Reklamsız Sözcü
EGE CANSEN

Bankalar için dayanıklılık sınaması

30 Ekim 2014

Ekonomi iki sektörden oluşur denir. Bunlardan birincisi, “reel” diğeri “reel olmayan” diye nitelendirilir. Reel sektör denince akla, öncelikle “madde” üreten tarım ve sanayi gelir. Ancak hizmetler kesimi de reel sektöre dahildir. Yani ulaşım, iletişim, eğitim, diş çekme, ameliyat, güvenlik, cenaze kaldırma, tiyatro gösterisi gibi on binlerce değişik hizmet, içinde “madde” üretimi olmasa da reel sektör tanımına girer. Reel olmayan sektörün diğer adı “finansal sektör”dür. Aslında finansal sektörde sunulan “ödeme hizmetleri” de reeldir. Ama kabaca finansal sektör “reel olmayan” ekonomiyi temsil eder.

FİNANSAL SEKTÖR REEL SEKTÖRÜN AYNA SİMETRİĞİDİR

Muhasebe mantığıyla, ülke veya dünya ekonomisinin bilançosunda reel sektör “Varlıklar”, reel olmayan sektör “Yükümlükler” bölümüdür. Yani birinci bölüm “mevcudu” ikinci bölüm “mülkiyeti” gösterir. 2009 krizinden sonra yurdumuza gelen Nobel Ödüllü iktisatçı Mundell ile “finansal ve ekonomik krizler” üzerine bir söyleşi yapmıştım. O söyleşide Mundell, “Finansal sektör, reel sektörün ayna simetriğidir” dedi. Bu, anlatım gücü çok yüksek bir tanımlamaydı. Yani ekonomi evreninde tek bir “gerçek” (reel), bir de onun aynadaki ters (sol sağda, sağ solda) yansıması olan “sanal” (reel olmayan) şey vardı. Gerçek değiştikçe, görüntünün de değişmesi şarttı.

STRES TESTİ VEYA DAYANIKLILIK SINAMASI

Devalüasyon, petrol fiyatı patlaması, milli gelir azalması gibi reel ekonomide ortaya çıkacak önemli bir kötüleşmeden sonra, bankaların yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirebilecek sorusuna cevap aramak için yapılan “senaryo çalışması”na “Stres Testi” deniyor. Stres “gerilim” demektir. İnşaat mühendisleri, yapıların taşıyıcı sistemlerinin, deprem benzeri beklenmeyen yükler karşısında nasıl tepki vereceğini bulmak için “stres testi” uygular. Ekonomistler de bu kavramı onlardan ödünç almıştır.

DAYANIKLILIK SINAMASI HERKESE LAZIMDIR

Dayanıklılık sınaması, sadece bankalar için değil, reel sektör firmaları için de yapılır. Yönetici/komutan mevkiinde bulunan insanlar için de yapılmalıdır. Bankalar için bunun zorunlu olmasının sebebi, devletin “ekonomi toptan çökmesin diye” halkın parasıyla batan bankaları kurtarma gibi bir sorumluluğu olmasıdır. Aslında kurtarılan banka değil, halkın mevduatı ve reel sektördeki istihdamdır. Sınamada çakan bankaya, sermaye arttır denir. O sermayeyi de çoğunlukla devlet koyar.

SON SÖZ: Bankayı kurtar, patronunu değil

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp