Reklamsız Sözcü
AYŞE SUCU

Başörtüsü ve çocuk gelinler!

29 Eylül 2014

Öz­gür­lük­ler, ço­ğul­cu­luk, de­mok­ra­si, güç­ler ay­rı­lı­ğı, eşit­lik, ka­dın hak­la­rı, bi­rey ol­ma, in­san onu­ru gi­bi kav­ram­la­rın üze­ri­ne bi­na edi­len, “ge­liş­miş­lik ve uy­gar­lı­k” nok­ta­sın­da Müs­lü­man­la­rın dur­du­ğu yer ne­re­si­dir so­ru­su­na, İs­lam dün­ya­sı­nın ver­di­ği fo­toğ­ra­fı oku­ya­rak ce­vap ver­mek müm­kün: Tı­kan­mış­lık ve ça­re­siz­lik!
Müs­lü­man­la­rın için­de bu­lun­du­ğu bu çık­ma­zı çok iyi gö­ren Prof. Dr. Faz­lur Rah­man, “Şu ke­sin­lik­le açık­tır ki, Müs­lü­man­la­rın, hu­kuk ve­ya ke­lam ala­nın­da or­ta­ya koy­duk­la­rı, mev­cut hal­le­riy­le on­la­ra bu­gün için kap­sam­lı bir reh­ber­lik­te bu­lu­na­ma­z” der.
Bu önem­li bir tes­pit…
Ge­le­lim ken­di ül­ke­mi­ze… Pe­ki, de­mok­ra­tik ve sos­yal dev­let ya­pı­sıy­la, ken­di­ni fark­lı bir yer­de ko­num­lan­dı­ran Tür­ki­ye'nin bu­na ce­va­bı var mı?
HSYK se­çim­le­ri­ne yö­ne­lik hü­kü­met ce­na­hın­dan ge­len “ka­za­nır­lar­sa gay­ri­meş­ru sa­ya­rı­z” sö­zün­den tu­tun da, 9-10 ya­şın­da­ki il­ko­kul ço­cuk­la­rı­nın ba­şör­tü­sü öz­gür­lü­ğü ile il­gi­li ka­ra­ra ka­dar, olan bi­ten tüm ha­di­se­le­ri lüt­fen nes­nel de­ğer­len­di­re­lim. Her ge­çen gün, tem­kin­li ya da eleş­ti­rel yak­la­şan dü­şün­ce in­san­la­rı­na ya­pı­lan­lar, tek tip­leş­tir­me­ye yö­ne­lik zi­hin­le­re ge­çi­ril­me­ye ça­lı­şı­lan pran­ga­lar “Tür­ki­ye ne­re­ye ko­şu­yo­r” so­ru­su­nu tek­rar tek­rar sor­ma­yı ge­rek­li kı­lı­yor.

Ço­cuk kim­li­ği
Ga­rip bir nok­ta­ya gel­dik: var­sa yok­sa her ko­nu ge­ti­ri­lip “di­n” düz­le­mi­nin içi­ne sı­kış­tı­rı­lı­yor. Kim ki o ko­nu­da hu­kuk­sal, pe­da­go­jik, psi­ko­lo­jik, sos­yo­lo­jik, bi­lim­sel bir şey söy­le­me­ye kal­kış­sa, bil­dik ses­ler yük­se­li­yor: “Bun­lar di­ne-di­ya­ne­te kar­şı­lar.”
Me­saj da ye­ri­ne ulaş­mış olu­yor: Biz Müs­lü­ma­n'­ız on­lar de­ğil­ler!
Ko­nu­ya gir­me­den söy­le­ye­yim:
İn­san­la­rın kı­lık kı­ya­fet­le­riy­le il­gi­li her tür­lü ya­sa­ğa kar­şı­yım.
İnanç ve ah­la­kın bas­kı al­tı­na alı­na­bi­le­ce­ği­ni pe­şi­nen red­de­di­yo­rum.
Top­lum mü­hen­dis­li­ği­nin ge­ri te­pe­ce­ği­ne de ina­nan­lar­da­nım.
Ve din­dar bir ka­dı­nım, me­se­le­le­ri di­nin için­den ele al­ma­ya ça­lı­şı­yo­rum.
Şim­di; Mil­li Eği­tim Ba­kan­lı­ğı'nın on­lar­ca so­ru­nu ay­yu­ka çık­mış­ken, OECD ra­por­la­rın­da­ki gös­ter­ge­ler eği­tim­de­ki pe­ri­şan­lı­ğı açık açık ser­gi­ler­ken, cin­si­yet eşit­siz­li­ğin­de dün­ya sı­ra­la­ma­sın­da­ki ye­ri­miz en alt sı­ra­la­ra düş­müş­ken; il­ko­ku­la gi­den kız ço­cuk­la­rı­nın ba­şör­tü­sü ko­nu­su, acı bir ger­çe­ği de be­ra­be­rin­de ge­tir­di:
Ço­cuk ge­lin­le­r” mü­ca­de­le­si bit­miş­tir!
Ve hat­ta ço­cuk yaş­ta­ki ev­li­lik­ler meş­ru­iyet ka­zan­mış­tır!
Çün­kü siz on ya­şın­da­ki ço­cu­ğun kim­li­ği­ni de­ğiş­tir­di­niz!

Ne­de­ni­ne ge­le­lim…
Ge­le­nek­sel İs­lam Fık­hı an­la­yı­şın­da, mü­kel­lef ol­ma­nın şart­la­rı ara­sın­da bu­luğ ça­ğı­na eriş­miş ol­mak ge­re­kir. Bu­nun ya­şı ise; er­kek­ler için 12-15, kız­lar­da ise 9-15 ola­rak be­lir­ti­lir. 9 ya­şın­da bir kız ço­cu­ğu âdet gör­me­ye baş­la­mış­sa re­şit hük­mün­de­dir. Bi­yo­lo­jik ge­li­şi­mi­ni ta­mam­la­mış ol­sun ya da ol­ma­sın “mü­kel­le­f” hük­mü­ne gi­rer! Ya­ni ar­tık di­ni hü­küm­ler­den so­rum­lu­dur.
Do­la­yı­sıy­la tıp­kı eriş­kin ka­dın­lar gi­bi ken­di­si­ni er­kek­ler­den ko­ru­mak için saç­la­rı­nı da ört­mek du­ru­mun­da­dır!
9-10 ya­şın­da­ki kız­la­ra bu ro­lü bi­çen­ler, on­la­ra ço­cuk gö­züy­le ba­ka­bi­lir mi? Bu uy­gu­la­ma, açık bir şe­kil­de ço­cuk yaş­ta­ki kız­la­rın ev­len­di­ril­me­si­ne de meş­ru­iyet ta­nır. Ni­te­kim te­mel kay­nak­la­rı in­ce­ler­se­niz, bu­luğ ça­ğı­na er­me­miş ço­cuk ev­li­lik­le­ri ile il­gi­li hü­küm­le­ri da­hi gör­mek müm­kün­dür!
Yüz­yıl­lar­dır nak­le­di­len ve va­az­lar­la in­san­la­ra an­la­tı­lan bu ko­nu­la­rın, bi­lim­sel ola­rak or­ta­ya ko­nu­lan tıb­bi, psi­ko­lo­jik, sos­yo­lo­jik ve­ri­ler dik­ka­te ala­rak ye­ni­den yo­rum­lan­ma­sı la­zım ge­lir­ken; alı­nan bu ka­rar­la ge­le­nek­sel söy­lem ye­ni­den tah­kim edil­miş ol­du.

Fo­sil­leş­miş dü­şün­ce­ler
Ge­le­lim yö­net­me­li­ğin öz­gür­lük­ler kap­sa­mın­da ele alı­na­rak tar­tı­şıl­ma­sı­na.
As­lın­da bu yö­net­me­lik, an­ne ba­ba­la­ra yö­ne­lik bir me­saj­dır.
Eğer re­şit ol­muş kız­la­rı­nı­zı ka­pat­mak is­ti­yor­sa­nız, baş­la­rı­nı ör­te­bi­lir­si­niz de­mek­tir.
Ço­cu­ğa ve­ril­miş bir öz­gür­lük de­ğil­dir.
Ön­ce­lik­le öz­gür­lük ne­dir, öz­gür­lük­ten ne an­la­ma­lı­yız so­ru­su­na ce­vap ver­me­miz ge­re­kir. Öz­gür ola­bil­me­nin yo­lu “ki­şi­” ol­mak­tan ge­çer.
Öz­gür ol­mak bi­yo­lo­jik var­lı­ğı­mız­dan ge­len ve ay­nı za­man­da dı­şa­rı­dan olu­şa­cak kö­le­leş­ti­ri­ci emir­le­re kar­şı du­ra­bil­mek­tir.
Öz­gür­lük, ira­di/is­tenç­li ola­rak ha­yır di­ye­bil­mek­tir.
Öz­gür­lük, bağ­lı ve ba­ğım­lı ol­ma­ma ha­li­dir.
Öz­gür­lük, en­gel­len­me­miş ve zor­lan­ma­mış du­ru­mu ge­rek­li kı­lar.
Do­la­yı­sıy­la öz­gür­lük, hem bi­yo­lo­jik de­ter­mi­niz­min, hem de top­lum­sal be­lir­le­yi­ci­li­ğin dı­şı­na çı­ka­bil­mek­le olu­şur. Do­kuz-on ya­şın­da­ki bir ço­cuk için bu­nun dü­şü­nül­me­si abes­le iş­ti­gal­dir.
İlk pa­rag­raf­tan ha­re­ket­le şim­di şu so­ru­yu so­ra­lım: Di­ni ge­le­ne­ğin tor­tu­la­rı­nı dik­ka­te ala­rak, fo­sil­leş­miş bu fık­hî hü­küm­le­ri ye­ni­den dü­şün­mek du­ru­mun­da de­ğil mi­yiz?

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Ayşe Sucu
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more