Reklamsız Sözcü
RAHMİ TURAN

Bodrum ne halde?

26 Kasım 2014

Türkiye'nin gözbebeği olan Bodrum'u iyi bilirim. Ancak sadece yaz aylarını orada geçirdiğim için, yılın her mevsimini Bodrum'da yaşayan sevgili Can Pulak bölgeyi benden daha iyi bilir.
Bugün, sütunumu Bodrum'a ayırdım.
İşte Can Pulak'ın “Bodrum'un dünü ve bugünü” diye anlattıkları:

* * * *

“Bodrum'un yerlisi tanımaya değer güzellikler taşır. Müthiş efendi, çevresine sevgi ve saygı dolu, iyimser ve güleç, dost insanlardır. Yabancıya yardımcı, yoksul ve garibe destek olurlar hep. Ekmeğini, balığını, rakısını ve imkânlarını paylaşmaktan zevk alırlar. Türkiye'de nesli tükenmeye başlayan nadir insanlardandır Bodrum'lular.
Bu güzel insanları, genelde dışarıdan gelenler rahatsız ettiler! Büyük şehirlerin tüm pisliklerini Bodrum'a taşıyarak, genel huzursuzluğa sebep oldular.”

* * * *

“Bodrum'luları bir dinlemenizi isterim. Dünün o güzel, sorunsuz ve iddiasız insanları, çok şikâyetçiler bugünden. Evet, sorunların bir kısmına belki kendileri sebep oldular, göz yumdular ama kentin kimlik değişimini de böyle hak etmediler doğrusu…
Dün sakin, iddiasız, huzurlu bir yaşamı vardı Bodrum'lunun…
Bugün Bodrum, Bodrum olmaktan çıktı ve tanınamaz bir hale geldi.
Yabancılar Bodrum'un yaşam tarzına, adetlerine uyacaklarına, kendi alışkanlıklarını, çarpık davranışlarını bulaştırdılar kente.”

Bodrum'u kemiren hastalık!

Bodrum'u, birkaç rötuşla, eski halinde bırakmak çok daha doğru olurdu.
Rant gibi salgın bir hastalığın pençesi altında ezilmeye mahkûm etmek, kenti betonlaştırmak, doğal güzelliklerini mahvetmek, insan dokusunu bozmak, Bodrum'a yapılabilecek en büyük bir kötülüktü. Şimdi bunun acısını çekiyor herkes…
Geçmişte de Bodrum'un altyapısı yoktu, bugün de yok! Ama geçmişte kentin çöplerinin yarattığı leş gibi koku, belli zamanlarda ve yerlerde denize dökülen kanalizasyon, yaşayanlara bu derece zarar vermiyordu. Çünkü nüfus fazla değildi.

* * * *

Ne zaman ki Bodrum'a hücum ve önlenemeyen yerleşim başladı, işte o zaman iş çığırından çıktı. Trafik yazın iyice kilitlendi. Kışın bile tıkanıyor merkezde. Pahalılıkta şampiyonluğa yürüyor Bodrum. Memurlar geçinemiyor, tayin istiyorlar artık.
Ev kiraları iyice yükseldi. Satın almak giderek zorlaşıyor. Fiyatlar bazı bölgelerde Miami‘nin iki-üç katına çıktı. Ulaşımı hiç sormayın.
Eskinin sevimli bakkalları tek tek kapanıyor artık. Yerini süper marketler aldı.
Dükkân sayısında rekora koşuyor Bodrum. Yan yana yüzlerce dükkân, aynı işi
yapıyor çoğu. Her önüne gelene ruhsat verenler, yerli esnafın da gelir kapısını iyice daraltıyorlar!”

Bodrum'da yaşam zorlaşıyor!

İyi­ce bu­na­lı­yor Bod­ru­m'­un yer­li­si, çi­le­den çık­mak üze­re âde­ta. Yer­li kap­tan­lar par­mak­la gös­te­ri­le­cek ka­dar azal­dı. Ma­vi yol­cu­lu­ğun ka­li­te­si iyi­ce düş­tü. He­le gü­nü­bir­lik tu­rist gez­di­ren mo­tor­la­rın du­ru­mu­nu hiç sor­ma­yın…
Kah­ve­ler bi­le na­si­bi­ni al­dı bü­yü­me­den. Semt kah­ve­le­ri­nin ço­ğu “ca­fe­” ol­du. Dü­ne ka­dar ça­ya 25-50 ku­ruş öde­yen Bod­ru­m'­un yer­li­si bu­gün 1.5 – 2.5 lira ve­ri­yor ar­tık. Za­man iyi­ce Bod­ru­m'­lu­nun aley­hi­ne ça­lış­ma­ya baş­la­dı. Böy­le gi­der­se, bü­yü­me­ye ve ya­ban­cı­laş­ma­ya kar­şı ho­mur­tu­lar iyi­ce ar­ta­cak.

* * * *

Bod­ru­m'­u yö­net­mek ko­lay de­ğil. Her ge­çen yıl da­ha da zor­la­şı­yor. An­ka­ra ve İs­tan­bu­l'­un et­ki­si gi­de­rek ar­tı­yor.
Güç­lü adam­lar, gü­cü­nü si­ya­set­ten ve pa­ra­dan alan­lar, maf­ya­cı­lık oy­na­yan­lar Bod­-ru­m'­a ve bu­ra­da do­ğup bü­yü­yen­le­re bü­yük za­rar­lar ver­me­ye baş­la­dı. Ar­tık bu­nu gör­mek ve ge­rek­li ön­lem­le­ri al­mak za­ma­nı gel­di.
Bod­ru­m'­a yer­leş­mek ve ya­şa­mak için ge­len­ler, bu­ra­nın yer­li hal­kı­na say­gı­lı dav­ran­mak ve on­la­rın ya­şam­la­rı­nı olum­suz yön­de et­ki­le­me­mek zo­run­da. Bu­na dik­kat edil­mez­se, iler­ide çok da­ha bü­yük so­run­lar, prob­lem­ler ve ra­hat­sız­lık­lar ya­şa­na­bi­lir!”

Te­bes­süm

Çıldıracak adam…
Kadın, kocasının gözlerinin içine bakarak sorar:
“Kocacığım, sevgilim, hayatım, ben ölürsem ne yaparsın?”
Adam, başını eğer, üzgün bir halde cevap verir:
“Öyle deme karıcığım… Allah göstermesin… Çıldırırım valla”
“Peki, üstüme tekrar evlenir misin?”
“Yok canım, çıldırırım dediysem, o kadar da değil yani!”

Gü­nün Sö­zü

İnsana, acı söz yedirmeyin de, ne yedirirseniz yedirin!

Rahmi Turan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more