Reklamsız Sözcü
EMİN ÇÖLAŞAN

Banka batıran devlet

13 Kasım 2014

Sevgili okuyucularım, bankalar ve bankacılık sistemi ekonominin temel direğidir. Herhangi bir ülkede bir tek bankanın batması bile ekonomiyi sallar.
Her ülkede devletin belli görevleri vardır.
Bunlardan biri de bankacılık sistemine sahip çıkmaktır.
Şimdi Türkiye'deki duruma bakalım.
Elde yeterince yasal mevzuat var. Eğer bir banka soyulmuşsa, üçkağıtçılık yapmışsa, yatırılan paraları patronların cebine hortumlamış veya başka suçlar işlemişse, yapılacak iş bellidir.
Bankaya el koyar, yönetimine işten el çektirir, ilgili kamu kurumlarına devreder ve işi yargıya götürürsünüz.

* * * *

Bizde ise tam tersi oluyor. Fethullah cemaatinin bir bankası var.
Bank Asya.
Cemaat-iktidar ilişkileri iyi iken Tayyipgiller bu bankanın üzerine titrerdi…
Pek çok kamu kuruluşunun paraları da o bankaya yatırılırdı… Çünkü hükümet böyle isterdi!
2013 yılında AKP ile cemaat arasında kavga başladı, ipler koptu.
Ülkenin dört bir yanında operasyonlar başlatıldı.
İktidarın ve hükümetin pisliklerini, yolsuzluklarını ve rüşvet belgelerini ortaya çıkaran polislere, savcı ve hakimlere, hatta bürokratlara aynı damga vuruldu:
Cemaatçi, paralel devlet, paralel yapı, haşhaşiler…”
Operasyonlar düzenlendi ve binlerce polis gözaltına alındı. Çoğu mahkemede serbest bırakıldı, bazıları tutuklandı.
Olayları size çok kısaca aktarıyorum çünkü neler yaşandığını biliyorsunuz.
Hükümet işin kolayını böyle bulmuştu!

* * * *

Ancak olaylar bitmedi. Hükümet, cemaatin bankası olduğu bilinen Bank Asya'yı iflasa sürükleme, batırma kararı aldı.
Şimdi bunların satılık havuz medyasında her gün Bank Asya haberlerini okuyoruz.
Bankanın batma aşamasına nasıl getirildiğini, hükümetin bu konudaki “Başarısını” ballandıra ballandıra anlatıyorlar.
Bir devlet, bir hükümet düşünün ki, ülkesindeki bir bankayı batırmak için yoğun çaba harcıyor.

* * * *

Bu gazetelerin, özellikle iktidar tetikçilerinden önde gelenlerin isimlerini de vereyim:
Akit, Sabah, Star, Yeni Şafak, Akşam, Türkiye, Takvim…
Dün Akşam gazetesinin manşetini görünce bir kez daha utandım:
“Banka Gitti, Asya'sı Kaldı.”
“Paralel yapı 17-25 Aralık darbe girişimleri sonrasında deşifre oldu. Büyük kaçış sonrası banka çöktü. Bank Asya'nın aktif büyüklüğü bir önceki yıla göre yüzde 40.6 azaldı, toplam mevduatı yüzde 45.6 düştü.”
Bankanın yarıdan fazlası eridi, bin kişi işten çıkarıldı. Yıllık zararı 301 milyon
liraya ulaştı. Bu bir rekor. Hisseleri yüzde 70 oranında düştü…”
Peki ama kardeşim, ilişkileriniz iyi iken kamu kurumlarının parasını Bank Asya'ya ben mi yatırmıştım?
İlişkiler bozulunca bankayı batırmaya karar verip paraları çektiler.
(Burada bir parantez açayım. Bunları yazarken beni sakın yanlış anlamayın. Cemaatçi falan olmadığımı herhalde bilirsiniz. Kaldı ki Fethullah ve cemaatle aramızda bir sürü dava var. En son birinden, Fethullah'ın açmış olduğu hakaret davasından birkaç gün önce beraat ettim. Zaman gazetesinden de şu benim meşhur “Anırma (!)” olayı nedeniyle iki ayrı tazminat kazandım. Bu yazdıklarımla cemaati savunmuyorum, hükümetin marifetlerini (!) irdeliyorum.)

