Reklamsız Sözcü
EGE CANSEN

Yapısal reform, yapısal reform, yapısal reform!

20 Kasım 2014

Eko­no­mi­den so­rum­lu Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sı Ba­ba­can, ta Dün­ya'nın öbür ucun­dan Avus­tralya'dan Tür­ki­ye'ye ses­len­di. Eko­no­mi­mi­zin ge­liş­me­si için üç şe­ye ih­ti­yaç var­dır de­di: Ya­pı­sal re­form, ya­pı­sal re­form, ya­pı­sal re­form. Türk bü­yük­le­ri, ken­di hal­kı­na söy­le­ye­ce­ği­ni ni­çin baş­ka ül­ke­dey­ken di­le ge­ti­rir an­la­mı­yo­rum. Ba­ba­can, Tür­ki­ye'de ika­met edi­yor. E, biz de bu­ra­da­yız. Bi­ze söy­le­ye­cek­le­ri­ni bu­ra­da söy­le­se da­ha iyi de­ğil mi? Ha­yır, il­la­ki uça­ğa bi­ni­le­cek, uzak­la­ra gi­di­le­cek ve önem­li me­saj­lar ora­dan ve­ri­le­cek ki, ga­ze­te­ci ha­va bas­sın. Yer­sen ta­bi­i..

YA­PI­SAL RE­FORM NE­DİR?

Ya­pı­sal re­form­lar, en ge­niş ta­nı­mıy­la “dev­le­tin eko­no­mi­de­ki ye­ri­ni ve ro­lü­nü azalt­mak ve­ya ço­ğalt­mak ama­cıy­la ya­pı­lan dü­zen­le­me­ler­di­r”. Me­se­la Mark­sist eği­lim­li­ler, özel ban­ka­la­rı dev­let­leş­tir­me­ye, ka­pi­ta­list­ler ise dev­let ban­ka­la­rı­nı özel­leş­tir­me­ye “ya­pı­sal re­for­m” der. Sos­yal de­mok­rat­lar “hal­ka da­ha faz­la be­da­va hiz­met gö­tür­mek üze­re­” dev­let har­ca­ma­la­rı­nı art­tır­ma­ya ve bu­nun için ver­gi­le­ri ve ge­re­ki­yor­sa ka­mu borç­lan­ma­sı­nı ar­tır­ma­ya ya­pı­sal re­form gö­züy­le ba­kar. Ser­best pi­ya­sa­cı­lar, ver­gi­le­ri dü­şür­me­ye ve ka­mu borç­la­rı­nı azalt­ma­yı “ya­pı­sal re­for­m” ad­de­der.

YA­PI­SAL RE­FORM NE DE­ĞİL­DİR?

Sa­bit kur­dan, dal­ga­lı ku­ra ve­ya dal­ga­lı kur­dan sa­bit ku­ra geç­mek en önem­li ya­pı­sal re­form­dur.
Baş­ba­kan Da­vu­toğ­lu'nun ay­ba­şın­da açık­la­dı­ğı “E­ko­no­mi­de Dö­nü­şüm Prog­ra­mı­”n­da yer alan “Si­ya­sal İs­tik­ra­rın Sür­dü­rül­me­si­” ve­ya “İn­san Odak­lı Kal­kın­ma­” gi­bi ifa­de­ler “ya­pı­sal re­for­m” ta­nı­mı­na gir­mez. Bı­ra­kın “re­for­m” ol­ma­dı­ğı­nı, bun­lar stra­te­jik ka­rar da de­ğil­dir. Çün­kü bir ter­cih içer­me­mek­tir. Her ik­ti­dar is­ter sağ­cı, is­ter sol­cu ol­sun; (Da­vu­toğ­lu'nun ko­nuş­ma­sın­dan ay­nen alı­yo­rum) “e­ner­ji­de ve­rim­li­li­ği ar­tır­ma­k” ve­ya “ta­rım­da su kul­la­nı­mı­nı et­kin­leş­tir­me­k” is­ter. Bu iyi­leş­tir­me­le­rin “ya­pı­sal re­for­m” kav­ra­mıy­la bir il­gi­si yok­tur.

YA­PI­SAL RE­FORM: YOL TI­KAN­DI, YE­Nİ YOL ARI­YO­RUZ DE­MEK­TİR

Eko­no­mi­de “ya­pı­sal re­for­m” ve­ya “ya­pı­sal dö­nü­şü­m” yap­mak bir ih­ti­yaç­tan do­ğar. Du­rup du­rur­ken, eko­no­mi tı­kı­rın­da gi­der­ken “re­for­m” gün­de­me gel­mez. Ya­pı­sal re­form, ha­len kul­la­nı­lan “for­mu­n” ya­ni uy­gu­la­nan mo­de­lin ve­ya iz­le­nen yo­lun tı­kan­dı­ğı­na işa­ret eder. Eko­no­mi­de ya­pı­sal re­form­la­rın iki yö­nü olur.
Bir: Dev­let eko­no­mi­ye da­ha çok ka­rı­şa­cak­tır.
İki: Dev­let, mü­da­ha­le­si aza­la­cak­tır. AKP, bu­gü­ne ka­dar da­ha çok “ser­best pi­ya­sa­” yö­nü­ne git­ti­ği­ne gö­re, bu­ra­dan ya­pı­la­cak bir dö­nü­şün “dev­let­çi­li­ğe­” doğ­ru ol­ma­sı man­tık­sal bir çı­ka­rım olur.

SON SÖZ: HE­Pİ­MİZ DEV­LET­Çİ­YİZ

6662’ye SOZCU yaz gönder, reklamsız sözcü plus’a anında abone ol. (Türkiye'den)

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more