Reklamsız Sözcü
RAHMİ TURAN

Dünyada alay konusu olduk!

23 Kasım 2014

Ankara'daki 1000 odalı “KAÇAK SARAY”, yalnız Türkiye'de değil, dünyada da tartışılıyor.
Amerika ve Kanada'da milyonlarca seyircisi olan HBO Televizyonu'nun gözde sunucusu John Oliver'ın programında “Kaçak Saray” tiye alındı ve yapılan espriler izleyicileri kahkahalarla güldürdü.
Program, Avrupa'nın değişik televizyonlarında da gösterildi, İngiliz Sky Atlantic kanalında ve dünyaca ünlü NBC televizyonunda Alex Witt'in programında yer aldı.

* * * *

John Oliver, 1000 odalı kaçak sarayla dalga geçerken, Euro News haber kanalı ile Daily Telegraph gazetesinden alıntılar yapıp, İstanbul'da polisin göstericilere karşı orantısız güç kullandığını, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk operasyonlarından sonra sanıkların serbest bırakılıp polislerin tutuklandığını anlattı, para saklama metotlarını ve paraları sıfırlama olaylarını mizahi bir dille anlatırken izleyenleri kırdı geçirdi!”

* * * *

John Oliver, 300 bin metrekare üzerine kurulan Kaçak Saray'ın yapımı için Ankara'nın en önemli yeşil alanlarından birinin yok edilmesini mizahi bir üslupla eleştirerek:
“Devlet borç içinde yüzerken yapılan bu para savurganlığı ülke halkının neden yoksul kaldığını açıkça gösteriyor.” dedi.
Sunucunun, espri yaparken belden aşağı bir dil kullandığını da belirtelim.

* * * *

O programı bizim televizyonlardan biri alıp yayınlasa, eminim ki, Türkiye'nin en çok izlenen programı olur ve reyting rekorları kırar.
Fakat, zülfüyare dokunur tabii ki…
Bu yüzden, bizim televizyonlarda o programı ve yapılan esprileri yayınlamak için yürek ister!
Kısacası, iktidarın gösteriş merakı ve savurganlığı yüzünden dünyada mizah konusu olmaya devam ediyoruz!

İstanbul'da müzik olayı!

Toplum olarak kendimizi siyasete ve ülkenin politik çalkantılarına öyle kaptırmışız ki, burnumuzun dibinde olan sanat olaylarını göremiyor, ilgilenemiyoruz.
Mesela 2 Aralık Salı akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda, bir müzik şöleni var, farkında mıyız? Çoğumuzun bundan haberi yoktur.
Concertino Accordion Ensemble…
Bu, dünyaca ünlü Moldovalı bir müzik grubunun adıdır ve bu ekip 2 Aralık Salı akşamı bir konser vermek için İstanbul'a geliyor.

* * * *

Topluluk bugüne kadar Kanada'dan Güney Kore'ye, İtalya'dan Rusya'ya kadar dünyanın dört bir yanındaki çeşitli yarışma ve festivallerde 18 ayrı “Grand Prix” ödülünün sahibi oldu.
Bir de sürpriz var. Dünyaca ünlü flüt sanatçısı Constantin Moskovich'in konsere “Konuk sanatçı” olarak katılması…
İstanbul böyle sanat olaylarına da sahne oluyor ama toplum olarak sanatla ilgimiz az olduğu için farkında olamıyoruz!

Milletçe deliriyor muyuz?

Yaşanan politik sıkıntılar, artan hayat pahalılığı ve geçim derdi, Türk insanının yapısını bozmaya başladı.
Gerilim içindeki hayat, siyasetçilerin (özellikle liderlerin) bölücü, ayrıştırıcı konuşmaları, verilen sözlerin tutulmayışı da insanların sinir sistemini büyük ölçüde etkiliyor.

* * * *

Türkiye'de psikolojik rahatsızlığı olanların sayısı 2009 yılında 3 milyon kişi iken, bu rakam (2013 yılı itibarıyla) 9 milyon 200 bine fırlamış.
Başkent Ankara'da 73 bin olan sinir hastası sayısı 5 yılda 487 bin kişiye yükselmiş.
Bunlar bilinenler, doktora gidip ilaç alarak tedavi olanlar…
Bir de bilinmeyenler var: Akıllı deliler!… Her gün, her an aramızdalar!

Te­bes­süm

Damat adayının kusuru!
Eyüp Karadayı'dan bir fıkra… Temel, sevgilisi Fadime'yi babasından istemeye gider.
Kızın babası, damat adayı Temel'e “ İyi huyların nelerdir oğlum?” diye sorar. Temel:
“İçki içmem, sigara kullanmam, kumar oynamam, gece hayatım, çapkınlığım yoktur, mutluluğu yuvasında arayan bir insanım!” diye cevap verir.
Kayınpeder bu defa “Peki, hiç mi kötü huyun yok senin!?” diye sorar.
Temel gülümseyerek cevap verir:
“Kusursuz insan olur mu? Bir kusurum var efendim. Ben bizim politikacılara benzerim.”
“Ne demek bu?
“Yani efendim, sadece biraz yalancıyımdır!”

Gü­nün Sö­zü

Hayatta, garantisi olan hiç bir şey yoktur!

Rahmi Turan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more