Reklamsız Sözcü
EMİN ÇÖLAŞAN

Onların “Alevi kardeşleri!!!”

12 Kasım 2014

Sevgili okuyucularım, bu iktidarın nefret ettiği ve tiksindiği belli kesimler vardır ve bunlar ülkemizin öz evlatlarıdır.
O kesimlerin başında Aleviler gelir…
Çünkü Aleviler Müslüman'dır ama yobaz değildir.
Aleviler Allah'a, peygamberimize, dinimize sonuna kadar bağlıdır ama bu iktidar gibi oy tüccarı değildir.
Din sömürüsüne pabuç bırakmazlar.
Yurtsever insanlardır.
Türkiye'de aydınlığın, ilericiliğin, laikliğin ve Cumhuriyet ilkelerinin sigortasıdır onlar.
Cemevlerine gidin, hemen hepsinde Hazreti Ali ile birlikte Atatürk'ün resimlerinin asılı olduğunu göreceksiniz.

* * * *

Aleviler'in arasında bunların hizmetine giren ve din sömürüsüne alet olanların sayısı çok azdır.
Hiç yoktur diyemeyiz.
Hatta bazı köşe yazarları vardır ki, Alevi oldukları halde AKP tarafından devşirilmiştir.
Bunlardan bir kız çocuğu vardı, şimdi büyüyüp kartlaştı.
Geçmişte AKP'nin en büyük karşıtlarından biriydi. Zaman zaman bana da sorardı “Abi bugünkü yazımı okudun mu, iyi geçirmiş miyim” diye!
Bir başkası vardır, ürkektir. Çalıştığı yer hükümetin yayın organıdır. Geçmişte bir başka gazetede çalışırken bunlar hakkında yazmadığını bırakmazdı. Onu yine de severim, saygılıdır ve iyi insandır.
Bir gün şakayla karışık sormuştum “Seni nasıl devşirdiler, anlat bana” diye…
Yanıtı ilginç ve içtendi:
“Ekmek parası abi!..”
Doğuştan gelen ürkekliğini mesleğine yansıtmak zorunda kalmanın ezikliğini yaşıyordu.

* * * *

AKP ile Alevi yurttaşlarımızın genleri hiç uyuşmaz. Bu zaten mümkün değildir, eşyanın tabiatına aykırıdır.
Alevi, Şii, Bektaşi, Caferi falan deyince bizim iktidar partisiyle birlikte hükümetinin de tüyleri diken diken olur.
Onlardan nefret ettiklerini söyleyemezler de, bu konuda bir şeyler yapmak gerektiğini bilirler.
O halde AKP ne yapmalıdır ki onları kafakola alıp devşirsin!

* * * *

Sadrazam Davutoğlu Ahmet ve Tayyip şimdi bu işin mimarlığına soyundular!
Sadrazam geçenlerde Hacıbektaş'a gitti, “Alevi kardeşlerini (!)” bir güzel yağladı yıkadı, mavi boncuklar dağıttı.
Belki bazılarını kandırmayı da başardı.
Alevilik ders kitaplarında yoktur, oysa bu ülkede kesin rakam olmamakla birlikte- en az 15-20 milyon kişi Alevidir.
Onları hep reddettiler.
Aşağıladılar, horladılar, hatta hakaret ettiler.
Aynen Atatürk'e yaptıkları gibi…
Çünkü Alevi yurttaşlarımızın çok büyük çoğunluğunun Atatürk'e ve onun ilkelerine candan ve içtenlikle bağlı olduğunu iyi bilirler.
Şimdi son çare olarak bu oy deposuna el atmaya karar verdiler!
Aleviler bu kadar saf ve bilinçsiz mi?
Bu tuzağa düşerler mi?
Hiç sanmam.

