Reklamsız Sözcü

Gözümüzü kırpınca online oalcağız

"Dünyanın manyetik alanında üretilen kablosuz elektriği kullanan çipleri kontak lenslerde kullanınca, gözümüzü kırptığımızda online hale geleceğiz"

android-time 18:29 24 Kasım 2014
Gözümüzü kırpınca online oalcağız
"Dünyanın manyetik alanında üretilen kablosuz elektriği kullanan çipleri kontak lenslerde kullanınca, gözümüzü kırptığımızda online hale geleceğiz"

Futuristler Derneği Başkanı Nuri Çankaya, gelecek 10 yılın en büyük değişimlerinden birinin internete bağlanabilen kontak lensler olacağını belirterek, “Havadaki, dünyanın manyetik alanında üretilen kablosuz elektriği kullanan çipleri kontak lenslerde kullanınca, gözümüzü kırptığımızda online hale geleceğiz” dedi. Microsoft’un Ortadoğu ve Afrika Ürün Pazarlama Müdürü de olan Çankaya, AA muhabirinin önümüzdeki yıllara damga vuracak teknolojik yeniliklerle ilgili sorularını yanıtladı. Yakın bir gelecekte, kullandığımız cihazların, hatta giydiğimiz kıyafetlerin internete bağlanıp işlemler yapabileceğini ve birbirleriyle etkileşeceğini anlatan Çankaya, bunun “nesnelerin interneti” olarak adlandırıldığını söyledi. “Nesnelerin interneti”ne örnek bazı uygulamaların halihazırda kullanıma girdiğini belirten Çankaya, akıllı evlerin bunun örneklerini içerdiğini söyledi.

Geleceğin mesleği: Veri madenciliği

“Çiplerin her yere girebildiği bir dünyadayız. Bu da bizim her şeyi ölçebilmemiz anlamına geliyor” ifadelerini kullanan Çankaya, “Söz gelimi tenis raketine takılan çiple maç boyunca topa ne kadar, hangi güçle, raketin neresiyle vurduğumuzu ölçüyoruz. Raketim veri yolluyor. O esnada tişörtüm de vücudumdan çıkan toksin miktarını ölçüp ne kadar su içmem gerektiğini söyleyebiliyor. Bir anda etrafımdaki her şey kendi arasında konuşur ve öneriler sunar hale geliyor” diye konuştu. Bu noktada devreye “Big Data” (büyük veri) kavramının girdiğini belirten Çankaya, çevremizdeki her şeye giren çiplerin sürekli üreteceği bilginin zamanla çok büyüyeceğini ve karmaşıklaşacağını, en önemli sorunun bu veriyi yorumlamak olacağını söyledi.

Çankaya, “Bu iş o kadar büyüyecek ki bir yerde bu büyük veriyi anlamlandırmak da meslek dalı haline gelecek. Geleceğin meslekleri olarak akla genetik ve nanoteknoloji dolayısıyla malzeme mühendisliği geliyor ancak geleceğin asıl mesleği çevremizdeki cihazların ürettiği büyük veriyi analiz edip yorumlayacak ‘veri madenciliği’ olacak” diye konuştu.

“Gözümüzü kırptığımızda online olacağız”

Gelecek 10 yılın en büyük değişimlerinden birinin de internete bağlanabilen kontak lensler olacağını kaydeden Çankaya, “İnternete bağlanan bazı gözlükler var ama havadaki, dünyanın manyetik alanında üretilen kablosuz elektriği kullanan, boyutu 0,5 milimetreye düşürülmüş çipleri kontak lenslerde kullanınca, gözümüzü kırptığımızda online hale geleceğiz” dedi.

Kontak lenslerle internete bağlanabilmenin hem bireysel yaşam hem iş için yeni olanaklar yaratacağını belirten Çankaya, “Örneğin bana bağlı çalışan Güney Afrika'daki personelimin yaptığı toplantıyı onun gözünden görebileceğim. Depo sayımına giderse, depodaki ürünleri birlikte sayabileceğim” ifadelerini kullandı. Kontakt lenslerin retina içinde görüntü yaratabildiğini, böylelikle de şu an dijital olarak yaygınlaşan 1080p’lik görüntünün çok üzerinde bir görüntü kalitesi alınabileceğini kaydeden Çankaya, “Ayrıca göz beyinle direk temas halinde, elektrik frekansıyla haberleşiyor. Dolayısıyla göz aracılığıyla komut vermek de mümkün olacak” diye konuştu.

“İnternete nereden gireceğimizi düşünmeyeceğiz”

Çankaya şöyle devam etti:

“Bugün bu odada elektrik nerede diye ya da musluğuma su nereden geliyor diye düşünmüyorum. Musluğu açınca su, düğmeye basınca elektriğim var. İnternet de yakın bir gelecekte böyle olacak. Elektrik için düğmeye basıyorum, geliyor. İnternet maalesef o seviyede değil. Hala bir yere gittiğimizde bir bağlantı, bir parola vs. arıyoruz. Çok yakın gelecekte cihazlar aralarında internet bağlantılarını paylaşacak. Bir odaya girdiğimizde cihazlarımızın ilk baktığı şey ‘Ben buradan kendimi nasıl internete bağlayabilirim’ olacak. Artık internete nereden gireceğimizi düşünmeyeceğiz bile.”

Arkadaşa göre değişen giysiler

Kısa vadedeki en büyük trendin de “giyilebilir teknoloji” olacağını belirten Çankaya, “Maliyetler düşük. Basit sensörlerle pek çok şeyi takip edilebiliyor. Türkiye’deki tekstil sektörünün de değişmesi, giyilebilir teknoloji trendini yakalayabilmesi lazım. Bu, modayı da etkileyecek. Örneğin hava koşullarına göre veya bir arkadaşınızla karşılaştığınızda renk değiştiren veya kendini haber veren giysiler olacak” dedi. Çeşitli teknolojilerin bir araya gelmesi ve etkileşmesiyle “artırılmış gerçeklik” ortamının oluşacağını anlatan Çankaya, söz gelimi bir alışveriş merkezinde yürürken, aynı hobilere sahip veya aynı meslekten ya da aynı okuldan mezun kişilerin birbirlerinde belki bir ikon görebileceğini dile getirdi.

“Artırılmış gerçeklik” ortamında anlık tercümenin de yaygılaşacağını ifade eden Çankaya, bu konudaki çalışmaların başarılı şekilde yürüdüğünü vurguladı.

Arabayı biz kullanmayacağız

Geleceğin dünyasının bir boyutunun da yapay zeka ve otonom, kendi kendine karar verebilen robotlar olacağını anlatan Çankaya, şunları söyledi:

“Ulaşım endüstrisi nesnelerin internetinin yaygınlaşmasıyla ciddi bir evrim geçirecek. Arabanın üstündeki sensörler birbirleriyle de etkileşerek karmaşık bir veri üretecek. Çevre faktörlerine ve yola odaklanan şoförün o veriyi anlamlandırma şansı olmadığından, bu verileri bilgisayarlar değerlendirecek ve karar verecek. Belki 2100 yılına geldiğimizde araba kullanmayı tercih etmeyeceğiz, çünkü cihazlar performansı ve varış sürelerini bize göre daha iyi hesaplayacak ve bunu daha güvenli bir şekilde yapacak.”

Her eve üç boyutlu yazıcı

Gelişen ve ucuzlayan üç boyutlu yazıcı teknolojisiyle geleceğin dünyasında pek çok şeyi evde “basacağımızı” söyleyen Çankaya, “Üç boyutlu yazıcı her evde olacak. Yazıcıdan birçok şey üretmeye başlayacağız. Bunun için de tasarım satın alacağız. Geleceğin mesleklerinden biri de tasarım mühendisliği olacak. Bu da fikri haklar ve mülkiyet meselelerini gündeme getirecek” değerlendirmesini yaptı.

Diplomalı futuristler yetişiyor

Dernek olarak amaçlarını “Gelecekteki senaryoları ortaya koymak, bunlardan iyi olanların gerçekleşmesine katkı sağlamak, kötü senaryoların önlenmesi için çalışmak” şeklinde açıklayan Çankaya, bu kapsamda eğitim çalışmalarının faaliyetleri arasında önemli yer tuttuğunu kaydetti.

Çankaya, “Okullarda tarih dersi var, geçmişe bakıyoruz, bir şeyler öğrenmeye çalışıyoruz ama kimse geleceği anlatmıyor. Oysa bütün işler, bütün hayat gelecekte şekilleniyor” diye konuştu.

NASA’yla da yakın işbirliği içindeki Houston Üniversitesiyle, Türkiye’deki çeşitli üniversitelerde 13’er haftalık eğitim programları gerçekleştirdiklerini anlatan Çankaya, “Bu programı şu ana kadar 6 defa uyguladık. Türkiye’de bu eğitimi almış binden fazla diplomalı futurist var” dedi.

Çankaya, verdikleri eğitimle trendleri bilmenin yanı sıra onları analiz etmeyi, sonuçlar çıkarmayı ve uyarlayabilmeyi sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

6662’ye SOZCU yaz gönder, reklamsız sözcü plus’a anında abone ol. (Türkiye'den)

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more