Reklamsız Sözcü
EGE CANSEN

Cemil Çiçek ne yapıyor acaba?

27 Şubat 2014

Başbakan Erdoğan'ın oğluyla yaptığı (iddia edilen) telefon konuşması, tabiri caizse gündeme bomba gibi düştü. Başbakanın bu kadar çok parası olmuşsa, ortada, yakında oynanacak seçim maçının sonuçlarını geçersiz kılacak kadar büyük bir “kural ihlali” var demektir. Telefon konuşması, para ile ilgili olduğu için benim uzmanlık alanıma girer.

Ben Cemil Çiçek olsaydım ne yapardım şimdi

Diğer taraftan doğrulanmamış bir kanıt üzerine yorum yapmak da içime sinmez. Tam anlamıyla ortada kaldım. Ama böyle bir olay ülkenin ufkunu kaplamışsa “penguen” yazısı yazamazdım.
Meclis Başkanı ve eski Adalet Bakanı, yılların siyasetçisi Cemil Çiçek, benim gözümde dürüst ve çok önemli bir insandır. Karışık hisler içinde kafamı toplamaya çalışırken, birden aklıma nedense Cemil Çiçek geldi. Bu son olayı ve kısa süre önce ortaya çıkan ayakkabı kutusunda 4.5 milyon dolar ve belli bir işi olmayan bakan oğlunun evinde bulunan kasalar, para sayma makinesi ile milyon lirayı nasıl değerlendiriyor diye düşündüm. Sonra aklıma “özgül ağırlığı” olan AKP'nin ağır ağabeyi Bülent Arınç geldi. Daha sonra Ali Babacan‘ı düşündüm. Onlar ve önde gelen diğer AKP'liler acaba “ortada hiçbir yolsuzluk yoktur, her şey iftiradır” mı diyorlar. Yolsuzluk var diyorlarsa, bunları yapanlarla kader birliği etmeye daha ne kadar devam edecekler? Samimi olarak merak ediyorum.

Montaj için gerçek parça lazımdır

Başbakan ses kaydı için montaj dedi. Bu, sesler ve sözler doğru ama birleştirme sonradan çarpıtılarak yapılmış demektir. Öyle ise bu konuşmaların “monte edilmemiş” halinin kamuoyu ile paylaşılması gerekir. Bu, pek çok şaibeyi ortadan kaldırır.

Dinleme yasal değilse itibar edilmez mi?

Günümüzün çok hassas bir konusu da yasal olmayan dinlemeler meselesi. Kimsenin yargıya güveninin kalmadığı bir ülkede bir dinlemenin “yasal” veya “yasa dışı” olarak nitelenmesi bana çok büyük sahtekarlık gibi geliyor. Kaldı ki, Başbakan'ın istemediği soruşturmaları yapan savcıların ve istenmeyen kararları alan yargıçların görevden alındığı bir ortamda “yasal” ne demek oluyor acaba? Engellenen soruşturmalar da yasal değil miydi? Üstelik “yok yasa-yap yasa” zihniyetinin egemen olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Elde bu imkan olduktan sonra, istenen her şey anında yasal hale getirilebilir veya “yasa dışı” ilan edilebilir. Bakınız Hakan Fidan soruşturması.

SON SÖZ: Hem gücün kaynağı para hem de paranın kaynağı güçtür

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more