Reklamsız Sözcü
KEMAL BAYTAŞ

Battıkça çırpınıyor çırpındıkça batıyorlar

23 Şubat 2014

İç ve dış şer odaklarının kumpasıyla Peygamber ocağı askerin ipini çektiler. AKP yolsuzluklarını örtbas için mülkün (devletin) temeli yargıyı çökerttiler. Güneydoğu'yu Kürdistan yaptılar. Dünyada eşi görülmemiş bir devlet soygunu yaşattılar. Bunların yüzde biri başka bir ülkede olsa yer yerinden oynardı. Türkiye'de yaprak kımıldamıyor. Aksine “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye baş tacı ediliyor.
“Gençler camide içki içtiler”, “türbanlı bir kadın eli eldivenli, üstü çıplak 80 kişi tarafından taciz ve darp edildi”, “Atatürk tüm camileri ahır yaptı” diyecek kadar yalan, dolandan malul bir devlet adamını tarih yazmıyor.
Urla kaçak villaları, Bakanlara onlarca kez verilen rüşvetler, kasalar, trilyonlarla ilgili tapeler için (halkı iyice keriz yerine koyarak) “ne var yani? Bunlar gündelik, rutin selamın aleyküm telefonlardır” diyor. Güler misin, ağlar mısın?
Türkiye'de korkunç bir tiyatro oynanıyor. Bunun senaristi, yapımcısı, yönetmen ve baş aktörlüğünü Tayyip Erdoğan yapıyor.
Bu senaryoya göre kendi yaptıklarını, başkaları yapmış gibi lanetlemek, temel ilkeleri oluyor. Buna göre tüm melanetler önce ABD, İsrail ya da CHP'ye mal ediliyor. Hiçbiri tutmayınca fatura (kendi yarattığı) cemaate kesiliyor.
Yine bu senaryo gereği hırsızlıkları ortaya çıkaran savcılar, polislerin tümü azil ya da sürgün ediliyor.
Şu kadar yol, hava alanı yaptık deyip övünüyorlar.
Abdüllatif Şener; ben bunların ruhunu bilirim. Avanta, rüşvet olmayan hiçbir işe el atmazlar. Yol, hava alanı, köprü ihalelerinden milyar dolar hortumlama varken, fabrika, sanayi yatırımları, üretim bunları ırgalamaz diyor.
AKP yandaşları “ne var yani? Devletten çalmıyor müteahhitten çalıyorlar” diyerek zevahiri kurtarmaya çalışıyor. Müteahhit babasının hayrına vermiyor. 50 milyarlık bir ihaleyi devletten 80 milyara alıyor. Bu şekilde devlet 30 milyar kazıklanıyor. Yetim hakkı bu paralar, (anamıza küfreden) ihale simsarlarıyla ihale satan haramiler arasında paylaşılıyor.
Deniz Fener'iyle hırsızlık yapanlar değil, hırsızlıkları ortaya çıkaranların cezalandırılması, bu gün yolsuzluk boyutlarının yüz milyarlarca dolara ulaşmasına neden oluyor.
Bu paralarla yeni bir Türkiye kurulur. Ne aç, perişan ne işsiz kalır. Onlarca G.A.P binlerce fabrika, okul yapılırdı.
Hırsızlık cehennemlik bir suçtur. Isra ve Maun sureleri, hırsızlık ve yolsuzluk yapan yöneticileri ülkeleriyle birlikte “helak ederiz” diyor. O halde halkın bu toplum virüsleri soygunculara bu denli müsamahakar ve duyarsız olması ülkemizle birlikte hepimizin helak olmasına neden olacaktır.

Zarrab çıkarılmazsa konuşabilir. Can güvenliği sağlanmalıdır

Söyle dostunu, kim olduğunu söyleyeyim.
“250 bin kişiyi katleden, kırmızı bültenle aranan Sudan Başkanı Ömer El Beşir“,
“Kadınların manavdan muz almalarını yasaklayan, bir kadın öldükten sonra 8 saat içinde eşinin cinsel ilişkide bulunması caizdir diyen Mısır eski Devlet Başkanı Mursi“,
“Afganistan şeriatçı kanlı Hizb-i İslam lideri Hikmet Yar”,
“Filistin Hamas terör örgütü lideri Meşal”,
“BM'ce küresel terörist ilan edilen El Kaide finansörü El Kadı”,
“Kara para mafyası Reza Zarrab” gibi uluslararası değerler! Tayyip Erdoğan'ın yabancı kankaları oluyor.
“Vecdi Gönül'ün çok tehlikelidir dediği Davutoğlu”, “molla Hüseyin Çelik”, “mahdum Bilal uğruna yargıyı katleden Bekir Bozdağ”, “Ankara'nın kronik sorunu Melih Gökçek”, “halka gavat diyen vali”, “milletin a…na koyarız diyen 6 havuzcu harami” Başbakanın yurtiçi “şerikleri” oluyorlar.
Unutulmasın; bunlar çok ödlektir. Yarın bir iktidar değişikliğinde bunların hepsi “Brütüslük” yarışında olacak. Biz her şeyi Tayyip'e söyledik ama dinletemedik diyeceklerdir.
Gezi Parkı vahşetini yaratan, “polise savcı talimatını yerine getirmeyin” diyen valiler, hukuk devleti yerle bir edilirken dut yemiş bülbül kesilen rektörler, hukuk fakülteleri dekanları,
Tüm delil ve belgelere karşın yüz milyarlarca dolarlık yolsuzluk dosyalarını örtbas eden başsavcı, savcı ve yargıçlara yarın hesap sorulduğunda, biz bunları Başbakanın emriyle yaptık diyecekler, Tayyip ise “ben kimseye yazılı emir vermedim. Yargı, medya bağımsızdır” diyerek, topun ağzına bunları sürecek, kabak “kişiliksiz, akılsız bürokrat, yargıçlar ve alo Fatihlerin” başında patlayacaktır.
Fezlekeli Bakanlar ise Tayyip'e tıpkı Çevre Bakanı Bayraktar gibi “her şeyi sizin emrinizle yaptık. Biz bir götürdükçe siz 40 götürdünüz. Bizim çocuklarımız içerde seninki dışarda” diyeceklerdir.
Özellikle Reza Zarrab, (eğer başına bir kaza gelmezse) “hepiniz suç ortağımsınız, beni yaktınız, artık tahammülüm yok. Ya beni çıkartın ya da hepinizi ele veririm” tehdidinde bulunacaktır. Yaşayıp göreceğiz.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more