Reklamsız Sözcü
ORAY EĞİN

New York Ti­mes na­sıl düş­man ol­du

28 Eylül 2014

Edep­siz ga­ze­te­nin kod­la­rı­

He­nüz AKP ge­nel baş­ka­nı bi­le se­çil­me­den, si­ya­si ya­sak­lı gün­le­rin­de Re­cep Tay­yip Er­do­ğan de­ğiş­ti­ği­ni ilk kez New York Ti­mes ga­ze­te­si­ne an­lat­mış­tı. O za­man­ki İs­tan­bul mu­ha­bi­ri Do­ug­las Frant­z‘­e söy­le­şi ve­rip ken­di­si­ne yö­ne­lik İs­lam­cı, şe­ri­at­çı gi­bi ya­kış­tır­ma­la­rı red­det­miş­ti.
11 Ey­lül sal­dı­rı­la­rıy­la sar­sı­lan Ame­ri­ka'nın ve ge­nel ola­rak da Ba­tı dün­ya­sı­nın inan­mak is­te­di­ği bir ma­sal­dı de­mok­rat Er­do­ğan. Bu ma­sal 2011 yı­lı­na ka­dar da bü­yük öl­çü­de sür­dü; ne za­man ga­ze­te­ci­ler tu­tuk­lan­ma­ya baş­la­dı, hü­kü­me­tin da­ha ev­vel ‘de­mok­ra­tik­leş­tir­me­‘ di­ye yut­tur­du­ğu as­ke­ri he­def alan ya­lan da­va­la­ra bi­le Ba­tı kuş­kuy­la yak­laş­ma­ya baş­la­dı.
2011 yı­lın­da New York Ti­mes hem baş­ya­zı­sıy­la Er­do­ğa­n‘­ı eleş­tir­di, hem de bi­rin­ci say­fa­dan oto­ri­ter­leş­me eği­lim­le­ri­ne da­ir ha­ber­ler ya­yım­la­ma­ya baş­la­dı. Bi­raz geç kal­mış­lar­dı ta­bi­i. Oto­ri­ter­leş­me­nin en be­lir­gin öze­ti olan ‘si­vil dar­be­‘ sö­zü Ata­ol Beh­ra­moğ­lu ta­ra­fın­dan 2003 yı­lın­da do­la­şı­ma so­kul­muş­tu Tür­ki­ye'de.
Kı­sa­ca­sı biz far­kın­day­dık da Ba­tı med­ya­sı inat­la Tür­ki­ye'ye da­ir toz pem­be bir tab­lo çiz­me­ye ça­lı­şı­yor­du.
Ti­me­s‘­ın Frant­z‘­den son­ra­ki İs­tan­bul mu­ha­bi­ri Sab­ri­na Ta­ver­ni­se Tür­ki­ye'de ga­ze­te­ci­lik adı­na bü­yük gü­nah­la­ra im­za at­tı. Me­se­la Ah­met Nec­det Se­zer dö­ne­min­de ata­nan bir rek­tö­rün Ana­do­lu'da bir üni­ver­si­te­de yap­tı­ğı ye­ni­lik­le­ri AK­P'­ye mal et­me­ye ça­lış­tı. Er­do­ğa­n‘­ı Ata­türk gi­bi dev­rim­ci gös­te­ren ha­ber­le­re im­za at­tı. Tür­ki­ye'yi hiç an­la­ma­dı, ama an­la­ma­dı­ğı ül­ke­nin hü­kü­me­ti­ni öy­le bir öv­dü ki New York Ti­me­s‘­ta, AK­P'­nin ulus­la­ra­ra­sı meş­ru­iye­ti­ne ve PR fa­ali­ye­ti­ne kat­kı­da bu­lun­du.
O za­man­lar New York Ti­mes hiç mi hiç ‘e­dep­si­z‘ de­ğil­di Er­do­ğan için.
Ta­ver­ni­se­‘nin gö­rev sü­re­si bi­tip Was­hing­to­n‘­a çe­ki­lin­ce İs­tan­bu­l‘­a ye­ni ata­ma ya­pıl­ma­dı. Özel ha­ber­ler fark­lı mu­ha­bir­le­rin im­za­sıy­la çık­tı.
Türk Dı­şiş­le­ri'nin Lib­ya'da­ki esa­ret­ten kur­tul­ma­sın­da önem­li rol oy­na­dı­ğı Ant­hony Sha­did de özel­lik­le Arap Ba­ha­rı ha­ber­le­ri­ne Tür­ki­ye'yi mo­del ül­ke ola­rak sı­kış­tır­ma­yı ba­şar­dı. Tür­ki­ye'nin mo­del ül­ke ol­ma id­di­ası Arap Ba­ha­rı'nın bir de­mok­ra­tik­leş­me ha­re­ke­ti ol­du­ğu ya­nıl­gı­sıy­la bir­lik­te ta­ri­he gö­mül­dü; ne ya­zık ki Sha­did de Tür­ki­ye-Su­ri­ye sı­nı­rın­da ha­ber pe­şin­dey­ken at aler­ji­si­nin te­tik­le­di­ği as­tım kri­zi yü­zün­den ha­ya­tı­nı kay­bet­ti.
Ti­me­s‘­ın İs­tan­bul ha­ber­le­ri­ne bir sü­re­dir Tim Aran­go ba­kı­yor; med­ya ser­vi­sin­de ye­ti­şip da­ha son­ra Bağ­dat bü­ro şef­li­ği­ne ata­nan Aran­go­‘nun dış mu­ha­bir­lik tec­rü­be­si yok de­ne­cek ka­dar az­dı. Ya­kı­şık­lı ol­du­ğu ka­dar da mü­kem­mel bir ga­ze­te­ciy­di ama; bu açı­ğı­nı kı­sa sü­re­de ka­pat­tı ve hem Ira­k'­ı, hem Tür­ki­ye'yi kod­la­rı­nı çö­ze­cek ka­dar an­la­dı.
Tür­ki­ye'nin gö­be­ğin­de IŞİ­D‘­in na­sıl ör­güt­len­di­ği­ni ve adam top­la­dı­ğı ha­be­ri­ni pat­la­tan Co­lum­bi­a me­zu­nu ga­ze­te­ci Cey­lan Ye­ğin­su da Aran­go­‘nun İs­tan­bu­l'­da kur­du­ğu eki­be da­hil ol­du. İyi ga­ze­te­ci­ler, ken­di­le­ri gi­bi iyi mes­lek­taş­la­rı­nı se­çer­ler. Ye­ğin­su da mü­kem­mel bir ha­ber pat­lat­tı, Tür­ki­ye'nin IŞİ­D‘­le had­din­den faz­la ya­kın bağ­la­rı­nı de­şif­re et­ti.
İyi ga­ze­te­ci­ler ay­nı za­man­da hü­kü­met­le­ri, oto­ri­te­yi, bas­kı un­sur­la­rı­nı da ra­hat­sız eder­ler. Er­do­ğa­n‘­ın yan­daş­la­rı­nın Ye­ğin­su­‘yu he­def gös­ter­me­si bir onur ma­dal­ya­sı, mü­kem­mel bir ga­ze­te­ci ol­du­ğu­nun res­mi bel­ge­si­dir.
Bu öner­me­yi şöy­le bi­ti­re­bi­li­riz: Kö­tü ga­ze­te­ci­ler Er­do­ğa­n‘­ı över.

Ba­his­ler açıl­sın

Ye­ni di­zi ra­po­ru

Black-ish: Ye­te­ri ka­dar si­yah ol­ma­la­rı­nı hiç dert et­me­yen Cosby Sho­w‘­da­ki Hux­tab­le ai­le­si­nin tam an­ti­te­zi, ye­te­ri ka­dar si­yah ol­ma­la­rın­dan sü­rek­li ya­kı­nan bir ai­le­nin sit-co­m'­u. Tu­ta­bi­lir.
Got­ham: Bru­ce Way­ne'in an­ne-ba­ba­sı öl­dü­rül­dük­ten ama he­nüz pe­le­ri­ni­ni giy­me­den ön­ce­ki dö­ne­me denk ge­len şeh­rin hi­ka­ye­si. Pen­gu­in‘­in, Cat­wo­ma­n‘­ın ilk hal­le­ri var. Faz­la­sıy­la kli­şe­ler­le be­zen­miş ama gör­sel ola­rak çok kuv­vet­li. San­ki tut­maz.
How to Get Away with Mur­der: Ke­sin tu­tar. Shon­da Rhi­me­s'­ın üçün­cü, baş kah­ra­ma­nı si­yah bir ka­dın olan ikin­ci di­zi­si. Shon­da adı ye­ter.
Ma­dam Sec­re­tary: Ame­ri­ka'nın ka­dın dı­şiş­le­ri ba­ka­nı hak­kın­da
“S­can­da­l“ ol­ma­ya öze­nen di­zi. Tut­ma­ya­cak, çün­kü tak­lit ve ye­te­ri ka­dar il­ginç de­ğil.

