Reklamsız Sözcü
BEKİR COŞKUN

Saray var vezir eder, saray var rezil eder…

7 Kasım 2014

Diktatörlerin büyük sarayları vardır…
Ve büyük saray tutkusu psikolojiktir….
Yani doktorluk…

*

Nikolay Çavuşesku'nun sarayı:
Tarihi ve doğal alanları yıkıp kendine Casa Poporului sarayını yaptırdı…
En büyük salonu bir futbol sahası büyüklüğündeydi… İçi pembe ve beyaz mermer kaplı sarayın aydınlatılmasında Medias kristalinden 4 tonluk avizeler kullanıldı…
İki bin hafiye koruyordu sarayı…
Çavuşesku ile eşi Elena, terk edilmiş bir çiftlik duvarının önünde kafalarına ikişer kurşun sıkılarak infaz edildiler..

*

Saddam Hüseyin'in sarayları:
75 sarayı vardı…
Sarayları yapay göller, adacıklar, palmiye ağaçları ile süslüydü. O en çok El Fav sarayını severdi…
Baktı seviyor, yanına bir tane daha yaptırdı ki iki tane olsun…
Kapıları altındı, geceleri renkli ışıklarla aydınlatıldığında çok güzel gözüküyor, arada bir önünde resim çektiriyordu…
Sonunda onu, ancak yatarak sığabileceği bir çukurda buldular…
Astılar…

*

Muammer Kaddafi:
Libya'daki sarayları yetmiyormuş gibi komşu Mali'de bile bir sarayı vardı. Ana sarayı Babül Aziziye sarayı idi.. Üç kat beton duvarlar, çelik zırhlı panjurlarla korunan pencereler, zırhlı çelik kapıdan girilen bir kalenin ortasındaydı.
Altında sığınak, dinlenmeye karşı özel odalar, bomba geçirmez salonlar var idi…
Saraydan kaçmayı başaran diktatörü yakalayıp linç ettiler…

*

Viktor Yanukoviç…
Ukrayna'nın başbakanıydı, cumhurbaşkanı olunca çok sevindi…
140 dönümlük bir parkın ortasına kurulan saray, altın muslukları, kristal kapı tokmakları, mermer sütunları ile görenleri şaşırttı…
Halk ayaklanıp kapıya dayanınca Yanukoviç‘i servetini alıp tüydü…
Nerede olduğunu bilen yok…

*

Sadece son yıllardaki “diktatörler ve saraylarıdır” bunlar…
Demek istediğim; saraylar diktatörleri ve günahlarını saklamaz…
Dünyanın en büyük, en görkemli sarayını yaptırıp içine girse, yarı çıplak onurlu bir çoban kadar güvende olamaz diktatör…
Ve saraylar diktatörlerin günahlarının birer anısı olarak öyle kalırlar…
Sarayların tabiatıdır; kimisi girince vezir, kimisi rezil olur…

(Kaynak: Mine G. Kırıkkanat'ın ‘Sarayların dili olsa' yazısı)

Bekir Coşkun
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more