Reklamsız Sözcü

Yeşil dediysek dolar

28 Kasım 2014

Yeşil sevgisi kişinin fıtratına göre değişir. Güzelim İstanbul herkese farklı gözükür.
Kimi kaybolup giden yeşiline üzülür.
Kimi de dolar yeşili uğruna ağaca kıyar.

* * * *

Dünyada artık her alanda standart var.
Mega kentlerde yeşil alan için küresel ölçü belli.
Kişi başına en az 10 metrekare şart.
15-20 metrekare sağlıklı çevreye yetiyor.
Mesela Londra'da kişi başına 26 metrekare…
New York'ta kişi başına 29 metrekare yeşil alan düşüyor.
İstanbul'da ise yeşil, eser miktarda kaldı. Kişi başına sadece 5 metrekare düşüyor.
O da Şile Ağva ve Çatalca gibi ilçeler dahil edilirse…
Yoksa kent merkezinde bu rakam 3 metrekare.
Bahçelievler, Esenler, Ümraniye gibi yoğun nüfuslu yerlerde…
Kişi başına yeşil alan bir metrekareden bile az.

* * * *

Yeşilin yerine binalar, AVM'ler yükseliyor.
Türkiye'de satılan her dört konuttan biri İstanbul'da.
Geçen yıl Türkiye'deki toplam konut satışı 1 milyon 157 bindi.
Aynı rakam bu yıl ilk on ayda 900 bini geçti.
Yıl sonunda milyonu aşacağı kesin gibi.
Bu hesapla iki yılda İstanbul'da 500 bin konut satıldı.
Konut başına 300 bin lira desek… 150 milyar.
Konut başına 600 bin lira desek 300 milyar…
Dörtte biri peşinat, kalanı ipotekli kredi, çek-senet hesabıyla…
İki yılda İstanbullu 100-250 milyar borçlandı.
Kredi ödemeleri önümüzdeki 5-6 yıl sürecek.
Demek ki neymiş, İstanbul yeşilini yitiriyor.
İstanbullu giderek daha ağır borç yükü sırtlanıyor.

* * * *

İstanbul nezle olsa Türkiye yatağa düşer.
Beton ormanların ağır faturası kapıda bekliyor.
Mesela 20 yıl önce bu ülkede…
Kabaca her 100 liranın 23 lirası tasarruf edilirdi.
Kredi kartı çıktı, konut, oto, ihtiyaç kredisi eklendi.
Tasarruflar yarı yarıya eridi.
Borçuluk oranı geçen 10 yılda altı katına çıktı.
Ezcümle, nefes alacak yeşil alan kalmıyor.
Ahalinin kara gün, kefen parası eriyor.
Borçlu sayısı ve borç miktarı aldı başını gidiyor.

* * * *

Kum, çakıl ekonomisinin sınırları dar.
Yatırım için iç tasarruf yok, cari açıkla bir yere kadar.
Üretimsiz ekonomi iş yaratamıyor.
Milli gelir için patladı, çatladı deniliyor.
Ama refah dolu günler bir türlü gelmiyor.
Borç faturaları ise yağmur gibi yağıyor…
İstanbul'un taşı toprağı altın derler ya…
Sanki AKP'nin madeni oldu İstanbul.
İktidar çevreyi, yeşili, tarihi dinlemiyor.
Yarattığı rantı yandaşlarla paylaşıyor.
Yeri geliyor havuz medyasının maaşı…
Veya seçimde saçılıp dökülen trilyonlar…
Aklınıza ne gelirse hepsi İstanbul'un yeşiliyle ödeniyor.

* * * *

Bakın bir ağaçtan yola çıktık.
Nerelere geldik…
Böyle giderse yakın gelecek şimdiden belli.
Tıknefes, yeşilsiz, susuz kentler.
Elindekini avucundakini borca yatıran kentliler.
İşsiz, güçsüz, umutsuz gençler.
Hani demişlerdi ya…
“Mesela sadece ağaç değil arkadaş”…
Hakikaten öyle…
Yeşil için savaşmayan…
İşini, gelirini, geleceğini kaybediyor!

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more