemesi için bölgeye giden köylüleri darbettiği iddiası ile de gündeme gelmişti. Yırca Köyü Muhtarının eşi Hamide Akın olayı şöyle anlattı: “O gün sabah 6 buçuk gibi ağaçların kesildiğini duyduk. Muhtar ve avukat ile birlikte buraya geldik. Dört güvenlikçi beni tuttu. Ellerime kelepçe vurmak istedi. Engel olmaya çalışırken içlerinden bir tanesi bana yumruk attı. Bu güvenlikçi bana nasıl vurabilir? Daha sonra avukat hanımı kurtarmaya çalışmak istedim, bu sefer beni yere düşürdüler. Bileğim incindi ve hala şiş”

SANTRAL DEĞİL, SAĞLIKLI YAŞAM İSTİYORUZ

Yırca Köyü’nden Nazmiye Süer “Biz zeytinlerimizi korumak için buradayız. Nerelere gitmek gerekiyorsa gideceğiz. Bir santral daha istemiyoruz. Bütün Soma akciğer kanseri veya astım bronşiti. Benim bir buçuk yaşındaki torunum astım bronşiti. Biz artık termik santral istemiyoruz. Sağlıklı yaşam istiyoruz” diye konuştu.

ELİMİZDEN EKMEĞİMİZİ, SOFRAMIZDAN ZEYTİNİMİZİ ALMAYIN

Yırca Köyü’nden maden emeklisi Mehmet Öztürk ise; “Ben maden emekçisiyim. Maden faciası oldu, Soma’nın kaderi bu dediler. Şimdi 6500 ağaç kesilecek burada, bu neyin faciası. Soma’dan ellerinizi çekin artık. Bu ağaçlar bizim rızkımız. Elimizden ekmeğimizi, soframızdan bir tabak zeytini almayın” dedi.

KÖYLÜLER 24 SAAT NÖBETTE

Yaklaşık bir aydır ağaçların kesilmemesi için direnen köylüler, bölgede 24 saat nöbet tutuyor. Soğuk havaya dayanabilmek için odun ateşinin etrafında ısınmaya çalışan vatandaşlar, mücadeleyi kazanana kadar yurt savunmasına devam edeceklerini söylüyor.Köylülere dünyaca ünlü yeşil barış örgütü Greenpeace de sürekli nöbete katılarak destek veriyor. Şirket görevlileri ise nöbetteki vatandaşları kameralarla takip ediyor.

HALK GELECEĞİNİ SAVUNUYOR

Alanda zeytin nöbetine katılan Greenpeace üyesi Olcay Bingöl “Burada Avrupa’nın ikinci en büyük kirletici termik santrali var. Bu santral yetmiyormuş gibi zeytinliklerin üzerine ikinci bir santral yapılmak isteniyor. Bunun için de burada ki zeytinlikler kesiliyor. Zeytinlikler burada ki halkın çocuklarına sağlıklı bir gelecek bırakabilmeleri için ellerindeki tek kaynak. Ancak sağlıkları ellerinden alınmış olmaları yetmiyormuş gibi zeytinleri de ellerinden alınmak isteniyor. Buradaki halkın mücadelesi meşru bir mücadele. Burada geleceklerine sahip çıkmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.

ÇEVRE ÖRGÜTLERİ YIRCA’DA BULUŞTU

Zeytin direnişi sürerken İzmir, Manisa ve çevre şehirlerden birçok çevre örgütü köylülere destek vermek için Yırca’ya geldi. EGEÇEP, TURÇEP, GÜMÇED, FOÇEP, Greenpeace, Kazdağı Koruma Derneği, Kuzey Ormanları Savunması, Öğrenci Kolektifleri, Salihli Çevre ve Toplumsal Dayanışma Derneği, Kaz Dağı ve Madra Dağı Belediyeler Birliği, Çanakkale Çevre Platformu, Bergama Çevre Platformu gibi çevre örgütleri katıldı. Basın açıklamasında; “Yırca köylülerinin yanındayız. Zeytin nöbetinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı birleşerek, haksızlığa karşı direnerek kutladık. 500 dönümlük Yırca arazisi müşterek alanımız. Valide Bağı nasıl müşterek alansa, Gezi Parkı nasıl müşterek alansa, Kaz Dağları nasıl müşterek alansa, Munzur Dereleri, Artvin Dereleri, Karadeniz Vadileri, Toroslar nasıl müşterek alanlarsa, Yırca Köyü de müşterek alanımızdır” denildi.

HALKIN AYAKKABI KUTUSU

Dayanışma için ‘Halkın ayakkabı kutusu’ adıyla yardımlaşma amaçlı bağış toplandı. Ardından alanda toplananlar, Yırca Köyü Muhtarı Mustafa Akın göstericiliğinde köylüler ile birlikte zeytin hasadına katıldı. Yol üzerindeki köklenmiş veya kesilmiş yüzlerce zeytin ağacının üzerinde, toplanmamış olan zeytinleri gören çevreciler olay karşısında üzüntülerini bir kez daha dile getirdiler.

BÜYÜK BİR HUKUKSUZLUK VAR

TURÇEP Basın Sözcüsü Av. Hasan Namak ise “Yırca Köyü’nde acele kamulaştırma kararı ile köylünün zeytinlik arazisine el konulmuş. Acele kamulaştırma kararı savaş, seferberlik, doğal afet gibi çok olağanüstü durumlarda, istisnai şekilde uygulanması gereken bir hüküm. Buna rağmen son yıllarda ‘maden ve enerji yatırımları kamu yararı gerektiriyor’ gerekçesini öne sürerek, istisnai hükmü genel hale getirdiler. Bu konuda Danıştay’ın acele kamulaştırma kararı verilemeyeceği yönünde bir çok kararları olmasına rağmen Bakanlar Kurulu ısrarla bu uygulamaya devam ediyor. Burada, bu anlamı ile büyük bir hukuksuzluk var” dedi.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp