Reklamsız Sözcü

TGC’den yayın yasağı tepkisi

TGC: Yüksekova saldırısına yayın yasağı, basın özgürlüğünü zedeledi

14:1931 Ekim 2014
TGC’den yayın yasağı tepkisi
TGC: Yüksekova saldırısına yayın yasağı, basın özgürlüğünü zedeledi

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Hakkari Yüksekova'da 3 askerin şehit edilmesiyle ilgili getirilen yayın yasağının, basın özgürlüğünü zedelediğini açıkladı.

TGC’den yapılan açıklamada, Yüksekova Sulh Ceza Hakimliği'nin verdiği yayın yasağı kararının Anayasa’ya aykırı olduğu ve basın özgürlüğünü zedelediği belirtildi. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Son 1 yıl içinde verilen yayın yasaklarına bakıldığında demokratik bir devlette istisnai olarak uygulanması gereken kavramın yavaş yavaş kurala dönüştüğünü görüyoruz. Reyhanlı, Uludere, IŞİD baskını, TIR’lara yapılan baskın, böcek soruşturması, Suriye ses kayıtlarına getirilen yayın yasakları, bunların örnekleridir. Son olarak Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi ile 26/10/2014 tarihinde Yüksekova Sulh Ceza Hakimliği'nin 2014/227.D.İş Sayılı Kararı ile yayın yasağı konulmuştur.

Mahkeme kararında olay yeri ve olay yerinde şehitlerin cenazelerinin görüntülerinin her türlü görüntülü, sesli, yazılı ve görsel medyadaki yayınlar ile internet ortamında yayınlanmasına yönelik kısmının kabulu ile olay yeri ve şehit cenazelerine ait görüntülerin bu ortamlarda yayınlanmasının yasaklanmasına karar verilmiştir.

Mahkeme, Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ‘olay içeriğine ilişkin, sesli, görüntülü, yazılı ve görsel medyadaki yayınlar ile internet ortamındaki bu kapsamdaki olay içeriğine ilişkin bilgilerin yayınlanmasının yasaklanması taleplerini' ise reddetmiştir. Savcılık bu karara itiraz etmiştir.

MAHKEMENİN YAYIN YASAĞININ GEREKÇESİ

Yine Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazı inceleyen Yüksekova Sulh Ceza Hakimliği, bu kez ‘olayda şehit olan kişilere ilişkin ve olay içeriğine ilişkin her türlü sesli görüntülü, yazılı, görsel medyadaki yayınlar ile internet ortamında bu kapsamındaki bilgilerin, (televizyon, radyo, gazete, haber ajansı internet siteleri) Basın Kanunu'nun 3. Maddesi ve Anayasanın 26. maddesi uyarınca yayınlanmasının ve gösterilmesinin soruşturmanın sağlıklı işleyişi, ve kamu düzeni, kamu güvenliği ilkeleri uyarınca yasaklanması' yönünde karar vermiştir.

Mahkeme karar verirken ‘içeriği doğru olmayan bilgilerin medyada yer almasının kamu düzenini bozacağının aşikar olduğu' görüşüne dayanmış ise de bilimsel gerçekler bunun tam tersini söylemektedir. Kamuoyunu ilgilendiren sarsıcı, hassas konulara getirilen yayın yasakları, toplumda söylentilere ve yanlış bilgilere ve en önemlisi daha fazla karmaşaya yol açmaktadır.

‘BASIN HÜRDÜR, SANSÜR EDİLEMEZ’

Meydana gelen olaylar ne kadar sarsıcı olursa olsun, olayların topluma aktarılmasının önündeki her engelde aynı derece sarsıcıdır. Basın özgürlüğünden vazgeçemeyiz. Yayın yasakları özellikle olayların kamuoyuna aktarılmasının engellenmesi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na aykırıdır. Bilgi edinme bir haktır. Habere ulaşmak, haberi yorumlamak ve haberi serbestçe yayınlanmak da basın özgürlüğüdür. Yayın yasakları bu hakkı zedelemektedir. Toplumda yaşayan bireylerin kendi düşünce ve görüşlerini ifade etmesi, en sarsıcı olayları bile birbirlerinin haklarına tecavüz etmeden, şiddete başvurmadan konuşabilmesi, toplumsal barışın sağlanmasına en büyük katkıdır. İşte bu nedenlerle de Yüksekova Sulh Ceza Mahkemesi'nin vermiş olduğu yayın yasağı basın özgürlüğünü zedelemiştir. Basının görevi kamu yararını ilgilendiren bütün konularda bilgi ve fikirleri topluma aktarmaktır. Basın hürdür ve sansür edilemez.

‘HABERLERDE NEFRET DİLİNDEN UZAK DURULMALI’

TGC olarak, son dönemde yapılan insanlık dışı tüm saldırıları kınıyoruz. Bu gidişattan derin üzüntü duyuyor ve gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Meydana gelen olayların soğukkanlılıkla değerlendirilmesi gerekmektedir. TGC olarak; tüm meslektaşlarımızın, tüm yayın organlarının; Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesinde yer alan ilkelere uygun hareket etmesinin toplumun ihtiyaç duyduğu huzura katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Gazetecilik mesleğine yakışır bir sorumlulukta haberlerin topluma aktarılmasının, haberlerde nefret dilinden uzak durulmasının böyle bir dönemde özel önem kazanacağını hatırlatmakta fayda görüyoruz.” (CİHAN)

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp