Reklamsız Sözcü
NECATİ DOĞRU

MB “mayın eşeği” yapıldı!

1 Şubat 2014

Kimse yazıp, söylemiyor. Ben yazayım. Bunun adı “Merkez Bankası'nı mayın eşeği yapıp araziye sürme” modelidir. Sürersin ağzı var dili yok, çalışkan, fedakar hayvanı mayınlı araziye, o canından olur, sen aziz canını korursun.
“Faizi o artırdı”
“Ben karşıyım” dersin.
O akılsız, cahil.
Ben bilgili, alim.
O şeytan!
Ben melek!
Yuttur gitsin yaparsın.
Böylece son 12 yıl içinde her hafta, her ay, her sene, her gün, attığın her nutukta; “yuttur gitsin yaparak” ekonominin altına mayınları kimin döşediğini gözlerden kaçırırsın. Basını satın alır, işadamlarını korkutur, aydınları sindirir, halkın görmez tarafına getirir ve Merkez Bankası'nın faizleri günün birinde yüksek dozda artırmaya mahkum kalacağı gerçeğini gizlersin, saklarsın.
***
Yapılan budur.
Kimse söylemiyor.
Yazmıyor.
Ayıptır.
Merkez Bankası ile yardımcılarının Başbakan ve onun ekonomiden sorumlu kurmaylarına her ay mutlaka bilgi sundukları, böyle giderse “faizlerin bir gün çok yüksek oranlı artırılacağını ve döviz rezervini bu günler için yüksek tuttuklarını” söyledikleri bugün niçin halktan gizlenir.
Ekonomi diliyle konuşalım:
Ülke sıcak paraya teslim olmuştu. Her ay en az 4-5 milyar dolar taze para gelmezse çarklar duracak, döviz fırlayacak durumdaydı.
Döviz üretimi az.
Döviz tüketimi çoktu.
İhracat gelirinin ithalatı karşılama oranı yüzde 60'a kadar inmişti.
Dış ticaret açığı korkunçtu.
12 yılda 6 kat artmıştı.
Dış borç sürekli büyüyordu.
Borç borçla kapatılıyordu.
Borca ödenen faiz artıyordu.
Devlet tasarruf yapamıyordu.
Şirketler tasarruf yapamıyordu.
Aileler tasarruf yapamıyordu.
Tasarruf oranı yüzde 13'e inmişti.
Uganda düzeyine…
Fabrikalar ithalata çalışıyordu.
İmalat sanayi montaja dönmüş; ihraç edilen her 100 dolarlık malın içinde 64-65 dolarlık ithal malı bulunuyordu.
***
Türkiye orta gelir tuzağına düşmüştü.
Daha doğrusu düşürülmüştü.
Düşürenlerin başında Başbakan geliyordu. Fırsatı olmasına rağmen Türkiye ileri teknoloji ürünü üretimine geçirilememişti. Son 12 yılda; teknoloji değeri yüksek ürün üreterek satacak 1-2 bin işçi çalıştıran bir tek fabrika bile kurulamamıştı. Türkiye “duble yol yaptık…” diye afyonlandı, “Cumhuriyet döneminden daha fazla demiryolu döşedik…” yalanıyla uyutuldu. Türkiye rekabet gücünde geriledi, teknolojik altyapıda geriledi, işçi emeğini etkin kullanmada geriledi, kurumsal yapıda geriledi, ilk öğretim, yüksek öğretim, işbaşında eğitim de geriledi, tarikatlar, cemaatler, Fethullahçılar korundu fakat makroekonomik istikrar sıralamasında dünyada 21 basamak birden geriledi. 12 yılda Türkiye ekonomisinin altına mayın böyle döşendi.
***
Bunu Başbakan biliyordu.
Bilmesi gerekir.
Ali Babacan da haberliydi.
Mayını bu ikili döşedi.
Faizi artıran ve Türkiye'yi soyduran bu ikili şimdi “Merkez Bankası'nı mayın eşeği durumuna” düşürdü, seyrediyor.

Yolsuzluk yapıştı!

Anket firmaları nabız araştırmalarını açıklamaya başladı, görüyorsunuz. Halkın yüzde 70'i “AKP iktidarı bakanlarının ve yakınlarının yolsuzluk yaptığına” ve halkın yüzde 79'u “yolsuzluk ve rüşvetin yaygınlaştığına” inanıyor. Yolsuzlukla mücadele edeceğim diye iktidara gelen AKP'ye yolsuzluk yapıştı. Halk şimdi bu partiyi kuranların adını duydukça yolsuzluk hatırlıyor ve yine anketlere göre halkın yüzde 59'u, “hükümetin yolsuzluk iddialarını kapatmaya çalıştığını” düşünüyor. Geçmişte Türkiye'de isimlerine yolsuzluk yapışan bütün partiler seçim sandığında yıkıldılar.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more