Reklamsız Sözcü
NECATİ DOĞRU

Suriye-Türkiye mucizesi!

15 Kasım 2014

İthal et. İhraç et. Transit et. Kokmuş et. Kırmızıya boyanmış et.
Ne sihirdir.
Ne keramet.
Mucize oldu.
Organize işler kuruldu.
Devletin gümrüklerinde girişi çıkışı kontrol etsin, Brezilya'dan ithal transit et, iç piyasaya gümrüksüz sokulmasın diye maaş alan gümrük memuru, gümrük müdürü, gümrük müfettişi, antrepo sahibi, özel yetkili gümrük müşavirlik firması kurmasına izin verilmiş eski gümrük baş müdürü, çok modern entegre et işleme tesis patronu ve eti ithal eden işadamı bir araya geldiler.
Okus-Pokus!
Mucize gerçekleşti.

* * * *

Gümrük Bakanı; kaçak et işine girmiş 4'ü Suriyeli, 3'ü Antakya'da kurulu 7 firmanın adını açıkladı.
Hepsi bu!
Firmalara yataklığı kim yaptı?
Çaldıkları kimin parasıydı?
Nasıl paylaştılar?
Bu soruları kimse sormadı.
Mersin Limanı'na gidin. Kimseyi bulamazsanız yük indiren hamallara sorun.
Size anlatırlar:
Libya'da paravan bir şirket bulunur. Brezilya'dan ya da Paraguay'dan buffalo (manda büyüklüğünde yaban sığırı) eti, kilosu 2.80 ABD Doları fiyatla (CİF) Mersin Limanı'na gelir.
Antrepoya girer.
Ette gümrük vergisi:
Yüzde 225'tir.
Üstüne KDV'yi de koy.
Bir TIR dolusu et için:
Vergi 140.560 Dolar tutar.
Bu vergiyi ödemeden eti Türkiye iç pazarına sokacak organize işi kurar ve piyasa fiyatı üzerinden kâr da koyup satarsanız 1 TIR buffalo etinden; organize cebinize net 180.000 dolar kalır.
100 bin ton et girmiş.
1 TIR 20 bin kilo yük alır.
5 bin TIR yapar.
Çalınan para yani gümrük vergisi ve KDV; 5000 çarpı 180.000 dolardır.
900 milyon dolar eder.
2 Tayyip Sarayı yaparsın.
Bu para nasıl paylaşıldı.
İktidar siyasetçisine ne düştü?

* * * *

5 bin TIR dolusu et “Türkiye üzerinden transit geçecek” kuralı gereğince Mersin'deki genel antrepolara konuyor ve sözüm ona parça parça Suriye ile Irak'a satılmış diye gümrük evraklarına işleniyor.
Allah'tan korkmazlar!
Kuldan utanmazlar.
Suriye yanıyor, kavruluyor.
İç savaş cinneti patlamış.
2 milyon Suriyeli Türkiye'ye sığınmış. Perişanlar. Orada; Özgür Suriye Ordusu bölgesi-IŞİD bölgesi- ESAD bölgesi arasında kalanlar bu perişan insanların akrabaları, bu kadar pahalı eti nasıl aldılar, yediler diye bir gümrük müdürü, baş müdürü, müfettişi, gümrük bakanı, gümrük bakanı müsteşarı merak etmemiş.
Irak'a ise et satılamaz.
Çünkü yasak.
Irak Hükümeti yasaklamış.
Gümrük yetkilileri bu etlerin Irak'a giremeyeceğini bildiği halde “Transit Ticarete izin verip, beyannameleri imzalama” mucizesi yaratmışlar.
Kitabına uydurmuşlar.
Tavuk bacağı, tavuk kırıntısı, kokuşmuş tavuk atıkları TIR'lara yüklenip Suriye ve Irak'a “transit buffalo eti” diye gösterilip gönderilmiş. TIR'lar kokmuş tavuk etini Cilvegözü Kapısı'nı geçtikten sonra tarlaya döküp, dönmüşler.
Şekil şartına uyduruldu.
İthal transit et.
Oldu kaçak et.
Ne sihirdir, ne keramet!

Kirli üçgen!

Asıl önemli noktalardan biri de 5 bin TIR dolusu ithal etin, iç piyasada lüks lokanta, toptancı kasap ve marketlere; 100-150 kiloluk paketler haline getirerek satılmasıdır. Bu kadar eti; modern entegre tesis olmadan işlemek mümkün değil. Özetle eti ithal eden firma sahibi, antrepo sahibi, gümrük komisyoncusu, gümrük baş müdürü, bakanlık yetkilisi, toptancı, entegre tesis patronu herkes; yani kirli üçgen; ahlaksız işadamı, ahlaksız siyasetçi, ahlaksız bürokrat bu işin içindeler. Onun için bulunur bir günah keçisi dosya kapanır.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more