Reklamsız Sözcü

Atatürk olmasaydı ne türkü kalırdı, ne şarkı

Türküler Bizi Anlatır – Teberik adlı albümünü yapan iki sanatçı, hükümete ve Bülent Ersoy'a yüklendi.

android-time 11:07 11 Şubat 2014
Atatürk olmasaydı ne türkü kalırdı, ne şarkı
Türküler Bizi Anlatır – Teberik adlı albümünü yapan iki sanatçı, hükümete ve Bülent Ersoy'a yüklendi.

Türk Halk Müziği’nin iki usta yorumcusu Belkıs Akkale ve İzzet Altınmeşe ile uzun yıllar sonra birlikte çıkardıkları Türküler Bizi Anlatır (Teberik) adlı albümlerini yapımcı Kemal Aslan’ın Akatlar’daki bürosunda konuştuk. Türkülerle başladığımız sohbetimizde ülkemizde yaşananlar da yer aldı.

En son 1986’da Ezgi Şöleni adlı albümü birlikte yaptınız. 28 yıl sonra Teberik geldi. Bu kadar uzun yıllar neden beklediniz?

Belkıs Akkale: Türküler bu toplumun özüdür, aynasıdır, dilidir. Bu hazineyi koruyup, genç nesillere ulaştırmak gerekiyor. Bizim verdiğimiz mücadele büyük oldu. Bu uğurda çok badireler atlattık. Onurlu ve omurgalı durmak için çok bedeller ödedik. Bir süredir köşemizdeydik çünkü ilgisizliğe kırgındık.

İzzet Altınmeşe: Teberik, Anadolu’da kıymetli miras, yadigar ve hatıra demektir. Uzun yıllar sonra bu albümü yaptık çünkü müzik sektörünün hali perişan. Ayrıca türkülerimiz unutturulmaya çalışılıyor.

Albümün adı Türküler Bizi Anlatır.

İzzet Altınmeşe: Türküler bizi anlatıyor da, türkülerin anlattıkları birilerinin hoşuna gitmiyor.

Shakespeare “Bir ulusun türkülerini yapanlar, yasalarını yapanlardan daha güçlüdür” demiş…

Belkıs Akkale: Çok doğru. Biz de diyoruz ki, bir ülkenin halkını tanımak istiyorsanız türkülerini dinlemelisiniz.

İzzet Altınmeşe: Albümde Emmi adlı türkü var. Kuruş yüzünden duruşlarını bozanlara söyledim bu türküyü. Rahmetli Nesimi Çimen ‘Kuruş, duruşu bozar’ derdi. Haklı çıktı. Herkesi değil ama para bazılarını bozdu.

Sizin de para sayma makinalarınız var mı?

Belkıs Akkale: Paramız yok ki para sayma makinemiz olsun.

İzzet Altınmeşe: Biz para değil dost biriktiriyoruz.

Ne yazık ki yolsuzluklar ayyuka çıktı, dayatmalar ve baskılar da cabası.

İzzet Altınmeşe: Zaman birlik zamanıdır ve bunu da en iyi yapacak olan türkülerdir. Türküler bütün toplumu kucaklar, yaraları sarar.

Belkıs Akkale: Türküler, halkın bağrından çıkar ve herkesi kucaklar. Kuruş için duruşunu bozanlar, türkülerimizden korkuyorlar.

Atatürk’ten de korkuyorlar.

İzzet Altınmeşe: Atatürk olmasaydı ne türkü kalırdı, ne şarkı.

Belkıs Akkale: Bakırköy Halk Müziği Korosu’ndaki öğrencilerim Atatürk resminin olduğu bir yüzük hediye etti. Bu yüzüğü yıllardır parmağımdan çıkarmıyorum. Bu zor dönemde Atatürk’e sarılmalıyız. Bizim ailece Atatürk hayranlığımız vardır.

İzzet Altınmeşe: Zaten Atatürk hayranlığı olmazsa bir noksanlık var demektir.

Türk halk müziğinin durumu nedir?

Belkıs Akkale: Halk müziğimizin durumu çok kötü. Bu ülkede devlet, film çekene, tiyatro oynayana destek oluyor ama türkülere destek olmuyor.

İzzet Altınmeşe: Türküler gerçeği söyler. Halkın sözünün üstüne söz mü söylenir. Türküden korkanlar, gerçekte kendilerinden korkuyor demektir. Batıya özenti var. Batının özgürlük ve demokrasi anlayışını, insan haklarını alalım. Kendi öz müziğimizi ortada bırakıp, onların müziğine sarılmanın anlamı yok. Radyoda ve televizyonlarda hep pop müziği var. Türküler üvey evlat olmuş.

Belkıs Akkale: Kültür Bakanlığı yetersiz ve ilgisiz kalıyor. Kültür Bakanlığı’nda kendi kültüründen habersiz insanlar var. Türküler barışın sigortasıdır. İnsanlar ne yazık ki ayrıştırılıyor. Ben Atatürk’ü de Mevlana’yı da Hacı Bektaş Veli’yi de sevebilirim. Beni ayrıştıramazsın, hakkın yok buna.

İzzet Altınmeşe: Türkülere sahip çıkmak Türkiye’ye sahip çıkmaktır.

Dönem farklı bir dönem. Bazı sanatçılar sizin alışık olmadığınız manevralarla reklam derdine düşmüş durumda…

Belkıs Akkale: (Gülüyor) Mesela, geçtiğimiz günlerde Bülent Ersoy’un programına konuk olduk ve çok üzüldük. Canlı yayın sırasında Bülent Hanım düştü bayıldı ve ben gerçekten fenalaştığını sandım. Bir anda şekerim yükseldi, çok etkilendim. Program görevlilerinden biri yanıma gelip ‘Bu bir oyun’ dedi.

İzzet Altınmeşe: Hayatımda ilk kez bir magazin tuzağına düşürüldüm.

Belkıs Akkale: Evet, Bülent Ersoy bizi tuzağa düşürdü. Rahmetli Zeki Müren, bir televizyon programı sırasında kalp krizi geçirdi ve öldü ama kamera önünde yere yatmadı. Son nefesini kuliste verdi.

İzzet Altınmeşe: Her insan, ne yaparsa kendine yapar. Her insan kendi kalbinin meyvesini yer.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more