Reklamsız Sözcü

O bankadan kredi alanlar da açıklansın

24 Kasım 2014

Siyasetçinin yakınını/yandaşını zengin etme alışkanlığı sürüyor. Amma ve lakin daha fenası ve tehlikelisi rakibi/düşmanı yok etme refleksi…
Bank Asya serüveni her iki seçeneğe de uygun düşer.
Yani tam anlamıyla örnek vakadır!

* * * * * *
Katılım bankası Bank Asya'nın kaderi 17 Aralık'ta değişti.
Banka o tarihe kadar yılda ortalama yüzde 30 büyüme sergiledi.
Sektörde ilk on banka arasına girme hayaline kapılmadı…
Ama diğer 49 bankayı geride bırakarak 11'inci sırayı gözüne kestirdi.
AKP ile arası iyi olduğu dönemde kamu mevduatı da topladı.
17 ve 25 Aralık sürecinde hükümetle ipler koptu.
Başta kamu parası olmak üzere 4 milyar lira mevduat çekildi.
Cumhurbaşkanı ve ekibi bankayı doğrudan hedefledi…
Neticede bu yılın ilk 9 ayı sonunda banka yüzde 40 küçüldü.
80 şubesini kapattı, bin 700 çalışanı ile yollarını ayırdı.
Borsa'da işlem görmeye başladığı 2006 yılından bu yana ilk kez zarar
açıkladı.

* * * * * *
Medya taraması yaptım…
Bank Asya hakkında yazılmayan hakikaten kalmamış.
Madem bankalar kanununu takan yok.
İzninizle ben de suça davetiye çıkarayım.
Şöyle ki; Hükümet hep Bank Asya mudisi ve sermayesini hedef aldı.
Ama Bank Asya'dan kredi alanlardan hiç söz etmedi.
O zaman ben sorayım…
Bank Asya'dan kredi alan kimlerdir?
Aralarında yalı sahibi havuz yazarı var mı?
AKP'li şirketler var mı?
Madem bankacılık sırrı kalmadı…
Açıklasınlar öğrenelim.

* * * * *
Kredi alanlar neden önemli derseniz…
Bank Asya dahil herhangi bir banka zora düşerse…
BDKK yasal süreci tamamlar ve bankaya el koyarsa…
Alacak ve borç yönetimi tamamen TMSF'ye geçer.
Yani mudinin parasını TMSF öder.
Alacakları da yine TSMF toplar.
Bu sebeple bankada parası olanlar kadar…
Bankaya borcu olanların kimliği de çok önemli.
Çünkü eğer banka TMSF'ye geçerse…Kimden, hangi vadede, ne kadar tahsilat yapılacağını TMSF (yani Hükümet) karar verecek.
Ama nedense kimse işin bu yanından söz etmiyor.
Oysa cebinizdeki madeni parayı çıkarın bakın…
O paranın iki yüzü vardır…
Banka bilançosu da öyledir.
Alacaktan söz etmeden borcun anlamı yoktur.
Hele de bir AKP büyüğü şöyle bir ifade kullanmışsa:
Ne istediler de vermedik ki?
Eğer onlar istedi ve AKP verdiyse…
Herhalde AKP de istediğini almıştır.
Şimdi de borcun üzerine yatıyor
olmasın?
İşte gerçek mucize

AK­P'­nin eko­no­mik per­for­man­sı­nın özel­lik­le son yıl­lar­da il­lüz­yo­na dö­nüş­tü­ğü­nü ve ge­niş kit­le­le­re hiç­bir fay­da sağ­la­ma­dı­ğı­nı ya­zın­ca kı­zan çı­kı­yor…
Hay­di be­ni ta­raf­lı bu­lu­yor­lar, ba­ka­lım ken­di res­mi ra­kam­la­rı­na ne di­ye­cek­ler.
TÜ­İK ge­çen haf­ta ha­ne hal­kı tü­ke­tim har­ca­ma­la­rı­nı açık­la­dı.
Uzun uzun an­lat­mak ye­ri­ne sa­de­c İs­tan­bu­l'­dan söz et­mek ye­ter­li.
Bu kent­te ya­şa­yan mil­yon­la­rı ge­li­ri­ne gö­re be­şe böl­sek…En ga­ri­ban beş­te bi­ri üç ku­ru­şu­nu na­sıl har­cı­yor bi­li­yor mu­su­nuz? 100 li­ra­dan 12 li­ra­sı gı­da­ya, 25 li­ra­sı ki­ra­ya, 20 li­ra­sı ula­şı­ma har­ca­nı­yor. Ya­ni ge­li­ri­nin yak­la­şık üç­te iki­si ba­rın­ma, ye­mek ve yo­la gi­di­yor. Sağ­lık ve eği­ti­me ayı­ra­bil­di­ği yol pa­ra­sı­nın üç­te bi­ri de­ğil...Eğ­len­ce za­ten ha­yal…
Sa­de­ce en te­mel ih­ti­yaç­la­rı kar­şı­la­yan bir ya­şam sür­mek…
Ama AK­P'­ye umut bağ­la­mak, oy at­mak.
İş­te ger­çek mu­ci­ze bu­dur!

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more