Bro­ad­wa­y'­den bil­di­ri­yo­rum

Sah­ne­de göz­yaş­la­rıy­la Mi­a

Yıl­lar ön­ce To­ron Ka­ra­ca­oğ­lu ve Ned­ret Gü­ven­ç‘­in oyu­nuy­la sah­ne­len­miş­ti “Aşk Mek­tup­la­rı­“ Tür­ki­ye'de. Bro­ad­wa­y'­de­ki pek çok oyu­nun anın­da Tür­ki­ye'ye gel­di­ği, in­san­la­rın ger­çek­ten ti­yat­ro­ya git­ti­ği yıl­lar­dı.
“Lo­ve Let­ter­s“ şim­di ye­ni­den Bro­ad­wa­y'­de… Ge­çen haf­ta ilk gös­te­rim­le­rin­den bi­ri­ne git­tim. Sah­ne­de Mi­a Far­row var­dı.
As­lın­da 90 da­ki­ka­lık oyun­da ‘pek bir şey yo­k‘ de­ne­bi­lir; iki ki­şi yan­ ya­na otur­muş, bir­bir­le­ri­ne yaz­dık­la­rı mek­tup­la­rı oku­yor­lar. İlk 20 da­ki­ka pek içi­ne gi­re­me­dim, ama son­ra Mi­a Far­row sa­de­ce ka­ğı­da ba­ka­rak na­sıl bü­yük oyun­cu olu­na­ca­ğı­nı gös­ter­di.
Rol ar­ka­da­şı Bri­an Den­neh­y‘­nin de ek­sik ka­lır ya­nı yok­tu.
Bu bü­yük oyun­cu­lar na­sıl kü­çü­cük bir sah­ne­de, kü­çü­cük bir oyun­da bi­le dev­le­şi­-yor­lar. “Aşk Mek­tup­la­rı­“ sa­de­ce met­ne kon­san­tre ol­mak için ta­sar­lan­mış; iki ki­şi­nin 50 yı­la ya­yı­lan iliş­ki­le­ri­ni bir­bir­le­ri­ne yaz­dık­la­rı mek­tup­lar­dan ta­kip edi­yo­ruz. Oyu­nun alt met­nin­de ise ay­rı­ca­lık­lı be­yaz Ame­ri­ka­lı­la­rın ya­şam­la­rı­na da­ir çar­pı­cı bir eleş­ti­ri var.
Oyu­nu iz­le­mek yet­me­di, bir de oku­ma­ya ka­rar ver­dim. Ama her sa­tır­da Mi­a
Far­ro­w‘­un se­si yan­kı­lan­dı.
Bu oyu­nu Bro­ad­wa­y‘­de ak­lı­nı­za ge­le­bi­le­cek her­kes oy­na­mış, bu se­zon da dö­nü­şüm­lü ola­rak oy­na­ma­ya de­vam edi­yor. Ocak ayın­da sah­ne­de An­ge­li­ca Hus­ton ve Mar­tin She­en ola­cak, bü­yük ih­ti­mal­le de bam­baş­ka ak­ta­ra­cak­lar ay­nı mek­tup­la­rı.
Ha­ya­tım­da hiçbir ti­yat­ro oyu­nu­na iki ke­re git­me­dim, bel­ki bu se­fer gi­de­rim.

Ye­ni iP­ho­ne'dan ilk göz­lem­ler

Bi­raz bü­yük san­ki

– Pi­ya­sa­ya çık­ma­dan ön­ce bü­yük ek­ran­lı iP­ho­ne 6 Plu­s‘­ı al­ma­ya ka­rar­lıy­dım, son­ra­dan bu ko­ca ek­ran­lı te­le­fo­nun ya­ra­ta­ca­ğı en­gel­le­ri dü­şün­düm. Koş­mak zor ola­cak­tı me­se­la, ba­zı pan­to­lon­la­rın ce­bi­ne sığ­dır­mak da. Vaz­geç­tim, 6'da ka­rar kıl­dım.
– iP­ho­ne 6 bi­le çok bü­yük ge­li­yor. Baş­par­ma­ğım ek­ra­nın sol üst kö­şe­si­ne, ya­ni pek çok ap­p‘­in ge­ri­ye dön­me oku­nun ol­du­ğu ye­re uzan­mı­yor. Sü­rek­li or­ta­da­ki düğ­me­ye iki ke­re do­ku­nup ek­ra­nı ya­rı­ya in­dir­me­ye baş­la­dım. Kı­sa­ca­sı, eks­tra par­mak ha­re­ke­ti.
– Çok in­ce, hat­ta si­nir bo­zu­cu de­re­ce­de in­ce. Yu­var­lak ke­nar­la­rı elim­den ka­yı­yor hat­ta, al­dı­ğı­mın ikin­ci gü­nü dü­şür­düm bi­le.
– A8 çip fark et­ti­ri­yor. Per­for­man­sı çok da­ha hız­lı. Ne ka­dar hız­lı ol­du­ğu­nu an­la­mak için 5'le kar­şı­laş­tır­mak ge­re­ki­yor, ba­zı ap­p‘­le­rin baş­lan­gıç sü­re­si göz­le gö­rü­lür bir şe­kil­de kı­sal­mış.
– Te­le­fo­nun ar­ka ta­ra­fında­ki be­yaz çiz­gi­ler ta­sa­rı­mı bi­raz ucuz­lat­mış gi­bi, özel­lik­le al­tın ren­gi­nin gör­ke­mi­ni bo­zu­yor.
– Ba­zı web si­te­le­ri­ni açar­ken te­le­fon ta­kıl­dı, ama bu ba­na özel de bir so­run ola­bi­lir. Ya da iOS 8‘in ye­ni gün­cel­le­me­siy­le çö­zü­le­cek bel­ki. Nor­mal şart­lar­da wi­fi ve şe­be­ke da­ta'sı­nın da­ha iyi ol­du­ğu­nu id­di­a edi­yor çün­kü App­le.
– Anın­da iP­ho­ne 6 al­mam gör­gü­süz­lük de­ğil, zo­run­lu­luk­tu. Es­ki te­le­fo­nu­mu bü­yük bir ap­tal­lık anıy­la 16 GB al­mış­tım ve hiç­bir şe­ye yer kal­mı­yor­du. O yüz­den çık­tı­ğı gün si­pa­riş ver­dim. Çe­ki­ci bir alet ol­du­ğu ke­sin, her gö­ren ‘A­aa ye­ni te­le­fon mu ba­ka­bi­lir mi­yi­m?‘ di­yor.

Ya ba­ta­cak ya tu­ta­cak

Kol sa­ati­ne dö­nü­lür mü?

Ço­cuk­ken Dick Tracy çiz­gi ro­man­la­rı­nın hay­ra­nıy­dım ama o za­man­lar si­hir­li bir kol saa­tim ol­sun di­ye is­te­dim mi ha­tır­la­mı­yo­rum. Açık­ça­sı Dick Trac­y‘­nin gö­rün­tü­lü saa­ti Bat­ma­n‘­ın oyun­cak­la­rı­na kı­yas­la epey sö­nük ka­lı­yor­du.
Ama şim­di App­le ye­ni bir ka­te­go­ri aç­tı ve akıl­lı saa­ti ha­ya­tı­mı­za so­ka­cak. Dü­şü­nü­yo­rum, üç-dört yıl­dır hiç kol saa­ti kul­lan­mı­yo­rum.
Bi­rin­ci­si, ar­tık o pa­ha­lı kol sa­at­le­ri bü­yük bir gör­gü­süz­lük, son­ra­dan gör­me­lik gi­bi ge­li­yor. Ser­ve­ti sa­at me­rak­lı­sı pek çok ye­ni zen­gi­ni ce­bin­den çı­kar­ta­cak bir ar­ka­da­şım yıl­lar­dır si­yah plas­tik Swatch ta­kı­yor, me­se­la.
İkin­ci­si, ar­tık kol sa­ati­ne ih­ti­yaç duy­ma­ma­ya baş­la­dım. Çün­kü sü­rek­li akıl­lı te­le­fo­num ya­nım­da ve bu sa­ye­de sa­at kul­la­nı­mı da epey azal­dı.
Kı­sa­ca­sı, App­le yok et­ti­ği ih­ti­ya­cı şim­di ken­di­si pa­zar­lı­yor. Tu­ta­cak mı, bil­mi­yo­rum.
Son yıl­lar­da et­ra­fım­da sağ­lık ban­dı de­nen sa­at­le­rin çok sık kul­la­nıl­dı­ğı­nı gö­rü­yo­rum. Özel­lik­le New Yor­k‘­ta her­kes gün­de 10 bin adım at­ma ya­rı­şın­da, bu kü­çük bi­lek­lik­ler de adım sa­yı­yor.
Ba­na ide­al ola­rak ha­fif ve uy­ku rit­mi­mi he­sap eden bir bi­lek­lik la­zım ama pi­ya­sa­da­ki mev­cut ürün­ler bu ko­nu­da tam tat­min edi­ci so­nuç ver­mi­yor­muş, İn­ter­ne­t'­te­ki kul­la­nı­cı yo­rum­la­rı­na gö­re.
App­le­‘ın bu­na çö­züm bul­ma­sı­nı bek­ler­dim; in­ce, es­te­tik, ha­fif bir sa­at­le. Ama on­lar ka­ba, ka­lın ve ba­na gö­re çok da gü­zel gö­rün­me­yen bir mo­del seç­ti­ler.
Ala­cak mı­yız? Ya iPad gi­bi ih­ti­ya­cı­mız ol­ma­dı­ğı­nı dü­şü­nüp bir an­da ih­ti­yaç duy­du­ğu­muz bir ay­gı­ta dö­nü­şe­cek ya da bü­yük bir fi­yas­ko ola­rak ta­rih­te­ki ye­ri­ni ala­cak.

İletişim: Bana Twitter, Facebook ve Instagram'dan ulaşabilirsiniz: @orayegin.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more