Reklamsız Sözcü

Süperstar’ın yıllar sonra ortaya çıkan sırrı

Yeni albüm için kolları sıvayan Süperstar Ajda Pekkan, hayatını anlatacağı kitap için de kollarını sıvadı. Çarşamba günü 68 yaşına girecek olan Süperstar’ın hayatı roman gibi...

android-time 03:31 9 Şubat 2014
Süperstar’ın yıllar sonra ortaya çıkan sırrı
Yeni albüm için kolları sıvayan Süperstar Ajda Pekkan, hayatını anlatacağı kitap için de kollarını sıvadı. Çarşamba günü 68 yaşına girecek olan Süperstar’ın hayatı roman gibi...

İsmi Ajda Pekkan, tam 68 yıl önce 1946'nın 12 Şubat'ında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Rıdvan Hayri Pekkan bir deniz binbaşısı, annesi Gülten Nevin Dobruca da ev hanımıydı. Çamlıca Kız Lisesi'nde okudu, müzik ve sinema uğruna öğrenimini yarıda bıraktı. Pekkan'ın hayatı hep mücadelelerle geçti.

Boşlukta geçen yıllar

Ajda Pekkan'ın hayattaki ilk üzüntüsü, ilk acısı, ilk bunalımı annesiyle babasının ayrılık kararı oldu. Pekkan o mutsuz dönemini hiç unutmadı.
“Annem babam ayrılınca çok mutsuz oldum. Adeta bir boşluktu yaşadığım ve bu boşlukta geçen dönemi müzikle doldurmaya başladım. Annemle babamın ayrılık acısını müzikle dindirmeye çalıştım. 1961'de İlham Gencer Orkestrası'na solist oldum. Bugünlere tırnaklarımla kazıya kazıya geldim.”

Soyundu ve öpüştü

1963 yılında Ses dergisinin açtığı artist yarışmasında birinci olunca, sinemaya adım attı. Önce ‘Şıpsevdi', ardından ‘Adanalı Tayfur' (1963), ‘Sevdalı Kabadayı' (1964), ‘Taçsız Kral' (1965), ‘Ayrılık Şarkısı' (1966) gibi birçok filmde oynadı. O yıllardaki Pekkan çok başkaydı.
“O eski filmlerdeki Ajda Pekkan'ı yeniden izleyince, çıplak fotoğraflarımı orda burda görünce çok gocunurdum. Şimdi gocunmuyorum. Ne yaptığımı bilmediğim, önümü görmediğim yıllardı o yıllar. Şöhret demek o demek zannettiğim yıllardı. Yatağa girdim, öpüştüm, soyundum. Hiçbir şey umurumda değildi. Bir an önce o sahne bitse de, gidip içerde müziğimi dinlesem diye düşünüyordum. Ağzımda ciklet, işim bitti mi diye beklerdim. Sonra gider öbür odada oturur, müzik dinlerdim. Her şey oyun gibi gelirdi bana.”

Baba dayağı

Ajda Pekkan üzerinde kurulan baskıyı, hedef olduğu kaba kuvveti de her zaman hatırladı, gelecek yıllarda erkeklere karşı başkaldıran şarkılar söylerken o yıllarda yaşadığı acıları hatırladı. “Düşünsenize bir subay kızıyım ve annemle babam ayrı yaşıyor. O yüzden baba daha da despot oluyordu. Eve saat 18.00'den sonra girince babamdan tokadı yerdim. Sinemada olmak ve film çevirmek, parka gitmek gibi bir şeydi benim için, soluk almaktı. Ayhan Işık'ı, Zeki Müren'i görmek, onlarla birlikte oynamak müthişti.”

İntihar etti ölmedi

Film setlerinde dolaşan, sürekli müzik dinleyen Ajda Pekkan'ı o yıllarda ailesi baş göz etmek istedi. Eğer evlenir, çoluk çocuğa karışırsa, sinemayla müzikten elini eteğini çekeceği, durulacağı düşünüldü. Ancak zorla evlendirilmek istenmesi fena halde gururunu kırdı. Uzun yıllar sonra o günleri hatırladığında, hep içinde sakladığı bir intihar girişimini, yüzünde gölgelerle şöyle açıkladı:
“Bu olay beni çok sarstı. Mutfağa kapanıp gazı açtım. Bekle bekle, bir türlü ölüm gelmedi. Bu arada mutfağın taşlarına oturmaktan popom buz gibi oldu. Sonunda kalkıp gazı kapattım ve mutfaktan çıktım. Oysa o gün hayatımın en önemli günüydü. Ben mutfakta ölebilirdim ve Ajda Pekkan adı duyulmadan yok olabilirdi. İkinci ölüm tehlikesini 1982'de ölümcül sarılık hastalığına yakalanınca yaşadım. Amerika'da tedavi oldum ve ölümden kıl payı kurtuldum. Allah üçüncüsünden korusun.”

Yeni albümünü  sır gibi saklıyor

Ye­nİ al­bü­mü­nün re­per­tu­va­rı­nı bir sır gi­bi sak­lı­yor Aj­da Pek­kan. Geç­ti­ği­miz gün­ler­de “Bu al­bü­müm­de Türk Sa­nat Mü­zi­ği söy­le­ye­ce­ği­m” di­yen Pek­kan, şu bü­yük sür­pri­zi de ağ­zın­dan ka­çı­rı­yor: “Se­si­ne ve yo­ru­mu­na bü­yük hay­ran­lık duy­du­ğum Mu­az­zez Aba­cı ile dört şar­kı­yı bir­lik­te oku­ya­ca­z

GELİNLİK DÜŞÜ ARTIK OLMAYACAK

Bİr za­man­lar ai­le­si­nin zo­ruy­la ev­len­di­ril­mek is­ten­di­ği için ca­nı­na kıy­ma­ya kal­kı­şan Aj­da Pek­kan, yıl­lar son­ra Coş­kun Sap­maz'la (1973) ve Ali Bars'la (1984) ev­le­nip bo­şan­dı. Sa­nat ha­ya­tın­da zir­ve­ye çı­kan Pek­kan, ne ya­zık ki özel ha­ya­tın­da ara­dı­ğı mut­lu­lu­ğu bu­la­ma­dı. Da­ha­sı bu ko­nu­da al­dı­ğı ka­ra­rı açık­la­mak­tan ka­çın­ma­dı.
“Ar­tık ge­lin­lik giy­me ko­nu­sun­da ıs­rar­la­rım, düş­le­rim ol­ma­ya­cak. Gelinliği filmlerde giydim. Ev­li­lik aş­kı öl­dü­rü­yor. Her şey ru­tin­le­şi­yor. Ön­ce ar­ka­daş ol­mak ge­rek. Çün­kü bü­tün in­san­lar bu dün­ya­ya yal­nız ge­li­yor­, yal­nız sa­vaş ve­ri­yor ve be­yaz bir ör­tü­ye sa­rı­nıp yal­nız gi­di­yor­lar. Ev­li­lik, ge­lin­lik, ni­kah, yal­nız­lı­ğın de­kor­la­rı olu­yor.”

Porno filmim olduğuna ben de inanmıştım

Onu üzen en önem­li olay­lar­dan bi­ri­si de “Aj­da Pek­ka­n'­ın por­no fil­mi va­r” de­di­ko­du­suy­du. Özel­lik­le 1980'li yıl­lar­da ta­van ya­pan bu de­di­ko­du­ya ken­di­si de şa­şır­mış­tı.
“İ­şin ger­çe­ği­ni bi­raz araş­tı­rın­ca or­ta­ya çı­kar­dım. İs­veç­li ve­ya Nor­veç­li bir ka­dı­nı ba­na ben­zet­miş­ler. İn­san in­sa­na ben­zi­yor iş­te. Bir ara o ka­dar çok gün­de­me gel­di­ki bu ko­nu, so­nun­da ben bi­le por­no fil­mim ger­çek­ten var mı di­ye dü­şün­me­ye baş­la­dım. Ban­yo­day­ken bi­ri­si giz­li­ce fil­mi­mi çek­miş­ti herhal­de! Bu ara­da in­san­la­ra gü­zel bir ko­nu çık­tı ve çok eğ­len­di­ler. Aj­da Pek­ka­n'­ın üzül­me­si, kah­rol­ma­sı kim­se­nin umu­run­da ol­ma­dı. Şöh­re­tin be­de­liy­di bun­lar ve ben bu tür be­del­le­ri çok öde­dim.”

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Son güncelleme: android-time 10:2111.02.2014
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more