Reklamsız Sözcü

Altyazıları Takip Birimi mi kuruldu?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a, ‘Başbakanlık Altyazıları Takip Birimi’ mi kurdunuz?” diye sordu.

android-time 16:23 6 Şubat 2014
Altyazıları Takip Birimi mi kuruldu?
CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a, ‘Başbakanlık Altyazıları Takip Birimi’ mi kurdunuz?” diye sordu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a, “Başbakan'ın TV'deki altyazıya dahi müdahalesi basına sansür değil mi? Beğenmediği altyazıların kaldırılması için Erdoğan size de talimat veriyor mu? ‘Başbakanlık Altyazıları Takip Birimi' mi kurdunuz?” diye sordu.

Oran, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına iki ayrı soru önergesi verdi.

İnternet sitelerine düşen ses kayıtlarına göre; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Gezi olayları sırasında 4 Haziran 2013 tarihinde Fas'ta iken telefonla aradığı Ciner Medya yöneticisi Mehmet Fatih Saraç'a talimat verdiğini belirten Oran, Başbakan Erdoğan'ın bu görüşmede “TV izliyorum burada (Devlet) Bahçeli'nin bütün konuşmaları (Habertürk TV'de) altyazı (Gezi olaylarıyla ilgili D. Bahçeli Gül'ü sorumluluk almaya çağırdı) olarak geçiyor. ‘Cumhurbaşkanı'nın birinci görevi görüşmeler yapmak değil, bu görüşmeler dışında bu durumu düzeltmektir. Görüşmeler üzerinden ülkeyi huzura kavuşturacak adımları atmaktır… Anladım diyorsunuz da hayret bir şey bunlara ne gerek var hemen şey yapmanız gerekiyor” diye uyarıda bulunduğunu söyledi.
Oran, bu görüşmeden hemen sonra Fatih Saraç'ın da Habertürk'ten Abdullah isimli yöneticiyi arayarak, “Ya Fas'tan mı izliyor ne yapıyor bilemiyorum? Alt yazıyı da kayan yazıyı da kaldır Bahçeli'nin sözlerini. Bahçeli ‘Taksim'i Tahrir'e çevirmelerine izin vermeyeceğiz' diyor. Onun yetkisi mi var ki, Başbakan kendi yetkisini gücünü kimseyle paylaşmak istemiyor. Son dakikaları ona göre girin” dediğini ifade etti.

-“ALT YAZI TALİMATI BASINA SANSÜR DEĞİL Mİ?”-

Oran soru önergesinde şu soruları yöneltti:
“Sayın Başbakan'ın bu açık sözleri ve TV'den geçecek altyazıyı dahi belirleme iradesi, talimatı doğrudan basın özgürlüğüne müdahale, sansür, yönlendirme değil midir?
Basından sorumlu Başbakan Yardımcısı olmanız dolayısıyla Başbakan, beğenmediği altyazıların kaldırılması için size de bu tür talimatlar veriyor mu?
Sayın Başbakan'ın hangi TV'lerden ne tür altyazıların geçeceğine dair bir yönerge hazırladı mı, bu liste ve talimatların basın-yayın kuruluşlarına dağıtımını yaptınız mı?
Hükümetinizin hazırladığı TV'ler için yasak altyazılar listesi var mıdır? Böyle bir liste varsa içeriğinde neler vardır?
Sayın Başbakan yurt dışındayken dahi kendisini bilgilendirmek amacıyla ‘Başbakanlık Altyazıları Takip Birimi' mi kurdunuz? Bu birim fahri çalışan basın mensupları tarafından mı işletilmektedir, birimde kimler kadrolu/fahri olarak görev yapmaktadır?

-“KAÇ TV'YE ALT YAZI TALİMATI VERDİ?”-

Sayın Başbakan göreve geldiği Mart 2003 tarihinden bu yana bu şekilde kaç TV yöneticisini arayarak altyazılar ve program içeriklerinin değiştirilmesi, kaldırılması talimatı verdi?
Habertürk yöneticisinin sözünü ettiği biçimde basın-yayın organlarının haberlerinde yer alan ifadeler, ‘Başbakanın kendi yetki ve gücünün başkasıyla paylaşılması' sorununa mı yol açmaktadır?
Türkiye'de basına uygulanan sansürün şiddeti giderek artmasına karşın sizin ısrarlı biçimde ‘basına sansür yok' demenizin gerekçesi nedir?
Kişisel web sitesine sansür girişimi yapıldığını da ifade eden Oran, Arınç'a şu soruları yöneltti:
“Sayın Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı'nın dahi ‘sehven' yapılmış denilerek özür dilediği bu uygulama karşısında niçin basına açıkça ‘Umut Oran'a sansür uygulanmamıştır' açıklamasını yaptınız?
Eski bir TBMM Başkanı olarak bu uygulamayı açıkça yasamaya sansür girişimi ve anayasa suçu olarak değerlendirmiyor musunuz?
Türkiye'de basına sansür yok demeniz karşısında halen 36 bin web sitesinin erişime engelli olmasının gerekçesi nedir?
Türkiye'de web üzerinden habercilik yapan haber sitelerine yönelik sansür girişimleriyle basın yayın özgürlüğüne müdahale edilmiş olmuyor mu? Haber sitelerini basın yayın organı olarak görmüyor musunuz?
Haber sitelerinin de yasal statülerinin belirlenmesi, basın kartları sorununun çözümü, basın özgürleştirilmesi amacıyla hazırlığınız yıllardır yürüttüğünüz yasa çalışması niçin halen bitmedi?
Bu kapsamda 11 Ocak 2012 tarihinde TBMM'ye sunduğum 2/303 sayılı yasa teklifimin (http://www2.tbmm.gov.tr/d24/2/2-0303.pdf) hazırladığınız tasarı ile içerek olarak birleştirilmesi mümkün müdür?”

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more