* * * *

Bir ülke yönetimini düşünün, işsizlikle boğuşması gerekirken bir bankayı batırmaya kalkışıyor ve tam 1.147 kişiyi işsiz bırakıyor.
Bank Asya'nın parasal durumu nedir, ekonomik gücü ne kadar erimiştir, iflas edecek midir, bunları bilemem.
Ama hiç kuşkunuz olmasın, bu banka battığı takdirde AKP hükümeti bunu kamuoyuna büyük tantanalarla açıklayıp “Zafer (!)” işaretleriyle kutlayacak.

* * * *

Tayyip geçtiğimiz eylül ayında bu konuda çeşitli açıklamalar yapmış, Bank Asya'nın mutlaka batacağını söylemişti. İşte onun sözleri:
“Bank Asya zor durumda. Taşıma suyla değirmen dönmez… Biz bankayı batırmaya çalışmıyoruz, o banka batmış zaten. Batan bir finans kuruluşunu devam ettiremeyiz…”
Şimdi de dünkü yandaş Star gazetesine bakalım:
“Bank Asya'nın 301 milyon liralık zararı sürdürülemez…”

* * * *

Sen cemaatle yıllar boyu yakın ilişki içerisinde olacaksın, onları her alanda tetikçi olarak kullanacaksın, günü gelip aranız bozulduğunda ise “Ben seni batırırım, tutuklatıp içeri attırırım” diye bağırmaya başlayacaksın.
Şimdi tu kaka ilan edip tutuklattığın o polisleri, haklarında soruşturma başlattığın savcıları göreve kim getirmişti?
Sen değil miydin?
Hele Ergenekon ve Balyoz davalarında onları tepe tepe kullanıp sahip çıkmadın mı?
Onlar senin vurucu gücün değil miydi?
Neredeyse bütün kamu kurumları paralarını cemaatin Bank Asya'sına yatırırken aklın neredeydi?
Böyle bir iki yüzlülük, böyle bir pespayelik sadece Türkiye'de olabilir!

* * * *

Devlet eliyle, devlet zoruyla, göz göre göre banka batırıyorlar!
Bu bankanın bir yolsuzluğu, hortumlaması, pisliği varsa açıklarsın belgeleriyle birlikte kamuoyuna, kimseden ses çıkmaz.
Ama böyle ucuz siyasi oyunlarla banka batırırsan, bunun hesabını gelecekte sana mutlaka sorarlar.
Verdikleri demeçler ve kendi medyalarında yaptırdıkları ısmarlama haberlerle şimdi bu işin altyapısını hazırlıyorlar.
Banka kısa süre sonra battığı takdirde ki öyle görünüyor, “Biz demiştik” diyecekler.

* * * *

Bir yanda köşe döndürdükleri hırsız işadamları…
Milletin a'sına koyanlar…
İşlerin tamamı -ihalesiz falan- onlara…
Öbür yanda ise kendilerinden olmayan, bu yüzden bir tek iş alamayan ve bu yolla batırılan patronlar ve şirketler…
Efendiler şunu iyi biliniz ki bir gün devran dönecek ve hesap zamanı gelecek. O zaman bu hesapların altında ezilen siz olacaksınız…
Yani bugün kasım kasım kasılan, yaşamını saraylarda geçiren, yollarına kırmızı halılar serilen, haram yiyen siz rüşvetçiler!

6662’ye SOZCU yaz gönder, reklamsız sözcü plus’a anında abone ol. (Türkiye'den)

Emin Çölaşan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more