Reklamsız Sözcü
NECATİ DOĞRU

Neden?..

31 Mayıs 2014

Zavallılar, güçsüzler, çapsızlar, korkaklar, acizler ve ustalık erdemini tatmamış olanlar; “çocuk istismarı” yaparlar.
Çocuklar, yetersizdirler.
Kendileri mi istedi?
Kaçırılıp zorlandılar mı?
Annelerini dinleyelim.
Anneler; “kaçırıldılar” diyor.
Başbakan da “kandırıldılar, kaçırıldılar” demekte fakat belli ki çaresizlik içinde “kaçırılan çocukları geri getirmesi için Abdullah Öcalan'ın Büyük Millet Meclisi'ndeki temsilcileri BDP'yi” göreve çağırıyor. Abdullah Öcalan'ın dağdaki temsilcileri PKK'nın (yeni adı KCK) üst düzey komutanları Murat Karayılan ile Cemil Bayık ise dün yayınladıkları KCK Yürütme Konseyi bildirisinde “Kürt gençleri özgür yaşam için fedaice (ölümü göze alarak) savaşacaklar. Dağa çıkışlar devam edecek” dedi.

* * * *

Çocuklar hangi dağdalar?
O dağın hangi noktasındalar?
Aynı gün Ağrı'da çay içip İzmir'de EFES-2014 tatbikatına katılan ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sergilediği yüksek morali bizzat gören Başbakan, bu çocukların “o dağın hangi noktasında tutulduğunu” mutlaka biliyordur.
Belki de bu gece!
Biz uyurken!
Çocukların tutulduğu o dağın, o noktasına ya da PKK kamplarının kapısına bir kartal operasyonu yapılacak.
Çocuklar kurtarılacak.
Anneler sevinecek.
B Planı ve C Planı.
Herhalde budur.

* * * *

Neden bu noktaya gelindi?
Abdullah Öcalan'a verilen sözler: Türkiye'nin iki bayraklı, iki milletli, iki dilli, iki bütçeli, iki ordulu, sınırları çekilmiş “iki vatanlı yapılması” değildiyse yeni adı KCK olan PKK'nın dağ kadrosu ile onun Meclis'teki temsilcileri BDP ve HDP şehir kadroları; çocukları dağa götürülen anne ve babalara neden “Diyarbakır Belediye binası önünde toplanıp gösteri yapmak yerine AKP il binalarına yürüyün” demekteler?
Söz verildi.
“Ateş kestik” demekteler.
Verilen söz tutulmadı.
“Silahlanıyoruz” diye eklemekteler.
Ne söz verildi?
Tayyip Erdoğan ile Abdullah Öcalan'ın baş başa verip başlattıkları barış süreci sonunda varılacak ve Türk halkının da içine sindirebileceği “çözümün sonunda belirecek büyük fotoğraf” neydi ki, PKK hem silahlanmayı hızlandırdı ve hem de dağa götürdüğü kız ve erkek gençlerin sayısını artırdı?

* * * *

PKK adeta desteklendi.
PKK, paralel ordu yapıldı.
Güneydoğu'da ve Doğu Anadolu'da çoğunluğu gençlerden oluşan gruplar,
TSK sınırı korusun diye yapılan askeri karakolları durdurma eylemine giriştiler.
Ellerinde PKK bayrağı.
Mehmetçiğe saldırdılar.
Bu gençleri; barış sürecini başlatan Tayyip Erdoğan niçin yanına çekemedi ve onları PKK'nın “anneleri ağlatan ve gençlere ölüm vaat eden” tuzağından kurtarıp, “Türkiye bölünmesin düşüncesine” taşıyamadı? Ne yaptı da bu gençler PKK'nın etki alanına iyice vidalandı? Barış süreci başlarken Diyarbakır Valisi olan bugünün İçişleri Bakanı Efkan Ala, taş atan gençlere bakıp, “Cana gelmesin… Cama gelsin…” diyordu. Ne oldu da bu gençler şimdi molotof kokteyli, havai fişek atıyor ve onları dağa çağıranlar da gece görüş dürbünlü silahlarla donanıyorlar?

* * * *

Zavallılar.
Acizler.
Güçsüzler.
Çapsızlar.
Çocuk istismarı yaparlar.
İki büyük çaplı lider (!) baş başa verip “silahlar gömülsün fikirler yarışsın” anlaşması yapmışlar, şimdi “çocuklar kaçırıldı, yok kaçırılmadı kendi arzularıyla geldiler” tartışmasına girdiler. “Analar ağlamasın” istismarıyla başladılar “çocuk istismarına” geldiler.
Neden?

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp