Reklamsız Sözcü

Tüm suçlar için kısalıyor

Yargıda özel yetkili-normal mahkeme ayrımını ortadan kaldıracak yasa teklifi Meclis'e sunuldu.

android-time 15:56 12 Şubat 2014
Tüm suçlar için kısalıyor
Yargıda özel yetkili-normal mahkeme ayrımını ortadan kaldıracak yasa teklifi Meclis'e sunuldu.

Terörle Mücadele Kanunu ile yetkili mahkemeler ve savcılıklar kalkıyor. Tutukluluk süresi 5 yıl: Teklif, Terörle Mücadele Kanunu’nun 10’uncu maddesini kaldırdığı için bu maddedeki, terör ve devlete karşı işlenen suçlarda tutukluluk süresinin normal suçlara göre iki kat olarak uygulanacağı hükmü de otomatik olarak kalkıyor. Azami tutukluluk süresi tüm suçlar açısından 5 yıl oluyor.

Ülke gündemimizi bu aralar önemli bir konu oluşturmakta. Tutukluluk sürelerinin kısaltılması!.. Peki, mevcut haliyle yasal mevzuatımızda tutuklama sebepleri ve süreleri nasıl düzenlenmektedir.

Konuyla ilgili İstanbul Hukukçular Birliği Başkanı Av. Baran Akcan hukuki değerlendirmelerde bulundu:

“ CMK m.102'ye göre, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.  Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez. Görüldüğü gibi suç ağır cezalık değilse süre maksimum 1,5 yıldır. Ağır cezalık ise 5 yıldır (2+3 dür), bu durumda, toplam süre değil, uzatma süresi üç yıldır.CMK m.250/1 de yazılı suçlarda ise bu süreler iki katı olarak uygulanır. Kanun koyucu, tutuklama nedenlerinin var olması halini mutlak tutuklamayı gerektireceği vurgulamasından özenle kaçınarak, tutuklamanın gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğini yine de hâkimin takdirine bırakmıştır. Ayrıca maddenin son fıkrasında sadece adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı 1 yıldan fazla olmayan suçlardan da tutuklama yapılamayacağını hüküm altına almış, bu alanda hâkime takdir yetkisi de vermemiştir.

CMK madde 100 Tutuklama sebeplerini aşağıdaki gibi saymaktadır:

MADDE 100. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

  1. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

Görüldüğü gibi kanun açık bir şekilde tutukluluk kararının verilebilmesi için yukarıdaki fiillerin oluştuğu yönünde kuvvetli suç şüphesi aramaktadır. Ortada yukarıdaki sebeplerden biri mevcut değilse tutukluluk kararı verilebilmesi mümkün olmadığı gibi suçun niteliği ne olursa olsun öncelikle tutuksuz yargılanma prensibi esas olup, tutukluluk istisnadır. Ama ne yazık ki ülkemizdeki uygulama, tutukluluğun amacına uygun olarak verilmediği, istisna bir uygulama olmasına rağmen sanki aslolan tutukluluk haliymiş gibi kararlar verildiğini göstermektedir. Özellikle CMK 250. Madde kapsamında verilen tutukluluk kararları 10 yılı bulduğundan insanlar masumiyet karinesine hiç uygun olmayacak şekilde yıllarca haklarında verilmiş bir mahkûmiyet hükmü olmaksızın cezaevlerinde tutuklu kalabilmektedirler. Bu durum bir yandan kamu vicdanını yaralarken bir yandan da ülkemizi uluslar arası platformda da küçük düşürmektedir. Bilhassa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Ülkemizi uzun tutukluluk süreleri sebebiyle yüklü tazminatlara mahkum etmekte, bu durum AB sürecini olumsuz etkilemektedir. Dolayısıyla en kısa sürede kanunkoyucunun tutukluluk sürelerini makul seviyeye indirip, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile tutarlı ve AB'ye uyum çerçevesinde müsbet yasal düzenlemeler yapması gerektiği kanaatindeyiz.”

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Son güncelleme: android-time 12:3404.04.2014
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more