Reklamsız Sözcü

Nümismatik: Geleceğe yatırım!

Paranın değerinin kaybolduğu günümüzde dikkat edin; bir yerlere sıkışıp kalan paralar torunlarınızı çok zengin edebilir.

android-time 15:36 2 Şubat 2014
Nümismatik: Geleceğe yatırım!
Paranın değerinin kaybolduğu günümüzde dikkat edin; bir yerlere sıkışıp kalan paralar torunlarınızı çok zengin edebilir.

Cihan DEMİRŞEVK / Sozcu.com.tr

Roma İmparatoru Jul Sezar'ın ilk koleksiyonculardan biri olduğunu biliyor musunuz? Sezar'dan günümüze miras para koleksiyonculuğu, kimileri için bir bilim kimileri için de bir basit bir hobi ama bazı koleksiyoner için de ciddi bir yatırım aracı. Onlar artık kullanılmayan tedavülden kalkan paralardan ciddi kazançlar sağlamanın peşinde geçiriyorlar hayatlarını…
Eski para koleksiyonculuğu veya bilimsel adıyla ‘nümismatik' günümüzün en popüler hobilerinden biri olmasa da koleksiyonerler ve tarihçiler için vazgeçilmez bir tutku. Toplamak, kategorilemek ve sergilemek bir koleksiyonerin vazgeçilmez yaşam üçlüsü olabilir. Eski para koleksiyonculuğu, genellikle bilimsel amaçlarla yapılıyor olsa da kimileri için geleceğe dönük zevkli bir yatırım aracı. Bir yandan sevdiğiniz, değer verdiğiniz olguları toplarken diğer yandan uzun vadede bu hobiden büyük paralar kazanacağınızın hayalini kurabilirsiniz. Abartı olduğunu düşünmeyin günümüzde kimi eski paralar, nümismatik piyasasında 250 bin TL'ye kadar alıcı bulabiliyor. Eski para bilimi deyince aklınıza son dönemde sık değişen para simgeleri gelmesin. Yani elinizde kalan YTL birimli paralarını satmaya kalkarsanız ciddi sorunlar yaşayabilirsiniz, en hafifi sizinle çok ciddi dalga geçebilirler. Bir paranın tarihi eser değeri sayılması için öncelikle eski ve sonra çok nadir bir parça olması gerekir. Yine de bir gün para koleksiyoneri olmayı hayal ederseniz; cüzdanınızda bulunan en az kırışık parayı bir köşeye saklayın çünkü o para da bir gün değerlenecek ve o banknotu koleksiyonunuz arasında görebilmek için para ödemek zorunda kalmayacaksınız demektir! Unutmayın tüm paralar bir gün eskir ve hepsi değerlenir. Yine de bu hayali hayata geçirmeye kalkmadan önce eski para ve madalyon koleksiyonculuğunun bir bilim olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Numismatik bilimi, kelime kökeni olarak sikke anlamına gelen Grekçe “nomisma” ile Latince “numisma” kelimelerinden türer. Nümismatiğin konusu olan para koleksiyonculuğunun başlangıcı Romalılara kadar uzanır. Bu iddiayı ispatlarcasına Roma İmparatoru Sezar, ilk para koleksiyonerleri arasıda gösterilir. O dönemlerde, sikke ve para koleksiyonculuğunda estetik kaygılar olduğunu söylemek biraz zor da olsa işin içine koleksiyonerlik girince nümismatiğin ilk temeli burada atıldığını söyler tarih kitapları. Sikkeler üzerine bilimsel anlamdaki araştırmalarsa 14. ve 15. Yüzyıllara dayanır. Bu döneme kadar imparatorların ve varlıklı ailelerin pahalı oyuncağı olan sikke ve para biriktirme, 15. yüzyılda bir inceleme alanı olarak var olmaya başlar. Türkiye'de ise nümismatikle ilgili çalışmaların 19. yüzyılın sonlarında başladığını görüyoruz. Ciddi ve sistemli bir çalışma için 1880′de kollar sıvanır ve 1891′den sonra tasnif ve kataloglamaya geçilir. Hafız-ı Küttüb Ali İsmail Galib, Mübarek Galib, Halil Edhem Beyler, Osman Nuri Arıdağ, Ahmet Ziya Efendi, Reşad Bey, Ahmed Tevfik Bey, Mahrikizade Cafer Paşa, Behzat Butak, Şerafeddin Erel, Nuri Pere, İbrahim ve Cevriye Artuk, İsmet Ebcioğlu Türk nümismatiğinin oluşturulmasına ve geliştirlmesine katkılarda bulunurlar.
İlk zamanlarda Nümismatik biliminin içine sadece sikke ve değerli madalyonları dahil eden Nümismatlar (nümismatiği inceleyen bilim insanları), ilerleyen zamanlarda tüm değerli kâğıtları ve paraları da inceleme alanları içerisine alırlar.