* * * *

Yıllarca horlayıp aşağıladıkları büyük bir kitleye şimdi “Alevi kardeşlerimiz (!)” diye hitap edip çağrılarda bulunmaları, komik olmanın da çok ötesinde bir olaydır.
Sadrazam Davutoğlu Ahmet Paşa Hacıbektaş'a gidip nutuk attı!
Padişah Tayyip yeni yaptırdığı görgüsüz sarayında Muharrem ayı nedeniyle Alevi önderlerine yemek verdi, onlara övgüler düzdü!
Aynı Tayyip bununla da yetinmeyip Muhafız Alayı ziyaretinde bulundu. Orada askerlerin ve subayların önünde aşure dağıttı. Aşurenin üzerinde cumhurbaşkanlığı forsu vardı!.. Ve bunun fotoğraflarını hiç sıkılmadan basına dağıttı!
Ahmet dün Meclis'te partisinin Grup toplantısında konuştu ve Aleviler'i yine yağladı:
“Bugün eğer Alevi ve Sünni geleneğini birbirine karşıt iki inanç gibi göstermek isteyen varsa o bir tarih, kültür, Alevilik ve Sünnilik cahilidir!”
Bunu ömrünüz boyunca yapan sizsiniz be, şimdi nasıl da kıvırtıyorsun.
Dünyadan haberi olmayan birileri bu sözleri okursa herhalde “Helal olsun bu iktidara, Alevi sevgisi ancak bu kadar olur” der!
Ama biz yemeyiz, Aleviler de yemez.

* * * *

Bu Sünni iktidar için mezhepçilik önemlidir. Öylesine önemlidir ki, dış politikada başımıza açtıkları belaların tümünde bu mezhepçilik olayı vardır.
İran'la papaz oldular çünkü onlar Şii..
Irak'la papaz oldular çünkü Irak'ı Şii'ler yönetiyordu.
Suriye ile papaz olup Esad'ı devirmeye kalkıştılar çünkü Esad yönetimi Sünni değildi…
Üç sınır komşumuz ve durum işte bu!..
Ve böylece bütün dünyaya rezil oldular.
Onların rezil olması beni hiç mi hiç ırgalamaz. Ama ülkemizi rezil ettiler ve küçük düşürdüler.

* * * *

Alevi kardeşlerimiz fırsat bulursa, bunlara sorsun:
Madem çok seviyorlarmış, AKP'nin kaç Alevi milletvekili var?
Bürokrasiyi nasıl temizlediler ve sonuçta kaç Alevi bıraktılar?
Onları nasıl fişleyip yok ettiler? Devletin üst düzeyinde hiç Alevi kaldı mı?
Hangi işadamlarını Alevi olduğu gerekçesiyle batırdılar?

* * * *

Üç gün önce yolda bir temizlik işçisiyle karşılaştım. Süpürgesiyle sokak temizliyordu. Bir şiir yazmış, okumaya başladı. Gazeteye getirmesini söyledim ve Alevi olup olmadığını sordum. Öyleymiş… Dün şiiri kağıda yazıp gazeteye, bizim Dilek Karaarslan'a bırakmış. Ne olur ne olmaz diye ismini vermiyorum:
Ellerine almışlar yüce Kuran'ı/ Çok seviyorlar yalanı dolanı/ Vallahi yoktur bunların dini imanı/ Halkı soyanlardan Müslüman olur mu.
Reza Zarraf'ın elini eteğini öptüler/ Rüşvetleri bir çırpıda yuttular/ Halkın parasını kutulara koydular/ Böyle sahtekarlara inanılır mı.
Paraları taşıdılar kamyonla/ Göz koydular temiz halkın oyuna/ İnanma Türk halkı bunlara/ Eşşek pastırmasından sucuk olur mu.
Üzülme halkım bir gün güneş doğacak/ İşte o zaman haklı hakkını alacak/ Elbet bir gün bir Mustafa Kemal daha gelecek/ Atatürk'e sövenden Türk olur mu.
Meçhul aşık der ki bu milleti yoldular/ En sonunda Ata'mızın mirasına kondular/ Trilyonlarla saray yaptırdılar/ Böyle insanlara insan denir mi.
Çöpçünün şiiri çok şey anlatıyor. Yeter ki okuyan aymazlar da anlasın!

Emin Çölaşan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more