Reklamsız Sözcü
NECATİ DOĞRU

Küfürbazı koruyanlar için Meclis’ten yasa çıkıyor!

19 Şubat 2014

 

Önce okurlarıma teşekkür ederim. Tek tek ve toplu olarak savcılıklara gidip “Şikayetçiyim Küfürbaz”dan dilekçileri veriyorlar.
Umuyorum.
Yürekli savcı çıkacak.
Küfürbaza davayı açacak.
Son 12 yılda iktidarın, başbakanın, bakanların en hatırlı müteahhitlerinden olan küfürbaz dört bir koldan korunuyor. Küfürbazı koruyanları da korumak için Meclis'te görüşülmekte olan bir yasa tasarısının içine bir özel madde yerleştirildi.
Anlatacağım.

* * *

Şu mektubu okuyun.
Okurlarımdan Ömer Serim, gönderdi: “Sayın Necati Doğru,
Bu sabah eşim Tuna Serim‘le birlikte Çağlayan'daki Adliye Sarayı'nın yolunu tuttuk. Eğlenceli macera yaşadık.
İlk gittiğimiz savcı:
Sizin şikayetiniz 301'inci maddeye girer. 5'inci kattaki özel şikayet savcısı bakıyor dedi.
Gittiğimiz 2'nci savcı:
Dilekçemizi okuduktan sonra iki oda ilerdeki savcıya gidin dedi.
3'üncü savcıya gittik:
Dilekçemizi okudu, bir dakika başsavcıma sorayım dedi.
5 dakika sonra geldi.
Dilekçemizde yazılı 125'inci maddeyi işaret ederek, bu 301 değil, bu suçlara biz bakmıyoruz. Basın bürosuna gidin dedi.
Basın Bürosu'na gittik:
Bunu biz alamayız, aşağıda evraka kayıt ettirin, orası gönderecek dedi.
Evrak'a gittik:
Evraktaki hanım memur anlamakta zorlandı. Bize değil 5'inci kattaki özel şikayet bürosu savcısına götürün dedi. Orası buraya gönderdi dedim.
Meraklandı. Soru sordu:
“Bu 2 kişi size mi küfrettiler”
Dedim ki; bu 2 şahıs siz de dahil olmak üzere bütün milletin anasını öpmüştür.
O zaman bir dakika dedi.
Basın bürosu savcıma sorayım. Gitti ve nihayet gelerek, eşim ve benim ayrı ayrı yazdığımız dilekçeleri kayda aldı. Selamlar. Ömer Serim”

* * *

Küfürbaz dört bir koldan korunuyor. Hürriyet Gazetesi'ne köşe yazarı yapılan Başbakan'ın basın danışmanlarından Akif Beki, köşesinde; “müteahhit adam, kendisini küfürle ifade etmeye alışmış ne var bunu bu kadar büyütecek” diye özetleyeceğim ve basın tarihine geçecek “koruma-kollama yazısı” yazdı. Sabah ve ATV'ye “besleme havuzu oluşturmakla” görevlendirilen küfürbaz müteahhit ile iktidar yandaşı Star Gazetesi de özel söyleşi yapıp; “ben o küfrü rakip firmalara ettim” türü laflar söyletti.
Küfürbaz, ciddi korunuyor.
Koruyanlar çok becerikli.
Adeta tarih yazılıyor!
Meclis bile alet edildi.

* * *

Önce geçmişi yazayım:
Küfürbaz müteahhidin şirketine devlet malı Konya Seydişehir Alüminyum Fabrikaları, 2005 yılında özelleştirme ile satıldı. 4 büyük fabrikası, alüminyum hammaddesi zengin boksit yatakları, Antalya Limanı, Oymapınar Barajı, 400 lojmanı, arsaları bu devlet fabrikasının değeri 4 milyar dolar tutuyordu. Küfürbaz müteahhidin şirketine kapalı zarf usulüyle peşkeş fiyatına sadece 305 milyon dolara satıldı. Sivil toplum kuruluşları harekete geçtiler, Danıştay'da “devlet zarara uğratıldı” davası açıtılar. Danıştay haklı buldu. Seydişehir'in devlete geri verilmesi gerekiyordu. 7 yıl geçti yargı kararına uyulmadı. Açıkça suç işleniyordu. Aldıran yoktu. Bir gece Meclis'te bir torba kanunun içine yine bir madde yerleştirildi ve “Seydişehir devlete geri alınması fiili ve hukuki olarak imkansız kuruluş” haline getirildi. Yüksek mahkeme, bu yasayı da iptal etti.

* * *

Geldik geçen haftaya!
Geçen hafta Meclis'te görüşülmekte olan “özel yetkili mahkemeleri kaldıran yasa tasarısının” içine bir madde yerleştirildi. Bu madde ile başbakan, bakanlar, bürokratlar yargı kararını tanımayıp Seydişehir'i geri alma mahkeme kararını uygulamazlarsa, onların aleyhine kişisel tazminat davası açılamayacak.
Bu madde ne demek?
Küfürbazı koruyanlar, Meclis'ten yasa çıkarılarak koruma altına alındı demek.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more