Reklamsız Sözcü
EGE CANSEN

Sıcak paraya devam!

13 Şubat 2014

Sert iniş istenmiyor, yumuşağı olmuyor, sıcak paraya devam!
2011 yı­lın­da ca­ri açı­ğın mil­li ge­li­re ora­nı yüz­de 10'a da­yan­mış­tı. Böy­le­si bir “Ö­de­me­ler Den­ge­si­” sür­dü­rü­le­mez­di. Du­rum­dan va­zi­fe çı­ka­ran Kap­tan Ba­ba­can ve eki­bi, ca­ri açı­ğı dü­şür­me­yi “s­tra­te­ji­k” bir he­def ola­rak be­lir­le­di. Bu­na da “Yu­mu­şak İni­ş” adı­nı ver­di­ler. Da­ha doğ­ru­su İn­gi­liz­ce “Soft Lan­din­g” de­yi­mi­ni ter­cü­me et­ti­ler. Çün­kü sür­dü­rü­le­mez yük­sek­lik­te bir ca­ri açık so­nun­da eko­no­mi­de bir “Sert İni­ş” (Hard Lan­ding)'e se­bep ola­bi­lir­di. Bu­nun ha­yat­ta­ki kar­şı­lı­ğı ani­den “yük­sek oran­da de­va­lü­as­yo­n” ve ar­dın­dan ge­len ik­ti­sa­di kriz de­mek­tir. Kriz ise, “mil­li ge­li­rin azal­ma­sı­” ile “iş­siz­li­ğin art­ma­sı­” dır. Ni­te­kim son 2009 kri­zin­de, mil­li ge­li­ri­miz yüz­de 4.8 ge­ri git­miş ve iş­siz­lik yüz­de 14'e çık­mış­tı. Bun­dan ka­çın­mak ge­re­ki­yor­du.

Yu­mu­şak iniş ted­ri­ci ve ka­lı­cı de­va­lü­as­yon ge­rek­ti­rir

Tür­ki­ye'nin yük­sek hız­da bü­yü­me­yi sür­dü­rü­le­bil­me­si için, ca­ri açı­ğı­nın mil­li ge­li­re ora­nı­nın çok dü­şük hat­ta ar­tı ol­ma­sı ge­re­kir. Bu­nu da “ih­ra­ca­ta da­ya­lı sa­na­yi­leş­me­” sağ­lar. İş­te ya­pı­sal dö­nü­şüm de­nen ne­bat bu­dur. Bu­na en­gel olan şey ise “de­ğer­li TL” ta­kın­tı­sı­dır. Bu ta­kın­tı yü­zün­den eko­no­mi­miz de­va­lü­as­yon kriz­le­rin­den ku­rtu­la­ma­mış­tır. Üs­te­lik pa­ra­mız da o ka­dar de­ğer kay­bet­miş­tir ki; so­nun­da 6 sı­fır atıl­mış­tır. Ya­pı­sal dö­nü­şüm za­man alan bir sü­reç­tir. İt­hal gir­di­ler­le da­ha çok “iç pa­za­r” için üre­tim ya­pan sa­na­yi­nin, da­ha az it­hal gir­diy­le da­ha çok “dış pa­za­r” için üre­tim ya­par ha­le dö­nüş­me­si için, bu “ye­ni iş mo­de­li­” nin fir­ma­lar için bu­gün­kün­den kâr­lı ol­ma­sı ge­re­kir. Bu­nu sağ­la­ya­cak tek şey de dö­viz fi­yat­la­rı­nın yük­sel­me­si ve yük­sek kal­ma­sı­dır. Şok de­va­lü­as­yon­lar ve ar­dın­dan ge­len dö­vi­zi bas­tır­ma po­li­ti­ka­la­rı, fir­ma­la­ra kâr­dan çok za­rar ve­rir. Son­ra da “sı­cak pa­ra-yük­sek fai­z” lo­bi­si “gör­dü­nüz mü, de­va­lü­as­yon işe ya­ra­ma­dı­” di­ye ko­nu­şur. Ya­kın­da bu­nu da du­ya­ca­ğız.
De­va­lü­as­yon-enf­las­yon-fa­iz-ge­lir sar­ma­lı na­sıl dur­du­ru­lur?
De­va­lü­as­yon, mut­la­ka enf­las­yon ar­tı­şı­na se­bep olur. De­va­lü­as­yo­nun se­bep ol­du­ğu enf­las­yon, de­va­lü­as­yo­nun ih­ra­cat ar­tı­şı­na et­ki­si­ni azal­tır. Bir eko­no­mi­nin “ya­pış­kan ca­ri açık­ta­n” ve­ya “ya­pış­kan enf­las­yon­da­n” ve­ya “ya­pış­kan iş­siz­lik­te­n” kur­tul­ma­sı için her tür en­deks­le­me­den ka­çın­ma­sı ge­re­kir. En­deks­le­me: fi­yat­la­rı, de­va­lü­as­yo­na; de­va­lü­as­yo­nu, enf­las­yo­na; fa­iz­le­ri, enf­las­yo­na; üc­ret­ler da­hil ge­lir­le­ri, de­va­lü­as­yo­na bağ­la­mak de­mek­tir. Bun­lar eko­no­mi­nin ba­ğım­sız de­ğiş­ken­le­ri­dir, öy­le kal­ma­lı­dır.

Son söz: Fren pe­da­lı, gaz pe­da­lı­na bağ­lan­maz

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more