Reklamsız Sözcü
EMİN ÇÖLAŞAN

İzin isteğimdir!

11 Eylül 2014

Sevgili okuyucularım en son tatil dönüşüm geçtiğimiz eylül ayında idi. Aradan tam dokuz ay geçti, bir gün bile tatil yapamadım.
Sevdiklerimiz hastalandı, yazı yazıp zamanında yetiştirme telaşından ziyaretlerine gidemedim.
Arkadaşlarımız vefat etti, çoğu zaman sadece camiye gittim, toprağa verilirken onların yanında olamadım…
Sabah gazeteye gel, haberleri izlemeye başla…
Haber sitelerine bak, neler olduğunu öğren…
Öğlen arasında bir lokma yemek ye…
Gelen yüzlerce mesajı tek tek oku…
Kafanda yazı konularını oluştur, aralarından birini veya ikisini seç…

* * * *

Araştıracaksın, düşüneceksin…
Sonra başla yazmaya…
Arada çalan telefonlar, bazen habersiz gelen konuklar, kafanızın dağılması ve yazmakta olduğunuz cümleyi bile unutmak…
Yazı bitti… Hataları görmek için en az iki kez daha oku. Kaç kez okusa insan bazen kendi hatalarını göremez. Bir kez de Dilek Karaarslan okusun, hata varsa beni uyarsın.
Sürekli gerilim…

* * * *

Yazdıklarım nedeniyle saçma sapan davalar açılmış, tebligatlar gelmiş. Haydi git adliyeye, koridorlarda bekle, savcıya veya mahkemeye ifade ver.
Gitti yarım günün daha!
Bizim işimiz bu! Bizim işimiz zor!
Sizlerin karşısına her gün yeni bir konuyla çıkmak, açmaza düşmemek, çelişki yaşamamak, olup biteni iyi analiz etmek, traşa girmeden, edebiyat paralamadan, entellik liboşluk yapmadan, yalan yanlış yazmadan, ülkeyi yöneten aymazlardan hesap sormak…
Birkaç etkisiz yazı yazsanız okuyucu çaptan düştüğünüzü hemen anlar, tavır koyar.
Hiçbir konuda yanılmamak zorundasınız…

* * * *

İtiraf edeyim, bu hızlı ve yoğun süreçte insan bazen yorgun düşüyor.
Sonuçta hepimiz etten kemikten yaratılmışız, beynimiz yoruluyor.
Şimdi sizlerden kısa bir izin isterken, kendimi sanki ayıp bir şey yapıyormuş gibi hissediyorum.
Önümüzdeki günlerde bizim gazetenin kuruluşunun yedinci yılını arkadaşlarla birlikte patronumuz Burak Akbay'ın vereceği yemekte kutlayacağız.
Hem o yemeğe katılıp hasret gidermek, hem de bu fırsattan yararlanıp kafamı biraz dinlendirmek için kısa bir izin yapayım dedim.
Sizden istirhamım, yazılarım çıkmadığı süre içerisinde bana lütfen mesaj göndermeyin, faks çekmeyin, dönüşümü bekleyin. Aksi takdirde biriken o mesajları okuma fırsatı bulamayacağım ve sizin emeğiniz boşa gitmiş olacak.
(Her pazartesi günü bizim gazetenin internet sitesinde yer alan “Emin Çölaşan'a okuyucu mektupları” köşesi de önümüzdeki pazartesi olmayacak.)
Hiç kuşkum yok, bu bir haftalık süre içerisinde Türkiye'de yine çok önemli olaylar olacak ve “Keşke şimdi Ankara'da olsaydım da bu konuyu güzelce yazsaydım” diye hayıflanacağım!
Sizlerle birlikte olmayı çok özleyeceğim.
Önümüzdeki salı günü burada yeniden buluşmak umuduyla hoşça kalın benim sevgili okuyucularım.

Emin Çölaşan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more