Numismatiği sadece koleksiyonculuk olarak görmemek lazım. Bir bilimdalı olmasının yanında; arkeoloji, mitoloji, coğrafya, sosyoloji, ekonomi ve siyasal tarih gibi birçok ana bilim dalına yardımcı olur. Özellikle sikke ve tarihi para incelemeleri ile paranın basımında kullanılan madenin türüne göre o toplumun, o dönemdeki ekonomik durumu konusunda ciddi ipuçları sağlar. Kaybolmuş uygarlıkların, kentlerin ve yerleşim yerlerinin belirlenmesine katkıda bulunur. Tarihe yön veren hükümdarlıkların, soyların ve hatta kişilerin geçmişini aydınlatır. 19. yüzyılla birlikte bir müze bilimi haline gelmiş gibi görünse de dünya üzerinde binlerce insan tarafından bir hayat felsefesi olarak da benimsediğini eklemek gerek…

Numismatiğin bilim dalı olmasının yanında diğer bilimlerden ayıran en önemli özelliği amatörler tarafından da uygulanabilen bir hobi olması. Yani isteyen herkes belli sınırlar içinde bir ‘numismat' olabilir. Bunun için boş vakit, eski paralara ve tarihe ilgi ve bolca sabırdan başka bir şeye ihtiyacınız yok. Hatta eğer dedelerinizden kalma eski paranız veya bir madalyonunuz varsa, diğer meraklılara karşı bir adım önde başladığınız bile söylenebilir.

Yine de bir koleksiyonerin en çok ihtiyacı olduğu şey, zaman! Gelecekte değerlenmesi için bir kenarda saklamaya başladığınız para belki elli, belki yüz yıl sonra karşılığını bulur; orası kesin ancak aradan geçen süreyi kısaltmanın bir yolu yoktur. Biraz sabırsızsanız; bu hobiye ayırdığınız bütçeyi yükselterek zaten değerlenmiş paraları alıp daha kısa zamanla daha da çok değerlenmesini bekleyebilirsiniz. Bu da tercihe bağlı, bir çeşit süreyi kısıtlama yolu. Ve bu seçeneği değerlendirecek olursanız, biraz tarih bilgisine ihtiyacınız olacak, çünkü hobiniz bu noktadan sonra “tarihi eser uzmanlığı” alanına girdi ve bu konuda da bazı önemli detayları atlamamakta fayda var. Öncelikle eski para koleksiyonculuğunu ileri seviyeye taşımak istiyorsanız mutlaka yasal zorunluluklara uymalısınız. Son 6 padişah paraları hariç olmak üzere tüm Osmanlı İmparatorluğu paraları ve diğer tüm Anadolu Beylikleri'ne ait paralar yasal izinle toplanabilir. Çünkü bu paralar tarihi eser olarak değerlendirilmekte. Öncelikle bu tarz eski paraların koleksiyonunu yapmak için Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı en yakın müzeden “koleksiyoner” belgesi almanız gerekiyor. Bu belgeyi aldıktan sonra yasalar sizi, koleksiyoner olarak değerlendiriyor. Yani tarihi bir eseri koleksiyonunda bulunduran kişi oluyorsunuz. Sadece bununla da kalmıyorsunuz ayrıca elinizdeki eski parayı satarken veya başka bir koleksiyoner ile değiş-tokuş yaparken, koleksiyonunuzu yurt içinde veya yurt dışında sergilerken hatta bulundurduğunuz adresi değiştirirken mutlaka haber vermeniz gerekiyor. Eğer bu yasal şartları yerine getirmeden tarihi değeri olan eski para koleksiyonu yapmaya kalkışırsanız, ne kadar iyi niyetli olursanız olun, kanun önünde ‘tarihi eser kaçakçısı'ndan başka bir şey sayılmazsınız. Bu sıkı denetimdeki amaç ise tarihi eserleri korumak. Eğer tüm bu aşamaları da geçip gerçek bir koleksiyoner olduysanız, tüm hayatınızı küçük madeni paralar üzerine ya da çeşit çeşit resim ve sembollere sahip kağıt parçalarına adayacağınızdan emin olabilirsiniz. Bizden bir öneri; koleksiyonerlik yolunda öncelikle sadece yerli paraları biriktirmeye başlarsınız, ilk aşamada eski ama makul fiyatlarda olanları alabilirsiniz. Daha sonra da elinizde birden fazla olanları sizde olmayanlarla değiştirirsiniz. Bir gün bir de bakmışsınız ki; eski para sevdanız sayesinde kendinizi Türkiye'den binlerce kilometre uzaktaki bir şehirde, tarihi bir sikke veya eski para müzayedesinde bulmuşsunuz…

İstanbul Arkeoloji Müzesi, Türkiye'deki nümismatik çalışmaların çekirdeğini oluşturuyor. Bu müzenin Nümismatik Bölümü, günümüzde dünyanın sayılı ve önde gelen koleksiyonları arasında yer alıyor.

*1968′de kurulan Türk Nümismatik Derneği, ilk zamanlar Türk nümismatiğine önemli katkılarda bulundu. Ancak 1974 yılında çıkarılan 1710 sayılı eski eserler kanunundan sonra, sadece özel koleksiyonların çerçevesinde kaldı.

Son güncelleme: android-time 15:4102.05.2014
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more