Reklamsız Sözcü

Adaylara propaganda önerileri

30 Mart'a sayılı gün kaldı. Bu yerel seçimler her zamankinden daha önemli. Peki adaylar nasıl propaganda yapmalı?

android-time 09:58 12 Şubat 2014
Adaylara propaganda önerileri
30 Mart'a sayılı gün kaldı. Bu yerel seçimler her zamankinden daha önemli. Peki adaylar nasıl propaganda yapmalı?

Yerel seçimlere 1,5 ay kala, siyasi partiler, 31 büyükşehir, 50 il, 100’lerce ilçe ve belde belediye başkan adaylarını belirledi. 7 milyonu ilk kez olmak üzere, 2011’e göre 2,5 milyon kişi de artarak 52 milyon 721 bin 589 kişinin 400 bin sandıkta oy kullanacağı yerel seçimler öncesi, adaylar, seçim çalışmalarına hız verdi.

Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Aşman Alikılıç, adaylara, seçmenle iletişimde başarılı olmak için önerilerde bulundu. 30 Mart’ta yapılacak seçimlerde İzmir’de 3 milyon 105 bin seçmenin oy kullanacağını, beş yıl öncesine göre oy kullanacak 330 bin yeni seçmen olduğunu kaydeden Alikılıç, başarının anahtarının gençleri ve kararsız seçmenleri ikna etmekten geçtiğini söyledi.

7 MİLYON GENÇ İLK KEZ OY KULLANACAK
Alikılıç, seçimlerde tamamını gençlerin oluşturduğu 7 milyon seçmenin ilk kez oy kullanacağını hatırlatarak, “İletişimde Suskunluk Sarmalı diye adlandırdığımız, ortada olan büyük bir grup vardır. Bunlar suskundur, kafaları karışıktır, başka bir deyişle; sessiz çoğunluktur. En büyük yeni oy potansiyeli buradadır. Siyasette kararsızlar denilen gruptur. Bu çoğunluk, yeni siyasi tecrübeleri, gözlem ve bilgileri takip eder, siyasi tercihleri sağlamdır, ancak kararsızdır. Hangi taraf onlarla sağlıklı iletişim kurar ve güven ilişkisi inşa ederse tercihleri o yönde olacaktır” dedi.

SANAL MİTİNGLER YAPMALILAR
Meydan mitinglerinin, kahvehane toplantılarının eskisi kadar etkili olmadığını da hatırlatan Alikılıç, adaylara; özellikle gençlere hitap etmek istiyorlarsa Twitter, Facebook, Youtube gibi sosyal medya platformlarında karşısındaki seçmenle bire bir iletişim kuracak şekilde “sanal miting” yapmalarını önerdi. Özlem Aşman Alikılıç, “Sosyal medyayı etkili kullanmak da bu işin olmazsa olmazı. Eğer gençlerin oylarını istiyorsanız onlar neredeyse sizde orada olacaksınız. Bu insanları kahvehanelerde bulamazsınız, 406 üniversite öğrencisi üzerinde yaptığımız araştırmaya göre, yüzde 85’i, günde en az beş saatini internette geçiriyor. Adaylar da gün ve saat belirleyip sosyal medyada görüntülü ya da mesajlaşarak düzenli şekilde sanal mitingler yapmalı” diye konuştu.

YÜZ YÜZE, SICAK VE UZUN VADELİ İLİŞKİLER İNŞA EDİLMELİ
Genel hatlarıyla, başarı için kılık kıyafet, hitabet tarzı, beden dili gibi konuların tarihten günümüze hala önemini koruduğunun altını çizen Özlem Aşman Alikılıç, günümüzde eski model tek taraflı propogandanın yerini, yüz yüze iletişime dayalı, bir günlük değil uzun süreli karşılıklı ilişkilerin inşa edildiği bir halkla ilişkiler yönteminin aldığını belirterek, “Belki birkaç gün içinde yüzlerce kişiyle konuşuyorsunuz, elini sıkıyorsunuz. Seçim öncesinde iletişim kurmak değil, ilişkileri yönetmek açısından bakmak lazım. Ben yalnızca seçim döneminde değil, ‘bir ilişkiyi uzun vadeli yönetebilmeliyim’ demeleri gerekiyor. Seçim öncesi, son 8 ayda başlayan hatta son 2 aya kadar düşen bir ilişki kurma çabası görüyoruz. Yöntemleri, tamamen hızlıca, insanların gözlerine bakmadan tokalaşmak, anahtarlık, kalem dağıtmak, bayrak asmak, megafonlardan çok fazla üzerinde düşünülmeden kurulmuş melodiler göndermekten öte geçmiyor. Öncelikle, seçmen , konuşmak ve siyasilerle ilişkisi seçim sonrası da devam etsin istiyor” dedi.

EMPATİ OLMAZSA OLMAZ
Empatinin çok önemli olduğunu vurgulayan Alikılıç, adayın, kendisini seçmenin yerine koyarak düşünmesi, cümleleri seçerken bile karşı tarafa göre seçmesinin büyük bir başarı olduğunu belirterek, “En fazla oy alan partilere baktığımızda, bunda başarılı olduklarını görüyoruz. Empati, hedef kitleye uygun mesaj üretmenin birinci şartı. Kozmopolit yerlerde o yapı giderek farklı heterojen gruplar oluşturuyor. Tek bir mesajla bu alanlara girmek mümkün değil. Beklenti, öncelik, ihtiyaç nedir? Bunları bilerek hareket etmek olmazsa olmaz” diye konuştu.

ÜSTTE TAKIM ELBİSE, ALTTA ÇİZME DEVRİ GEÇTİ
Adayın bir köye gittiğinde, bir tarlaya girdiğinizde üstte takım elbisesi, ayağında çizmelerle görüntü verme yönteminin doğru olmadığını kaydeden Alikılıç, “Siz de köylü gibi giyinin, yapacaksanız tam yapın, tarlaya girerken ‘Yok mu senin şalvarın, ver de ben de giyeyim’ derseniz başarılı olursunuz” dedi.

FOTOĞRAF ÇEKTİRMEK EŞANTİYONDAN DAHA ETKİLİ
Seçim döneminde dağıtılan eşantiyonların işlevsel olması gerektiğini ifade eden Alıkılıç, “Seçim yatırımı açısından bakınca, insanlara kalem vermek yerine beraber çay içip sohbet etmek, çok daha mantıklı. Hiç kimse eşantiyon kalem aldım diye oy vermez. Yalnızca görünürlüğü artırır. Birlikte fotoğraf çektirmek, çay içip yemek yiyip sohbet etmek çok daha etkilidir. Buna deneyim pazarlaması diyoruz. Otomobil test sürüşü, fabrika turları, bir kursta deneme dersleri hepsi deneyim yaşatılması olarak ön plana çıkıyor. Deneyim pazarlaması, siyasal iletişim çalışmaları içinde artık ön plana çıkıyor. Siyasal iletişim yöntemleri, silkelenip hem yaratıcı hem daha işlevsel olmalı” dedi.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more